Türkiye’nin Dış Ticaretinde Nisan Ayı Rekorları: İhracat Yükselirken İthalat Dengesi ve Ekonomi Beklentileri
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ekonomisinin dış ticaret performansına dair nisan ayı verilerini Diyarbakır Valiliği’nde gerçekleştirdiği basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin de eşlik ettiği bu önemli açıklamalar, küresel ekonomideki çalkantılara rağmen Türkiye’nin sergilediği direnci ve yakaladığı ivmeyi gözler önüne serdi.
Bakan Bolat, konuşmasında son yıllarda küresel düzeyde yaşanan bölgesel çatışmalar, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, jeopolitik krizler, enflasyonist baskılar ve artırılan gümrük vergileri gibi olumsuz faktörlerin küresel ticaretin seyrini önemli ölçüde belirsizleştirdiğine dikkat çekti. Dünya ekonomisine ilişkin tahminlerin aşağı yönlü revize edildiği bir dönemde, uluslararası kuruluşların Türkiye için büyüme beklentilerini yukarı çekmesinin, ülkemizin ekonomik istikrarının ve potansiyelinin bir göstergesi olduğunu vurguladı. IMF, Dünya Bankası ve OECD gibi kuruluşların bu yöndeki güncellemeleri, Türkiye’nin küresel zorluklara karşı ne denli güçlü bir duruş sergilediğinin altını çizdi.
Türkiye ekonomisinin kesintisiz büyüme serüveninin 18 çeyrektir devam ettiğini belirten Bolat, kısa süre içinde açıklanacak 2025 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarında da pozitif bir yükseliş beklediklerini ifade etti. Bu büyümenin istihdama olan olumlu katkıları da Mart ayı verileriyle somutlaştı. İşsizlik oranının yüzde 7,9’a gerilemesi, son 20 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçerek, ekonomik büyümenin refaha yansıdığını gösterdi. Bu başarılar, küresel ekonominin durgunluk endişeleriyle boğuştuğu bir dönemde, Türkiye’nin istikrarlı gelişimine işaret ediyor.
Nisan Ayı İhracatında Yüzde 8,5’lik Çarpıcı Artış: Güçlü Bir İvme
Bakan Bolat, ihracat verilerindeki olumlu gidişatın sürdüğünü belirterek, nisan ayında mal ihracatımızın geçen yılın aynı dönemine göre kayda değer bir artışla yüzde 8,5 oranında yükseldiğini ve 20,9 milyar dolara ulaştığını müjdeledi. Geçen yılın Nisan ayında bu rakam 19 milyar 292 milyon dolar seviyesindeydi. Bu yüzde 8,5’lik artış, son dokuz ayın aylık bazda en yüksek artışı olması nedeniyle büyük bir memnuniyetle karşılandı ve ülkenin ihracat potansiyeline olan güveni tazeledi. Aynı zamanda, bu rakamın Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ikinci nisan ayı ihracat performansı olması, başarının büyüklüğünü daha da pekiştirdi.
İhracattaki bu olumlu ivmeyi destekleyen faktörlere de değinen Bolat, özellikle parite etkisinin altını çizdi. Euro/dolar paritesinin iki ay önce 1,02 seviyelerine kadar gerilemişken, şu sıralar 1,13 civarında seyretmesi, avro lehine gelişen bu durumun nisan ayı ihracatımıza yaklaşık 440 milyon dolarlık pozitif bir katkı sağladığını açıkladı. Bunun yanı sıra, geçen yıla kıyasla nisan ayında fazladan bir iş gününün bulunmasının da ihracat hacmine yaklaşık 400 milyon dolar civarında olumlu bir takvim etkisi yarattığını belirtti. Bu detaylar, ihracattaki artışın sadece temel ticari faaliyetlerden değil, aynı zamanda ekonomik ve takvimsel koşullardaki iyileşmelerden de beslendiğini ortaya koydu.
