Rekabet Kurumu’nun 2025 Birleşme ve Devralma Raporu: İşlem Hacminde Rekor Artış
Rekabet Kurumu’nun 2025 yılına ait birleşme, devralma ve özelleştirme işlemlerine ilişkin yayımladığı rapor, Türk ekonomisindeki dinamizmi ve yatırım iştahını gözler önüne seriyor. Kurum, geçen yıl içerisinde toplam 416 birleşme, devralma ve özelleştirme işlemini titizlikle inceleyerek piyasadaki rekabetin korunması ve geliştirilmesi yönündeki çalışmalarını sürdürdü.
“2025 Yılı Birleşme ve Devralma Görünüm Raporu”, Türk şirketlerinin cazibesini ve yatırımcıların ilgisini açıkça ortaya koyuyor. Rapora göre, incelenen 416 işlemden özelleştirmeler hariç tutulduğunda, 162 işlemin hedef şirketi Türkiye kökenli. Bu işlemlerin toplam bedeli ise 466 milyar 113 milyon lira gibi dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Hem Türk lirası hem de dolar bazında hesaplandığında, bu işlem hacmi, raporun hazırlanmaya başlandığı 2013 yılından bu yana kaydedilen en yüksek değer olarak tarihe geçti.
Özelleştirme işlemlerine de değinen raporda, toplam işlem bedeli yaklaşık 108 milyar 45 milyon lira olan 19 özelleştirmeye ilişkin inceleme yapıldığı belirtiliyor. Böylece, 2025 yılında Türkiye kökenli şirketler için gerçekleştirilen toplam 181 işlemin bedeli yaklaşık 574 milyar 159 milyon lira olarak hesaplandı. Bu rakamlar, Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyelini ve yatırımcılar için sunduğu fırsatları net bir şekilde gösteriyor.
Hedef şirketin Türkiye kökenli olduğu birleşme ve devralma işlemleri sektörel bazda incelendiğinde, en çok işlem 25 adet ile “bilgisayar programlama, danışmanlık ve ilgili faaliyetler” alanında gerçekleştiği görülüyor. Bu durum, Türkiye’nin bilişim sektöründeki yükselişini ve bu alandaki şirketlerin yatırımcılar için ne kadar cazip olduğunu kanıtlıyor. İşlem değeri açısından ise “parasal aracı kuruluşların faaliyetleri” en yüksek paya sahip oldu. Bu da finans sektörünün birleşme ve devralma işlemleri açısından hala önemli bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.
2025 yılındaki özelleştirme işlemleri ise ağırlıklı olarak “elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı”, “ev eşyalarının toptan ticareti” ve “kablolamada kullanılan teller ve kablolar ile gereçlerin imalatı” sektörlerinin çeşitli alt kollarında yoğunlaştı. En yüksek bedelli özelleştirme işlemi ise yaklaşık 54 milyar 630 milyon lira ile “elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı” alanında gerçekleşti. Bu durum, enerji sektörünün özelleştirme yoluyla büyüme ve gelişme potansiyelini açıkça ortaya koyuyor. Özelleştirme işlemlerinden 7’sinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından gerçekleştirilmesi de dikkat çekiyor.
Raporda, birleşme ve devralma işlemlerinin ortalama olarak 10 gün gibi kısa bir sürede karara bağlandığı belirtiliyor. Bu durum, Rekabet Kurumu’nun etkin ve hızlı çalışma prensiplerini yansıtıyor. Hızlı karar alma süreçleri, yatırımcıların Türkiye’ye olan güvenini artırarak daha fazla yatırım yapmalarını teşvik ediyor.
Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisi de raporda önemli bir yer tutuyor. Geçtiğimiz yıl, 55 ayrı birleşme ve devralma işleminde yabancı yatırımcıların Türkiye kökenli şirketlere yatırım yapması öngörüldü. Bu yatırımcılar arasında işlem bazında ilk sırada Almanya (9 işlem) ve ikinci sırada Fransa (6 işlem) yer alıyor. Bu durum, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye olan yatırım ilgisinin devam ettiğini gösteriyor.
