Küresel Piyasalar ABD İstihdam Verilerini Takipte

Küresel Piyasalar Mercek Altında: Nvidia’nın Yükselişi, ABD İstihdam Raporu ve Faiz Beklentileri

Küresel finans piyasaları, son dönemde büyük bir değişim ve belirsizlik döngüsünden geçiyor. Yatırımcıların ve analistlerin gözü, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ekonomisinden gelecek kritik verilere ve dev teknoloji şirketlerinin performansına çevrilmiş durumda. Yakın geçmişte, teknoloji sektörünün önde gelen oyuncularından Nvidia’nın güçlü finansal sonuçları piyasalara adeta bir nefes aldırırken, şimdi ise ABD’de açıklanacak olan istihdam raporu, faiz politikalarına dair ipuçları barındırdığı için büyük bir merakla bekleniyor. Bu iki ana eksen, küresel piyasaların kısa ve orta vadeli seyrini belirlemede kilit rol oynuyor.

Piyasalar, bir süredir teknoloji ve yapay zeka (YZ) şirketlerinin hisselerinde olası bir düzeltme yaşanabileceği endişesiyle hareket ediyordu. Ancak, bu endişelerin yerini, ABD merkezli çip üreticisi Nvidia’nın beklentilerin üzerinde gelen olağanüstü bilançosu sonrasında hissedilir bir rahatlama aldı. Yapay zeka devriminin en kritik oyuncularından biri olarak kabul edilen Nvidia’nın başarısı, sektörün genel sağlığı ve geleceği hakkında olumlu sinyaller verdi.

Nvidia’nın Yükselişi ve Yapay Zeka Ekonomisindeki Rolü

California merkezli çip devi Nvidia, mali takvimine göre 2026 mali yılının üçüncü çeyreğini kapsayan ve 26 Ekim’de sona eren üç aylık döneme ait finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, piyasaları adeta şaşkına çevirdi. Şirketin geliri, söz konusu üç aylık dönemde yıllık bazda tam yüzde 62 gibi çarpıcı bir artışla 57 milyar dolara ulaşarak analistlerin en iyimser tahminlerini bile geride bıraktı. Bu etkileyici büyüme sadece gelirle sınırlı kalmadı; Nvidia’nın net karı da aynı çeyrekte yıllık bazda yüzde 65 oranında artarak 31,9 milyar dolara yükseldi. Bu rakamlar, şirketin mevcut piyasa koşullarında ne kadar güçlü bir konumda olduğunu ve yapay zeka pazarındaki liderliğini pekiştirdiğini açıkça gösterdi.

Nvidia’nın Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, finansal sonuçları değerlendirdiği açıklamasında, şirketin en yeni ve çığır açıcı yapay zeka çipi olan Blackwell’in satışlarının beklentileri çok aşan bir performans sergilediğini vurguladı. Huang, yapay zeka teknolojisinin artık verimli bir döngüye girdiğini belirterek, “Daha fazla sektörde ve ülkede daha yeni temel model üreticileri ve sayısız yapay zeka girişimiyle yapay zeka ekosistemi hızla büyümeye devam ediyor,” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, yapay zekanın sadece bir trend değil, aynı zamanda küresel ekonomiyi dönüştürecek kalıcı bir güç olduğu yönündeki inancı daha da pekiştirdi.

Nvidia’nın bu denli güçlü finansal sonuçlar açıklamasının ardında yatan temel faktörlerden biri, şirketlerin yapay zeka altyapısına yaptıkları devasa yatırımlar. Yapay zeka teknolojileri, veri merkezlerinden otonom araçlara, sağlık hizmetlerinden finans sektörüne kadar geniş bir yelpazede devrim niteliğinde dönüşümlere yol açarken, bu dönüşümün kalbinde Nvidia gibi çip üreticilerinin sağladığı yüksek performanslı işlem gücü yatıyor. Şirketlerin bu altyapıya büyük harcamalar yapması gerektiği yönündeki endişeler, Nvidia’nın performansı sayesinde biraz olsun hafifledi; zira bu yatırımların karşılığının alınabileceği umudu arttı.