Bakan Bolat, küresel piyasalarda devam eden belirsizlik, dünya ticaretindeki daralma beklentileri ve özellikle Avrupa Birliği’nin ithalatındaki düşüş gibi zorluklara rağmen Türkiye’nin bu başarıyı yakalamasının önemini vurguladı. Almanya ve Fransa gibi Türkiye’nin en büyük pazarını oluşturan ülkelerdeki düşük büyüme oranları ve Çin’in dünya piyasalarına sunduğu ürünlerin fiyatlarındaki düşüşle birlikte artan rekabet ortamı, küresel ticaretin ne denli çetin geçtiğini gözler önüne serdi. Tüm bu olumsuz koşullara rağmen, yılın ilk dört ayının üçünde mal ihracatının artış göstermesi, Türk ihracatçısının azmini ve uyum yeteneğini kanıtladı. Sadece Şubat ayında küçük bir gerileme kaydedilmiş olsa da, genel trendin yukarı yönlü olması, ülkenin dış ticaret stratejilerinin ve ihracatçılarla iş birliğinin meyvelerini verdiğini gösterdi.
Cumhuriyet Tarihinin Rekoru: Yıllıklandırılmış İhracat 265 Milyar Dolara Ulaştı
Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye’nin ihracat performansındaki sürekli yükselişi vurgulayarak, son 23 ayın 16’sında ihracatın artış gösterdiğini belirtti. Bu istikrarlı artışın bir sonucu olarak, yıllıklandırılmış ihracat rakamlarında Cumhuriyet tarihinin yeni bir rekoruna imza atıldığını gururla açıkladı. Son 12 aylık mal ihracatımız, 265 milyar dolarlık eşiği aşarak ülkenin şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştı. Yıla 261,8 milyar dolarla rekor bir başlangıç yapıldığı hatırlatılırken, bu son dört ayda 3,2 milyar dolarlık, son bir yılda ise yüzde 2,7’lik bir artışla toplamda 7,1 milyar dolarlık net mal ihracatı artışı sağlandığı kaydedildi. Bu başarı, Türkiye’nin küresel ticaret sahnesindeki konumunu güçlendiren, dinamik ve rekabetçi bir ekonomi olma yolundaki kararlılığını pekiştiren stratejik adımların bir sonucudur.

Nisan Ayı İthalatında Artış ve Altın Talebinin Etkisi
Bakan Bolat, Nisan ayı mal ithalat rakamlarını da açıklayarak, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,9’luk bir artışla 33 milyar dolara yükseldiğini belirtti. Bir yıl önceki Nisan ayında 29,2 milyar dolar olan ithalatın, bu yıl yaklaşık 3,8 milyar dolar artış gösterdiğini ifade etti. İthalattaki bu yükselişin ardındaki en önemli faktörlerden birinin, 2 Nisan’da ABD’nin gümrük vergilerini açıklamasının ardından dünya mali piyasalarında yaşanan çalkantı olduğuna dikkat çekti. Borsalarda ciddi kayıpların yaşanması ve ticaret akışlarında belirsizliğin artmasıyla birlikte, ay başında ve ortalarında “güvenli liman” olarak görülen altına doğru yoğun bir talep oluştu. Bu durum, yurt içindeki altın talebini de önemli ölçüde körükledi.
Altına olan bu güçlü talep, otomotiv, makine, kakao ve kahve gibi ürünlerin ithalatındaki artışlarla birleşerek toplam ithalat artışının 3,8 milyar dolara ulaşmasında etkili oldu. Özellikle altın ithalatındaki çarpıcı yükseliş, genel ithalat dengesini etkileyen kritik bir unsur olarak öne çıktı. Ayrıca, doğal gaz ithalatının nisan ayında 750 milyon dolardan 1,5 milyar dolara yükselmesi, altın, doğal gaz ve LNG fiyatlarındaki artışların ithalat üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne serdi. Bununla birlikte, petrol fiyatlarındaki düşüşün ise ithalata düşürücü bir etki yaparak dengeleyici bir rol oynadığını ekledi. Nisan ayında dış ticaret açığının 12 milyar 38 milyon dolar olarak gerçekleştiğini ve yüzde 21,7’lik bir artış yaşandığını belirten Bolat, ihracatın ithalatı karşılama oranının da Nisan’da yüzde 63,5 seviyesine gerilediğini ifade etti. Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 66,2 idi. Ancak Bakan Bolat, altın ve enerji ithalatı hariç tutulduğunda ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 76,2 gibi daha yüksek bir seviyeye ulaştığını vurgulayarak, temel sanayi ve üretim ihracatının gücüne işaret etti.

