Ateşkes İhlali: Gazze’de Saldırılar Devam Ediyor

İsrail’in Gazze’ye Ateşkes İhlali ve Filistin’deki Gerilim: Son Durum

İsrail ordusunun, yürürlükte olan ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine yönelik hava saldırıları, topçu atışları ve silahlı tacizlerle saldırılarını sürdürdüğü bildiriliyor. Bu durum, bölgedeki gerginliği tırmandırırken, insani krizi daha da derinleştiriyor.

Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, İsrail güçleri Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Gazze kentinin doğu mahalleleri ile güneydeki Han Yunus kentinin doğu ve kuzey kesimlerini hedef aldı. Bu saldırılar, bölgedeki sivillerin yaşamını olumsuz etkiliyor ve temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştırıyor.

Han Yunus kentinin doğu bölgeleri, İsrail savaş uçaklarının yoğun bombardımanı ve topçu atışlarıyla adeta sarsılıyor. Bölgede sabahın erken saatlerinden itibaren sürekli silah sesleri duyuluyor. Kentin batı bölgelerinde ise İsrail hücum botları, denize açılan Filistinli balıkçıların teknelerine makineli tüfeklerle ateş açıyor. Bu durum, balıkçıların geçim kaynaklarını tehlikeye atarken, Gazze’deki gıda güvenliğini de olumsuz etkiliyor.

Gazze'deki saldırılardan bir görüntü

Gazze kentinin doğusunda bulunan Şucaiyye Mahallesi’ne düzenlenen hava saldırısı sonrasında, vurulan bölgelerden yoğun dumanlar yükseliyor. Saldırının hedefi ve verdiği hasarın boyutu hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak, bu tür saldırılar siviller arasında korku ve paniğe neden oluyor.

İsrail’in hava saldırıları ve topçu atışlarında hedef aldığı noktaların niteliğine dair henüz resmi bir açıklama yapılmamış olması, şeffaflık eksikliği eleştirilerine yol açıyor. Uluslararası toplum, İsrail’den bu konuda daha fazla açıklama bekliyor.

DSÖ: Gazze’de Tıbbi Tahliye Beklerken 1092 Hasta Hayatını Kaybetti

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya üzerinden Gazze’deki sağlık durumuna ilişkin önemli bir açıklamada bulundu. Ghebreyesus, DSÖ ve ortaklarının Ekim 2023’ten bu yana, aralarında 5 bin 600’den fazla çocuğun da bulunduğu, ağır sağlık sorunları olan 10 bin 600’den fazla hastayı Gazze’den tahliye ettiğini belirtti.

Ancak, Ghebreyesus, uygun sağlık hizmeti almak için tahliye bekleyen çok daha fazla hastanın Gazze’de kalmaya devam ettiğini vurguladı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Temmuz 2024 ile Kasım 2025 tarihleri arasında tıbbi tahliye beklerken 1092 hasta hayatını kaybetti. Bu rakamın muhtemelen eksik bildirildiği düşünülüyor. Gazze’deki sağlık sisteminin çökme noktasına gelmesi, bu tür trajik olayların yaşanmasına zemin hazırlıyor.

Ghebreyesus, daha fazla ülkenin Gazze’den gelen hastalara kapılarını açmasını ve Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Batı Şeria’da tıbbi tahliyenin yeniden başlatılmasını talep etti. Uluslararası toplumun bu çağrıya kulak vermesi, Gazze’deki insani krizin hafifletilmesine yardımcı olabilir.

Ateşkese Rağmen Saldırılarını Sürdüren İsrail Ordusu, Gazze’de 6 Filistinliyi Öldürdü

Sağlık yetkilileri, İsrail’in Filistinlilerin barınak olarak kullandığı “Gazze Şehitleri” okulunu hedef alan topçu saldırısında 1’i kadın olmak üzere 6 Filistinlinin hayatını kaybettiğini ve 3’ü ağır olmak üzere 5 kişinin yaralandığını açıkladı. Yaralılar, Gazze şehrinin merkezindeki Baptist Hastanesine kaldırıldı. Bu saldırı, uluslararası hukuk ve savaş suçları açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Görgü tanıkları, İsrail’e ait bir tankın mahalleye girerek barınma merkezi olarak kullanılan okula yaklaştıktan sonra ateş açması sonucunda çok sayıda kişinin öldüğünü ve yaralandığını ifade etti. Saldırının, barınma merkezinde düzenlenen düğün töreni sırasında yapıldığı belirtiliyor. İsrail güçlerinin, ambulans ve sivil savunma ekiplerinin olay yerine ulaşmasını 2 saatten fazla engellediği ve bu durumun durumu daha da kötüleştirdiği dile getirildi. Bu tür engellemeler, yaralıların hayatta kalma şansını azaltıyor ve uluslararası hukukun ihlali anlamına geliyor.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İsrail’in ateşkes anlaşmasını ihlal ederek Ekim ayından bu yana sürdürdüğü saldırılarda 395’ten fazla Filistinli hayatını kaybetti ve yaklaşık 1088 kişi yaralandı. Bu rakamlar, Gazze’deki insani krizin boyutunu gözler önüne seriyor.