ABD İstihdam Piyasası ve Fed’in Faiz Politikası

Nvidia’nın yarattığı pozitif atmosferin yanı sıra, küresel piyasaların bir diğer önemli gündem maddesi de ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler. Fed’in son toplantısına ait yayımlanan tutanaklar, faiz indirimlerinin zamanlaması ve boyutu konusunda politika yapıcılar arasında belirgin görüş ayrılıkları olduğunu ortaya koydu. Tutanaklarda yer alan “Para politikasının kısa vadeli seyri tartışılırken, yetkililer, Komitenin aralık toplantısında hangi politika kararının en uygun olacağı konusunda güçlü şekilde farklılaşan görüşler dile getirdi,” ifadesi, Fed’in tek sesli bir duruş sergilemekten uzak olduğunu gösterdi.

Fed tutanaklarının ardından para piyasalarında, Banka’nın aralık ayında faiz indirimine gitme ihtimali yüzde 33 seviyelerine kadar geriledi. Bu durum, yatırımcıların Fed’in “daha uzun süre yüksek faiz” politikasını sürdürebileceği yönündeki algısını güçlendirdi. Ancak, bugün açıklanacak olan istihdam raporu, bu beklentileri önemli ölçüde değiştirebilecek potansiyele sahip. Analistler, ABD iş gücü piyasasına dair verilerin, özellikle tarım dışı istihdam ve işsizlik oranının, beklentilerden daha kötü gelmesi durumunda Fed’in faiz indirim beklentilerinin yeniden ivme kazanabileceğini belirtiyor. Zayıf bir istihdam piyasası, ekonomik aktivitede bir yavaşlamaya işaret ederek Fed’in büyümeyi desteklemek adına faiz indirimine yönelme olasılığını artırabilir.

Küresel Piyasa Göstergeleri: Tahvil, Dolar, Altın ve Petrol

Bu gelişmeler ışığında, küresel finans piyasalarındaki ana göstergeler de hareketlilik gösterdi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, Fed’in faiz indirim beklentilerinin azalmasıyla 3 baz puan artışla yüzde 4,14 seviyesine yükseldi. Tahvil faizlerindeki bu artış, genellikle daha sıkı para politikası beklentileriyle ilişkilendirilir ve risk iştahını bir miktar frenleyebilir. Dolar endeksi (DXY), Fed’in faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin azalmasıyla bir önceki gün yüzde 0,2 artışla 100,2 seviyesine çıkmışken, bugün 100 seviyelerinde seyrediyor. Doların gücü, gelişmekte olan piyasalar üzerinde baskı oluşturabilir.

Güvenli liman varlıklarından altın ise hisse senedi piyasalarında artan risk iştahı ve güvenli limanlara talebin azalmasıyla birlikte değer kaybetti. Altının onsu, yüzde 0,1 azalışla 4 bin 72 dolardan işlem görüyor. Risk iştahının artması genellikle yatırımcıların daha riskli varlıklara yöneldiği ve altından uzaklaştığı anlamına gelir. Emtia piyasalarında ise Brent petrolün varili, Ukrayna’nın, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sonlandırmak için hazırladığı barış planındaki bazı noktalara itiraz ettiğine dair iddiaların ardından yüzde 0,2 artışla 63,3 dolardan alıcı buldu. Jeopolitik riskler, petrol fiyatları üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmaya devam ediyor.

