Türkiye’nin İhracat Hamlesi: 2 Milyon Eşikte

Türkiye Lojistik Sektörünün Yükselişi: UND İcra Kurulu Başkanı Alper Özel’den Değerlendirmeler ve Gelecek Beklentileri

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı Alper Özel, Türkiye’nin stratejik konumunun küresel lojistik sektöründeki önemini vurgulayarak, ülkenin bir ulaştırma koridoru olarak merkez haline geldiğini belirtti. Özel, 2024 yılının ilk 11 ayında yaklaşık 1 milyon 970 bin ihracat seferinin gerçekleştirildiğini, bu seferlerin 1 milyon 400 bininin Türk araçlarıyla, 550 bininin ise yabancı araçlarla yapıldığını açıkladı. Bu veriler, Türk lojistik sektörünün uluslararası arenadaki rekabet gücünü ve taşıma kapasitesini açıkça ortaya koyuyor.

Türk Nakliyecilerin Zorlu Koşullardaki Başarısı

Alper Özel, sektörün son yıllarda küresel krizlerin etkisi altında olduğunu, ancak Türk uluslararası kara yolu taşımacılığının sahip olduğu tecrübe sayesinde bu zorlukların başarıyla aşıldığını ifade etti. Özellikle Avrupa Birliği (AB), Orta Asya ve Orta Doğu güzergahlarında Türk nakliyecilerinin kritik bir rol üstlendiğini belirten Özel, UND olarak bu önemli rolü sürdürme ve geliştirme çabası içinde olduklarını dile getirdi.

Türkiye’nin Stratejik Konumu ve Lojistik Avantajları

Türkiye’nin coğrafi konumu, ülkeyi hem bölgesel hem de küresel ticarette kilit bir noktaya yerleştiriyor. Özel, Türkiye’nin stratejik konumunu şu şekilde açıklıyor: “Bağlantı noktalarımız son derece güçlü. Türkiye, dünya ulaştırma koridorunun tam merkezinde yer alıyor. Güneyimizde Suriye ve Irak, doğumuzda Kafkaslar ve Orta Asya, kuzeyimizde Rusya ve Ukrayna, batımızda ise Avrupa bulunuyor. Türkiye, bu bölgelerin kesişim noktasında yer alıyor ve bu durum, tedarik zinciri açısından da büyük bir avantaj sağlıyor. Şu anda Irak’a transit geçişler sorunsuz bir şekilde yapılabiliyor ki bu çok önemli. Ayrıca, Suriye ile de görüşmelerimiz devam ediyor. Deneme seferlerimizi gerçekleştirdik ve herhangi bir aksilik yaşanmazsa, yakın zamanda Suriye’ye de transit taşımaları yeniden başlatmayı planlıyoruz.”

İhracat Seferlerindeki Artış ve Türk Tırlarının Payı

Türkiye’nin 2024 yılındaki taşımacılık rakamlarına bakıldığında, ilk 11 ayda yaklaşık 1 milyon 970 bin ihracat seferinin yapıldığı görülüyor. Bu seferlerin 1 milyon 400 bini Türk araçları, 550 bini ise yabancı araçlarla gerçekleştirildi. Bu da Türk tırlarının payının yüzde 72, yabancı tırların payının ise yüzde 28 olduğunu gösteriyor. Avrupa’ya yapılan sefer sayısına bakıldığında ise Türkiye’den 875 bin sefer gerçekleştirilmiş. Bu seferlerin 560 bini Türk araçları, 315 bini ise yabancı plakalı araçlarla yapıldı. Avrupa’ya yapılan seferlerde Türk araçlarının payı yüzde 64, yabancı araçların payı ise yüzde 36 olarak gerçekleşti. Toplamda, geçen yıla göre Avrupa’ya yapılan sefer sayısında yüzde 4’lük bir artış yaşandı.

Orta Asya ve Orta Doğu Taşımacılığındaki Durum

Orta Asya’ya yapılan sefer sayısının geçen yılla benzer seviyede olduğunu belirten Özel, Suriye ve Irak dahil olmak üzere Orta Doğu’ya yapılan seferlerde ise Türk taşımacılığının büyük bir üstünlüğü olduğunu vurguladı. Orta Doğu’ya Türk tırlarıyla yaklaşık 710 bin sefer gerçekleştirildi.

Vize Sorunu ve Avrupa Birliği’nin Yaklaşımı

Alper Özel, son yıllarda Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin stratejik tedarikçisi konumunda olmasına rağmen, vize sorununun hala devam ettiğine dikkat çekti. Özellikle Türk şoförlerinin Schengen vizesi alımında yaşadığı zorluklara değinen Özel, Avrupa Birliği yetkililerinin bu konuda ayrımcı bir yaklaşım sergilediğini savundu. “Avrupa Birliği yetkilileri, Schengen vizesiyle ilgili yeni bir sisteme geçtiklerini, Cascade sistemini uygulamaya koyduklarını söylediler, ancak bu sistemden Türk şoförlerini muaf tuttular. Bu durumun anlaşılması gerçekten çok zor. Açıkçası, Avrupa Birliği burada bir meslek grubuna karşı ayrımcılık yapıyor. Neden bu uygulamayı şoförlere uygulamıyorsunuz? 10-15-20 yıldır Avrupa’ya taşıma yapan, 10-15 kere Schengen vizesi almış şoförlerimiz var, ancak hala bu kişilere 6 aylık vize veriyorsunuz veya hiç vermiyorsunuz. Avrupa Birliği’nin bu konuda daha dikkatli olması gerekiyor,” dedi.

