Türkiye’nin Döviz Kredi Notları Panoraması

Türkiye’nin Kredi Notu Gelişimi: Uluslararası Kuruluşların Bakış Açısı ve Ekonomik Etkileri

Bir ülkenin kredi notu, uluslararası piyasalarda o ülkenin borç ödeme kapasitesi ve istekliliğine dair önemli bir göstergedir. Bu notlar, yatırımcıların bir ülkeye yatırım yapma kararlarında, borçlanma maliyetlerinde ve genel ekonomik algıda kilit rol oynar. Dünyanın önde gelen üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu olan Standard & Poor’s (S&P), Moody’s ve Fitch Ratings, ülkelerin ekonomik ve finansal durumlarını düzenli olarak değerlendirerek, uzun vadeli döviz cinsi kredi notlarını belirler. Bu notlar, küresel yatırımcılar için bir rehber niteliğindedir ve ülkelerin uluslararası finansmana erişimini doğrudan etkiler.

Türkiye’nin kredi notu geçmişi, ülke ekonomisinin karşılaştığı zorlukları, uygulanan politikaların sonuçlarını ve küresel ekonomik dalgalanmaların etkilerini açıkça yansıtan dinamik bir tablo sunmaktadır. Özellikle 2018 sonrası dönemde, Türkiye ekonomisinde yaşanan önemli değişimler, uluslararası derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerinde de kendine yer bulmuştur. Bu makalede, 2018 yılından günümüze kadar Türkiye’nin S&P, Moody’s ve Fitch nezdindeki uzun vadeli döviz cinsi kredi notlarının nasıl bir seyir izlediğini, bu değişikliklerin ardındaki ekonomik ve siyasi faktörleri, mevcut durumu ve geleceğe yönelik beklentileri detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Kredi Derecelendirme Kuruluşları ve Not Skalaları

Kredi derecelendirme kuruluşları, bağımsız analizler yaparak ülkelerin ve şirketlerin finansal yükümlülüklerini zamanında yerine getirme kapasitelerini değerlendirir. Bu değerlendirmeler sonucunda, yatırımcılara risk seviyesi hakkında bilgi veren harf tabanlı notlar atanır. “Yatırım yapılabilir” (Investment Grade) seviyesi, bir ülke için finansal istikrarın ve düşük riskin göstergesi olup, daha geniş bir yatırımcı kitlesi ve daha uygun borçlanma koşulları anlamına gelir. Bu seviyenin altındaki notlar ise “spekülatif” veya “yüksek riskli” (Speculative Grade / Junk Grade) olarak kabul edilir ve genellikle daha yüksek faiz oranlarıyla borçlanma gerekliliğini beraberinde getirir.

Üç kuruluşun kullandığı not skalaları benzer olmakla birlikte, bazı farklılıklar gösterir. Genellikle “AAA” veya “Aaa” en yüksek notu temsil ederken, harfler azaldıkça risk seviyesi artar. Notların yanında yer alan “Durağan” (Stable), “Negatif” (Negative) veya “Pozitif” (Positive) görünümler (outlook) ise notun gelecekteki olası yönü hakkında bilgi verir. “Durağan” görünüm, yakın gelecekte notta bir değişiklik beklenmediğini, “Negatif” görünüm notun düşebileceğini, “Pozitif” görünüm ise yükselebileceğini işaret eder.

Standard & Poor’s (S&P) Değerlendirmeleri ve Türkiye Notu

S&P, küresel finans piyasalarının en köklü ve etkili kredi derecelendirme kuruluşlarından biridir. Notları, “AAA”dan “D”ye kadar uzanan bir yelpazede yer alır. Türkiye’nin S&P nezdindeki kredi notu, son yıllarda önemli dalgalanmalar yaşamıştır. 2018 sonundan itibaren bu seyri inceleyelim:

S&P’nin Türkiye Kredi Notu Seyri (2018-2023)

  • 2018 Sonu: B+ (Durağan)

    2018 yılı sonunda S&P, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsi kredi notunu B+ seviyesinde ve “Durağan” görünümle sürdürüyordu. Bu not, Türkiye’nin zaten “spekülatif” kategoride olduğunu ve yatırımcılar için belirli riskler taşıdığını gösteriyordu. Durağan görünüm, mevcut ekonomik koşulların ve politikaların kısa vadede büyük bir değişime yol açmayacağı beklentisini yansıtıyordu.