Büyük Borsaların Performansı: ABD, Avrupa ve Asya

New York Borsası Pozitif Seyretti

Nvidia’nın finansal sonuçları, New York borsasında da yankı buldu. Şirketin hisseleri, bilanço açıklanmadan önceki gün yüzde 2,9 yükselişle kapanırken, bugün vadeli piyasalarda yüzde 5’in üzerinde bir değer kazancı yaşadı. Bu, teknoloji devinin piyasa üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. ABD’li perakende şirketlerinin bilançoları da yatırımcılar tarafından yakından takip edildi. Home Depot’un ardından dün Target, Lowe’s ve TJX gibi büyük perakendeciler de finansal sonuçlarını açıkladı. Target’ın hisseleri, şirketin üçüncü çeyrek satışlarında düşüş yaşaması ve bu yıla ilişkin kar tahminini aşağı yönlü revize etmesi nedeniyle yüzde 2,8 değer kaybetti. Buna karşılık, Lowe’s’un hisseleri, üçüncü çeyrekte satışlarını artırmasının ardından yüzde 4 değer kazandı. TJ Maxx, Marshalls ve Home Goods’un çatı şirketi TJX’in hisseleri de, gelir ve karının beklentileri aşmasıyla yüzde 0,2 yükseldi. Bu karmaşık tablo, sektör bazında farklı dinamiklerin işlediğini gösterdi.

Bu gelişmelerle birlikte, Dow Jones endeksi yüzde 0,10, S&P 500 endeksi yüzde 0,38 ve Nasdaq endeksi ise yüzde 0,59 değer kazandı. ABD’de endeks vadeli kontratlar da güne pozitif bir başlangıç yaparak genel piyasa iyimserliğini yansıttı.

Avrupa’da Endeks Vadeli Kontratlar Güne Pozitif Başladı

Avrupa piyasaları, bir önceki gün Fed’e yönelik faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması ve teknoloji şirketlerine ilişkin “yüksek değerleme” endişelerinin etkisiyle risk iştahında bir miktar düşüş yaşamıştı. Ayrıca, ABD’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nı çözme yönündeki çabalarını yeniden artırması, Avrupa’daki savunma sanayi şirketlerinin hisseleri üzerinde bir baskı oluşturdu. Bölgede açıklanan ekonomik veriler de yakından izlendi. Avro Bölgesi’nde enflasyon, aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,1 ve çekirdek enflasyon yüzde 2,4 ile beklentiler dahilinde gerçekleşti. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikası üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletti.

İngiltere’de ise yıllık enflasyon ekim ayında yüzde 3,8’den yüzde 3,6’ya geriledi. Bu veri, İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves’ın 26 Kasım’da açıklayacağı “Sonbahar Bütçesi”nde geniş kapsamlı vergi artışlarının önünü açacağına dair endişeleri bir nebze olsun azalttı. Aynı zamanda, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) aralık ayında faiz indirimine gideceğine dair öngörüler güçlendi. Ancak tüm bu gelişmeler ışığında dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,47, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,44, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,18 ve Almanya’da DAX 40 yüzde 0,08 düşüşle günü tamamladı. Buna rağmen, Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne pozitif bir başlangıç yaparak toparlanma sinyalleri verdi.

Asya Borsalarında Japonya ve Güney Kore Rallisi

Nvidia’nın güçlü finansal sonuçları, Asya borsalarında da etkili oldu ve bölgedeki teknoloji şirketlerinin öncülüğünde sert yükselişler görüldü. Özellikle Japonya ve Güney Kore piyasaları bu durumdan olumlu etkilendi. Dolar/yen paritesi 157 seviyesine çıkarak yende bir zayıflama gösterirken, bu durum Japonya borsasını destekleyen önemli unsurlardan biri oldu. Zayıflayan yen, ihracatçı şirketlerin karlılığını artırarak hisselerinde yükselişe neden oldu. Çin hükümetinin konut satışlarını desteklemek amacıyla yeni bir teşvik paketi açıklayacağına dair haberler de Çin’deki emlak şirketlerinin hisselerinde artışa yol açtı.

Ancak Japonya için yendeki zayıflamayla birlikte Japon ekonomi yönetiminin döviz piyasasına müdahalede bulunabileceğine dair beklentiler de arttı. Öte yandan, Japonya’da tahvil piyasasına ilişkin endişeler artmaya devam etti. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,84’e kadar çıkarak 2008 yılından bu yana en yüksek seviyeyi, 20 yıllık tahvil faizi yüzde 2,87 ile 1998’den bu yana, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 3,39 ile ve 40 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,75 ile tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Bu durum, Japonya’nın uzun süredir düşük kalan tahvil faizleri politikasında önemli bir kırılma noktası olabilir.

