Küresel Piyasalar Yükselişte: Yapay Zeka, Fed Beklentileri ve Jeopolitik Gelişmelerin Etkisi
Küresel piyasalar, yeni haftaya iyimser bir başlangıç yaptı. Bu yükselişte, yapay zeka (YZ) ve teknoloji şirketlerine yönelik endişelerin azalması, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecekte faiz indirimlerine gideceğine dair beklentilerin güçlü kalmaya devam etmesi ve olumlu gelen ekonomik veriler etkili oldu. Geçtiğimiz hafta yaşanan dalgalanmaların ardından yatırımcılar, hisse senetlerini cazip fiyatlardan alım fırsatı olarak değerlendirdi.
Yıl sonu rallisi beklentileri, küresel piyasalarda risk iştahını artırırken, yatırımcıların özellikle yapay zeka ve teknoloji şirketlerinin hisselerine yönelik yükseliş beklentilerini sürdürmesi, piyasaları pozitif yönde destekledi. Sermaye harcamalarının kısa vadeli getirileri aşabileceği endişesiyle baskı altında kalan çip üreticisi şirketlerin hisseleri, yapay zeka ve veri merkezlerine olan talebin güçlü kalmaya devam edeceğine dair beklentilerle toparlanma gösterdi. Yapay zeka teknolojilerinin geleceğine yönelik artan ilgi ve bu alandaki potansiyel büyüme beklentileri, teknoloji hisselerine olan talebi canlı tutmaya devam ediyor.
ABD’de enflasyon ve istihdam verilerinin beklentilerin altında gerçekleşmesi, Fed’in gelecek yıl faizleri düşüreceği yönündeki beklentileri daha da güçlendirdi. Enflasyonun yavaşlaması ve iş gücü piyasasındaki ılımlı seyir, Fed’e faiz politikalarında daha esnek bir yaklaşım sergileme imkanı tanıyor. Piyasalar, Fed’in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına ve bu indirimlerin hızına odaklanmış durumda. Ancak, Fed’in iş gücü piyasasındaki yavaşlamanın ekonomiye zarar vermesinden duyduğu endişe ile faiz oranlarını düşürmenin enflasyona daha fazla ivme kazandırma riski arasında bir denge kurmaya çalıştığı görülüyor.
ABD’de federal hükümetin olası bir kapanması durumunda ortaya çıkabilecek etkiler de piyasaların gündeminde yer alıyor. Bu döneme ait enflasyon verilerinin Fed’in kararlarını etkilemeyeceğine yönelik öngörüler de bulunuyor. Ancak, hükümetin kapalı kalması durumunda ekonomik aktivitede yaşanabilecek olası aksamalar ve belirsizlikler, yatırımcıların risk iştahını olumsuz etkileyebilir.
New York Fed Başkanı John Williams’ın faiz oranlarında daha fazla ayarlama yapmak için aciliyet görmediğini belirtmesi, piyasalarda temkinli bir iyimserliğe neden oldu. Williams, son istihdam ve enflasyon verilerinin de bu görüşünü pek değiştirmediğini ifade etti. “Şu anda para politikası konusunda daha fazla adım atmaya yönelik acil bir ihtiyaç hissetmiyorum, çünkü yaptığımız faiz indirimlerinin bizi oldukça iyi bir konuma getirdiğini düşünüyorum,” şeklinde konuştu. Bu açıklamalar, Fed’in faiz politikası konusunda aceleci davranmayacağı ve ekonomik verileri yakından takip ederek hareket edeceği şeklinde yorumlandı.
Makroekonomik veri tarafında, ABD’de Michigan Üniversitesince ölçülen tüketici güven endeksi aralık ayında aşağı yönlü revizyonla 52,9 oldu. Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi, aralık ayında yüzde 4,5’ten yüzde 4,2’ye gerileyerek 11 ayın en düşük seviyesini gördü. Uzun vadeli enflasyon beklentisi de aynı dönemde yüzde 3,4’ten yüzde 3,2’ye indi. Tüketici güvenindeki hafif düşüşe rağmen, enflasyon beklentilerindeki gerileme, Fed’in faiz politikası açısından olumlu bir işaret olarak değerlendiriliyor.
ABD’de açıklanacak büyüme verisinin de piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Verinin, ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte güçlü bir şekilde büyümeye devam ettiğini göstereceğine yönelik tahminler, küresel piyasalardaki yükselişleri destekliyor. Güçlü bir ekonomik büyüme, şirketlerin karlılıklarını artırarak hisse senedi piyasalarını olumlu etkileyebilir.
Jeopolitik gelişmeler de piyasaların yakından izlediği konular arasında yer alıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ülkesine yönelik saldırıların sona ermesi için Rusya’ya yönelik baskı uygulanması gerektiğini söyledi. Diğer taraftan, ABD’nin bir süredir baskı uyguladığı Venezuela açıklarında 3’üncü bir petrol tankerini takibe aldığı bildirildi. Jeopolitik risklerdeki artış, yatırımcıların güvenli liman olarak görülen varlıklara yönelmesine neden olabilir.
Bu gelişmelerle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,17’de, dolar endeksi yatay seyirle 98,6’da seyrediyor. Devam eden jeopolitik riskler ve Fed’in faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin gücünü korumasıyla bugün altının ons fiyatı 4 bin 400,67 dolarla, gümüşün ons fiyatı da 69,5 dolarla rekor tazeledi. Şu sıralarda altının onsu önceki kapanışın yüzde 1,4 üstünde 4 bin 399 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,7 artışla 60,6 dolarda seyrediyor.