Yılın İlk Dört Ayı ve Son 12 Aylık Dış Ticaret Performansı: İhracat Yükselişini Sürdürdü
Ticaret Bakanı Bolat, yılın ilk dört aylık dönemine ilişkin dış ticaret verilerini de detaylandırdı. İlk dört ayda ihracatın, 2024’ün aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 4’lük bir artışla 86,2 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 2’ler civarında seyretmiş ve 83 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti. İthalat tarafında ise yüzde 6,7’lik bir artışla 120,8 milyar dolarlık bir ithalat hacmi gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde 113,2 milyar dolar olan ithalat, bu yıl yaklaşık 7,6 milyar dolarlık bir yükseliş kaydetti. Dolayısıyla, 3,2 milyar dolarlık mal ihracatı artışına karşılık 7,6 milyar dolarlık mal ithalatı artışı yaşandı. Bu gelişmeler sonucunda, yılın ilk dört ayında dış ticaret açığı yüzde 14,5’lik bir artışla 34,5 milyar dolar olarak gerçekleşti ve ilave açık 4,4 milyar dolar düzeyinde seyretti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise ilk dört ayda yüzde 71,4 olarak belirlenirken, geçen yılın aynı döneminde yüzde 73,4 idi.
Bakan Bolat, nisan ayı itibarıyla son 12 aylık toplam yıllık ihracatın Cumhuriyet rekoru olan 265 milyar dolara yükseldiğini bir kez daha vurguladı. Bu başarının, son bir yıldaki yüzde 2,7’lik artış oranıyla 7,1 milyar dolarlık bir değere tekabül ettiğini belirtti. İthalat tarafında ise son bir yılda 351,6 milyar dolar seviyesinde bir gerçekleşme yaşandığını ve buradaki artışın oldukça sınırlı kalarak yüzde 0,2 ile sadece 701 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Bu durum, son bir yıllık süreçte ithalatın yatay bir seyir izlerken, ihracatın istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü gösteriyor. Dış ticaret açığı ise son bir yılda 86,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, önceki yıla kıyasla 6,4 milyar dolarlık kayda değer bir azalma yaşandı. Bu düşüş, dış ticaret dengesinin uzun vadede iyileşme eğiliminde olduğunu ve Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı direncini artırdığını gösteren önemli bir gösterge olarak öne çıktı.

Dış Ticarette Öne Çıkan Ürünler: İhracatın ve İthalatın Dinamikleri
Ticaret Bakanı Bolat, yılın ilk dört ayında ihracatı en çok artan ve azalan ürün gruplarına ilişkin detaylı bilgiler paylaştı. İhracatı en çok artan ürün grubunun “kıymetli ve yarı kıymetli taşlar” olduğunu belirten Bolat, altın ve mücevherat ihracatında 1,4 milyar dolarlık kayda değer bir artış yaşandığını ifade etti. Savunma sanayisi ihracatının 567 milyon dolar, motorlu kara taşıtlarının 553 milyon dolar, elektrikli makinelerin 304 milyon dolar ve hava ve uzay taşıtları (İHA’lar, SİHA’lar dahil) ihracatının ise 286 milyon dolar artış gösterdiğini vurguladı. Bu veriler, Türkiye’nin katma değeri yüksek ve stratejik sektörlerdeki ihracat gücünü net bir şekilde ortaya koyuyor.
İhracatı en çok azalan ürün grupları ise rafine petrol ürünleri, örülmemiş giyim eşyası, değirmencilik ürünleri, demir ve çelik ile örme giyim eşyası olarak sıralandı. Bu azalışlar, küresel piyasalardaki talep değişimleri veya rekabet koşullarındaki farklılaşmalar gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkmış olabilir.
İthalat tarafındaki gelişmelere değinen Bakan Bolat, demir ve çelikte 712 milyon dolar, hububatta 373 milyon dolar ve metal cevherinde 155 milyon dolarlık azalışlar yaşandığını belirtti. İthalatta artış gösteren ürünler ise başı çeken “işlenmemiş altın” ithalatında 1,4 milyar dolarlık büyük bir yükseliş oldu. Motorlu kara taşıtları ithalatı 864 milyon dolar, elektrikli makine ve cihazlar ithalatı 627 milyon dolar artarken, kakao ithalatındaki 571 milyon dolarlık artışın, dünya kakao fiyatlarının üç katına çıkmasından kaynaklandığına dikkat çekildi. Bakır ithalatında da 511 milyon dolarlık bir artış kaydedildi. Bu ithalat verileri, iç talebin ve sanayi üretiminin yanı sıra, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların Türkiye’nin dış ticaret dengesini nasıl etkilediğini gösteriyor.

