Yabancı sermayenin gözdesi hangi hisseler oldu

Yabancı Yatırımcılar Borsa İstanbul’da Yeni Rota Belirledi: Hangi Sektörler ve Hisseler Gözde Oldu?

Türkiye ekonomisinde Mayıs 2023 seçimlerinin ardından yaşanan değişim, yabancı yatırımcıların Türk Lirası varlıklara olan ilgisini yeniden canlandırdı. Yeni ekonomi yönetimi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) attığı adımlar, sermaye piyasalarında uzun süredir beklenen hareketliliği beraberinde getirdi. Özellikle 2023 yılının ikinci yarısından itibaren gözle görülür bir şekilde artan yabancı ilgisi, ilk etapta bankacılık hisseleri üzerinde yoğunlaşmıştı. Uluslararası bankaların peş peşe yayımladığı raporlar da bu eğilimi destekler nitelikteydi. Ancak 2024 yılına girilmesiyle birlikte bu trendde önemli bir dönüşüm yaşandığı gözlemleniyor. Yabancı yatırımcılar, bankacılık sektörünün ötesine geçerek holdingler, sanayi şirketleri ve gelecek vadeden ‘hikayesi olan’ hisselere yönelerek Borsa İstanbul’da daha geniş bir yelpazede pozisyonlarını artırma eğilimine girdi. Bu durum, Türkiye piyasalarındaki yatırım fırsatlarının çeşitlendiğini ve yabancı sermayenin farklı sektörlerde büyüme potansiyeli aradığını gösteriyor.

Bu yeni dönemdeki yabancı yatırımcı hareketliliğini daha yakından incelemek amacıyla, 29 Aralık 2023 kapanışından 8 Şubat 2024 kapanışına kadar Borsa İstanbul’da işlem gören şirket hisselerindeki yabancı payı değişimleri detaylı bir analize tabi tutuldu. İş Yatırım tarafından yapılan hesaplamalara dayanan bu kapsamlı inceleme, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu: BİST TÜM endeksinde yer alan toplam 514 hisseden tam 313’ünde yabancı yatırımcıların pozisyonlarını artırdığı belirlendi. Bu, yabancı sermayenin piyasaya olan güveninin ve çeşitlendirme arayışının önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Yabancıların bu denli geniş bir hisse yelpazesinde alım yapması, piyasanın genel sağlığına ve gelecek beklentilerine dair olumlu bir sinyal olarak yorumlanıyor. Söz konusu dönemde BİST TÜM endeksi, Türk Lirası bazında yüzde 28’in üzerinde bir getiri sağlayarak yatırımcısına kazançlı bir süreç sundu. Bu performans, küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen Borsa İstanbul’un cazibesini koruduğunu teyit ediyor.

Yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul'daki pay değişimleri grafiği

Yabancı yatırımcıların BİST TÜM endeksi hisseleri arasında payını en çok artırdığı şirket Altınyunus Çeşme oldu. 29 Aralık’ta halka açık payları arasında sadece yüzde 6,73 olan yabancı pozisyonu, 8 Şubat itibarıyla yüzde 19,38’e kadar yükseldi. Bu dikkat çekici artış, şirketin gelecek beklentilerine yönelik güçlü bir yabancı yatırımcı inancını yansıtıyor olabilir. Özellikle turizm sektöründeki potansiyel ve şirketin konumu bu ilgiyi tetiklemiş olabilir. İkincilik koltuğuna oturan Türk Telekom da benzer bir ivme yakaladı; şirketteki yabancı oranı yüzde 16,46’dan yüzde 26,22’ye çıktı. Telekomünikasyon sektöründeki büyüme ve şirketin sağlam yapısı, yabancıların radarında kalmasını sağladı. Yapı malzemeleri sektöründen Dofer Yapı Malzemeleri’nde yabancı payı yüzde 1,43’ten yüzde 10,9’a ulaşarak kayda değer bir artış sergiledi. İnşaat ve altyapı projelerindeki hareketlilik bu artışta etkili olmuş olabilir. Yenilenebilir enerji sektörünün parlayan yıldızlarından Akfen Yenilenebilir Enerji ise yüzde 20,69 olan yabancı oranını yüzde 28,99’a taşıyarak sürdürülebilir enerji projelerine olan global ilgiyi bir kez daha gözler önüne serdi. Bu şirketlerin farklı sektörlerden gelmesi, yabancıların artık tek bir alana değil, çeşitli büyüme potansiyellerine odaklandığını ve portföylerini çeşitlendirme stratejisi izlediğini açıkça gösteriyor. Bu durum, Borsa İstanbul’un derinleşmesi ve farklı sektörlerin uluslararası arenada tanınması açısından da önem taşıyor.