New York borsası cuma gününü yükselişle tamamladı. Kurumsal tarafta, finansman ortağı Blue Owl Capital’ın Michigan’daki bir veri merkezi projesinde yer almayacağına dair çıkan haberler sonrası düşüş kaydeden ABD’li teknoloji şirketi Oracle’ın hisseleri, TikTok’un ABD’deki operasyonlarını devralacak girişimde yer aldığının açıklanmasının ardından yüzde 6,6 yükseldi. Bilançosunda bellek çiplerine yönelik güçlü talebe işaret etmesinin ardından yükselişini sürdüren Micron hisseleri yüzde 7 değer kazandı. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin şirketin en güçlü ikinci yapay zeka çiplerinin Çin’e ilk sevkiyatının önünü açabilecek bir inceleme süreci başlattığına dair haberlerin ardından Nvidia hisseleri de yüzde 3,9 yükseliş kaydetti. Spor giyim markası Nike’ın hisseleri ise Çin’deki satış performansına ilişkin endişelerin üç aylık dönemde beklentileri aşan gelir ve karını gölgede bırakmasıyla yüzde 10,7 değer kaybetti. Bu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,38, S&P 500 endeksi yüzde 0,89 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,31 değer kazandı. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı.
Avrupa borsaları da geçen haftaki Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararlarının ardından cuma gününü pozitif tamamladı. ECB 3 temel politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit tutmuş, BoE ise politika faizini beklentiler doğrultusunda 25 baz puan düşürerek yüzde 3,75’e çekmişti. Öte yandan jeopolitik gelişmelerin yanı sıra siyasi belirsizlikler de Avrupa piyasalarının gündeminde yer almaya devam ediyor. Fransız parlamenterler, Karma Komisyon’da 2026 Bütçe teklifi konusunda ortak bir metinde anlaşma sağlayamadı. Bu gelişmelerle cuma günü Fransa’da 30 yıllık tahvil faizi yüzde 4,51’le tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Makroekonomik veri tarafında Almanya’da gelecek yılın başı için tüketici güveni beklenmedik şekilde kötüleşirken, ekonomide tüketim odaklı bir toparlanma umutları da zayıfladı. Aralık için eksi 23,4 puan olarak ölçülen Tüketici Güven Endeksi, ocak ayı için 3,5 puan düşüşle eksi 26,9 puana indi. Böylece endeks Nisan 2024’ten beri en düşük seviyesine geriledi. Ülkede kasım ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık değişmezken, yıllık yüzde 2,3 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) ülkenin 2026 yılı büyüme tahminini düşürürken enflasyon tahminini yükseltti. Banka, gelecek yıl için takvim etkisinden arındırılmış gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahminini yüzde 0,7’den yüzde 0,6’ya indirdi. İngiltere’de ise perakende satışlar temkinli tüketicilerin alışverişlerini azaltmasıyla kasımda indirimlere rağmen yüzde 0,1 düşüş kaydetti. Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,61, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,01, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi 0,66 ve Almanya’da DAX 40 endeksi ise yüzde 0,37 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.
Asya borsaları haftaya yükselişle başladı. New York borsasında cuma günü görülen yükselişler haftanın ilk işlem gününde Asya borsalarına da taşındı. Japonya Merkez Bankasının (BoJ), politika faiz oranını 30 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 0,75’e çıkarmasının ardından Japonya piyasaları Asya tarafının odak noktası olmaya devam ediyor. Bankanın faiz artırımlarına karşın piyasalarda parasal sıkılaşmanın yeterli olmadığına dair görüşlerle dolar/yen paritesi 157 seviyelerinde seyrederken, Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,097’yle 1999 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. BoJ Başkanı Kazuo Ueda’nın cuma günü yaptığı açıklamada bir sonraki faiz artırımının hızı ve zamanlaması için net sinyal vermemesi ve kararların verilere bağlı olacağını ve toplantıdan toplantıya bakacaklarını söylemesi yendeki zayıflığın ve tahvil faizlerindeki yükselişin sürmesine neden oldu. Yende devam eden zayıflıkla beraber döviz kuruna müdahale edilebileceğine yönelik öngörüler de öne çıkıyor. Öte yandan Çin Merkez Bankası (PBoC) 1 yıllık kredi faiz oranını yüzde 3,00’da ve 5 yıllık kredi faiz oranını ise yüzde 3,50’de sabit tuttu. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,9, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,8, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 yükseldi.
Borsa İstanbul da cuma gününü alış ağırlıklı bir seyirle tamamladı. BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,06 yükselişle 11.341,90 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı aralık vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına yatay seyrederek 12.438,00 puandan tamamladı. Dolar/TL, cuma gününü yüzde 0,2 artışla 42,8018’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üstünde 42,8150’den işlem görüyor. Öte yandan Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), cuma günü 206 puana inerek Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviyeye geriledi. Bu arada, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), nitelikli yatırımcılar için 1 milyon liralık finansal varlık toplamının 10 milyon liraya yükseltilmesine karar verdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da (TCMB), vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranını yıllık yüzde 38,75’e, avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranını ise yıllık yüzde 39,75’e indirdi.
Analistler, bugün yurt içinde Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, yurt dışında ise İngiltere’de büyüme ve ABD’de Chicago Fed ulusal aktivite endeksinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.450 ve 11.550 puanın direnç, 11.250 ve 11.150 puanın ise destek konumunda olduğunu ifade etti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, kasım ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi
10.00 İngiltere, 3. çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla
10.00 İngiltere, 3. çeyrek cari işlemler dengesi
16.30 ABD, kasım ayı Chicago Fed ulusal aktivite endeksi