Hizmet İhracatında Yükseliş ve Yeni Pazar Stratejileri
Bakan Bolat, Ocak-Nisan döneminde mal ihracatında ilk beş ülkenin Almanya, İngiltere, ABD, İtalya ve Irak olarak sıralandığını açıkladı. Özellikle Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin ihracatını en çok artırdığı bölge olduğunu belirterek, AB’ye yapılan yıllıklandırılmış ihracatın 111 milyar dolara yükseldiğini ifade etti. Son üç yılda AB’nin ithalatının 630 milyar dolar azaldığı göz önüne alındığında, Türkiye’nin AB’ye ihracatındaki sınırlı da olsa artışın sevindirici olduğunu vurguladı. Bu durum, Türkiye’nin AB pazarındaki rekabet gücünü koruduğunu ve çeşitlendirme çabalarının bir parçası olarak önemini gösteriyor.
Bakan Bolat ayrıca, Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerine yapılan ihracatın yüzde 5,4, İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerine yapılan ihracatın ise yüzde 10 arttığını belirterek, bölgesel iş birliklerinin dış ticarete olumlu yansımalarını gözler önüne serdi. Hizmetler ihracatına dair resmi verilerin iki ay geriden geldiğini aktaran Bolat, Ocak-Şubat döneminde hizmetler ihracatının yıllık bazda yüzde 3,9’luk bir artışla 14 milyar dolara yaklaştığını bildirdi. Yıllıklandırılmış hizmet ihracatının ise 116,4 milyar dolara yükseldiğini ve ilk iki ayda yıllıklandırılmış bazda 1,2 milyar dolar öne geçildiğini ifade etti. Bu veriler, Türkiye’nin turizm, ulaştırma, inşaat ve finans gibi hizmet sektörlerindeki küresel rekabet gücünün arttığını ve ülkenin dış ticaret portföyünü çeşitlendirme çabalarının başarıya ulaştığını gösteriyor.

Türkiye: Küresel Krizlerde Yükselen, Güvenilir Bir Tedarik Üssü
Ticaret Bakanı Bolat, ihracatın sadece bir rakamdan ibaret olmadığını, aynı zamanda istihdam, üretim ve yatırım anlamına geldiğini ve ekonominin kırmızı çizgisi olduğunu güçlü bir şekilde ifade etti. Dünya ekonomisindeki ve ticaretindeki son belirsizlik ve dalgalanmalar karşısında Türkiye’nin sergilediği performansın umut verici olduğunu belirten Bolat, Türk ihracatçılarının kapılarının ve telefonlarının artık daha sık çalmaya başladığını gözlemlediklerini aktardı. Özellikle Batı, Körfez ve Uzak Doğu’dan gelen alıcı ve ithalatçıların, küresel tedarik ve lojistik zincirlerinde yaşanan sıkıntılar karşısında güvenilir, kaliteli ürünler üreten ve sağlam bir tedarik ve lojistik üssü olan Türkiye’ye yöneldiğini vurguladı.
Bakan Bolat, göstergelerin bu eğilimi açıkça işaret ettiğini ve bu durumun önümüzdeki aylarda daha da belirginleşeceğini dile getirdi. Türkiye’nin küresel ve bölgesel krizlerde yükselen bir ülke olduğunu, bu zorlu süreçlerde dahi stratejik bir konum ve güvenilir bir partner olarak öne çıktığını belirtti. Türkiye’nin “kriz savar” gücünün oldukça yüksek olduğunu, dayanıklı bir ekonomiye sahip olduklarını ve güçlü bir siyaset ve diplomasinin bu başarıda kilit rol oynadığını sözlerine ekledi. Bu açıklamalar, Türkiye’nin sadece ekonomik rakamlarla değil, aynı zamanda jeopolitik konumu, üretim kapasitesi ve diplomatik ilişkileriyle de küresel ticarette vazgeçilmez bir aktör olma potansiyelini taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye, gelecekte de küresel ekonominin istikrarlı ve güvenilir limanlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam edecektir.