Enflasyon Beklentileri ve Piyasa Gelişmeleri: Önümüzdeki Maça mı Bakmalıyız?
Piyasa katılımcıları 12 ay sonrası için enflasyon beklentisini %22,2 olarak belirtirken, reel sektörün beklentisi %32,9 seviyesinde. Enflasyon haberleri pek iç açıcı değil.
Ocak ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasına kısa bir süre kaldı. Ancak, gelen sinyaller pek de umut verici değil. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun geçtiğimiz hafta faiz indirimine gitmesi, bu durumu bir nebze olsun doğrular nitelikteydi. Yapılan açıklamada, “Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun, özellikle gıda fiyatlarındaki artışlarla yükseldiğine işaret etmektedir. Ancak, enflasyonun ana eğilimindeki artış sınırlı kalmıştır” ifadelerine yer verildi. Buradaki “ana eğilimde artış” vurgusu, üzerinde durulması gereken bir nokta.
Geçtiğimiz yılın Ocak ayında aylık tüketici enflasyonu %5 gibi oldukça yüksek bir seviyede gerçekleşmişti. Günlük fiyat hareketlerini izleyerek yapılan çeşitli tahminler mevcut. Bu tahminlerden ikisi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan aylık enflasyon değerlerine oldukça yakın sonuçlar veriyor. Bu tahminlerden ilki, bir bankanın Araştırma Bölümü tarafından yapılıyor ve bölüm yöneticisi Çağrı Sarıkaya tarafından zaman zaman sosyal medya üzerinden paylaşılıyor. Çağrı Sarıkaya, geçmişte Merkez Bankası’nda Araştırma Genel Müdürlüğü görevini yürütmüştü. Sarıkaya’nın 23 Ocak’ta yaptığı açıklamaya göre, Ocak ayı enflasyon tahmini %4,4 seviyesinde. Bir diğer tahmin ise “Web TÜFE” olarak bilinen ve Bora Kaya tarafından hesaplanan bir endeks. Bu endeksle yapılan en son Ocak ayı enflasyon tahmini, 24 Ocak tarihinde sosyal medya üzerinden %4,45 olarak duyuruldu.
Ocak Ayında Yıllık Enflasyonun Düşüşü Bekleniyor
TÜİK, Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ile uyumlu olarak, bu yıl enflasyon oranlarını belirlemek için yeni bir yöntem kullanacak. Bu yeni yöntemde, mal ve hizmetlerin tüketici sepetindeki ağırlıkları değişecek. Bu nedenle, her iki tahminin de hata payı önceki aylara kıyasla daha yüksek olabilir. Ancak, yine de tahmin edilen aylık değerlerin, hedefin %16 ve hedef aralığının üst sınırının %19 olduğu bir ülke için oldukça yüksek olduğu açıkça görülüyor. Ocak ayı enflasyonuyla ilgili tek “olumlu” haber ise, açıklanacak aylık enflasyonun (ve iki tahminin) Ocak 2025’ten daha düşük olması nedeniyle, yıllık enflasyonun düşecek olması. 2025 yılını %30,9 ile kapatmıştık. Ocak ayında, yapılan tahminlere göre, yıllık enflasyonun %30,2’ye düşmesi bekleniyor.
Dün, sektörlerin 12 ay sonrası (Ocak 2027) için bekledikleri enflasyon oranları da açıklandı. Hem piyasa katılımcılarının hem de reel sektörün 12 ay sonra bekledikleri enflasyonda, Aralık 2025’te 12 ay ilerisi için bekledikleri enflasyona kıyasla bir düşüş görülüyor. Ancak, hane halkının beklediği enflasyon yükselmiş durumda. İlk iki kesimin beklediği enflasyon oranları düşüş gösterse de, hem yıl sonu hedefine hem de hedef aralığının üst sınırına kıyasla hala yüksek seviyelerde seyrediyor. Piyasa katılımcıları %22,2, reel sektör ise %32,9 oranında bir enflasyon bekliyor.
Uluslararası gelişmeler de enflasyon üzerinde etkili olabiliyor. Özellikle, küresel piyasalarda zaman zaman şok dalgalarına neden olabilecek olaylar yaşanabiliyor. Geçtiğimiz aylarda yayımlanan bir yazıda, 2026 yılına ilişkin tahminler verilmeden önce, Türkiye’deki ekonomik gelişmeleri etkileme potansiyeli yüksek iç ve dış gelişmeler için temel varsayımlar belirtilmişti. O yazıdan bir alıntı: “Şu anda Brent petrolünün varili 60,5 dolar civarında. ABD Enerji Ajansı, varil fiyatının yılın ilk çeyreğinde 55 dolara kadar düşeceğini, sonra da bu düzeyde kalacağını öngörüyor.” Ancak, şu anda Brent petrolünün varil fiyatı 66 dolar civarında seyrediyor. Bu, 23 Aralık’taki fiyata göre %9,1, ilk çeyrek tahminine göre ise %20 daha yüksek bir seviye. Bu durum, eğer bir süre daha devam ederse, enflasyonun bundan sonra izleyeceği yol için iyi bir haber değil.
Ekonomide Belirsizlikler ve Enflasyonun Geleceği
Ekonomi, karmaşık bir yapıya sahip ve birçok faktörden etkilenen dinamik bir sistemdir. Enflasyon, bu sistemin önemli bir parçasıdır ve hem bireylerin hem de işletmelerin ekonomik kararlarını doğrudan etkiler. Enflasyonun yükselmesi, alım gücünü azaltır, yatırım kararlarını zorlaştırır ve genel ekonomik belirsizliği artırır. Bu nedenle, enflasyonun yakından takip edilmesi ve doğru bir şekilde tahmin edilmesi, ekonomik istikrarın sağlanması açısından büyük önem taşır.
Son dönemde açıklanan enflasyon verileri ve beklentiler, Türkiye ekonomisinin önünde önemli zorluklar olduğunu gösteriyor. Özellikle gıda fiyatlarındaki artışlar, dar gelirli vatandaşları olumsuz etkiliyor. Merkez Bankası’nın faiz indirimleri ise, enflasyonu kontrol altına alma çabalarını zorlaştırabilir. Uluslararası gelişmeler de enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, döviz kurundaki dalgalanmalar ve küresel ekonomik belirsizlikler, Türkiye’nin enflasyonla mücadelesini daha da karmaşık hale getiriyor.
Piyasa katılımcıları ve reel sektörün enflasyon beklentileri arasındaki farklılıklar da dikkat çekici. Reel sektörün enflasyon beklentisinin daha yüksek olması, işletmelerin maliyetlerini artırabileceği ve fiyat artışlarına yol açabileceği anlamına geliyor. Hane halkının enflasyon beklentisinin yükselmesi ise, tüketici güvenini azaltabilir ve harcamaları kısabilir. Bu durum, ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilir.
Enflasyonla mücadelede başarılı olmak için, tüm paydaşların işbirliği yapması ve koordineli bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Hükümetin, Merkez Bankası’nın, işletmelerin ve tüketicilerin, enflasyonu kontrol altına alma hedefine odaklanması ve bu doğrultuda politikalar uygulaması gerekiyor. Özellikle, mali disiplinin sağlanması, yapısal reformların yapılması ve verimliliğin artırılması, enflasyonla mücadelede önemli adımlar olacaktır.
Oynadıkları maçta umduklarını bulamayan futbol takımlarının teknik direktörleri ve futbolcuları, maçtan sonra kendilerine uzatılan mikrofonlara ne diyorlar? Önümüzdeki maçlara bakacağız. Hayırlısı…
• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Kaynak: ekonomim.com