  • 22.10.2021: B+ (Durağan)

    2021 Ekim ayına gelindiğinde, S&P notu B+ ve görünümü Durağan olarak teyit etti. Bu teyit, Türkiye ekonomisinin o dönemdeki belirsizliklere rağmen bir süre daha mevcut notunu koruyabileceği yönündeki bir değerlendirmeydi. Ancak, yüksek enflasyon, döviz kuru dalgalanmaları ve para politikasındaki değişiklikler gibi faktörler, ilerleyen dönemlerde not görünümünü etkileyecek potansiyel riskler barındırıyordu.

  • 10.12.2021: B+ (Negatif)

    Aralık 2021’de S&P, Türkiye’nin B+ olan kredi notunu korurken, görünümünü “Durağan”dan “Negatif”e revize etti. Bu değişiklik, başta Merkez Bankası’nın faiz indirimleri olmak üzere alışılageldik olmayan para politikalarının döviz kurunda yaratığı oynaklık ve enflasyon üzerindeki baskının artmasıyla tetiklendi. Negatif görünüm, Türkiye ekonomisinin makroekonomik istikrar riskleriyle karşı karşıya olduğunu ve notun yakın zamanda düşebileceği sinyalini verdi.

  • 1.04.2022: B+ (Negatif)

    2022 yılının Nisan ayında S&P, notu B+ ve görünümü Negatif olarak teyit etti. Rusya-Ukrayna savaşı gibi jeopolitik risklerin küresel enerji ve emtia fiyatları üzerindeki etkisi, Türkiye’nin dış ticaret dengesini ve enflasyonist baskıları daha da artırdı. Bu dönemde Negatif görünümün korunması, ekonomik zorlukların devam edeceği ve iyileşme için net bir yol haritasının henüz belirginleşmediği algısını pekiştirdi.

  • 30.09.2022: B (Durağan)

    Eylül 2022’de S&P, Türkiye’nin kredi notunu B+’dan B’ye düşürdü ancak görünümü “Durağan” olarak belirledi. Bu not indirimi, yükselen enflasyonun ve Türk Lirası’ndaki değer kaybının hane halkı ve şirket bilançoları üzerindeki olumsuz etkilerine, aynı zamanda genişleyen cari açığa ve zayıflayan dış finansman koşullarına bağlandı. “Durağan” görünüm, nottaki düşüşe rağmen, ekonomik gidişatın kısa vadede daha fazla kötüleşmeyeceği beklentisini yansıtıyordu.

  • 31.03.2023: B (Negatif)

    2023 Mart ayında, B olan kredi notu korunurken, görünüm “Durağan”dan “Negatif”e çevrildi. Bu karar, Türkiye’deki genel seçimler öncesindeki politika belirsizliği, yüksek enflasyon, artan dış finansman ihtiyacı ve Şubat ayındaki yıkıcı depremlerin ekonomik etkileri gibi faktörlerin birleşimiyle alındı. Negatif görünüm, seçim sonrası dönemde politikaların nasıl şekilleneceğine dair endişeleri yansıtıyordu.

  • 29.09.2023: B (Durağan)

    Eylül 2023’te S&P, notu B olarak korurken görünümü “Negatif”ten “Durağan”a yükseltti. Bu değişiklik, genel seçimlerin ardından uygulanan ortodoks politikalara dönüş sinyallerinin, sıkılaşan para politikası adımlarının ve ekonomi yönetimindeki değişikliklerin bir sonucu olarak geldi. Ekonomi yönetiminin kararlılığı ve enflasyonla mücadeledeki adımlar, derecelendirme kuruluşları tarafından olumlu karşılanmaya başlamıştı.

  • 30.11.2023: B (Pozitif)

    Kasım 2023’te S&P, Türkiye’nin kredi notunu B olarak teyit ederken, görünümünü “Durağan”dan “Pozitif”e yükseltti. Bu, son yıllardaki en olumlu değerlendirmelerden biriydi ve hükümetin enflasyonu düşürme ve makroekonomik dengeyi sağlama konusundaki kararlılığına duyulan güveni gösteriyordu. Pozitif görünüm, eğer mevcut politikalar başarılı olursa notun gelecekte yükselebileceği beklentisini işaret etti.

