Küresel Piyasalar Fed ve ABD-Çin Görüşmeleri Öncesi Karışık Seyirde: Riskler, Beklentiler ve Varlık Fiyatlarına Etkileri
Küresel piyasalar, yatırımcıların dikkatini ABD ve Çin arasında gerçekleşecek kritik görüşmelere ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yakından beklenen faiz kararına odaklamış durumda. Bu iki büyük gelişme öncesinde piyasalarda genel olarak karışık bir seyir hakimken, gelecek döneme ilişkin belirsizlikler ve fırsatlar iç içe geçiyor.
Dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin arasındaki ticari ve jeopolitik gerilimlerin seyrindeki değişimler, küresel risk iştahını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri olmaya devam ediyor. Son dönemde bu gerilimin azalacağına dair oluşan beklentiler, özellikle hisse senedi piyasalarında yükselişleri desteklerken, ABD’li şirketlerin açıkladığı güçlü bilançolar, çoğu şirketin şu ana kadar uygulanan gümrük vergilerinden önemli ölçüde etkilenmediğini gösteriyor. Bu durum, yatırımcılar arasında kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da, uzun vadeli ve yapısal sorunların tam olarak çözülüp çözülmeyeceği konusunda tereddütler sürüyor. Özellikle ulusal güvenlik, teknoloji rekabeti ve fikri mülkiyet hakları gibi temel sorunların Başkan Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki görüşmede tamamen çözüme kavuşması beklenmiyor.
ABD-Çin İlişkilerindeki Gelişmeler ve Diplomatik Süreç
ABD Başkanı Donald Trump’ın Asya turu, diplomatik trafiğin yoğunlaştığını gösteriyor. Japonya’da başbakan seçilen Takaiçi Sanae ile bir araya gelen Trump, ABD-Japonya ilişkilerinin tarihsel olarak benzeri görülmemiş bir güce ulaşacağını vurguladı. Bu tür üst düzey temaslar, bölgedeki jeopolitik dengeler açısından büyük önem taşıyor. Öte yandan, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi’nin Washington yönetimine yaptığı çağrı, 30 Ekim’de Güney Kore’de gerçekleşecek Trump ve Şi Cinping görüşmesi öncesinde tansiyonu düşürme ve farklılıkları baskı yoluyla değil, diyalog yoluyla çözme isteğini yansıtıyor. Bu çağrı, Çin’in müzakerelere açık olduğunu ancak kendi çıkarlarından da ödün vermeyeceğini gösteren bir sinyal olarak algılanabilir.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in, Çin’in kritik minerallere yönelik ihracat kontrollerini ertelemesini beklediği yönündeki açıklaması ise, ticaret savaşlarının gölgesinde kalan önemli bir konuya dikkat çekiyor. Nadir toprak elementleri gibi stratejik mineraller, yüksek teknoloji ürünlerinin üretimi için hayati öneme sahip olup, Çin bu alanda küresel tedarik zincirinde dominant bir konumdaddu. Bu tür kontrollerin uygulanıp uygulanmaması, birçok teknoloji şirketinin üretim maliyetlerini ve tedarik güvenliğini doğrudan etkileyebilir.
Fed Faiz Kararı Beklentileri ve Küresel Ekonomiye Etkileri
Piyasaların diğer önemli odağı ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yarın açıklayacağı faiz kararı. Para piyasalarında, Fed’in politika faizini 25 baz puan düşüreceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Bu beklenti, küresel ekonomik büyümedeki yavaşlama işaretleri, enflasyon hedeflerinin altında kalması ve ABD-Çin ticaret gerilimlerinin olası olumsuz etkilerini önleme amacı taşıyan genişleyici bir para politikası sinyali olarak yorumlanıyor. Bir faiz indirimi, borçlanma maliyetlerini düşürerek şirket yatırımlarını ve tüketici harcamalarını teşvik etmeyi hedefleyebilir. Ancak bu, aynı zamanda Fed’in ekonomik görünümdeki riskleri ciddiye aldığına dair bir işaret olarak da algılanabilir. Faiz kararının yanı sıra, Fed’in gelecekteki para politikasına ilişkin yapacağı açıklamalar (forward guidance), piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacaktır. Bu açıklamalar, Fed’in şahin mi yoksa güvercin mi bir duruş sergilediği konusunda ipuçları verecek ve varlık fiyatlarını doğrudan etkileyecektir.
Küresel Varlık Piyasaları Üzerindeki Etkiler
Ticari gerilimlerin azalacağına yönelik beklentiler ve Fed’in olası faiz indirimi, küresel varlık sınıflarında farklı tepkilere yol açıyor.
Altın Piyasası
ABD ve Çin arasındaki ticari gerilimlerin azalmasıyla birlikte yatırımcıların güvenli liman varlıklara olan talebi azalıyor. Bu durum, geleneksel olarak belirsizlik dönemlerinde değer kazanan altın fiyatlarını baskılıyor. Dün yüzde 3,2 değer kaybeden altının onsu, şu dakikalarda önceki kapanışa göre yüzde 0,50 düşüşle 3 bin 962 dolardan işlem görüyor. Altının bu düşüşü, küresel risk iştahının kısmen toparlandığına ve yatırımcıların daha riskli varlıklara yöneldiğine işaret ediyor.