Ancak her hissede durum aynı yönde ilerlemedi. Yabancı yatırımcıların BİST TÜM endeksi şirketleri arasında pozisyonunu en çok azalttığı hisse VBT Yazılım oldu. 29 Aralık’ta halka açık payları arasında yüzde 21,01 olan yabancı oranı, 8 Şubat itibarıyla yüzde 1,51 gibi oldukça düşük bir seviyeye geriledi. Bu keskin düşüş, şirkete yönelik yabancı yatırımcı algısında önemli bir değişimi veya portföyde yeniden dengeleme ihtiyacını işaret ediyor olabilir. Güneş enerjisi sektöründen Alfa Solar Enerji hisselerinde de benzer bir durum yaşandı; yabancı payı yüzde 16,85’ten yüzde 8,52’ye düştü. Yenilenebilir enerji sektöründeki genel ilginin yanı sıra, şirket özelindeki gelişmeler veya karlılık beklentileri bu düşüşte etkili olmuş olabilir. DOCO paylarında ise yüzde 43,38’den yüzde 36,34’e bir azalma görülürken, İnvestco Holding’te yabancı oranı yüzde 14,47’den yüzde 7,76’ya geriledi. Bu azalmaların nedenleri arasında şirket özelindeki gelişmeler, sektör beklentilerindeki değişimler, kar realizasyonları veya yabancı portföylerindeki yeniden dengeleme stratejileri yer alabilir. Yabancı yatırımcıların daha dinamik ve fırsat odaklı hareket ettiği bu dönemde, bazı hisselerde pozisyon azaltımına gitmeleri doğal bir sonuç olarak karşımıza çıkıyor.

Türkiye’nin en büyük ve likit şirketlerini barındıran BİST 100 endeksindeki yabancı yatırımcı hareketleri de dikkatle incelendi. Bu endeks özelinde, 43 şirket hissesinde yabancı payı artarken, 57’sinde ise bir azalma gözlemlendi. Bu durum, yabancıların BİST 100 içerisindeki seçici yaklaşımlarını ve portföy tercihlerini daha net ortaya koyuyor. BİST 100 şirketleri arasında yabancı oranının en çok arttığı hisse, BİST TÜM endeksinde de yükselişiyle dikkat çeken Türk Telekom oldu. Şirketin güçlü altyapısı ve abone sayısı, yabancı ilgisinin devam etmesinde önemli bir rol oynadı. Türk Telekom’u yine yenilenebilir enerji sektöründen Akfen Yenilenebilir Enerji izlerken, BİST 100’de en çok payı artan üçüncü şirket ise teknoloji firmalarından Mia Teknoloji oldu. Mia Teknoloji’deki yabancı oranı yüzde 7,3’ten yüzde 10,47’ye çıkarak, teknolojiye olan yabancı ilgisini pekiştirdi ve gelecek vaat eden sektörlere yönelimi destekledi. Perakende ve tekstil sektörlerinden Mavi Giyim’de yüzde 42,24 olan pay yüzde 45,35’e yükselirken, Türkiye’nin önde gelen holdinglerinden Koç Holding’te yüzde 62,54 olan yabancı oranı yüzde 65,26’ya ulaşarak holdinglerin yabancı yatırımcı nezdindeki sağlam konumunu koruduğunu gösterdi. Bankacılık sektöründen Yapı Kredi de yüzde 37,76’dan yüzde 39,99’a bir artış yaşarken, Albaraka Türk’te ise yüzde 17,52 olan pay yüzde 10,91’e gerileyerek bankacılık sektöründeki ayrışmanın devam ettiğini gösterdi. Bu ayrışma, yabancıların bankalar arasında bile seçici davrandığını ve risk/getiri beklentilerine göre hareket ettiğini ortaya koyuyor.