Mevcut Durum: B (Pozitif). S&P’nin son değerlendirmesi, Türkiye’nin ekonomik programına ve uygulanmakta olan ortodoks politikalara piyasaların ve derecelendirme kuruluşlarının duyduğu güvenin arttığını göstermektedir. Bu, Türkiye’nin finansal piyasalardaki itibarının iyileşmeye başladığına dair önemli bir sinyaldir.

Moody’s Değerlendirmeleri ve Türkiye Notu

Moody’s, S&P ve Fitch ile birlikte “Big Three” olarak anılan bir diğer önemli derecelendirme kuruluşudur. Not skalası “Aaa”dan “C”ye kadar uzanır. Moody’s’in Türkiye’ye ilişkin değerlendirmeleri de benzer bir seyir izlemiştir:

Moody’s’in Türkiye Kredi Notu Seyri (2018-2024)

  • 2018 Sonu: Ba3 (Negatif)

    2018 sonunda Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu Ba3 ve görünümünü “Negatif” olarak belirlemişti. Bu not, “yatırım yapılabilir” seviyenin üç kademe altındaydı ve Türkiye’nin önemli ekonomik ve finansal kırılganlıklara sahip olduğunu gösteriyordu. Negatif görünüm, bu kırılganlıkların gelecekte notu daha da aşağı çekebileceği riskini barındırıyordu.

  • 14.06.2019: B1 (Negatif)

    Haziran 2019’da Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu Ba3’ten B1’e düşürdü ve görünümü “Negatif” olarak korudu. Not indirimine gerekçe olarak, Türkiye’nin dış kırılganlıklarının artması, Merkez Bankası rezervlerinin baskı altında olması ve uygulanan politikaların yetersizliği gösterildi. B1 notu, yatırımcılara yönelik riskin daha da arttığını vurguladı.

  • 11.09.2020: B2 (Negatif)

    Eylül 2020’de Moody’s, Türkiye’nin notunu B1’den B2’ye indirdi ve görünümü “Negatif” olarak sürdürdü. Bu düşüş, COVID-19 pandemisinin ekonomik etkileri, kamu maliyesindeki bozulma, döviz rezervlerindeki erime ve ortodoks olmayan ekonomi politikalarının yarattığı belirsizliklerle ilişkilendirildi. B2 notu, Türkiye’nin borç ödeme kapasitesine ilişkin endişeleri daha da artırdı.

  • 3.12.2021: B2 (Negatif)

    Aralık 2021’de Moody’s, notu B2 ve görünümü “Negatif” olarak teyit etti. Bu dönemde yaşanan yüksek enflasyon, Türk Lirası’ndaki sert değer kayıpları ve faiz indirimleriyle devam eden para politikası, ülkenin risk primini yükseltiyordu. Kuruluş, Türkiye ekonomisindeki kırılganlıkların devam ettiğini ve politika öngörülebilirliğinin düşük olduğunu belirtiyordu.

  • 12.08.2022: B3 (Durağan)

    Ağustos 2022’de Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu B2’den B3’e düşürdü ancak görünümü “Durağan”a çevirdi. Not indirimi, Türkiye’nin para politikasındaki beklenmedik değişiklikler ve buna bağlı olarak artan makroekonomik dengesizlikler, yüksek enflasyon ve dış finansman baskıları ile açıklandı. “Durağan” görünüm, nottaki düşüşe rağmen, kısa vadede daha fazla kötüleşme potansiyelinin sınırlı olduğu algısını yansıttı.

  • 12.01.2024: B3 (Pozitif)

    Ocak 2024’te Moody’s, Türkiye’nin B3 olan kredi notunu korurken, görünümünü “Durağan”dan “Pozitif”e yükseltti. Bu gelişme, genel seçimler sonrası uygulanan güçlü ve tutarlı makroekonomik politikaların, özellikle enflasyonla mücadeledeki adımların ve dış dengedeki iyileşme beklentilerinin bir sonucuydu. “Pozitif” görünüm, ekonomi yönetiminin güvenilirliğini artırdığını ve notun gelecekte artabileceğini gösteren önemli bir işaretti.

Mevcut Durum: B3 (Pozitif). Moody’s’in son değerlendirmesi, Türkiye’nin ekonomik politikalarında izlenen ortodoks yaklaşımların meyvelerini vermeye başladığına ve ülkenin risk algısının düşme potansiyeli taşıdığına işaret ediyor.

