DEAŞ’ın Şantaj Oyunu Bozuldu

Suriye’deki Son Gelişmeler: SDG’nin Sonu mu? Güvenlik Kaynaklarından Stratejik Değerlendirmeler

Güvenlik kaynakları, Suriye’deki son dönemde yaşanan askeri ve diplomatik gelişmelere ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Özellikle DEAŞ ile mücadeledeki yeni süreç ve SDG’nin geleceği hakkında önemli değerlendirmeler yapıldı. Kaynaklar, “DEAŞ ile mücadelede resmi muhatap artık Şam hükümeti. ABD ve Trump açısından da terör örgütü SDG hikayesi sona eriyor, SDG elindeki kozları kaybediyor” ifadelerini kullandı.

Suriye’nin kuzeyinde yaşanan gelişmelerin stratejik önemi vurgulanırken, terör örgütü SDG’nin kontrol ettiği bölgelerin önemli bir bölümünü kaybettiği belirtildi. Güvenlik kaynakları, “SDG parantezinin kapandığını” ve terör örgütü PKK’nın Suriye kolunun hem sahada hem de uluslararası arenada yalnızlaştığını ifade etti. Bu durumun, bölgedeki güç dengelerini ve terörle mücadele stratejilerini kökten değiştirebileceği öngörülüyor.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, sahada ve masada yaşanan son gelişmeler şu şekilde özetlenebilir:

SDG’nin Kayıpları ve Sınır Kapısı Kontrolü

Güvenlik kaynakları, SDG’nin El-Hol kampından çekildiğini ve Haseke’yi Irak’ın Musul kentine bağlayan stratejik öneme sahip Yarubiye sınır kapısının Suriye ordusunun kontrolüne geçtiğini bildirdi. Bu gelişme, SDG ile Irak’taki Kandil kadroları arasındaki lojistik ve stratejik bağlantının kesilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Sınır kapısının kaybı, SDG’nin hareket kabiliyetini önemli ölçüde kısıtlayacak ve örgütün dış dünyayla olan iletişimini zorlaştıracak.

Ayn el Arap-Haseke Bağlantısının Kopması ve Operasyonlar

Gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda Ayn el Arap (Kobani) ile Haseke arasındaki bağlantının koptuğuna dikkat çeken kaynaklar, PKK’nın “ikinci bir Ayn el Arap vakası” algısı oluşturma çabalarının başarısız olduğunu belirtti. Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu bölgenin ve stratejik Karakozak Köprüsü’nün teröristlerden temizlendiği kaydedildi. Bu operasyonlar, bölgedeki terör unsurlarının hareket alanını daraltırken, Türkiye’nin sınır güvenliğine de katkı sağlıyor.

4 Günlük Ateşkes ve Entegrasyon Süreci: Detaylar Ortaya Çıktı

18 Ocak itibarıyla Suriye yönetimi ile SDG arasında 4 günlük bir ateşkes imzalandığı bilgisi paylaşıldı. Güvenlik kaynakları, varılan mutabakatın detaylarını şu şekilde aktardı:

  • Suriye askerleri Kürt köylerine girmeyecek, bu bölgelerde silahlı unsur bulundurulmayacak. Bu madde, bölgedeki sivillerin güvenliğini sağlamayı ve olası çatışmaları önlemeyi amaçlıyor.
  • SDG, Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği için isim önerebilecek. Bu, SDG’nin Suriye yönetimi içerisindeki temsilini güçlendirmeye yönelik bir adım olarak değerlendirilebilir.
  • SDG unsurlarının Suriye savunma güçlerine tam entegrasyonu sağlanacak ve Kürtlerin hakları anayasal güvence altına alınacak. Bu madde, bölgedeki Kürt nüfusunun haklarının korunmasını ve Suriye’nin geleceğinde daha etkin bir rol oynamalarını hedefliyor.