BİST 100 hisseleri arasında yabancı payının en çok azaldığı hisselerden biri Alfa Solar olurken, onu sanayi sektöründen Borusan izledi. Borusan’da 29 Aralık’ta yüzde 13,33 olan yabancı payı yüzde 9,06’ya indi. Bu düşüş, şirket özelindeki haberler veya genel sanayi sektörüne yönelik beklentilerle ilgili olabilir. Teknoloji firmalarından Penta Teknoloji hisselerinde de yüzde 19,24’ten yüzde 15,3’e bir düşüş kaydedilirken, çimento sektöründen Akçansa’da yabancı oranı yüzde 19,23’ten yüzde 15,81’e geriledi. Bu düşüşler, sektördeki genel algı değişiklikleri, şirket özelindeki beklentilerin revizyonu veya küresel ekonomik koşulların etkisiyle açıklanabilir. Yabancı yatırımcıların sürekli portföylerini gözden geçirmeleri ve kar realizasyonları yapmaları, piyasadaki dinamizmin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Daha sınırlı ve likit bir yatırımcı kitlesine hitap eden BİST 50 endeksinde de benzer ancak daha keskin bir eğilim gözlemlendi. 29 Aralık 2023’ten 8 Şubat kapanışına kadar olan dönemde, BİST 50 şirketlerinin sadece 17’sinde yabancı yatırımcı pozisyonunu artırırken, 33 şirket hissesinde ise azaltma yoluna gitti. Pozisyonu artan şirketlerin sadece 2’sinin banka hissesi olması, bankacılık dışı sektörlere olan ilginin bu endekste de belirginleştiğinin altını çiziyor. Bu, yabancı yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeli olan, niş veya stratejik sektörlere daha fazla yöneldiğini gösteriyor. BİST 50 arasında yine Türk Telekom ve Koç Holding yabancı ilgisinin en yoğun olduğu şirketler olarak öne çıktı. Bu liderleri bankacılık sektöründen Yapı Kredi takip etti. Havacılık sektörünün önemli oyuncularından Pegasus ise BİST 50 hisseleri arasında aynı dönemde yabancı payının en çok yükseldiği şirketler arasında dördüncü sırada yer aldı. Pegasus’taki yabancı payı yüzde 24,01’den yüzde 25,61’e çıkarak, turizm ve havacılık sektörünün toparlanma beklentilerini ve şirket performansını destekledi. Enerjisa’da yüzde 26,48 olan pay yüzde 27,77’ye yükselirken, otomotiv sektöründen Doğuş Otomotiv’de yüzde 26,55’ten yüzde 27,49’a bir yükseliş gözlemlendi. Bu şirketler, güçlü finansal yapıları, sektörlerindeki büyüme potansiyelleri ve yönetim performanslarıyla yabancı yatırımcıların radarına girmeyi başardı.

BİST 50 endeksinde yabancı payının en çok azaldığı hisseler arasında elektronik ve beyaz eşya sektöründen Vestel yer aldı. Vestel’deki yabancı oranı yüzde 8,52’den yüzde 5,81’e geriledi. Tarım makineleri sektörünün önemli temsilcilerinden Türk Traktör’de ise yüzde 33,54’ten yüzde 31,01’e bir düşüş yaşandı. Gübre Fabrikaları da yüzde 8,67’den yüzde 6,62’ye gerileyen oranla bu listede yer aldı. Bu düşüşler, ilgili sektörlerdeki mevcut dinamikler, şirketin piyasa beklentileri veya küresel ekonomik koşulların etkisiyle açıklanabilir. Yabancı yatırımcıların, portföylerindeki risk dengesini korumak adına zaman zaman bazı şirketlerdeki pozisyonlarını azaltmaları, piyasa hareketliliğinin doğal bir sonucudur.

Borsa İstanbul’un en likit ve piyasa değeri en yüksek 30 şirketini içeren BİST 30 endeksi de yabancı yatırımcıların stratejik hamlelerine sahne oldu. Bu endekste yabancıların sadece 8 şirket hissesinde payını artırdığı, kalan 22’sinde ise azalttığı görüldü. Bu durum, yabancıların en büyük şirketler arasında bile oldukça seçici davrandığını ve daha konsantre bir yatırım stratejisi izlediğini ortaya koyuyor. BİST 30 hisseleri arasında yabancı payı artışında yine Türkiye’nin en büyük holdinglerinden Koç Holding liderliği üstlendi. Holdingin geniş iş ağı ve sektör çeşitliliği bu ilgiyi sürekli kılıyor. Onu gayrimenkul sektöründen Emlak GYO, otomotiv sektöründen Ford Otosan, savunma sanayinden Aselsan ve perakende sektöründen BİM gibi güçlü şirketler izledi. Emlak GYO’daki yabancı oranı yüzde 19,67’den yüzde 20,59’a, Ford Otosan’da yüzde 40,07’den yüzde 40,79’a, Aselsan’da ise yüzde 31,29’dan yüzde 31,89’a yükseldi. Bu artışlar, ilgili sektörlerin ve şirketlerin uzun vadeli büyüme potansiyeline olan yabancı güvenini pekiştiriyor ve stratejik sektörlere olan ilgiyi vurguluyor.

