Küresel Piyasalar Fed Kararları, Ticaret Görüşmeleri ve Ekonomik Veriler Işığında: Kapsamlı Bir Bakış
Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son faiz indirimi kararı ve ardından yatırımcıların sergilediği temkinli duruş nedeniyle karışık bir seyir izliyor. Dünya ekonomisinin önde gelen aktörlerinden gelen sinyaller, piyasalarda hem fırsatları hem de belirsizlikleri beraberinde getiriyor. Yatırımcılar, Fed’in gelecek dönemdeki adımlarını, büyük ekonomiler arasındaki ticaret ilişkilerini ve açıklanacak ekonomik verileri yakından takip ederek pozisyonlarını şekillendiriyor.
Fed’in beklentiler doğrultusunda faiz oranlarını düşürmesi ve gelecek dönemde de indirimlere devam edebileceği yönündeki sinyaller, genel olarak risk iştahının artmasına yol açtı. Ancak, bu kararın ekonomiye etkileri ve küresel büyüme görünümü üzerindeki yansımaları konusunda farklı yorumlar mevcut. Piyasalarda bir süredir beklenen bu indirim, ekonomiyi destekleme ve olası bir yavaşlamanın önüne geçme amacı taşıyor. Ancak bu durum, bazı yatırımcılar için bir yandan risk iştahını artırırken, diğer yandan da gelecekteki ekonomik gidişata dair belirsizlikleri koruduğu için temkinli bir duruş sergilenmesine neden oluyor.
Son dönemde rekor seviyelere ulaşan borsalar, yatırımcılar arasında “kar realizasyonu” beklentisi yaratıyor. Aşırı yükselişlerin ardından gelen düzeltme endişesi, piyasalardaki oynaklığı artırıyor ve yatırımcıları daha seçici olmaya itiyor. Küresel ticari ilişkilerdeki gelişmeler de piyasaların ana gündem maddelerinden biri. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında bugün gerçekleşmesi beklenen görüşme, ticaret savaşlarının geleceği ve küresel ekonomi üzerindeki etkileri açısından büyük önem taşıyor. Görüşmenin seyrine ve sonrasındaki açıklamalara bağlı olarak küresel ticaret dinamiklerinde önemli değişimler yaşanabilir; bu da emtia piyasalarından teknoloji sektörüne kadar geniş bir yelpazeyi etkileyebilir.
Diğer yandan, ABD ile Birleşik Krallık arasında bilim ve teknoloji alanında stratejik işbirliğini güçlendirmek amacıyla “Teknoloji Refahı Anlaşması”na ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, bu muhtıranın yapay zeka, sivil nükleer enerji, füzyon ve kuantum teknolojileri gibi stratejik bilim ve teknoloji alanlarında karşılıklı işbirliğini sağlamayı amaçladığı belirtildi. Bu anlaşma, stratejik öneme sahip sektörlerdeki inovasyonu hızlandırmanın yanı sıra, siber güvenlikten enerjiye kadar birçok alanda ortak standartlar geliştirilmesine zemin hazırlayabilir ve iki ülke arasındaki teknolojik liderliği pekiştirebilir.
ABD iç siyasetinde de dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Başkan Trump, Yüksek Mahkeme’den, Fed Üyesi Lisa Cook’u görevden almasını engelleyen alt mahkeme kararının uygulanmasını durdurmasını talep etti. Yüksek Mahkeme’ye yapılan bu talep, yargı ve yürütme arasındaki gerilimi artırabilir ve Fed’in bağımsızlığına dair tartışmaları yeniden alevlendirebilir, bu da piyasalarda kısa vadeli belirsizliklere yol açabilir.
Tüm bu gelişmelerin ışığında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 4,12 seviyesinin üstüne çıkarak yükselişini sürdürürken, dolar endeksi yatay seyirle 97,4 seviyesinde işlem görüyor. Emtia piyasalarında ise altının ons fiyatı yüzde 0,3 artışla 3 bin 653 dolardan alıcı bulurken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,3 azalışla 66,9 dolardan işlem görmeye devam ediyor.
