Küresel Piyasaların Odak Noktası: Merkez Bankası Kararları ve Ekonomik Veriler
Küresel piyasalar, merkez bankalarının para politikaları ve açıklanan ekonomik verilerle şekillenmeye devam ediyor. ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından bu yıl faiz indirimlerine gidileceğine dair güçlenen beklentiler, yatırımcıların gündemindeki en önemli maddelerden biri haline geldi. Ancak, Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) kredi faiz oranlarını sabit tutma kararı ve bugün İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) açıklayacağı faiz kararı, küresel piyasalarda dalgalı bir seyre neden oluyor. Her bölgeden gelen sinyaller, yatırımcıların geleceğe yönelik stratejilerini belirlemesinde kilit rol oynuyor.
ABD ekonomisinden gelen son veriler, Fed’in olası faiz indirimi beklentilerini güçlendiren önemli ipuçları sunuyor. Ülkede tüketici harcamalarındaki yavaşlama, enflasyon baskılarının hafiflediğini ve işsizlik oranlarının arttığını gösteriyor. Bu tablo, Fed’in yakın zamanda para politikasında gevşemeye gidebileceği ihtimalini artırıyor. Ancak, Fed yetkililerinin kamuoyuna yaptıkları açıklamalar ve sözlü yönlendirmeler, bankanın önümüzdeki dönemde atacağı adımların zamanlaması ve kapsamına ilişkin daha fazla detay arayışını beraberinde getiriyor. Analistler, faiz indirimi kararının, gelecekte açıklanacak ekonomik verilere ve piyasa koşullarına bağlı olacağının altını çiziyor. Bu belirsizlik, yatırımcıların dikkatini her yeni ekonomik göstergeye çeviriyor.
ABD piyasaları, geçen hafta resmi tatil olan Juneteenth (19 Haziran) nedeniyle kapalı kalmış olsa da, vadeli endeksler yükselişini sürdürdü. Bu yükselişin ardındaki en büyük etkenlerden biri, yapay zeka sektörünün önde gelen oyuncularından Nvidia’nın hisselerinde yaşanan rekor artıştı. Nvidia, 3 trilyon doları aşan piyasa değeriyle dünyanın en değerli şirketi unvanını kazanarak teknoloji sektöründeki ralliye öncülük etti. Ancak, analistler bu teknoloji hisselerindeki hızlı yükselişin sürdürülebilirliği konusunda piyasalarda bazı soru işaretlerinin devam ettiğini belirtiyor. Yatırımcılar, bu tür değerlemelerin gerçek ekonomik verilerle ne kadar örtüştüğünü yakından takip ediyor. Bu gelişmelerin etkisiyle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 4 baz puan yükselerek günü yüzde 4,25 seviyelerinde tamamladı. Küresel emtia piyasalarında ise altının ons fiyatı, yeni güne bir önceki kapanışın yüzde 0,5 üzerinde, 2.339 dolardan başladı. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,1’lik hafif bir düşüşle 84,5 dolar seviyesinde işlem gördü. Emtia piyasalarındaki bu hareketlilik, jeopolitik riskler ve küresel büyüme beklentileriyle yakından ilişkili.
Avrupa Piyasalarında BoE Kararı ve Enflasyon Gelişmeleri
Avrupa pay piyasaları, bölgesel seçim belirsizliklerinin etkisiyle İngiltere hariç genel olarak negatif bir seyir izledi. Tüm gözler bugün İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) açıklayacağı faiz kararına çevrilmiş durumda. BoE’nin para politikası toplantısı, özellikle son açıklanan enflasyon verileri sonrası büyük önem taşıyor. İngiltere’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), mayıs ayında aylık bazda yüzde 0,3 artışla piyasa tahminlerinin altında kalırken, yıllık enflasyon yüzde 2 ile beklentilere paralel gerçekleşti. Bu oran, son üç yılın en düşük seviyesi olmakla kalmayıp, Temmuz 2021’den bu yana ilk kez enflasyonun BoE’nin resmi yüzde 2’lik enflasyon hedefiyle aynı seviyeye gelmesini sağladı. Bu gelişme, birçok yatırımcı için BoE’nin faiz indirimine daha yakın olduğuna dair güçlü bir sinyal olarak yorumlandı.
Ancak, İngiltere’de yıllık enflasyonun hedefe ulaşmasına rağmen, BoE’nin bugünkü toplantısında politika faizini hemen indirmesi beklenmiyor. Analistler, bu duruma gerekçe olarak hizmet enflasyonunun hala yüksek seviyelerde seyretmesini ve son dönemdeki güçlü ücret artışlarını gösteriyor. Bu faktörler, BoE’nin enflasyonun kalıcı olarak düşüş trendinde olduğuna dair daha fazla kanıt görmek istemesine neden oluyor. Piyasalar, BoE’nin faiz indirimi için ağustos veya eylül aylarını işaret edebileceğine dair beklentilerini artırmış durumda. Avrupa genelinde ise ekonomik istikrara dair endişeler sürüyor. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, aralarında Fransa ve İtalya’nın da bulunduğu yedi üye ülkeye yüksek bütçe açıkları nedeniyle disiplin süreci başlatılacağı uyarısında bulundu. Bu durum, Avrupa’nın büyük ekonomilerindeki mali sıkıntıların ve gelecekteki olası kemer sıkma politikalarının sinyalini veriyor. AB Komisyonu ayrıca, AB’nin 2025 yılı bütçesinin 199,7 milyar avro olmasını teklif etti. Dün Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,35, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,77 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,29 gerilerken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi ise yüzde 0,17 artış kaydederek diğer Avrupa piyasalarından ayrıştı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar ise yeni güne karışık bir seyirle başladı.