Gazze’de Ateşkes ve Esir Takası Anlaşması

Eski ABD Başkanı Donald Trump, Mısır’da devam eden müzakerelerde İsrail ile Hamas’ın Gazze’de ateşkes planının ilk aşamasını onayladığını duyurmuştu. Müzakerelerin yapıldığı Mısır’da anlaşma imzalandı ve İsrail hükümetinin onayıyla yürürlüğe girdi. İsrail ordusunun anlaşmada belirtildiği üzere “Sarı Hatta” çekilmesinin ardından Gazze Şeridi’nde ateşkesin yürürlüğe girdiği açıklanmıştı. Ancak, son dönemdeki olaylar, ateşkesin kırılganlığını ve sürdürülebilirliğini sorgulatıyor.

İsrail Askerleri, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 3 Filistinliyi Yaraladı

Filistin Kızılayı’ndan yapılan açıklamada, İsrail askerlerinin Ramallah’ın kuzeyindeki Celezun Mülteci Kampı’na baskın düzenlediği belirtildi. Filistinlilere saldırıda bulunan İsrail askerleri 2 Filistinliyi gerçek mermiyle yaraladı. Yaralılar hastaneye kaldırıldı. Ram kasabasındaki Ayrım Duvarı’nı geçmeye çalışan bir Filistinli de askerlerin açtığı ateş sonucu yaralandı. Bu olaylar, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki gerginliğin de devam ettiğini gösteriyor.

İsrail, Ekim 2023’ten bu yana Filistinli işçilerin İsrail’deki işlerine dönmesine izin vermiyor. Filistinliler de tehlikeli olmasına rağmen Ayrım Duvarı’na tırmanarak İsrail tarafına geçmeye çalışıyor ve bu tür saldırılara maruz kalıyor. Bu tür saldırılarda son dönemde artış yaşandığı gözlemleniyor. Filistinli işçilerin ekonomik zorlukları ve işsizlik, bu tür riskli davranışlara yönelmelerine neden oluyor.

Filistin İşçiler Birliği’nin verilerine göre, Ekim 2023 ile Ekim 2025 arasında 44 Filistinli işçi, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybederken binlercesi de gözaltına alındı. Bu rakamlar, Filistinli işçilerin yaşadığı zorlukları ve insan hakları ihlallerini ortaya koyuyor.

İsrail Güçleri Batı Şeria’da 4 Filistinliyi Gözaltına Aldı

Görgü tanıkları, Filistin topraklarını gasbeden bir grup İsraillinin Beyt Furik kasabası ovasına baskın düzenleyerek çiftçilere saldırmaya ve ekinlerine zarar vermeye çalıştığını, ancak çiftçilerin onlara karşı koyarak kaçmalarını sağladığını ifade etti. Bu sırada İsrail ordusunun kasabaya baskın düzenleyerek dört çiftçiyi gözaltına aldığı belirtildi. Bu olaylar, Filistinli çiftçilerin topraklarına erişimini engelliyor ve geçim kaynaklarını tehdit ediyor.

İsrail Ordusundan, İşgal Altındaki Batı Şeria’da Taş Atan Filistinlileri Öldürme Emri

İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, işgal altında Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin’de 2 Filistinlinin, hiçbir “tehlike” arz etmemelerine rağmen askerler tarafından infaz edilmesi ve benzer birkaç olaya ilişkin İsrail ordusu tarafından yürütülen soruşturma sonuçlandı. Cenin’de askerlerin talimatını dinlemelerine rağmen 2 Filistinlinin yargısız şekilde infaz edildiği ve görüntülerinin dünyada infiale yol açtığı olayda bazı mesleki eksiklikler tespit edildiği aktarıldı. Bu tür yargısız infazlar, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından kabul edilemezdir.

