Trump’ın Tarife Ertelemesi New York Borsası’nda Tarihi Ralli Başlattı: Piyasalar Nefes Aldı
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin hariç diğer ticaret ortaklarına yönelik ek tarifeleri 90 gün süreyle askıya aldığını duyurması, New York borsasında büyük bir rahatlama ve yatırımcılar arasında güçlü bir iyimserlik dalgası yarattı. Bu karar, uzun süredir devam eden ticaret savaşı endişelerinin bir nebze olsun hafiflemesine neden olurken, gün sonunda piyasalarda adeta bir ralli yaşandı. Yatırımcılar, belirsizliğin azalması ve müzakereler için bir pencerenin açılmasıyla hisse senedi piyasalarına akın etti ve endeksler rekor seviyelerde yükseliş kaydetti.
Kapanış zilinin çalmasıyla birlikte, Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık 3000 puanlık devasa bir değer kazancı yaşayarak yüzde 7,87 oranında artışla 40.608,45 puana ulaştı. Bu, sadece son dönemlerin değil, aynı zamanda Mart 2020’den bu yana kaydedilen en büyük günlük artışlardan biri olarak tarihe geçti. Küresel ekonominin belirsizliklerle boğuştuğu bir dönemde, bu türden bir yükseliş, piyasaların Trump’ın kararına ne denli olumlu tepki verdiğinin net bir göstergesiydi.
Benzer şekilde, S&P 500 Endeksi de güçlü bir performans sergiledi. Yüzde 9,51’lik etkileyici bir artışla 5.456,80 puana yükselen endeks, 2008 yılından bu yana en büyük günlük kazancını elde etmiş oldu. Bu yükseliş, geniş tabanlı piyasa sağlığının ve ekonomik toparlanmaya ilişkin artan güvenin bir işaretçisiydi. Yatırımcılar, özellikle teknoloji ve büyüme odaklı şirketlere yönelerek piyasanın genel yükselişine önemli katkıda bulundular.
Teknoloji ağırlıklı Nasdaq Endeksi ise günün en parlak yıldızı oldu. Yüzde 12,16 gibi çarpıcı bir kazançla 17.124,97 puana fırlayan Nasdaq, Ocak 2001’den bu yana en büyük günlük artışını ve tüm tarihinde kaydettiği ikinci en yüksek günlük kazancını kaydetti. Bu olağanüstü performans, özellikle teknoloji devlerinin küresel ticaretin ve ekonomik büyümenin geleceğinde kritik bir rol oynayacağına dair inancın tazelenmesini yansıtıyordu. Büyük teknoloji şirketlerinin hisselerindeki yukarı yönlü ivme, endeksin bu denli dramatik bir yükseliş göstermesinin ana nedenlerinden biriydi.
Donald Trump’ın tarifelerle ilgili son açıklamaları, ABD’nin ticaret politikasının ekonomik etkileri konusunda uzun süredir derin endişeler taşıyan yatırımcıları belirgin bir şekilde rahatlattı. Ticaret savaşlarının küresel ekonomiye verebileceği zararlar konusundaki kaygılar, piyasaların üzerinde kara bulutlar gibi dolaşıyordu. Bu 90 günlük erteleme kararı, bir “ateşkes” niteliği taşıyarak müzakereler için bir fırsat penceresi açtı ve küresel ticaretin daha öngörülebilir bir geleceğe doğru ilerleyebileceği umudunu yeşertti.
Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, ticaret engelleri, tarifeler, kur manipülasyonu ve parasal olmayan tarifeler gibi kritik konularda çözümler bulmak amacıyla 75’ten fazla ülkenin kendileriyle doğrudan iletişime geçtiğini aktardı. Bu açıklama, ABD’nin uyguladığı sert ticaret politikalarının uluslararası alanda ne denli yankı uyandırdığını ve birçok ülkenin bu konuda bir çıkış yolu aradığını gösteriyordu.
Trump ayrıca, bu ülkelerin ABD’ye karşı hiçbir şekilde misillemede bulunmadığının altını çizdi. Bu durum, ticaret müzakereleri için olumlu bir zemin oluştururken, ek tarifelerin 90 gün süreyle durdurulmasını ve bu süre zarfında yüzde 10’luk temel tarife oranının uygulanmasını onayladığını kaydetti. Bu erteleme, küresel tedarik zincirleri ve uluslararası ticaret üzerindeki ani baskıyı hafifleterek, şirketlere ve ekonomilere nefes alma alanı sağladı.