Fitch Ratings Değerlendirmeleri ve Türkiye Notu

Fitch Ratings de küresel çapta tanınan ve yatırımcılar için kritik öneme sahip üçüncü büyük derecelendirme kuruluşudur. Not skalası “AAA”dan “D”ye kadar uzanır. Fitch’in Türkiye için belirlediği notlar ve görünümler de benzer bir evrim göstermiştir:

Fitch’in Türkiye Kredi Notu Seyri (2018-2023)

  • 2018 Sonu: BB (Negatif)

    2018 sonunda Fitch, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsi kredi notunu BB ve görünümünü “Negatif” olarak derecelendirmişti. Bu not, “yatırım yapılabilir” seviyenin iki kademe altındaydı. Negatif görünüm, Türkiye ekonomisinin siyasi belirsizlikler, yüksek enflasyon ve cari açık gibi yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğu ve bu durumun notu olumsuz etkileyebileceği endişesini yansıtıyordu.

  • 11.01.2019: BB- (Durağan)

    Ocak 2019’da Fitch, Türkiye’nin kredi notunu BB’den BB-‘ye düşürdü ancak görünümünü “Durağan” olarak revize etti. Not indirimi, artan dış finansman ihtiyacı, azalan Merkez Bankası rezervleri ve politika belirsizlikleri ile gerekçelendirildi. “Durağan” görünüm ise, nottaki düşüşe rağmen, yakın dönemde daha fazla not indiriminin olası görülmediği yönünde bir sinyaldi.

  • 12.07.2019: BB- (Negatif)

    Temmuz 2019’da Fitch, notu BB- olarak korurken, görünümü “Durağan”dan “Negatif”e değiştirdi. Bu değişiklik, Türkiye’nin jeopolitik risklerle birlikte, enflasyonun yüksek seyretmesi, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına ilişkin endişeler ve ekonomideki genel kırılganlıklar nedeniyle dış şoklara karşı savunmasızlığının artmasıyla ilişkilendirildi.

  • 10.04.2020: BB- (Negatif)

    Nisan 2020’de Fitch, notu BB- ve görünümü “Negatif” olarak teyit etti. COVID-19 pandemisinin küresel ekonomiye etkisi, Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmış, turizm gelirlerinde düşüş ve cari açıkta artış beklentileri not görünümünün korunmasına neden olmuştu. Bu dönemde ekonomik belirsizlikler tavan yapmıştı.

  • 19.02.2021: BB- (Durağan)

    Şubat 2021’de Fitch, notu BB- olarak korurken, görünümünü “Negatif”ten “Durağan”a yükseltti. Bu karar, Türkiye’nin ortodoks politikalara geri dönüş sinyalleri vermesi, Merkez Bankası’nın faiz artışları ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndaki değişikliklerle birlikte gelen daha şahin bir para politikası yaklaşımıyla alındı. Bu adımlar, yatırımcı güvenini bir ölçüde geri kazandırmıştı.

  • 13.08.2021: BB- (Durağan)

    Ağustos 2021’de Fitch, notu BB- ve görünümü “Durağan” olarak teyit etti. Bu, kısa dönemli olumlu sinyallere rağmen, enflasyonist baskılar, cari açık ve döviz kuru oynaklığı gibi yapısal sorunların devam ettiği yönündeki kuruluşun görüşünü yansıtıyordu. Politikaların sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri bulunuyordu.

  • 2.12.2021: BB- (Negatif)

    Aralık 2021’de Fitch, notu BB- olarak tutarken görünümünü “Durağan”dan “Negatif”e indirdi. Bu değişiklik, başta faiz indirimleri olmak üzere Merkez Bankası’nın politikalarındaki keskin dönüşler ve bu politikaların enflasyon, Türk Lirası ve genel ekonomik istikrar üzerindeki olumsuz etkileriyle açıklanmıştı. Negatif görünüm, potansiyel bir not indiriminin habercisiydi.

  • 11.02.2022: B+ (Negatif)

    Şubat 2022’de Fitch, Türkiye’nin kredi notunu BB-‘den B+’ya düşürdü ve görünümü “Negatif” olarak korudu. Not indirimi, Türkiye’nin alışılmadık para politikaları nedeniyle artan makroekonomik riskler, yükselen enflasyon ve zayıflayan dış finansman tamponları ile ilişkilendirildi. B+ notu, ülkenin borç ödeme kapasitesine ilişkin endişeleri daha da artırdı.