Tahvil ve Döviz Piyasaları
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, Fed’in olası faiz indirimi beklentileri ve küresel risk algısındaki değişimlerle yüzde 4’ün altına gerileyerek yüzde 3,98 seviyesinde seyrediyor. Tahvil faizlerindeki düşüş, tahvil fiyatlarının yükseldiği ve yatırımcıların hala belli bir düzeyde güvenli liman arayışında olduğunu gösterebilir. Dolar endeksi ise yüzde 0,2 azalışla 98,6 seviyesine inmiş durumda. Fed’den beklenen faiz indirimi, doların diğer majör para birimleri karşısında değer kaybetmesine neden olabilirken, küresel risk iştahındaki toparlanma da doların güvenli liman çekiciliğini azaltabilir.
Petrol Piyasası
Brent petrolün varil fiyatı ise OPEC+ ülkelerinin üretimi artırabileceğine yönelik haber akışıyla yüzde 0,7 azalışla 64,7 dolara geriledi. Petrol fiyatları, küresel ekonomik büyüme beklentileri, arz-talep dengesi ve OPEC+’nın üretim politikaları gibi faktörlerden yoğun şekilde etkilenir. Üretim artışı beklentisi, küresel arzın artacağı ve dolayısıyla fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturacağı endişesini beraberinde getiriyor.
Borsa Piyasalarında Pozitif Rüzgarlar
New York Borsası Pozitif Seyretti
New York borsası, genel olarak pozitif bir gün geçirdi. Çin’in nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kontrollerini erteleyebileceğine yönelik beklentiler sonrasında sektörde faaliyet gösteren şirketlerin hisselerinde yaşanan düşüş dikkat çekti. Energy Fuels’in hisseleri yaklaşık yüzde 11, USA Rare Earth’ün hisseleri yüzde 8’den fazla ve MP Materials’ın hisseleri yüzde 7’nin üzerinde değer kaybetti. Bu durum, tedarik zinciri üzerindeki risk algısının hala güçlü olduğunu ve spekülatif hareketlerin yaşanabildiğini gösteriyor.
Buna karşılık, teknoloji sektöründe önemli gelişmeler yaşandı. Veri merkezi pazarında Nvidia’ya rakip olacak yapay zeka çipini tanıtan ABD’li çip şirketi Qualcomm’un hisseleri yaklaşık yüzde 11 yükseldi. Bu gelişme, yapay zeka teknolojilerine yönelik artan talebi ve sektördeki rekabetin kızıştığını gözler önüne seriyor. Ayrıca, ABD Enerji Bakanlığı ve yarı iletken şirketi Advanced Micro Devices’ın (AMD), 1 milyar dolarlık işbirliği kapsamında iki yeni nesil süper bilgisayar geliştirileceğini duyurması sonrasında da AMD’nin hisseleri yaklaşık yüzde 3 yükseldi. Bu tür teknolojik atılımlar, şirketlerin inovasyon kapasitesini ve gelecekteki büyüme potansiyellerini yansıtarak yatırımcıların ilgisini çekiyor.
Bu hafta, Microsoft, Alphabet (Google’ın ana şirketi), Meta (Facebook), Apple ve Amazon’un aralarında olduğu dev şirketlerin açıklayacağı bilançolar da yatırımcıların odağında yer alacak. Bu teknoloji devlerinin finansal performansları, genel piyasa sağlığı ve küresel ekonomik görünüm hakkında önemli ipuçları sağlayacak. Bu gelişmelerle Dow Jones endeksi yüzde 0,71, S&P 500 endeksi yüzde 1,23 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,86 değer kazandı. Ancak, ABD’de endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı, bu da piyasalardaki oynaklığın devam ettiğini ve açılış öncesi temkinli bir duruş sergilendiğini gösteriyor.
Avrupa Borsaları Yükseldi
Avrupa borsalarında da dün ticari gerilimlerin azalacağına yönelik iyimserlikle yükseliş eğilimi hakimdi. Yatırımcılar, ABD-Çin arasındaki potansiyel ilerlemelerin Avrupa ekonomileri üzerindeki baskıyı hafifleteceğini umuyor. Makroekonomik veri tarafında, Almanya’da Ifo İş Ortamı Güven Endeksi, şirketlerin gelecek aylara ilişkin beklentilerinin iyileşmesinin etkisiyle ekimde yükseldi. Almanya ekonomisinin nabzını tutan bu endeks, sanayi ve ticarete ilişkin İş Ortamı Güven Endeksi’nin eylüldeki 87,7 seviyesinden bu ay 88,4 puana çıkmasıyla toparlanma sinyali verdi. Ifo endeksindeki bu artış, Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisi olan Almanya’daki iş dünyasının geleceğe daha olumlu baktığını ve ekonomik aktivitede bir canlanma beklentisini gösteriyor.
Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,09, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,28, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,16 değer kazandı. Avrupa genelinde endeksler günü yükselişle kapatsa da, vadeli kontratlar güne düşüşle başladı, bu da Asya ve ABD’deki sabah seansındaki temkinli görünümün Avrupa’ya da yansıdığını düşündürüyor.
Asya Borsaları Karışık Seyretti
Asya borsalarında ise bugün karışık bir seyir öne çıkıyor. Bölgedeki yatırımcılar, Trump’ın Asya turundan gelecek haber akışını ve ABD-Çin ilişkilerindeki gelişmeleri yakından takip ediyor. Analistler, bu haber akışının piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını belirtiyor. Öte yandan, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) perşembe günü açıklayacağı faiz kararı ve karara ilişkin bankadan gelecek açıklamalar da piyasaların odağında yer alıyor. BoJ’un ultra gevşek para politikasını sürdürmesi beklenirken, olası bir politika değişikliği veya geleceğe yönelik daha şahin bir ton, küresel piyasalar için önemli yankılar uyandırabilir.
Bu gelişmelerle, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,5, Güney Kore’de Kospi endeksi de yüzde 1,2 gerilerken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,4 yükseldi. Hong Kong’da Hang Seng endeksinde ise yatay bir seyir izleniyor. Bölgesel piyasalardaki bu farklılaşma, her ülkenin kendi iç dinamikleri, ABD-Çin ticaret savaşlarına olan farklı maruziyetleri ve merkez bankası politikalarının etkileşimini yansıtıyor.
Borsa İstanbul ve İç Piyasa Dinamikleri
Borsa İstanbul’da Güncel Durum ve İşlem Saatleri
Borsa İstanbul’da dün satış ağırlıklı bir seyir izlendi. BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,81 değer kaybederek 10.853,43 puandan tamamladı. Küresel risk iştahındaki dalgalanmalar ve iç piyasa dinamikleri, endeks üzerinde baskı oluşturdu. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 azaldı. Dolar/TL kuru ise dün günü yüzde 0,2 azalışla 41,8685’ten tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında 41,9613’ten işlem görüyor. Kurdaki bu hafif yükseliş, küresel dolar hareketleri ve yerel faktörlerin birleşimiyle açıklanabilir.
Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle pay piyasalarında işlem saatlerinde değişiklik yapılacak. Saat 12.30’a kadar sürekli müzayede işlemleri gerçekleşirken, saat 12.30-12.40 arasında ise kapanış seansı yapılacak. Tatil nedeniyle kısa süreli işlem seansı, piyasa likiditesini ve volatiliteyi etkileyebilir, bu da yatırımcılar için ek bir risk faktörü oluşturabilir.
Takip Edilmesi Gereken Veriler ve Teknik Seviyeler
Analistler, bugün Almanya’da GfK tüketici güven endeksinin, ABD’de Richmond Fed imalat sanayi endeksi ve New York Fed tüketici güven endeksinin takip edileceğini belirtiyor. Bu veriler, küresel ekonomik aktivite ve tüketici güveni hakkında önemli bilgiler sağlayarak piyasaların yönünü etkileyebilir. Özellikle Almanya’daki tüketici güveni, Euro Bölgesi’nin genel ekonomik sağlığı için bir gösterge niteliğindeyken, ABD’deki bölgesel imalat ve tüketici güven endeksleri, Fed’in gelecekteki faiz kararları üzerinde etkili olabilir.
Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.750 ve 10.650 seviyelerinin destek, 11.000 ve 11.100 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu ifade etti. Bu seviyeler, yatırımcılar için alım-satım kararlarında önemli referans noktaları teşkil ediyor. Destek seviyeleri düşüşlerin durabileceği, direnç seviyeleri ise yükselişlerin zorlanabileceği noktaları işaret eder.
Piyasalarda Bugün Takip Edilecek Veriler:
- 10.00 Almanya, Kasım Ayı GfK Tüketici Güven Endeksi: Alman tüketicilerinin harcama eğilimleri ve ekonomiye bakış açısını yansıtır.
- 17.00 ABD, Ekim Ayı Richmond Fed İmalat Sanayi Endeksi: Orta Atlantik bölgesindeki imalat aktivitesinin bir göstergesidir.
- 17.00 ABD, Ekim Ayı New York Fed Tüketici Güven Endeksi: New York eyaleti tüketicilerinin ekonomik beklentilerini ve güven düzeyini ölçer.
Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, küresel piyasaların oldukça dinamik ve belirsizliklerle dolu bir dönemden geçtiği açıkça görülüyor. ABD-Çin görüşmelerinin sonuçları, Fed’in faiz kararı ve açıklayacağı yol haritası, önümüzdeki günlerde piyasaların seyrini belirleyecek ana unsurlar olacaktır. Yatırımcıların bu dönemde temkinli hareket etmeleri ve küresel gelişmeleri yakından takip etmeleri büyük önem taşımaktadır.