ABD Piyasaları Yükselişle Kapanırken Ekonomik Veriler Gündemde
New York borsası, Fed’in faiz kararının ardından güne yükselişle başlamış ve günü pozitif tamamlamıştır. ABD’de ekonomik veriler yakından takip edilirken, özellikle istihdam piyasasına yönelik göstergeler önem arz ediyor. ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 13 Eylül ile biten haftada 231 bine inerek piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Piyasa beklentisi, işsizlik maaşı başvuru sayısının bu dönemde 241 bin olması yönündeydi. İşsizlik maaşı başvuru sayılarına ilişkin önceki haftanın verisi 263 binden 264 bine revize edildi.
Geçen hafta itibarıyla 4 haftalık ortalama işsizlik maaşı başvuru sayısı da 750 azalarak 240 bine geriledi. Devam eden işsizlik maaşı başvuru sayısı ise 6 Eylül ile biten haftada 7 bin düşerek 1 milyon 920 bine indi. Analistler, haftalık işsizlik maaşı başvurularındaki düşüşle birlikte ekonomik aktiviteye yönelik endişelerde azalma görüldüğünü kaydetti. Beklentilerin altında kalan işsizlik maaşı başvuruları, ABD istihdam piyasasının güçlü seyrini koruduğuna işaret ederek ekonomik aktiviteye yönelik kaygıları hafifletiyor. Bu durum, Fed’in ‘yumuşak iniş’ senaryosunu destekleyen önemli bir veri olarak yorumlanıyor.
Kurumsal tarafta ise önemli işbirliği haberleri piyasalarda hareketlilik yarattı. ABD’li çip üreticisi Nvidia, Intel ile yaptığı veri merkezi ve bilgisayar ürünlerini birlikte geliştirmeye yönelik işbirliği kapsamında şirkete 5 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı. Bu önemli haber sonrası Nvidia’nın hisseleri yüzde 3,5, Intel’in hisseleri ise yüzde 22,8 gibi dikkat çekici bir oranda yükseldi. Bu başarılar, teknoloji sektöründeki inovasyonun ve büyüme potansiyelinin devam ettiğini gösteriyor. Özellikle yapay zeka ve siber güvenlik gibi alanlardaki gelişmeler, piyasa değerlemelerini olumlu yönde etkiliyor.
Siber güvenlik firması CrowdStrike’ın hisseleri de gelir artışı hedeflerinin analist tahminlerini aşmasının ardından yüzde 12,8 değer kazandı. Bu tür kurumsal başarılar, sektörün genelinde olumlu bir hava yaratıyor. Bu gelişmelerle birlikte Dow Jones endeksi yüzde 0,27, S&P 500 endeksi yüzde 0,48 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,94 değer kazandı. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı, bu da piyasalardaki olumlu seyrin devam edebileceğine işaret ediyor.
Avrupa Piyasaları: Fed Etkisi ve Merkez Bankası Kararları
Avrupa borsalarında da Fed’in faiz indirimi sonrasında artan risk iştahıyla pozitif bir seyir öne çıktı. Yatırımcılar, küresel likiditenin artması beklentisiyle riskli varlıklara yönelme eğilimi gösterdi. İngiltere Merkez Bankası (BoE) ise dün politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda yüzde 4’te sabit bıraktı. BoE’den yapılan açıklamada, 7 üyesinden 5’inin politika faizini yüzde 4’te sabit tutma, 2’sinin ise 25 baz puan indirerek yüzde 3,75’e düşürme yönünde oy kullandığı belirtildi.
Analistler, enflasyon baskılarının devam etmesinin BoE’nin bundan sonraki faiz indirim beklentilerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Enflasyon baskılarının devam etmesi, İngiltere Merkez Bankası’nın faiz indirim döngüsüne ne zaman ve hangi hızla başlayacağına dair belirsizlikleri artırıyor. Bu durum, Sterlin’in diğer para birimleri karşısındaki seyrini de etkileyebilir ve hane halkının alım gücü üzerinde baskı yaratabilir.
Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, dün birliğin yeni ortaklıklarla ticaret ağını genişleteceğini ve bu kapsamda Hindistan’la yıl sonuna kadar ticaret anlaşması yapmak istediklerini söyledi. AB Komisyonu Başkanı’nın bu açıklamaları, küresel ticaretteki yeni dengelerin ve stratejik ortaklık arayışlarının bir göstergesi. Hindistan gibi büyük bir pazarla yapılacak anlaşma, AB’nin ekonomik büyümesine önemli katkılar sağlayabilir ve jeopolitik arenada birliğin konumunu güçlendirebilir.
Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,21, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,35, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,87 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,84 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı, bu da piyasaların kısa vadeli yön arayışında olduğunu gösteriyor.
Asya Piyasaları: Japonya Merkez Bankası ve Enflasyon Dinamikleri
Asya borsaları, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararının ardından karışık bir seyir izledi. BoJ, politika faizini beklentiler dahilinde yüzde 0,5’te sabit bıraktı. Karar 7’ye karşı 2 oyla alınırken, 2 üye faiz artırımına yönelik oy kullandı. 7’ye karşı 2 oyla alınan faiz kararı, banka içinde para politikasına dair farklı görüşlerin olduğunu ve gelecekteki adımlara yönelik tartışmaların süreceğini ortaya koyuyor. Özellikle iki üyenin faiz artırımına yönelik oy kullanması, enflasyon beklentilerinde yukarı yönlü bir risk algısının oluşmaya başladığına işaret edebilir.
Banka, Japonya ekonomisinin bazı zayıflıklar görülse de ılımlı bir şekilde toparlandığını belirtti. Banka ayrıca, piyasaya yılda 330 milyar yenlik borsa yatırım fonu (ETF) satacağını duyurdu. Bankanın piyasaya yılda 330 milyar yenlik borsa yatırım fonu satacağını duyurması, likiditeyi yönetme ve uzun vadeli getiri eğrisini kontrol altında tutma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu adım, Japonya’nın ultra gevşek para politikası duruşunu koruma niyetini de yansıtıyor.
Öte yandan, bugün açıklanan veriler Japonya’da enflasyonun yavaşladığını ortaya koydu. Ülkede, ağustos ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 2,7, çekirdek enflasyon ise yüzde 2,7 artarak beklentilerin altında gerçekleşti. Ülkede, temmuz ayına ilişkin TÜFE yıllık yüzde 3,1, çekirdek TÜFE de yıllık yüzde 3,1 artmıştı. Beklentilerin altında kalan enflasyon verileri, Japonya Merkez Bankası’nın ultra gevşek para politikasından çıkış sürecini daha da karmaşık hale getirebilir. Fiyat istikrarını sağlama hedefine ulaşma yolunda atılacak adımların zamanlaması kritik önem taşıyor.
Bu gelişmelerle, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,5, Güney Kore’de Kospi endeksi de yüzde 0,6 değer kaybederken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi de yüzde 0,2 yükseldi. Dolar/yen paritesi ise yüzde 0,3 azalışla 147,5 seviyesinde seyrediyor.
Yurt İçi Piyasalar: Borsa İstanbul ve SPK Kararları
Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,05 değer kaybederek 11.048,11 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,03 geriledi. Yurt içi piyasalar, küresel gelişmelerin yanı sıra kendi dinamiklerini de fiyatlamaya devam ediyor.
Öte yandan, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 12 şirketin borçlanma aracı ihracı başvurusunu, 2 şirketin tahsisli sermaye artırımı başvurusunu ve 4 şirketin bedelsiz sermaye artırımı başvurusunu onayladı. Bu onaylar, Türk sermaye piyasalarının aktif bir şekilde işlediğini ve şirketlerin yatırım ve büyüme hedeflerini gerçekleştirmek için farklı finansman yöntemlerine başvurduğunu gösteriyor.
Dolar/TL dün yüzde 0,1 artışla 41,2924’ten kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 41,3944’ten işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde uluslararası yatırım pozisyonu, yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde açıklamalarının takip edileceğini belirtti. Küresel ve yurt içi makroekonomik verilerin yanı sıra, merkez bankası yetkililerinin açıklamaları da piyasaların yönünü belirlemede etkili olmaya devam edecek.
Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.900 ve 10.800 seviyelerinin destek, 11.200 ve 11.300 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydeden analistler, bu seviyelerin piyasaların kısa vadeli yönü için belirleyici olabileceğini vurguladı.
Piyasalarda Bugün Takip Edilecek Önemli Veriler
- 10.00 Türkiye, temmuz ayı uluslararası yatırım pozisyonu
- ECB Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamaları