Türk Bankacılık Sektörü, Tarımsal Üretimi Kapsamlı Desteklerle Nasıl Güçlendiriyor?
Türk bankacılık sektörü, ülkenin stratejik öneme sahip tarım sektörüne sağladığı finansal destekle rekor seviyelere ulaştı. Haziran sonu itibarıyla, tarım sektörüne kullandırılan nakdi kredi stoku, 2023 yıl sonuna göre dikkat çekici bir artışla yüzde 18,4 oranında yükseldi. Bu önemli ivme sayesinde, tarım sektörünün toplam kredi hacmi 689 milyar 149 milyon liraya ulaşarak ekonomideki ağırlığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan güncel verilere göre, bankacılık sektörünün tarım alanındaki faaliyet gösteren firmalara ve üreticilere sağladığı kredilerin toplam stoku, altı aylık kısa bir zaman diliminde 107 milyar 100 milyon liralık kayda değer bir artış gösterdi. 2023 yılının sonunda 582 milyar 48,4 milyon lira seviyesinde olan bu nakdi kredi stoku, 2024 yılının ilk yarısında yüzde 18,4’lük bir büyümeyle tarım sektörünün finansal erişimini önemli ölçüde genişletti.
Bu büyüme, Türk tarımının sürdürülebilirliği ve faaliyetlerinin kesintisiz devamlılığı açısından hayati bir rol oynamaktadır. Bankaların sunduğu çeşitli kredi ve finansman olanakları, modern tarım tekniklerinin benimsenmesinden yeni yatırımlara, girdi maliyetlerinin karşılanmasından teknolojik dönüşüme kadar geniş bir yelpazeyi kapsayarak çiftçilerin ve tarım işletmelerinin güçlenmesine doğrudan katkıda bulunmaktadır.
Ziraat Bankası: Tarım Ekosisteminin Lider Finansörü ve Gelişim Lokomotifi
Türkiye’nin köklü bankalarından Ziraat Bankası, tarım sektörüne verdiği destekle lider konumunu sürdürmektedir. Bankanın “Tarım Ekosisteminin Finansmanı” stratejisi, sadece kredi sağlamanın ötesinde, tarımsal üretimin her aşamasını kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır. Bu strateji çerçevesinde, 2024 yılının Ocak-Haziran döneminde, 42 bini sektördeki yeni çiftçilerden oluşan toplam 574 bin üreticiye 200 milyar liralık yeni kredi imkanı sağlandı. Bu sayede, bankanın tarımsal alanda kredi kullandırdığı toplam üretici sayısı 1 milyonu, kredi tutarı ise 500 milyar lirayı aşarak tarımsal kredilerdeki yıllık artış oranını yüzde 35 gibi yüksek bir seviyeye taşıdı.
Ziraat Bankası’nın tarımsal kredilerdeki sektör payı yüzde 70’i aşarak bankanın bu alandaki ağırlığını ve etkinliğini bir kez daha kanıtlamıştır. Kredi portföyünün dağılımına bakıldığında ise hayvansal üretim kredileri yüzde 45’lik payla en çok kullandırılan ürün grubu olmuştur. Bu kredileri sırasıyla bitkisel üretim, tarımsal mekanizasyon ve diğer üretim konuları takip etmektedir. Bu dağılım, bankanın tarımın farklı kollarını dengeli bir şekilde destekleme çabasını göstermektedir.
Bankanın sunduğu geniş ürün ve hizmet yelpazesi, üreticilerin tarımsal üretim süreçlerine ilişkin her türlü işletme ve yatırım kredisi ihtiyacını karşılamayı hedeflemektedir. Bu finansman modelleri, faaliyet döngüsü, ürün özellikleri ve hasat/satış dönemleri gibi spesifik tarımsal dinamiklere uygun olarak tasarlanmaktadır. Bu esnek yaklaşım, çiftçilerin doğru zamanda doğru finansmana erişimini sağlayarak verimliliklerini artırmalarına olanak tanımaktadır.
Sürdürülebilir Tarım Finansmanı ve Teknoloji Entegrasyonu
Ziraat Bankası, 2024 yılında sağladığı sendikasyon kredisinin temel performans kriterlerinden biri olan “Sürdürülebilir Tarım Finansmanı” vizyonunu aktif olarak uygulamaktadır. Bu vizyon kapsamında, özellikle kadın ve genç üreticilere daha uygun koşullarda finansal destekler sunularak onların tarım sektörüne kazandırılması hedeflenmektedir. Ayrıca, basınçlı sulama sistemleri, tarımda yenilenebilir enerji kullanımı, jeotermal seracılık ve sözleşmeli üretim gibi modern ve sürdürülebilir tarım uygulamaları başta olmak üzere, tarımsal üretim ve yatırıma önemli katkılar sunulmaktadır. Bu alanlara yapılan yatırımlar, hem çevresel sürdürülebilirliği desteklemekte hem de tarımsal verimliliği artırmaktadır.