Hedef şirketin Türkiye kökenli olduğu bu işlemlerde yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirileceği bildirilen yatırım tutarı 277 milyar 462 milyon lira olarak kaydedildi. Bu değer, 2013’ten beri kaydedilen en yüksek ikinci gerçekleşme olarak kayıtlara geçti. Bu rakamlar, Türkiye’nin yabancı yatırımcılar için hala cazip bir pazar olduğunu ve gelecekte daha da fazla yatırım çekme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.
Yabancı yatırımcıların sadece Türkiye’de değil, yurt dışında gerçekleştirdiği birleşme ve devralma işlemleri de Rekabet Kurumu tarafından inceleniyor. Geçen yıl, yabancı yatırımcıların yurt dışında gerçekleştirdiği 219 birleşme ve devralma işlemi incelendi. Bu işlemlerde bildirilen toplam işlem bedeli ise 18 trilyon 854 milyar lira gibi devasa bir rakama ulaştı. Ancak, bazı başvuruların kontrol değişikliği gerçekleşmemesi nedeniyle kapsam dışı olarak değerlendirildiği de belirtiliyor.
Yabancı yatırımcıların Türkiye’de ve yurt dışında gerçekleştirdiği toplam 274 işlem, ekonomik faaliyet alanlarına göre işlem bedeli baz alınarak sıralandığında, dünya genelinde yazılım programlarının yayımlanması, bilgisayar programlama, danışmanlık ve ilgili faaliyetler, sinema filmi, video ve televizyon programı faaliyetleri, parasal aracı kuruluşların faaliyetleri, temel kimyasal maddelerin, kimyasal gübre ve azot bileşikleri, birincil formda plastik ve sentetik kauçuk imalatı sektörleri öne çıkıyor. Bu durum, yabancı yatırımcıların özellikle teknoloji, finans ve kimya sektörlerine yoğunlaştığını gösteriyor.
Rekabet Kurulu’nun birleşme ve devralma işlemlerini son bildirim tarihinden itibaren ortalama 10 günde karara bağlaması, Türkiye’nin yatırım ortamının ne kadar hızlı ve etkin olduğunu gösteriyor. Kurul, söz konusu dönemde 2 işlemi nihai incelemeye aldı. Bu işlemlerden birine taraflarca sunulan taahhütler doğrultusunda izin verilirken, diğeri için inceleme süreci hala devam ediyor. Rekabet Kurumu’nun titiz ve adil inceleme süreçleri, piyasadaki rekabetin korunması ve tüketicilerin haklarının gözetilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak, Rekabet Kurumu’nun 2025 yılı Birleşme ve Devralma Raporu, Türk ekonomisinin büyüme potansiyelini, yatırımcıların ilgisini ve Rekabet Kurumu’nun etkin çalışma prensiplerini gözler önüne seriyor. İşlem hacmindeki rekor artış, Türkiye’nin yatırım ortamının ne kadar cazip olduğunu kanıtlıyor. Özellikle teknoloji, finans ve enerji sektörlerindeki birleşme ve devralma işlemleri, Türkiye’nin gelecekteki büyüme trendlerini şekillendirecek gibi görünüyor. Rekabet Kurumu’nun hızlı ve adil karar alma süreçleri, yatırımcıların Türkiye’ye olan güvenini artırarak daha fazla yatırım yapmalarını teşvik etmeye devam edecek.
Bu rapor, yatırımcılar, şirket yöneticileri ve ekonomi uzmanları için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri yakından takip etmek ve yatırım kararlarını doğru bir şekilde vermek isteyen herkesin bu raporu dikkatle incelemesi gerekiyor. Türkiye’nin gelecekteki ekonomik büyümesinde birleşme ve devralma işlemlerinin önemli bir rol oynayacağı ve Rekabet Kurumu’nun bu süreçteki etkinliğinin büyük önem taşıyacağı açıktır.