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin 110 milyar dolarlık bir teşvik paketi hazırlayacağına yönelik haberler ise ülkede enflasyonun daha da artacağı endişelerini körüklerken, tahvil piyasasında satış baskısına neden oldu. Analistler, Japon ekonomisinin daralma kaydettiğini anımsatarak, yetkililerin teşvik paketi hazırlığında olmalarının temel nedenlerinden birinin bu ekonomik daralma olduğunu belirtiyorlar. Öte yandan, Çin Merkez Bankası (PBoC), 1 yıllık kredi faiz oranını yüzde 3’te, 5 yıllık kredi faiz oranını da yüzde 3,50’de sabit bıraktı.

Bu gelişmelerle, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,8, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2,7, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi ise yüzde 0,3 değer kazandı.

Borsa İstanbul ve Makroekonomik Gündem

Küresel piyasalardaki bu hareketliliğe paralel olarak Borsa İstanbul da kendi dinamikleriyle bir seyir izledi. Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,63 gibi önemli bir değer kazancıyla 10.903,91 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) ise BIST 30 endeksine dayalı aralık vadeli kontrat, dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,2 artış kaydetti. Dolar/TL kuru ise dün yatay bir seyirle 42,3522’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının hemen üzerinde, 42,3570’ten işlem görüyor.

Analistler, önümüzdeki dönemde piyasaların odağında yurt içi ve yurt dışı yoğun veri gündeminin olacağını belirtiyor. Yurt içinde tüketici güven endeksi gibi veriler takip edilirken, yurt dışında ise ABD’de açıklanacak istihdam raporu ve Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi başta olmak üzere kritik ekonomik göstergeler izlenecek. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.000 ve 11.100 seviyelerinin direnç, 10.800 ve 10.700 puanın ise destek konumunda bulunduğu ifade ediliyor. Bu teknik seviyeler, yatırımcılar için kısa vadeli stratejilerde önemli referans noktaları oluşturuyor.

Piyasalarda Bugün Takip Edilecek Önemli Veriler

Piyasaların nabzını tutacak ve yatırım kararlarını etkileyecek olan bugünkü veri takvimi şu şekilde:

  • 10.00 Türkiye: Ekim ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) – Enflasyonist baskılar ve dış ticaret üzerindeki etkileri açısından önemli.
  • 10.00 Türkiye: Kasım ayı tüketici güven endeksi – Tüketici harcamaları ve genel ekonomik aktiviteye dair ipuçları sunacak.
  • 10.00 Almanya: Ekim ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) – Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’daki enflasyon trendleri hakkında bilgi verecek.
  • 14.30 Türkiye: Haftalık para ve banka istatistikleri – Merkez Bankası rezervleri ve likidite durumuna dair göstergeler.
  • 16.30 ABD: Haftalık işsizlik başvuruları – İstihdam piyasasının kısa vadeli sağlığına işaret edecek.
  • 16.30 ABD: Kasım ayı Philadelphia Fed imalat endeksi – İmalat sektöründeki aktivite ve beklentileri yansıtacak.
  • 16.30 ABD: Eylül ayı işsizlik oranı – Fed’in para politikası kararları için kritik bir veri.
  • 16.30 ABD: Eylül ayı tarım dışı istihdam – İstihdam piyasasının en önemli göstergelerinden biri, Fed beklentilerini doğrudan etkileyecek.
  • 18.00 Avro Bölgesi: Kasım ayı tüketici güven endeksi – Bölge ekonomisindeki tüketici eğilimlerini gösterecek.
  • 18.00 ABD: Ekim ayı ikinci el konut satışları – Konut piyasası aktivitesini ve genel ekonomik sağlığı değerlendirmek için önemli.

Bu verilerin açıklanmasıyla birlikte, küresel piyasalarda yeni volatilite dalgalanmaları ve trend değişimleri yaşanabilir. Yatırımcıların, bu verileri yakından takip ederek stratejilerini güncellemeleri önem taşıyor.