TÜBİTAK’tan 3,3 milyar liralık bilim ve eğitim desteği

TÜBİTAK’tan Bilim ve İnovasyona 3.3 Milyar Lira Destek: Türkiye’nin Teknoloji Hamlesi Güçleniyor

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), ülkenin bilimsel ve teknolojik ilerlemesine yön veren, araştırma ve geliştirme (AR-GE) ile yenilik faaliyetlerini destekleyen stratejik bir kurum olarak çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl, bilim dünyasındaki hızlı değişime ayak uydurarak özellikle 6G teknolojileri ve yapay zeka gibi öncü konularda araştırma yürüten kurumlara ve bilim insanlarına önemli miktarda destek sağlandı. Toplamda 3,3 milyar lirayı bulan bu hibe ve destekler, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık ve bilimsel yetkinlik hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynuyor.

TÜBİTAK’ın geniş kapsamlı destek programları, akademi dünyasından kamu kurumlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayarak AR-GE süreçlerine doğrudan katkıda bulunuyor. Bu programlar, araştırmacıların yaratıcı fikirlerini gerçeğe dönüştürmelerine, uluslararası düzeyde rekabetçi projeler geliştirmelerine ve bilimsel bilginin toplumsal faydaya dönüşmesine zemin hazırlıyor. 2023 yılında, bu destekler kapsamında tam 5 bin 198 projeye, 2023 sabit fiyatlarıyla hesaplandığında toplam 3,3 milyar liralık önemli bir finansman aktarıldı. Bu rakam, TÜBİTAK’ın bilim ve inovasyona verdiği değerin ve bu alandaki kararlı duruşunun açık bir göstergesi niteliğindedir.

Kurum, araştırmacıların daha büyük ve iddialı projelere odaklanmasını teşvik etmek amacıyla çeşitli destek programlarındaki üst limitleri de önemli ölçüde artırdı. “Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı”nda üst limit 1 milyon 250 bin liradan 1 milyon 650 bin liraya yükseltilirken, sosyal ve beşeri bilimler alanındaki yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi için sunulan destek 300 bin liradan 700 bin liraya çıkarıldı. Genç araştırmacıların kariyerlerini geliştirmeleri amacıyla hayata geçirilen “Kariyer Geliştirme Programı”nda 600 bin liradan 750 bin liraya, “Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı”nda 500 bin liradan 650 bin liraya ve acil ihtiyaçlara yönelik “Hızlı Destek Programı”nda ise 60 bin liradan 75 bin liraya varan artışlar kaydedildi. Bu artışlar, bilim insanlarının daha kapsamlı bütçelerle daha nitelikli çalışmalar yapmasına olanak tanıyarak, Türkiye’nin bilimsel üretim kapasitesini güçlendirme hedefine hizmet etmektedir.

TÜBİTAK’ın sunduğu destekler yalnızca proje finansmanıyla sınırlı kalmayıp, genç bilim insanları ve araştırmacıların kariyer gelişimlerine de önemli katkılar sağlıyor. Geçen yıl toplamda 2,3 milyar lirayı bulan bu bireysel destekler, 46 bin 759’u yeni olmak üzere toplam 66 bin 989 bilim insanı ve gence ulaştı. Geleceğin bilim liderlerini yetiştirme hedefiyle lisans öğrencilerine 3 bin ila 9 bin 600 lira, yüksek lisans öğrencilerine ise 7 bin 250 ila 8 bin 500 lira arasında burs imkanları sunuldu. Doktora öğrencilerinin burs üst limitleri 15 bin liraya, doktora sonrası araştırmacıların burs üst limitleri ise 19 bin liraya yükseltilerek, bu kritik aşamalardaki araştırmacıların daha rahat koşullarda çalışmalarına devam etmeleri sağlandı. Ayrıca, “Lisansüstü Performans Burs Programı” ile doktora öğrencileri 20 bin liraya, doktora sonrası araştırmacılar ise 25 bin liraya kadar ek burslar alarak, bilimsel performanslarını en üst seviyeye taşımaya teşvik edildi. TÜBİTAK destekli projelerde bursiyer olarak yer alan doktora öğrencileri ve doktora sonrası araştırmacılar için performansa dayalı burslar, toplamda 6 bin 799 kişiye ulaşarak nitelikli insan kaynağının gelişimine ivme kazandırdı.