Ancak, Trump’ın kararı tek tip değildi. Çin’e uyguladığı tarifeyi ise dikkat çekici bir şekilde yüzde 125’e çıkardığını açıkladı. Bu karar, ABD’nin Çin’e karşı uyguladığı ticari baskının devam edeceğinin ve hatta artacağının açık bir işaretiydi. Piyasalar genel bir rahatlama yaşarken, Çin ile ilgili ticari gerilimlerin uzun vadede devam edebileceği endişesi de tamamen ortadan kalkmamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce 2 Nisan’ı “kurtuluş günü” olarak nitelendirmiş ve ABD’nin ticaret partnerlerine uygulanacak karşılıklı tarife oranlarını açıklamıştı. O dönemde, temel tarife oranının yüzde 10 olacağını belirtmiş, ancak diğer ülkelerin ABD’ye uyguladığı tarifeleri ve tarife dışı engelleri hesaba katarak ülkeye göre değişen oranlarda gümrük vergileri paylaşmıştı. Bu ilk açıklamalar, piyasalarda ciddi bir “ticaret savaşı” endişesi yaratmış ve pay piyasalarında sert düşüşlere yol açmıştı. Bugünkü erteleme kararı, o dönemdeki endişelerin bir miktar geri çekilmesine olanak tanıdı.
Analistler, Trump’ın tarife politikasına ilişkin temel belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığını, ancak 90 günlük ertelemenin, uluslararası ticaret ortakları arasında müzakereler için önemli bir zaman dilimi sunduğunu ve bu açıdan olumlu karşılandığını belirtti. Bu süre zarfında, tarafların daha kalıcı çözümler bulma şansı olabileceği düşünülüyor. Piyasalardaki rahatlama, bu müzakere penceresinin açılmasına verilen bir tepkiydi.
Piyasalardaki bu gelişmelerle birlikte, yatırımcılar arasında “korku endeksi” olarak da bilinen VIX Endeksi de keskin bir düşüş yaşadı. Yüzde 35’in üzerinde bir gerilemeyle 33,62 değerine inen VIX, piyasadaki risk algısının önemli ölçüde azaldığını ve volatilite beklentilerinin düştüğünü gösterdi. Öte yandan, ABD’nin 10 yıllık devlet tahvili faizleri yüzde 4,33 seviyesine yükseldi. Bu durum, yatırımcıların daha riskli varlıklara yöneldiğini ve ekonomik büyüme beklentilerinin arttığını işaret ediyordu, zira güvenli liman olarak görülen tahvillerden çıkışlar yaşandı.
“Muhteşem Yedili” olarak adlandırılan teknoloji devlerinin hisseleri de Trump’ın açıklamasından sonra büyük bir yükseliş trendine girdi. Bu şirketler, küresel ekonominin lokomotifleri olarak kabul ediliyor ve performansları piyasa genelini önemli ölçüde etkiliyor. Amazon’un hisseleri yüzde 11,98, Meta’nın hisseleri yüzde 14,76, Nvidia’nın hisseleri yüzde 18,72, Alphabet’in hisseleri yüzde 9,88, Microsoft’un hisseleri yüzde 10,13, Apple’ın hisseleri yüzde 15,33 ve Tesla’nın hisseleri yüzde 22,69 gibi çarpıcı oranlarda değer kazandı. Bu devlerin hisselerindeki bu ani artış, teknoloji sektörüne ve genel olarak büyüme hisselerine olan güvenin yeniden canlandığını gösteriyordu.
Öte yandan, ABD Merkez Bankasının (Fed) son toplantısına ilişkin tutanaklar da yatırımcılar tarafından yakından takip edildi. Banka’nın tutanakları, ticaret tarifelerine ilişkin süregelen endişeleri açıkça ortaya koydu. Fed yetkililerinin, ABD ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorluklar ve belirsizlikler karşısında ne denli dikkatli hareket ettiğini gözler önüne serdi.
Tutanaklarda, Fed yetkililerinin istihdam ve ekonomik büyümeye yönelik aşağı yönlü risklerin arttığı, enflasyona yönelik ise yukarı yönlü risklerin devam ettiği görüşünde olduğu aktarıldı. Bu, ticaret politikalarının ve küresel ekonomik gelişmelerin, Fed’in para politikası kararları üzerinde ne kadar etkili olduğunu gösteren önemli bir detaydı. Ticaret gerilimleri, tedarik zincirlerini bozarak enflasyonu artırma potansiyeline sahipken, aynı zamanda küresel talebi düşürerek büyümeyi yavaşlatma riski taşıyordu.
Fed’in tutanaklarında şu ifadeye de yer verildi: “Para politikasının görünümünü tartışırken yetkililer, bir dizi hükümet politikasının ekonomik görünüm üzerindeki net etkisine ilişkin belirsizliğin yüksek olduğunu, ihtiyatlı bir yaklaşım benimsenmesini uygun kıldığını belirtti.” Bu açıklama, Fed’in ekonomik gidişatın sadece geleneksel makroekonomik verilerle değil, aynı zamanda hükümetin uyguladığı politikalarla da şekillendiğinin farkında olduğunu ve bu belirsizlik ortamında temkinli adımlar atmayı tercih ettiğini vurguluyordu.
Analistler, ABD’de enflasyonun gelecekteki seyrine ilişkin daha net bilgiler elde etmek amacıyla yarın açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin yakından takip edileceğini belirtti. TÜFE verileri, Fed’in faiz oranları ve para politikası kararları üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğu için büyük önem taşıyor. Ticaret tarifelerinin enflasyon üzerindeki olası etkileri de bu veriler ışığında daha iyi anlaşılacak ve piyasaların bir sonraki adımı için yön gösterici olacaktır.