En fazla yabancı pozisyonu azalanlar arasında BİST 30 hisselerinde birinci sırada Gübre Fabrikaları yer alırken, onu otomotiv sektöründen Tofaş takip etti; Tofaş’taki yabancı oranı yüzde 41,74’ten yüzde 39,72’ye düştü. Enerji sektöründen Astor Enerji’de ise yüzde 7,84’ten yüzde 5,85’e gerileme yaşandı. Tekstil ve sentetik iplik üreticisi SASA da yüzde 12,19’dan yüzde 10,38’e düşüşle bu listede yer aldı. Bu azalmalar, şirketlerin finansal performanslarındaki dalgalanmalar, sektördeki rekabet koşulları veya makroekonomik belirsizlikler gibi çeşitli faktörlerle ilişkilendirilebilir. Yabancı yatırımcıların, global portföylerindeki risk algılarına göre bu tür büyük ve likit hisselerde dahi pozisyon ayarlamaları yapabildikleri görülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık menkul kıymet verileri, yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul’a olan net girişlerinin olumlu seyrini doğruluyor. 2 Şubat ile biten hafta itibarıyla yabancı yatırımcıların yılbaşından bu yana hisse senedi piyasasına net girişi 198,74 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu giriş, Türkiye ekonomisine olan güvenin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Sadece 2 Şubat haftasında ise yabancı yatırımcılar 132,8 milyon dolarlık hisse senedi alımı gerçekleştirirken, Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) 14,5 milyon dolar ve şirket borçlanma senetlerinde ise 0,4 milyon dolarlık bir satış pozisyonunda bulundu. Bu durum, yabancıların hisse senedi piyasasına daha aktif ilgi gösterdiğini, ancak borçlanma senetlerinde daha temkinli hareket ettiğini ortaya koyuyor. Bu dönemde BİST 100 Endeksi yüzde 3,83 oranında değer kazanırken, 2 yıllık gösterge tahvil faizinde 8 baz puanlık bir düşüş yaşandı. Yılbaşından bu yana bakıldığında, yurt dışı yerleşik yatırımcılar toplamda 198,74 milyon dolarlık hisse senedi, 273 milyon dolarlık DİBS ve 38,5 milyon dolarlık şirket borçlanma senetleri alımı yaptı. Böylece yabancı yatırımcılar, 2024 yılının ilk döneminde toplam 510,2 milyon dolarlık menkul kıymet alımı gerçekleştirmiş oldu. Son bir yıllık süre zarfında ise yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasına 2 milyar 91,9 milyon dolar, DİBS piyasasına 2 milyar 210 milyon dolar ve şirket borçlanma senetlerine 46,2 milyon dolar olmak üzere toplamda 4 milyar 348,1 milyon dolarlık önemli bir yabancı sermaye girişi sağlandı. Bu veriler, Türkiye ekonomisine ve sermaye piyasalarına olan yabancı güvenin uzun vadede de devam ettiğini ve mevcut yönetim politikalarının olumlu yansımalarını gösteriyor. Yabancı yatırımcıların Türkiye’deki varlıklara olan ilgisi, hem sermaye piyasalarının derinleşmesine hem de ekonominin genel istikrarına katkıda bulunuyor.

Özetle, yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul’a olan ilgisi, 2024 yılı itibarıyla daha stratejik ve çeşitlendirilmiş bir yapıya bürünmüştür. Bankacılık sektörü hala önemini korumakla birlikte, holdingler, sanayi, teknoloji, yenilenebilir enerji ve havacılık gibi farklı sektörlerdeki büyüme potansiyellerine odaklanma eğilimi güçlenmiştir. Bu durum, Türkiye ekonomisinin çeşitli sektörlerindeki gelişmelere olan inancın ve küresel yatırımcıların gözünde yeni fırsatların belirdiğinin bir göstergesidir. Sağlam makroekonomik adımların devam etmesi, enflasyonla mücadelede kararlılığın sürdürülmesi ve küresel risk iştahının destekleyici olması durumunda, yabancı yatırımcı girişlerinin Borsa İstanbul’daki pozitif ivmeyi sürdürmesi beklenmektedir. Bu, hem şirketlerin finansman erişimi hem de piyasanın derinliği açısından büyük önem taşımakta, Türkiye’nin küresel sermaye piyasalarındaki yerini güçlendirmektedir.

Kaynak: ekonomim.com