Asya Piyasalarında Çin’in Kararları ve Bölgesel Dinamikler
Asya pay piyasaları, Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) gösterge borç verme faiz oranlarını sabit tutma kararı sonrası genel olarak negatif bir seyir izledi. Çin Merkez Bankası, 17 Haziran’da politika faizini değiştirmeyerek 1 yıllık kredi faiz oranı (LPR) yüzde 3,45’te ve 5 yıllık kredi faiz oranı yüzde 3,95’te sabit bıraktı. Bu karar, piyasa beklentileriyle paraleldi ve bankanın parasal gevşeme çabalarının, daralan faiz marjları ve zayıflayan para birimi nedeniyle sınırlı kalmaya devam ettiğini gösteren bir işaret olarak değerlendirildi. Çin ekonomisi, düzensiz bir toparlanma süreci yaşarken, daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğu son verilerle ortaya konulmuştu. Ancak PBoC’nin bu kararı, bankanın temkinli bir yaklaşım sergilediğini ve mevcut ekonomik koşullar altında daha agresif bir gevşemeden kaçındığını gösteriyor.
Kapanışa yakın dönemde Asya’daki ana endekslerde karışık bir görünüm hakimdi. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 geriledi. Güney Kore’de ise Kospi endeksi yüzde 0,5 yükseliş kaydetti. Bu bölgesel farklılıklar, her ülkenin kendi iç dinamiklerinin ve küresel ticaret ilişkilerinin piyasalar üzerindeki etkilerini yansıtıyor. Çin’in ekonomik büyüme modelindeki değişim ve iç talepteki zayıflık, bölgedeki diğer ekonomiler için de önemli çıkarımlar barındırıyor. Yatırımcılar, Çin ekonomisindeki gelişmeleri ve PBoC’nin gelecekteki adımlarını yakından takip etmeyi sürdürüyor.
Türkiye Piyasalarında Son Durum ve Önemli Gelişmeler
Yurt içinde ise Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen pozitif bir kapanış gerçekleştirdi. BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre yüzde 0,76 değer kazanarak 10.471,32 puandan tamamladı. Bu yükseliş, Türk hisse senedi piyasasına olan ilginin devam ettiğini gösteriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) yıl sonu artış beklentisi yüzde 43,52 olarak belirlendi. Bu beklenti, enflasyonla mücadeledeki yol haritasını ve para politikalarının etkinliğini anlamak açısından önem arz ediyor. Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadeledeki kararlılığı, orta ve uzun vadeli ekonomik istikrar için kilit bir faktör olarak görülüyor.
Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yurt dışındaki yatırımcı toplantıları İngiltere’nin başkenti Londra’da devam ediyor. Şimşek, Ekim 2023’teki ziyaretinin ardından yeniden Londra’da önemli yatırımcılarla bir araya gelerek Türk ekonomisine olan güveni pekiştirmeyi ve yeni yatırımları ülkeye çekmeyi hedefliyor. Bugün başlayan Londra temasları, cuma gününe kadar sürecek. JP Morgan, Deutsche Bank ve Dome Group gibi uluslararası yatırım bankaları tarafından organize edilen toplantılar kapsamında Şimşek, yüzlerce yatırımcıyla buluşacak. Bu ziyaretler, Türkiye’nin dış finansman kaynaklarına erişimi ve yatırımcı nezdindeki algısı açısından büyük stratejik öneme sahip. Dolar/TL kuru ise dün yatay bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının hemen üzerinde 32,5284’ten tamamladı. Bugün bankalararası piyasanın açılışında ise yüzde 0,2 artışla 32,5770 seviyesinden işlem görmeye başladı. Kurdaki bu sınırlı hareketlilik, piyasalarda belirli bir denge arayışının sürdüğüne işaret ediyor.
Bugünün Takvimi ve Piyasaların İzleyeceği Veriler
Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak tüketici güven endeksi ve bütçe dengesi verilerinin, yurt dışında ise BoE’nin faiz kararı, ABD’de haftalık işsizlik başvuruları, konut başlangıçları ve inşaat izinleri ile Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksinin piyasalar tarafından dikkatle takip edileceğini dile getiriyorlar. Bu veriler, küresel ve yerel ekonomik görünüme ilişkin yeni ipuçları sağlayacak. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.600 ve 10.700 seviyelerinin direnç, 10.400 ve 10.300 puanın ise destek konumunda olduğu kaydediliyor. Bu seviyeler, yatırımcılar için kısa vadeli alım ve satım kararlarında referans noktaları oluşturuyor.
Piyasalarda bugün takip edilecek başlıca veriler şu şekilde sıralanabilir:
- 10.00 Türkiye, haziran ayı Tüketici Güven Endeksi
- 11.00 Türkiye, mayıs ayı bütçe dengesi
- 14.00 İngiltere, haziran ayı İngiltere Merkez Bankası (BoE) faiz kararı
- 15.30 ABD, 1. çeyrek cari işlemler dengesi
- 15.30 ABD, haftalık işsizlik başvuruları
- 15.30 ABD, mayıs ayı konut başlangıçları
- 15.30 ABD, mayıs ayı inşaat izinleri
- 17.00 Avro Bölgesi, haziran ayı tüketici güven endeksi