ABD’nin SDG’ye Yönelik Tutum Değişikliği: Nedenleri ve Arka Planı

ABD’nin SDG’ye yönelik tutum değişikliğinin ardında yatan nedenlere değinen kaynaklar, 4 Ocak’ta “Mazlum Kobani” kod adlı terörist Mazlum Abdi Şahin, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ve ABD’li yetkililerin katıldığı toplantıya dikkat çekti. SDG’nin çözüm sürecini uzun süredir oyaladığı ve “Mazlum Kobani” kod adlı teröristin her kararı Kandil’e danıştığının kesinleştiği belirtildi. Bu durumun, ABD nezdinde “SDG ile PKK arasında ayrım olmadığı” gerçeğini tescillediği ifade edildi. ABD’nin bu tespiti, SDG’ye olan desteğinin azalmasına ve bölgedeki stratejik ortaklıklarının yeniden gözden geçirilmesine yol açmış gibi görünüyor.

“DEAŞ Şantajı” Ters Tepti: ABD’nin Tepkisi Sert Oldu

SDG’nin “Biz yoksak DEAŞ geri döner” şantajının artık etkili olmadığı vurgulandı. SDG’nin cezaevlerindeki 200 DEAŞ mensubunu serbest bırakarak ABD’ye baskı kurmaya çalıştığı, ancak bu durumun ABD tarafında büyük tepkiyle karşılandığı ifade edildi. Bu durum, SDG’nin güvenilirliğini zedelerken, ABD’nin bölgedeki terörle mücadele stratejilerini de yeniden değerlendirmesine neden oldu.

Trump’ın Açıklamaları ve Cezaevlerinin Kontrolü

ABD Başkanı Trump ile Ahmed Şara arasındaki telefon görüşmesine de değinen kaynaklar, Trump’ın “Bizim için önemli olan DEAŞ hapishanelerinin kontrolü, SDG umurumda değil” mesajını verdiğini belirtti. Bu doğrultuda en büyük cezaevi olan Sına Hapishanesi’nin yönetiminin ABD tarafından devralındığı, El-Hol’ün kontrolünün ise Suriye yönetimine geçtiği bildirildi. Bu gelişmeler, ABD’nin bölgedeki önceliklerinin değiştiğini ve terörle mücadelede daha doğrudan bir rol üstlenmeye başladığını gösteriyor.

SDG’nin Mevcudiyeti ve Arap Aşiretlerinin Ayaklanması

SDG’nin toplam 63 bin kişilik mevcudunun yaklaşık 40 bininin Araplardan oluştuğunu belirten kaynaklar, Arap aşiretlerinin SDG zulmüne karşı başlattığı ayaklanmanın örgütün çözülmesini hızlandırdığını kaydetti. SDG’nin petrol kaynaklarını ve finansal rezervlerini kaybetmesiyle Kandil’in Suriye’yi bir “rezerv alan” olarak kullanma imkanının kalmadığı ifade edildi. Bu durum, SDG’nin finansal kaynaklarını ve insan gücünü kaybetmesine neden olurken, örgütün bölgedeki etkinliğini de önemli ölçüde azaltıyor.

“Terörsüz Türkiye” Hedefi ve İmralı Mesajları: İç Siyasete Etkileri

Güvenlik kaynakları, iç siyasetteki “Terörsüz Türkiye” sürecinin Suriye’deki gelişmelerden olumlu etkileneceğini değerlendiriyor. Abdullah Öcalan’ın SDG’ye “makul şartlarda entegre olun” çağrısı yaptığı ancak Kandil’in bu süreci sabote etmeye çalıştığı bilgisi paylaşıldı. Bu durum, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığını ve bölgedeki gelişmelerin iç siyasete olan etkilerini gösteriyor.

Suriye’deki yeni denklemlerde DEAŞ ile mücadelede resmi muhatabın Şam yönetimi olmaya başladığı, SDG’nin meşruiyet zeminini kaybettiği belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:

Saha, beklentilerden daha iyi ilerliyor. SDG hikayesi bitiyor. Eğer örgüt makul davranırsa tam entegrasyon sağlanır; aksi halde askeri operasyonlar ilerlemeye devam eder. Bu süreçten ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimiz güçlenerek çıkacaktır.

Sonuç olarak, Suriye’deki son gelişmeler, bölgedeki güç dengelerini ve terörle mücadele stratejilerini kökten değiştirebilecek nitelikte. SDG’nin geleceği belirsizliğini korurken, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kararlı adımlar atmaya devam edeceği öngörülüyor.