Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi Yükselişini Sürdürüyor (Ocak 2026)
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin Ocak 2026 sonuçlarını değerlendirdi. Endeksin Aralık 2025’teki 51,6 seviyesinden Ocak 2026’da 52,1’e yükseldiğini belirten Bakan Bolat, bu yükselişin Türkiye ekonomisi için önemli bir gösterge olduğunu vurguladı.
Bakan Bolat, endeksin üst üste 25’inci ayda da 50,0 eşik değerinin üzerinde gerçekleşmesinin, ihracat iklimindeki olumlu seyrin devamlılığını teyit ettiğini ifade etti. Bu durum, Türk imalat sektörünün uluslararası pazarlarda rekabet gücünü koruduğunu ve ihracat potansiyelini artırdığını gösteriyor. İhracat iklimindeki bu iyileşme, Türkiye ekonomisinin büyüme hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynamaktadır.
İhracat pazarlarındaki talep koşullarının ılımlı bir şekilde iyileşmesinin Ocak 2026’da da sürdüğünü dile getiren Bakan Bolat, bu durumun ihracat performansına olumlu katkı sağladığını belirtti. Özellikle Avrupa’daki önemli ihracat pazarlarında talebin güçlenmesi, Türkiye için önemli bir avantaj oluşturdu. Birleşik Krallık’ta üretim artışının Ocak ayında yaklaşık bir buçuk yılın en yüksek hızına ulaşması ve Almanya’da da büyümenin ivme kazanması, Türk ihracatçıları için umut verici gelişmeler olarak değerlendiriliyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde özel sektör faaliyetinin Ocak ayında güçlü bir artış kaydetmesi ve ekonomik büyümeyi desteklemeye devam etmesi de Türkiye’nin ihracat performansı açısından önemli bir faktör oldu. ABD pazarındaki bu canlılık, Türk ihracatçılarının bu pazardaki payını artırmasına olanak sağlıyor. Orta Doğu’nun da talep koşullarının güçlenmesinin başlıca kaynaklarından biri olmayı sürdürmesi, Türkiye’nin ihracat çeşitliliği ve pazar payı açısından büyük önem taşıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivitenin ivmelenen bir artış sergilemesi ve bu artışın anket kapsamında izlenen ekonomiler içerisindeki en yüksek oranda gerçekleşmesi, Orta Doğu pazarının Türkiye için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. BAE ile olan ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve bu pazardaki fırsatların değerlendirilmesi, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacaktır.
Bakan Bolat, ihracat tarafındaki kazanımların sanayi üretimini ve istihdamı desteklemeye devam ettiğini vurgulayarak, sanayi üretiminin 2025 yılında yüksek teknoloji üretiminin de katkısıyla yıllık yüzde 2,6 oranında arttığını açıkladı. Yüksek teknoloji üretimindeki bu artış, Türkiye’nin katma değerli ürün ihracatını artırmasına ve küresel rekabet gücünü yükseltmesine olanak sağlıyor. Yüksek teknoloji üretiminin 2024 yılında yüzde 2,1 artarken, 2025 yılında yüzde 11,4 oranında artması, bu alandaki potansiyelin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.
Türkiye’nin yüksek teknolojiye yaptığı yatırımlar ve bu alandaki Ar-Ge çalışmalarına verdiği destek, gelecekte ihracat performansını daha da artıracaktır. Yüksek teknoloji ürünlerinin ihracatının artması, Türkiye’nin dış ticaret açığının azaltılmasına ve ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır.
İşsizlik Oranı Son 25 Yılın En Düşük Seviyesinde
Bakan Bolat, işsizlik oranının 2025 yılı Aralık ayında yüzde 7,7 ile 2005 yılından beri en düşük seviyede gerçekleştiğini hatırlatarak, işsizlik oranının son 32 aydır tek haneli seyrini sürdürerek yüzde 10’nun altında kaldığını ifade etti. Bu durum, Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma kapasitesinin güçlü olduğunu ve işgücü piyasasının olumlu bir trend izlediğini gösteriyor.
İşsizlik oranının 2025 yılını ortalama yüzde 8,4 ile Orta Vadeli Program (OVP) hedefi olan yüzde 8,5’in altında tamamlaması, Türkiye ekonomisinin başarısını ortaya koyuyor. Bu başarı, küresel ekonomideki zorlu koşullara, artan rekabete, ticaret korumacılığına, zayıf dış talebe ve yakın coğrafyadaki karışıklıklara rağmen elde edilmiştir. İşsizlik oranının düşürülmesi, Türkiye’nin sosyal refahının artırılması ve gelir dağılımının iyileştirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Bakan Bolat, yeni dünyanın belirsiz şartlarında Türkiye’nin geleneksel pazarlardaki konumunu güçlendireceklerini vurgulayarak, uzak ülkeler stratejileri başta olmak üzere, pazar çeşitlendirme faaliyetleriyle de dünya ticaretinde güçlü bir konumda yer almak için Türkiye olarak dinamik ve proaktif bir şekilde uluslararası ticaret politikalarını devam ettireceklerini sözlerine ekledi. Pazar çeşitlendirme stratejisi, Türkiye’nin ihracat bağımlılığını azaltmasına ve ekonomik riskleri dağıtmasına olanak sağlayacaktır. Uzak ülkelerle ticari ilişkilerin geliştirilmesi, Türkiye’nin ihracat hacmini artırmasına ve yeni pazarlara açılmasına yardımcı olacaktır.
Türkiye’nin uluslararası ticaret politikalarının dinamik ve proaktif bir şekilde sürdürülmesi, küresel ekonomideki değişimlere hızlı bir şekilde adapte olunmasını ve yeni fırsatların değerlendirilmesini sağlayacaktır. Bu sayede Türkiye, dünya ticaretinde daha güçlü bir konuma yükselecek ve ekonomik büyümesini sürdürülebilir bir şekilde devam ettirecektir.
Sonuç olarak, Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’ndeki yükseliş ve işsizlik oranındaki düşüş, Türkiye ekonomisinin sağlam temellere dayandığını ve geleceğe umutla baktığını gösteriyor. Hükümetin uyguladığı doğru politikalar ve ihracatçıların özverili çalışmaları sayesinde, Türkiye ekonomisi küresel zorluklara rağmen başarılı bir performans sergilemeye devam edecektir.
Türkiye’nin ihracat potansiyelini daha da artırmak için, katma değerli ürünlerin ihracatına odaklanılması, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına yatırım yapılması, işgücü piyasasının geliştirilmesi ve uluslararası ticari anlaşmaların yapılması büyük önem taşıyor. Bu adımların atılmasıyla birlikte, Türkiye ekonomisi daha da güçlenecek ve dünya ticaretinde önemli bir oyuncu haline gelecektir.
Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşması ve ekonomik büyümesini sürdürmesi için, tüm paydaşların işbirliği içinde çalışması ve ortak bir vizyon etrafında birleşmesi gerekiyor. Hükümet, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin birlikte hareket etmesi, Türkiye’nin ekonomik başarısının temelini oluşturacaktır.