Emtia Piyasalarında Dalgalanma

Emtia Piyasaları Analizi: Enflasyon, Jeopolitik Riskler ve Merkez Bankası Kararlarının Etkileri

Emtia piyasaları, geçtiğimiz haftayı karışık bir seyirle tamamladı. ABD’de açıklanan enflasyon ve istihdam verileri, değerli metallerde yükselişe yol açarken, jeopolitik gelişmeler enerji emtiaları üzerinde baskı oluşturdu. Merkez bankalarının para politikası kararları ve arz-talep dengesindeki değişimler de fiyatlamaları etkiledi.

ABD Ekonomik Verileri ve Fed’in Faiz Politikası Beklentileri

ABD’de açıklanan makroekonomik veriler, enflasyondaki yavaşlamayı teyit etti. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), kasım ayında beklentilerin altında artış göstererek, Federal Rezerv’in (Fed) gelecek yıl faiz indirimlerine gidebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Özellikle çekirdek enflasyonun (enerji ve gıda fiyatları hariç) Mart 2021’den bu yana en düşük seviyesine gerilemesi, Fed’in para politikasını gevşetme olasılığını artırdı.

Ancak New York Fed Başkanı John Williams, kasım ayı enflasyon verilerinin bazı “teknik faktörler” nedeniyle düşük göründüğünü belirterek, temkinli bir yaklaşım sergiledi. Williams’ın bu açıklaması, Fed’in faiz politikası konusunda aceleci davranmayabileceği sinyalini verdi.

ABD iş gücü piyasasında ise soğuma belirtileri gözlemlendi. Tarım dışı istihdam kasım ayında beklentilerin üzerinde artış gösterse de, ekim ayı verilerinde aşağı yönlü revizyon yapılması ve işsizlik oranının yükselmesi, iş gücü piyasasının zayıfladığına dair endişeleri artırdı. Analistler, istihdam verilerinin belirgin bir zayıflamadan ziyade sınırlı bir soğumaya işaret ettiğini ve Fed’in 2026’da faiz indirimlerine başlayabileceği beklentilerini desteklediğini belirtiyor.

Merkez Bankalarının Para Politikası Kararları

Önemli merkez bankalarının para politikası kararları da emtia piyasalarındaki fiyatlamaları etkiledi. Avrupa Merkez Bankası (ECB), Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) haftanın en çok takip edilen kurumları oldu.

İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini beklentiler doğrultusunda 25 baz puan indirerek yüzde 3,75’e çekti. Bu indirimle birlikte, BoE’nin yıl içindeki toplam faiz indirimi 100 baz puana ulaştı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise 3 temel politika faizini beklentiler doğrultusunda sabit tuttu. ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyon görünümünün dalgalı uluslararası ortam nedeniyle belirsizliğini koruduğunu vurguladı.

Japonya Merkez Bankası (BoJ) ise sürpriz bir kararla politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 0,75’e yükseltti. Bu, son 30 yılın en yüksek faiz seviyesi olarak kayıtlara geçti. BoJ’un faiz artırım kararı, Japon ekonomisindeki toparlanma işaretleri ve enflasyon beklentilerindeki yükselişle gerekçelendirildi.

Jeopolitik Gelişmeler ve Enerji Emtiaları

Jeopolitik gelişmeler, özellikle enerji emtiaları üzerinde baskı oluşturdu. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ABD ve müttefiklerinin barış görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini açıklaması, savaşın sona erebileceği ve Rus enerji ihracatına yönelik yaptırımların hafifleyebileceği beklentilerini güçlendirdi. Bu beklentiler, petrol fiyatlarında düşüşe neden oldu.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,15 seviyesinden tamamlarken, dolar endeksi yüzde 0,2 yükselişle 98,6’ye çıktı.

Emtia piyasalarında gelecek hafta Noel tatili nedeniyle işlem hacminin düşmesi beklenirken, yatırımcıların odağına ABD’nin üçüncü çeyrek büyüme verileri yerleşti.

Değerli Metaller: Platin ve Paladyumun Yükselişi

Değerli metaller, ABD’de açıklanan makroekonomik verilerin Fed’in faiz indirimine yönelik beklentileri güçlendirmesiyle haftayı yükselişle tamamladı. Düşük faiz ortamı, altının cazibesini artırırken, enflasyona karşı korunma arayışı da değerli metallere olan talebi destekledi. Öte yandan, ABD ile Ukrayna arasındaki kritik barış görüşmelerinde ilerleme sağlanması, değerli metallere yönelik güvenli liman talebini zayıflatarak fiyat artışını sınırladı.