Vize sorunlarının 2024 yılını zorlaştırdığını belirten Özel, buna rağmen geçen yıla göre sefer sayılarında artış yaşanmasının, Türk nakliyecilerinin manevra kabiliyetini ve işlerine verdikleri önemi gösterdiğini ifade etti.

Suriye ile Taşımacılığın Yeniden Başlatılması

UND İcra Kurulu Başkanı Alper Özel, Irak ile transit geçişlerin başladığını ve iyi bir noktaya gelindiğini, Suriye ile görüşmelerin ise devam ettiğini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın uzun süredir Suriyeli muhataplarıyla görüştüğünü, UND olarak da Ortadoğu Çalışma Grubu kurduklarını anlatan Özel, “Bu Ortadoğu Çalışma Grubumuz ilk ziyaretini Şam’a gerçekleştirdi. Oradaki Suriye Nakliyeciler Derneği Genel Kurulu’na davet edildik. ‘Türkiye-Suriye nakliyecileri arasında nasıl bir işbirliği yapabiliriz?’ konusunu görüştük. Suriye bizim için gerçekten önemli. Savaş öncesinde Suriye’den yaklaşık 50 bin transit geçiş yapıyorduk, 100 bin de taşımamız vardı. Bu rakam şu anda arttı, çünkü Suriye’nin önemli bir tedarik kaynağı Türkiye üzerinden sağlanıyor,” şeklinde konuştu.

Özel, Irak ve Suriye’de gelecek yıl yapılacak sefer sayılarında artış beklediğini, sadece ikili ticaretin değil, aynı zamanda Avrupa’dan gelecek yüklerin de o bölgeye taşınması anlamında bir artış beklediklerini ve bu beklentinin Kafkaslar, Orta Doğu ve Orta Asya için de geçerli olduğunu söyledi.

Avrupa Birliği’nin Orta Asya Stratejisi ve Türk Lojistik Sektörünün Rolü

Alper Özel, Avrupa Birliği’nin özellikle Orta Asya stratejisinde Türk nakliyecileriyle, Türk tedarikçileriyle ve Türk lojistik şirketleriyle çalışmak zorunda olduğunu vurguladı. “Çünkü Türkiye olmadan o bölgeye ulaşılması kolay olmayacaktır. Türk nakliyecileri ve Türk lojistik şirketleri, bu işbirliğine her zaman açıktır. Türkiye’nin tedarik zincirindeki önemi giderek artıyor,” dedi.

Gelecek Beklentileri ve Sektörün Potansiyeli

Sonuç olarak, Türkiye lojistik sektörü, stratejik konumu, deneyimli nakliyecileri ve artan taşıma kapasitesiyle küresel ticarette önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Vize sorunları ve diğer engeller aşılmaya çalışılırken, sektörün potansiyelinin tam olarak değerlendirilmesi için işbirliği ve koordinasyonun artırılması büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde, özellikle Suriye ve Irak ile taşımacılığın yeniden başlaması, Orta Asya ve Orta Doğu’ya yönelik sefer sayılarındaki artış ve Avrupa Birliği ile daha yapıcı bir diyalog, Türk lojistik sektörünün büyüme ve gelişme yolunda önemli adımlar atmasını sağlayacaktır. Türkiye, lojistik altyapısını güçlendirerek, teknolojiyi daha etkin kullanarak ve nitelikli iş gücünü destekleyerek, bölgesinde lider bir lojistik üssü olma hedefine daha da yaklaşabilir. Türk lojistik sektörünün geleceği parlak ve bu parlak geleceğe ulaşmak için tüm paydaşların birlikte çalışması gerekiyor.

Türkiye’nin lojistik sektöründeki büyüme potansiyeli, ülke ekonomisi için de önemli fırsatlar sunmaktadır. İhracatın artması, yeni iş imkanlarının yaratılması ve rekabet gücünün yükselmesi gibi faydalar, Türkiye’nin lojistik sektörüne yaptığı yatırımların karşılığını almasını sağlayacaktır. Ayrıca, sürdürülebilir lojistik uygulamalarının benimsenmesi ve çevreye duyarlı taşıma yöntemlerinin geliştirilmesi, sektörün uzun vadeli başarısı için kritik öneme sahiptir. Türkiye, lojistik sektöründe sadece bölgesel değil, küresel bir oyuncu olma vizyonuyla hareket etmeli ve bu doğrultuda gerekli adımları atmaya devam etmelidir.