Teknolojik yeniliklere de büyük önem veren Ziraat Bankası, 2024 yılında devreye aldığı Ziraat Çiftçi Platformu mobil uygulamasıyla üreticilerin dijitalleşme süreçlerine öncülük etmektedir. Bu platform, çiftçilerin bankadaki tüm hesaplarını kolayca kontrol edebilmelerine, tarımsal işletmeleriyle ilgili gelir ve giderlerini, iklim olaylarını, tarımla ilgili güncel gelişmeleri, haberleri ve piyasa fiyatlarını anlık olarak takip edebilmelerine olanak tanımaktadır. Bu sayede, çiftçiler daha bilinçli kararlar alabilmekte ve tarımsal faaliyetlerini daha etkin bir şekilde yönetebilmektedir.
DenizBank: Kırsalın Dinamik Gücü ve Teknoloji Destekçisi
Özel bankacılık sektöründe tarım finansmanının önemli aktörlerinden biri olan DenizBank da, tarım sektörüne sağladığı destekle dikkat çekmektedir. DenizBank KOBİ Bankacılığı, Tarım Bankacılığı ve Kamu Finansmanı Grubu Genel Müdür Yardımcısı Engin Eskiduman, yaptığı değerlendirmede, 2024 yılının ilk yarısında tarım kredilerinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 160 gibi oldukça yüksek bir artış yakaladıklarını belirtmiştir. Bu artışta, enflasyonun yanı sıra, geçen yıl uygulanan regülasyonların da etkili olduğunu ifade etmiştir.
Eskiduman, tarım sektöründe her tarımsal ürünün kendine özgü dinamiklere ve değişken nakit akışına sahip olduğunun altını çizerek, bu çeşitliliğe uygun finansal çözümler sunduklarını vurgulamıştır. “DenizBank olarak, şu anda ülkemizde üretilen ve ekonomik değere sahip 300’den fazla tarımsal ürün için finansal destek sağlıyoruz. 2024’ün ilk yarısında en çok tercih edilen ürünlerimiz Tarımsal Eşit Taksitli Krediler ve Üretici Kart oldu. Haziran 2024 itibarıyla özel bankalar arasında yüzde 48,4’lük pazar payına sahibiz ve 75 milyar lira kredi ile lider durumdayız.” değerlendirmesiyle bankanın sektördeki güçlü konumunu belirtmiştir.
DenizBank’ın tarım bankacılığına adım atışı, 2003 yılında Tarişbank’ı satın almasıyla gerçekleşmiştir. O dönemde 17 şubede 4 ürün ve bine yakın müşteriyle yola çıkan banka, 22 yılın sonunda büyük bir dönüşüm yaşamıştır. Eskiduman, bu süreci şöyle özetlemiştir:
22 senenin sonunda 9 ayrı coğrafi bölgede 319 tarım şubesi, 300’den fazla zirai ürün ve hayvancılık ürünü ile üreticilerine hizmet veren bin kişiyi aşkın büyük bir tarım ailesine dönüştük. Şubelerimizin yanı sıra, 9 bölgede konuşlanmış bölge sorumlularımız ve mobil ekiplerimizle Türkiye’deki 38 bin köyün 31 binine hizmet götürüyoruz. Bu alandaki iş modelimizi, tamamen tarım sektörünün kendine özel ihtiyaçlarından hareketle kurguladık. Aynı yaklaşımla, 2024 yılı itibarıyla Türkiye’de ilk ve alanında tek ‘Dinamik Şube’ konseptimizi hayata geçirdik. Bu dinamik şubelerimizde, portföy yöneticilerimizin bireysel, KOBİ ve tarım ayırımı olmadan tüm segmentlerin ihtiyaçlarını tek elden anlayıp ortak yönetebildikleri bir sistem oluşturduk.
Bu “Dinamik Şube” konsepti, tarım bankacılığında yenilikçi bir adım olarak öne çıkmakta ve üreticilere daha entegre ve kişiselleştirilmiş hizmet sunma potansiyeli taşımaktadır.
Yenilikçi Kredi Ürünleri ve Sürdürülebilirlik Vizyonu
DenizBank, üreticilerin ihtiyaçları ve sektörel gereksinimleri doğrultusunda kredileri işletme ve yatırım kredileri olmak üzere iki ana gruba ayırmaktadır. İşletme kredileri, çiftçilerin ilgili dönem içerisinde gerçekleştirecekleri tarımsal faaliyetler için gerekli girdi finansmanını sağlarken, yatırım kredileri ise üreticilerin işlerini büyütmeleri, verimliliklerini artırmaları, makine ve ekipman alımı ile karlılıklarını yükseltmeleri için kullanılabilecek uzun vadeli finansman çözümlerini ifade etmektedir.
