Borsa İstanbul Haftalık Değerlendirme: BIST 100’de Dalgalı Seyir, Ekonomik Veriler ve Küresel Etkiler
Borsa İstanbul, geride bıraktığımız haftayı küresel piyasalardaki karmaşık görünüm ve yurt içinde açıklanan önemli ekonomik verilerin belirlediği dalgalı bir seyirle tamamladı. BIST 100 endeksi, özellikle hafta boyunca görülen satış baskısıyla birlikte genel olarak negatif bir kapanış yaparak yatırımcıların dikkatini çekti. Endeks, 10.550 ile 10.800 puan aralığında gidip gelirken, piyasa aktörleri bankacılık ve holding hisselerindeki belirgin zayıflığın nedenlerini sorguladı. Küresel makroekonomik beklentiler ve yerel ekonomik gelişmelerin kesişim noktası olan Borsa İstanbul, bu süreçte hem fırsatları hem de riskleri bir arada barındırdı.
Haftanın genelinde, ABD’den gelen faiz kararı beklentileri, enflasyon endişeleri ve jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalarda risk iştahını şekillendiren temel faktörler oldu. Bu durum, Türkiye piyasalarına da yansıyarak BIST 100 endeksinin yönünü belirlemede önemli rol oynadı. Yurt içinde ise sanayi üretimi verileri, cari işlemler hesabı dengesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervleri ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarındaki değişimler gibi makroekonomik göstergeler, hisse senedi piyasası üzerinde belirleyici etkiler yarattı. Bu verilerin piyasa beklentileriyle ne kadar örtüştüğü veya ayrıştığı, yatırımcıların pozisyon almasında kritik bir rol oynadı.
Haftalık Piyasa Analizi: BIST 100’deki Günlük Hareketler ve Sektörel Yansımalar
Borsa İstanbul’da her bir işlem günü, farklı dinamiklerle şekillenerek yatırımcılar için ayrı bir değerlendirme konusu oldu. Haftanın açılışından kapanışına kadar endeksin ve sektörlerin gösterdiği performanslar, hem teknik hem de temel analiz açısından önemli ipuçları sundu. Özellikle bankacılık ve holding gibi ağırlığı yüksek sektörlerdeki zayıf seyir, genel endeks performansını aşağıya çeken ana unsurlardan biri olarak öne çıktı. Öte yandan, bazı sektörler ise haftanın belirli günlerinde pozitif ayrışarak yatırımcıların ilgi odağı olmayı başardı.
Pazartesi: 11.000 Direnci Zorlandı, Satışlar Etkisini Gösterdi
Haftanın ilk işlem gününde BIST 100 endeksi, %1,24’lük bir düşüşle 10.789,03 puana gerileyerek haftaya negatif bir başlangıç yaptı. Toplam işlem hacmi 135,6 milyar TL olarak kaydedildi. Bu düşüşte, özellikle bankacılık endeksi %1,97, holding endeksi ise %0,29 oranında değer kaybetti. Bu durum, endeksin genel seyrini olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında yer aldı. Küresel piyasalarda ABD federal hükümetinin yeniden açılmasına yönelik haber akışı risk iştahını bir miktar artırmış olsa da, BIST 100 endeksi 11.000 puanlık psikolojik ve teknik direnç seviyesinden gelen satışlarla küresel olumlu havadan ayrışarak kendi dinamikleriyle hareket etti. Bu direnç seviyesi, yatırımcıların kâr realizasyonu yaptığı önemli bir nokta olarak kendini gösterdi.
Sektörler bazında bakıldığında, bilişim sektörü %0,84’lük yükselişle en fazla kazandıran sektör olurken, ulaştırma sektörü %3,14 ile en çok kaybettiren sektör olarak dikkat çekti. Ulaştırma sektöründeki bu sert düşüş, yakıt fiyatlarındaki olası artış endişeleri veya küresel ticaret hacmine yönelik beklentilerdeki zayıflamayla ilişkilendirilebilir. Pazartesi günü açıklanan önemli verilerden biri de Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan sanayi üretimi rakamlarıydı. Eylül ayında sanayi üretimi aylık bazda %2,2 düşüş gösterirken, yıllık bazda %2,9’luk bir artış kaydetti. Sanayi üretimindeki aylık düşüş, ekonomik aktivitede bir yavaşlama sinyali olarak algılanırken, yıllık bazdaki artış ise daha geniş bir perspektifte toparlanmanın devam ettiğini gösterdi. Ancak piyasa, kısa vadeli aylık düşüşe daha fazla tepki verdi.