Altının ons fiyatı, hafta içinde en yüksek 4 bin 374,77 dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 4 bin 381,55 dolara yaklaştı. Gümüşün ons fiyatı da hafta içinde 67,46 dolara yükselerek rekor tazeledi.

Değerli metallerdeki ralliye yıl boyunca altın ve gümüşün gerisinde kalan platin ve paladyum da katıldı. Analistler, bu yükselişte yatırımcıların söz konusu iki metalde fiyatların geride kaldığını düşünmesinin yanı sıra otomotiv ve endüstriyel talebin güçlü kalmasının etkili olduğunu, bu nedenle hızlı fiyat artışlarının yaşandığını kaydetti.

Platinin ons fiyatı, hafta içinde en yüksek 1.982,57 doları görerek 2008’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Paladyumun ons fiyatı da hafta içinde 1.723,04 doları görerek 2023 Şubat’tan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Dünyanın en büyük paladyum üreticisi Rus madencilik şirketi Nornickel, yatırım talebinin de etkisiyle 2025’te paladyum piyasasında yaklaşık 200 bin ons arz açığı oluşabileceğini bildirdi. Analistler, söz konusu beklentinin paladyum fiyatlarını destekleyen bir diğer unsur olarak öne çıktığını kaydetti.

Değerli metallerde, ons bazında fiyatlar, gümüşte yüzde 8,6, paladyumda yüzde 15,6, platinde yüzde 12,8 ve altında yüzde 0,9 değer kazandı.

Baz Metaller: Arz Endişeleri Fiyatları Destekledi

Baz metaller, Çin kaynaklı talep endişelerine karşın, arz endişelerinin sürmesi ve zayıf dolar endeksinin desteğiyle çinko hariç haftayı pozitif seyirle tamamladı. Çin’de kasım ayına ilişkin veriler, ekonomide zayıflama sinyallerine işaret etti. Sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 4,8 artarak son 15 ayın en yavaş hızına inerken, perakende satışlar yüzde 1,3 ile Aralık 2022’den bu yana en düşük artışı kaydetti.

Buna karşın bakır fiyatları, geçen hafta Goldman Sachs’ın madencilik arzındaki kısıtlamalara işaret eden yukarı yönlü tahminlerinin etkisiyle değer kazandı. Goldman Sachs, yayımladığı raporda bakırın maden arzındaki sınırlamalar ve yapısal talep artışı nedeniyle uzun vadede “en sevdiğimiz endüstriyel metal” konumunu koruduğunu belirtti.

Alüminyum fiyatları ise Avustralyalı üretici South32’nin Mozal alüminyum tesisini martta kapatacağını duyurmasının ardından arzın daralacağı endişesiyle yükseliş eğilimi gösterdi. Analistler, Çin’in kritik metallerde yurt dışı yatırım hamlelerinin 2026’da alüminyum üretimini artırabileceğini, ancak buna rağmen bakırın performansının daha güçlü kalmasının beklendiğini belirtti.

Nikel tarafında ise arz kaynaklı gelişmeler fiyatları destekledi. Endonezya hükümetinin 2026’da nikel cevheri üretimini üçte bir oranında azaltmayı planladığını açıklaması, paslanmaz çelik üretiminde kullanılan nikelde arz endişelerini artırarak fiyatlarda yukarı yönlü destek sağladı.

Bu gelişmelerle baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta fiyatlar libre bazında nikelde yüzde 3,7, alüminyumda yüzde 3, bakırda yüzde 2,5 ve kurşunda yüzde 2,1 değer kazanırken, çinkoda yüzde 0,4 değer kaybetti.

Tarım Emtiası: Karışık Seyir

Tarım emtia piyasasında arz koşulları ve jeopolitik gelişmeler fiyatlamalar üzerinde etkili oldu. ABD, Rusya, Avustralya ve Karadeniz bölgesinde güçlü rekolte beklentileri fiyatları aşağı yönlü baskılarken, Rusya ile Ukrayna arasında barış ihtimalinin güçlenmesi de arzın artabileceği beklentilerini destekledi.

Bu gelişmelerle, bu hafta Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 3,7, soya fasulyesinde yüzde 2,5 ve pirinçte yüzde 0,8 azalırken, mısırda yüzde 0,6 değer kazandı.

ABD’de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar, kahvede yüzde 7,6 ve şekerde yüzde 1,7 ve pamukta yüzde 0,3 azaldı. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 6,8 azalışla tamamladı.