Askerlerin savunmalarında, kordon altına alınmış binadan çıkan 2 Filistinlinin üzerlerinde silah ya da patlayıcı olmadığını göstermek için kıyafetlerini çıkarması ve ellerini kaldırmasına rağmen “hayatlarının tehlikede olduğunu hissettikleri” için ateş açtıklarını ileri sürdüğü kaydedildi. Bu savunma, uluslararası hukuk uzmanları tarafından yetersiz ve kabul edilemez olarak değerlendiriliyor.

“Taş Atmak Gibi Zarar Verme Girişiminde Bulunan Her Terörist Öldürülmelidir”

Soruşturmada taş atan Filistinlilere karşı ordunun, “Taş atmak gibi zarar verme girişiminde bulunan her terörist öldürülmelidir” ifadelerini kullandığı ortaya çıktı. Ordunun bu şekilde caydırıcılığı artırmayı hedeflediği iddia edilirken bu hafta Gush Etzion Yahudi yerleşimi yakınlarında İsrail askerlerine taş atan iki Filistinlinin öldürüldüğü hatırlatıldı. Bu tür emirler, orantısız güç kullanımına ve insan hakları ihlallerine yol açabilir.

İsrail ordusu, askerlerin hareket özgürlüğü ve hayatını tehlikede hissettiğinde herkesi öldürme hakkına sahip olduğunu belirtti. Bu yaklaşım, uluslararası hukukta belirtilen orantılılık ilkesiyle çelişiyor.

İsrail Ordusu, Tek Sorunun Fazla Mermi Ateşlenmesi Olduğuna Hükmetti

İşgal altındaki Batı Şeria’nın güneyindeki el-Halil kentinde 2 Filistinlinin öldürüldüğü olayda İsrail ordusunun, askerlerin hareketini desteklediği aktarıldı. El-Halil’de yaşanan olayın ortaya çıkan görüntülerinde, İsrail askerlerinin bir Filistinliyi aracında seyir halindeyken durdurduğu, Filistinlinin aracıyla askerlerin yanına geri gelirken birden ateş açılmaya başlandığı, paniğe kapılan Filistinlinin bir İsrail askerini görmeyerek yavaşça çarptığı ve sonrasında diğer askerler tarafından açılan yoğun ateşle öldürüldüğü görüldü. Bu olay, orantısız güç kullanımının ve yargısız infazların bir örneği olarak değerlendiriliyor.

İsrail ordusu, araç sürücüsünün yanı sıra yoldan geçen bir Filistinlinin de hayatını kaybettiği olay hakkında, askerlerin tek kabahatinin fazla mermi kullanmak olduğunu ileri sürerek, “Az sayıda mermi ateşlemeli ve sadece sürücüye ateş etmeliydi” hükmüne vardı. Bu açıklama, uluslararası kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı.

Emirler Ekim 2023’te Değişti

İsrail ordusunun Ekim 2023 öncesinde işgal altındaki Batı Şeria’da taş atan Filistinlilere yönelik emirlerinde kaçanlara, başkalarını tehlikeye atmayanlara ve silahlı olmayanlara ateş etmenin yasak olduğu aktarıldı. Yedioth Ahronoth, bu kuralların Ekim 2023’te değiştirildiğini ve askerlerin öldürmek için ateş açmasına izin verildiğini belirtti. Bu değişiklik, orantısız güç kullanımının önünü açıyor ve insan hakları ihlallerini artırıyor.

Gazetenin haberinde, İsrail’in meşruiyetinin sivillerin öldürülmesinin önünde görülerek, “Bu değişikliğin tehlikesi, ilgisiz kişilere zarar vermenin ötesinde, İsrail’in dünyadaki meşruiyetine zarar vermesi” ifadesine yer verildi. Yine geçmişte, sarı plakalı (İsrail plakalı) araçlara ateş açmanın içinde Yahudiler olma ihtimaline karşı yasak olduğu hatırlatıldı. Bu durum, çifte standart eleştirilerine neden oluyor.

İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria’da 2025 yılında onlarca kişiyi öldürdüğü, bu olayların hala kapsamlı bir şekilde soruşturulduğu belirtilen haberde, ordunun “şüphelileri öldürmek için en fazla 5 mermiyi isabetli ve sınırlı şekilde kullanmasını” istediği kaydedildi. Bu tür talimatlar, orantılılık ilkesini sağlamaktan uzak ve yetersiz olarak değerlendiriliyor.

İsrail ordusunun, Filistinli gençlerin sokaklarda dolaşmasından endişe ettiği ve bu nedenle A bölgesinde saldırılar yaptığına dikkat çekildi. Bu durum, Filistinlilerin hareket özgürlüğünü kısıtlıyor ve insan hakları ihlallerine yol açıyor.