Salı: Küresel Risk İştahı Zayıfladı, İnşaat Sektörü Kayıplarda
BIST 100 endeksi, Salı günü de düşüşünü sürdürerek %1,97 oranında geriledi ve 10.576,45 puandan kapanış yaptı. İşlem hacmi 174,5 milyar TL’ye yükseldi. Bankacılık endeksi %2,40, holding endeksi ise %1,33 değer kaybıyla haftanın ikinci gününde de zayıf performanslarını korudu. Küresel çapta risk iştahının zayıflaması, ABD Senatosu’nun geçici bütçe tasarısını onaylamasına rağmen devam etti ve bu durum iç piyasalara da olumsuz yansıdı. Özellikle ABD’deki faiz oranlarının geleceğine dair belirsizlikler ve enflasyonist baskılar, gelişmekte olan piyasaları kırılgan hale getirdi.
Sektörler arasında spor sektörü %0,79 ile en çok değer kazanan olurken, inşaat sektörü %4,47’lik sert kayıplarla günün en zayıf performansını sergiledi. İnşaat sektöründeki bu düşüş, artan maliyetler, konut satışlarındaki yavaşlama beklentileri veya sektöre özel düzenlemelerden kaynaklanmış olabilir. Analistler, teknik olarak BIST 100 endeksi için 10.400 ve 10.300 puan seviyelerinin önemli destek noktaları olduğunu, yukarı yönlü hareketlerde ise 10.700 ve 10.800 seviyelerinin direnç olarak takip edilmesi gerektiğini belirttiler. Bu teknik seviyeler, yatırımcıların alım satım kararlarında önemli referans noktaları teşkil etti.
Çarşamba: Madencilik Sektörü Parladı, Cari Fazla Pozitif Etki Yarattı
Haftanın üçüncü işlem gününde BIST 100 endeksi, bir önceki günkü kayıplarını kısmen telafi ederek %0,61 yükselişle 10.640,86 puana çıktı. İşlem hacmi ise 122,3 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Bankacılık endeksi %1,08 artış kaydederken, holding endeksi %0,75 düşüşle karışık bir seyir izledi. Bu günün en dikkat çekici performansı, %6,28’lik yükselişle madencilik sektöründen geldi. Uluslararası emtia fiyatlarındaki hareketlilik veya sektöre yönelik olumlu haber akışları, madencilik hisselerini yukarı taşıyan temel etkenler olabilir. Buna karşılık, orman-kağıt-basım sektörü %3,15 gerileyerek en çok düşen sektör oldu.
Yurt içinde açıklanan önemli bir veri de cari işlemler hesabı dengesiydi. Eylül ayında Türkiye’nin cari işlemler hesabı 1 milyar 112 milyon dolar fazla verdi. Altın ve enerji hariç cari fazla ise 6,8 milyar dolara ulaşarak ekonomik dengeler açısından olumlu bir sinyal verdi. Cari fazla, ülkenin dış ticaret dengesindeki iyileşmeyi ve döviz girişinin döviz çıkışından fazla olduğunu gösterir ki bu durum Türk Lirası üzerinde pozitif baskı yaratabilir. Ancak piyasa bu olumlu veriyi sınırlı bir yükselişle karşıladı, zira küresel risk algısı hala belirleyici olmaya devam etti.
Perşembe: Madencilikte Güçlü Seyir, KKM’de Dikkat Çekici Gelişmeler
Perşembe günü BIST 100 endeksi, %0,11’lik sınırlı bir düşüşle 10.628,63 puanda günü tamamladı. İşlem hacmi 116,6 milyar TL oldu. Bu gün, bankacılık endeksi %0,04 gibi cüzi bir yükselişle neredeyse yatay seyrederken, holding endeksi %0,18 geriledi. Madencilik sektörü, %4,48’lik yükselişle bir kez daha günün en fazla kazandıran sektörü olmayı başardı ve güçlü seyrini sürdürdü. Ticaret sektörü ise %1,52’lik düşüşle en çok değer kaybeden sektörler arasında yer aldı. Madencilik sektöründeki bu sürekli yükseliş, sektörün genel görünümüne olan güveni pekiştirirken, küresel talebin ve emtia fiyatlarının geleceğine dair beklentilerin de güçlendiğini gösterdi.
Ekonomik veriler cephesinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam rezervleri 1 milyar 449 milyon dolar artarak 185 milyar 47 milyon dolara yükseldi. Bu artış, ülkenin dış şoklara karşı direncini artırması açısından olumlu bir gelişme olarak yorumlandı. Aynı zamanda, Kur Korumalı Mevduat (KKM) bakiyesi 93,8 milyar TL’ye gerileyerek ilk kez 100 milyar TL’nin altına indi. KKM’deki bu düşüş, dövizden dönen mevduatlarda bir azalma olduğunu ve Türk Lirası’na olan güvenin artırılması yönündeki adımların kısmen başarılı olduğunu işaret etti. KKM’deki düşüşün devamlılığı, maliyetler ve para politikası üzerindeki baskıyı azaltma potansiyeli taşıyor.