Bilimin uluslararası arenadaki gücünü artırma hedefiyle, Nobel ödüllü bilim insanımız Aziz Sancar’ın adını taşıyan “Aziz Sancar Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı” başlatıldı. Bu prestijli program kapsamında, dört genç araştırmacı, bizzat Aziz Sancar’ın laboratuvarında çalışma ayrıcalığını elde ederek, dünya çapında bilimsel deneyim kazanma fırsatı yakaladı. Bu tür programlar, Türk bilim insanlarının uluslararası bilim topluluğunda daha etkin rol oynamasına ve küresel bilgi birikimine katkı sağlamasına olanak tanıyor.

Milli Teknoloji Hamlesi’nin önemli bir parçası olarak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve üniversite-sanayi işbirliğinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, sanayide doktoralı araştırmacı istihdamını teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen “Sanayi Doktora Programı”, önemli başarılar elde etti. Program sayesinde, 50 üniversite ve 2 araştırma altyapısı, 223 sanayi kuruluşuyla toplamda 321 işbirliği projesi gerçekleştirdi. Bu projeler kapsamında 1215 doktora öğrencisi desteklenirken, doktoralarını başarıyla tamamlayan 30 araştırmacı ise sanayi sektöründe istihdam aşamasına geçti. Bu program, teorik bilginin pratik uygulamalara dönüşmesini hızlandırarak, sanayinin rekabet gücünü artırma ve inovatif ürünler geliştirme potansiyelini güçlendiriyor.

Temel Bilimlere Özel Önem ve Araştırmacı Dönüş Programları

TÜBİTAK, nitelikli insan kaynağının ülkeye geri dönüşünü teşvik etmek amacıyla “Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı” gibi özel programlar yürütüyor. Bu program sayesinde, yurt dışındaki prestijli kurumlarda çalışmalarını sürdüren 201 lider araştırmacı, Türkiye’ye dönerek bilimsel çalışmalarına burada devam etme kararı aldı. Bu araştırmacıların yürüttüğü projelerde, 409’u doktora aşamasında olmak üzere toplamda 1258 öğrenci ve genç araştırmacı görev alarak, geleceğin bilim liderleri olma yolunda değerli deneyimler kazanıyor. Bu program, Türkiye’nin bilimsel altyapısını güçlendirmekle kalmayıp, beyin göçünün tersine çevrilmesine de önemli katkı sağlıyor.

Bilimsel ilerlemenin temelini oluşturan temel bilimlere verilen destek, TÜBİTAK’ın öncelikli alanlarından biri olmuştur. Kurumun akademik araştırmalara yönelik destek programları kapsamında, 2018’den bu yana temel bilimler alanında 3 bin projeye, 2023 sabit fiyatlarıyla yaklaşık 2,5 milyar lira destek sağlandı. Aynı dönemde, AR-GE ve yenilik insan kaynağının geliştirilmesine yönelik destekler çerçevesinde temel bilimler alanına yaklaşık 2,3 milyar lira aktarıldı. Bu sürekli ve güçlü destek, matematik, fizik, kimya, biyoloji gibi temel bilim dallarındaki araştırmaların derinleşmesini, yeni keşiflerin önünü açmasını ve uzun vadede teknolojik gelişmelere zemin hazırlamasını sağlıyor. Temel bilimlerdeki bilgi birikimi, mühendislik ve uygulama alanlarında çığır açan yeniliklerin tetikleyicisi olarak kabul edilmektedir.