Eskiduman, bankanın son yıllarda hayata geçirdiği iki önemli yeni kredi ürününden de bahsetmiştir: Tarım alanında yeni teknolojiler ve servis bazlı çözümler üreten şirketlere yönelik girişim kredisi, bu alana yönelen startup’lara ilk ihtiyaçlarını karşılamaları için finansman desteği sunmaktadır. Tarım teknolojileri kredisi sayesinde ise üreticiler; sensör, takip cihazları, drone uygulamaları, uydu takip sistemleri gibi modern donanımları ve ilgili servisleri avantajlı kredi imkanlarıyla satın alabilmektedirler. Bu ürünler, tarımda dijital dönüşümü hızlandırma ve verimliliği artırma potansiyeli taşımaktadır.
DenizBank, tarım sektörü açısından sürdürülebilirlik kavramını ekonomik, sosyal ve ekolojik boyutlarıyla bütünsel bir yaklaşımla ele almaktadır. Ana faaliyet alanları finansman sağlamak olmasına rağmen, kırsalın sosyal yapısının korunması ve geliştirilmesi konularına da aktif olarak kaynak ayırmaktadır. Eskiduman, “Çiftçilerin ortalama yaşının yüksek olması ve gelecek nesillerin tarım sektörüne mesafeli durması gibi konuları göz önünde bulundurarak, özellikle gençleri ve kadınları bu alana dahil edecek projeler geliştirmeye özen gösteriyoruz.” diyerek bu konudaki hassasiyetlerini dile getirmiştir.
Sera gazı salınımı konusunda özellikle hayvancılık sektörünün riskli sektörlerden biri olduğunu ifade eden Eskiduman, çevresel sürdürülebilirliğe yönelik projelerine de değinmiştir. Toprakların kendi haline bırakıldığında hem köylerin sosyal yapısının hem de toprağın dokusunun bozulduğunu belirtmiş, artan iklim krizinin yarattığı kuraklık ve erozyon gibi risklerle bu toprakların kaybedilmesi ihtimaline dikkat çekmiştir. Ayrıca, toprakların organik madde ihtiyacının giderek arttığını ve gıda israfının ciddi bir sorun olduğunu vurgulamıştır. Bugün yüzde 30 ila 50 arasında ürün kaybı yaşanan ürünlerin varlığı, bu sorunun aciliyetini göstermektedir.
Bu verilere dayanarak, DenizBank Adana Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle önemli bir çevre projesini hayata geçirmiştir. Bu model sayesinde, tüm organik atıkların karıştırılabileceği ve elde edilen kompostun toprakla harmanlanarak gübreye dönüştürülebileceği bir sistem geliştirilmiştir. Eskiduman, bu projeyle elde edilen organik madde miktarı yüksek ve maliyeti düşük gübrenin çiftçilere hediye edilmesini planladıklarını belirtmiştir. Bu tür projeler, kaynakların optimum kullanımı ile en yüksek verimi alacak şekilde sağlanan dönüşümle hem kaynakların korunacağını, hem sektörün daha karlı ve sürdürülebilir hale geleceğini, hem de köylerin sosyal dokusunun korunacağını ifade etmiştir.
Dijital Dönüşüm ve Akıllı Tarım Destekleri
Akıllı tarım ve buna yönelik teknolojik çözümlere yoğunlaştıklarını belirten Eskiduman, sözlerini şu şekilde tamamlamıştır: “Sadece bu amaçla hayata geçirdiğimiz ‘Deniz’den Toprağa’ isminde bir platformumuz var. Bu platform sayesinde üreticilerimize her an tarıma dair öneriler, uydu görüntüleri, yetiştiricilik tavsiyeleri veriyoruz. Aynı zamanda onlardan gelen bilgi taleplerini de en kısa sürede karşılayabiliyoruz. Tamamen DenizBank kaynaklarıyla, gelir elde etmeden hayata geçirdiğimiz platformumuz, tarımda dijital dönüşümün amiral gemilerinden bir tanesi.”
Türk Tarımının Geleceği İçin Bankacılık Sektörünün Rolü
Genel olarak bakıldığında, Türk bankacılık sektörünün tarıma verdiği destek, sadece finansal bir yükümlülük olmanın ötesinde, ülkenin gıda güvenliği, kırsal kalkınma ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında kilit bir rol oynamaktadır. Ziraat Bankası’nın kapsamlı ve lider konumu ile DenizBank’ın yenilikçi ve teknoloji odaklı yaklaşımları, sektörün modernleşmesine ve küresel rekabetteki gücünü artırmasına önemli katkılar sunmaktadır.
Bankaların genç ve kadın çiftçilere yönelik pozitif ayrımcılıkları, akıllı tarım teknolojilerine yatırım teşvikleri ve döngüsel ekonomi projeleri, Türk tarımının geleceği için umut vaat eden gelişmelerdir. Bu finansal ve teknolojik destekler sayesinde, tarım sektörünün daha dirençli, verimli ve çevre dostu bir yapıya bürünmesi hedeflenmektedir. Bu stratejik işbirlikleri ve yatırımlar, Türkiye’nin tarımsal potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkararak hem üreticilerin refahını artıracak hem de ülke ekonomisine sürdürülebilir bir değer katacaktır.