Cuma: Fed Beklentileri Zayıfladı, Endeks Haftayı Ekside Kapattı
Haftanın son işlem gününde BIST 100 endeksi, %0,59 değer kaybederek 10.565,74 puana geriledi ve haftayı negatif bölgede tamamladı. İşlem hacmi 104 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Bu kapanışta, bankacılık endeksi %0,61, holding endeksi ise %1,16 düşüş yaşayarak hafta boyunca gözlemlenen zayıf performanslarını sürdürdüler. Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) aralık ayında faiz indirimi ihtimalinin %53,4’e gerilemesi, risk iştahını ciddi şekilde düşürdü. Faiz indirim beklentilerindeki bu zayıflama, gelişmekte olan piyasalardan fon çıkışına yol açabileceği endişesiyle Borsa İstanbul’u da olumsuz etkiledi.
Sektör endeksleri arasında, menkul kıymet yatırım ortaklığı sektörü %2,37 ile en fazla kazandıran olurken, iletişim sektörü %2,23 ile en çok kaybettiren sektör olarak öne çıktı. İletişim sektöründeki düşüş, regülasyonlar veya sektöre yönelik artan maliyet beklentileriyle açıklanabilir. Yurt içinde ise, TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yıl sonu enflasyon beklentisi %31,77’den %32,20’ye yükseldi. Enflasyon beklentilerindeki bu artış, faiz politikalarına yönelik belirsizlikleri artırarak piyasadaki genel havayı daha da bozdu. Yüksek enflasyon beklentileri, reel getirileri olumsuz etkileyerek hisse senedi piyasalarında temkinli bir duruşa neden oldu.
Sektörel Performansların Detaylı Analizi ve Genel Değerlendirme
Geçen hafta boyunca Borsa İstanbul’da sektörel performanslar oldukça çeşitli bir tablo çizdi. Özellikle bankacılık ve holding sektörlerinin endeks üzerindeki ağırlığı göz önüne alındığında, bu sektörlerdeki sürekli zayıflık, BIST 100’ün genel yükseliş potansiyelini sınırlayan temel bir faktör oldu. Yüksek faiz ortamı, kredi büyümesindeki yavaşlama beklentileri ve artan risk primleri, bankacılık hisseleri üzerinde baskı oluştururken, holdingler de iştiraklerinin genel performansından ve makroekonomik görünümden etkilendi. Bu durum, yatırımcıların daha çok defansif sektörlere veya potansiyeli olan niş alanlara yönelmesine neden oldu.
Madencilik sektörünün haftanın ortasından itibaren gösterdiği güçlü performans ise dikkat çekiciydi. Küresel emtia fiyatlarındaki hareketlilik, özellikle değerli metaller ve enerji hammaddelerine yönelik beklentiler, bu sektördeki şirketlerin hisselerini olumlu yönde etkiledi. Ancak ulaştırma, inşaat ve iletişim gibi sektörler, haftanın belirli günlerinde sert düşüşler yaşayarak genel piyasa belirsizliğinden nasibini aldı. Bilişim sektörü gibi bazı teknoloji odaklı alanlar ise kısmen pozitif ayrışmayı başardı. Bu sektörel ayrışmalar, piyasadaki risk algısının ve yatırımcıların sektör bazında tercih yaparken ne kadar seçici davrandığının bir göstergesiydi.
Gelecek Haftaya Bakış: Beklentiler ve Takip Edilecek Göstergeler
Piyasa analistleri, önümüzdeki hafta için yoğun bir veri gündeminin beklendiğini belirtiyor. Küresel ve yurt içi makroekonomik verilerin yanı sıra, merkez bankalarının faiz politikalarına yönelik açıklamalar ve jeopolitik gelişmeler, Borsa İstanbul’un seyrini belirlemede anahtar rol oynayacak. Özellikle yurt içinde açıklanacak enflasyon verileri, dış ticaret dengesi ve TCMB’nin olası para politikası adımları, piyasaların yakından takip edeceği gelişmeler olacak. Küresel tarafta ise ABD ve Avrupa’dan gelecek enflasyon, istihdam ve büyüme verileri, Fed ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz beklentilerini şekillendirecek.
Teknik analiz açısından bakıldığında, BIST 100 endeksi için 10.450 ve 10.350 puan seviyeleri önemli destek noktaları olarak öne çıkıyor. Bu seviyelerin altında kalıcılık, satış baskısının artmasına neden olabilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 10.650 ve 10.750 puan seviyeleri direnç olarak takip edilecek. Bu dirençlerin kırılması, endekste yeni bir yükseliş ivmesi başlatabilir. Yatırımcıların, özellikle yüksek volatilite dönemlerinde, kademeli alım ve satım stratejileri izlemesi, portföy çeşitlendirmesine gitmesi ve açıklanacak ekonomik verilere karşı dikkatli olması önerilmektedir. Küresel belirsizliklerin devam ettiği bu ortamda, risk yönetimi ve bilgiye dayalı karar alma süreçleri her zamankinden daha kritik hale gelmektedir.