Sosyal ve beşeri bilimler de TÜBİTAK’ın destek portföyünde önemli bir yer tutmaktadır. Üniversitelerle işbirliği içinde yürütülen AR-GE ve yenilik insan kaynağı destek programları aracılığıyla, 2018-2023 döneminde sosyal ve beşeri bilimler alanındaki 9 bin 600 projeye toplam 2 milyar lira fon sağlandı. Akademi ve kamuya yönelik destek programları kapsamında da sosyal bilimler alanında 1492 projeye 737 milyon 6 bin 596 lira hibe aktarıldı. Bu destekler, sosyal, kültürel ve ekonomik sorunlara yenilikçi çözümler üretilmesine, toplumsal yaşamın farklı boyutlarının anlaşılmasına ve politika yapım süreçlerine bilimsel verilerle katkı sağlanmasına yardımcı olmaktadır.

Yüksek Teknoloji Platformları: Türkiye’nin Gelecek Teknolojileri Üssü

Türkiye’nin sadece bir üretim üssü olmaktan çıkarak, geleceğin teknolojilerinin geliştirildiği, tasarımlandığı ve ticarileştirildiği bir merkez haline gelmesi hedefleniyor. Bu stratejik vizyon doğrultusunda, TÜBİTAK’ın güçlü destekleriyle önemli adımlar atılmaktadır. General Electric, AVL, Ericsson, TUSAŞ, Arçelik, Turkcell, ASELSAN, BTS Grup ve KORDSA gibi sektör devleri, TÜBİTAK destekli AR-GE laboratuvarlarında geleceğin çığır açıcı teknolojileri üzerinde yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Bu laboratuvarlarda, hidrojen depolama ve transferi, ileri kompozit malzemeler, katmanlı imalat teknikleri, 6G iletişim teknolojileri ve yapay zeka uygulamaları gibi öncü araştırma konularında derinlemesine faaliyetler yürütülüyor. Bu çalışmalar, Türkiye’nin küresel teknoloji yarışında ön saflarda yer almasını sağlayacak yenilikçi çözümlerin temelini atmaktadır.

Yüksek Teknoloji Platformları Desteği, yükseköğretim kurumlarının araştırma altyapılarının, özel sektör AR-GE veya tasarım merkezleri ile kamu AR-GE birimleriyle işbirliği yaparak ihtisaslaşmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Bu destek programı, geliştirilen teknolojilerin özel sektöre transfer sürecini hızlandırarak, teknolojiyi üreten, geliştiren ve ticarileştiren kuruluşların yer aldığı güçlü bir ekosistem işbirliğini harekete geçirmiştir. Bu platformlar sayesinde, bilimsel bilginin ekonomik değere dönüşümü hızlandırılmakta, yeni ürün ve hizmetlerin piyasaya sunulması kolaylaştırılmaktadır.

Mevcut durumda, toplam 20 yüksek teknoloji platformu aktif olarak faaliyet göstermektedir. Bu platformlar, stratejik araştırma programları doğrultusunda uygulanan 250’nin üzerinde projede, yaklaşık 50’si yurt dışındaki araştırma kurumları olmak üzere toplam 241 kurum ve kuruluşu bir araya getirmiştir. Bu geniş kapsamlı işbirliği ağı, Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik potansiyelini birleştirerek sinerji yaratmaktadır. Ortak çalışmalar, 70 farklı üniversite, 109 özel sektör kuruluşu, 6 kamu AR-GE enstitüsü ve 6 araştırma altyapısının katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Bu birliktelik, farklı disiplinlerden ve sektörlerden gelen uzmanların bir araya gelmesini sağlayarak, kompleks teknolojik sorunlara çok yönlü çözümler üretilmesine imkan tanıyor. Toplamda 1784 araştırmacı ve 724 bursiyer olmak üzere 2500’den fazla insan kaynağı, bu platformlarda aktif rol alarak AR-GE ve yenilik ekosisteminde somut bir etki yaratılmasına ve Türkiye’nin gelecekteki teknolojik liderliğine katkıda bulunmaktadır. TÜBİTAK, bu destekleriyle Türkiye’nin bilim ve teknoloji ekosistemini güçlendirmeye, nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye ve küresel ölçekte rekabetçi bir konuma ulaşmasına öncülük etmeye devam edecektir.