  • 8.07.2022: B (Negatif)

    Temmuz 2022’de Fitch, Türkiye’nin notunu B+’dan B’ye düşürdü ve görünümü “Negatif” olarak bıraktı. Bu indirim, yüksek ve artmaya devam eden enflasyonun, negatif reel faiz oranlarının ve Türk Lirası’ndaki keskin değer kaybının bir sonucu olarak, Türkiye ekonomisindeki kırılganlıkların daha da derinleştiğini gösteriyordu. Rusya-Ukrayna savaşının etkileri de bu dönemde hissediliyordu.

  • 8.09.2023: B (Durağan)

    Eylül 2023’te Fitch, Türkiye’nin kredi notunu B olarak teyit ederken, görünümünü “Negatif”ten “Durağan”a yükseltti. Bu olumlu değişiklik, yeni ekonomi yönetiminin göreve başlamasıyla birlikte uygulanan ortodoks ve daha sürdürülebilir politikalara geçiş sinyallerine bağlandı. Sıkı para politikası adımları ve mali disipline verilen önem, kuruluş tarafından memnuniyetle karşılandı.

Mevcut Durum: B (Durağan). Fitch’in son değerlendirmesi, Türkiye’nin yeni ekonomik programına duyulan güvenin arttığını ve politikaların tutarlı bir şekilde sürdürülmesi halinde notta iyileşme potansiyeli olduğunu gösteriyor.

Üç Kuruluşun Ortak Değerlendirmesi ve Türkiye Ekonomisi Üzerindeki Etkileri

S&P, Moody’s ve Fitch’in Türkiye’ye ilişkin değerlendirmeleri, belirli dönemlerde farklılık gösterse de genel bir trendi yansıtmaktadır: 2018-2022 yılları arasında artan kırılganlıklar, ortodoks politikalardan sapmalar ve makroekonomik dengesizlikler nedeniyle not indirimleri ve negatif görünümler hakimken, 2023 ortalarından itibaren ekonomi yönetiminde yaşanan değişiklikler ve politika setindeki dönüşümle birlikte daha olumlu bir hava oluşmaya başlamıştır. Son dönemdeki “Pozitif” veya “Durağan” görünüm revizyonları, bu yeni dönemin bir yansımasıdır.

Kredi notlarındaki bu dalgalanmaların Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri oldukça derindir:

  • Yabancı Yatırımcı Güveni: Düşük kredi notları, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye yönelik algısını olumsuz etkiler. Bu durum, doğrudan yabancı yatırımların azalmasına ve portföy yatırımlarında çıkışlara neden olabilir, bu da döviz kuru üzerinde baskı yaratır. Yükselen veya pozitif görünüm alan notlar ise bu güvenin yeniden kazanılmasına yardımcı olur.
  • Borçlanma Maliyetleri: Bir ülkenin kredi notu düştükçe, o ülkenin devlet ve özel sektör kuruluşlarının uluslararası piyasalardan borçlanma maliyetleri (faiz oranları) artar. Bu durum, kamu ve özel sektör borç yükünü ağırlaştırır ve yatırımları olumsuz etkiler. Notların iyileşmesi, borçlanma maliyetlerini düşürerek ekonomik büyümeyi destekleyebilir.
  • Döviz Kuru İstikrarı: Kredi notu indirimleri genellikle sermaye çıkışlarını tetikler, bu da yerel para birimi üzerinde değer kaybı baskısı oluşturur. Notların iyileşmesi veya görünümün pozitife dönmesi, sermaye girişlerini teşvik ederek döviz kuru istikrarına katkıda bulunabilir.
  • Ekonomik Büyüme ve Enflasyon: Yüksek kredi notları, daha düşük borçlanma maliyetleri ve artan yabancı yatırımcı güveni aracılığıyla ekonomik büyümeyi destekler. Aksi takdirde, düşük notlar ekonomik yavaşlamaya ve yüksek enflasyon gibi sorunların derinleşmesine yol açabilir. Mevcut politikaların temel amacı da enflasyonu düşürerek ekonomik istikrarı sağlamaktır.

Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Kredi Notu Potansiyeli

Türkiye’nin kredi notu yolculuğunda önemli bir eşik, yeniden “yatırım yapılabilir” seviyeye ulaşmaktır. Bu hedefe ulaşmak, ekonomik programın kararlılıkla sürdürülmesine bağlıdır. Derecelendirme kuruluşları genellikle şu faktörlere odaklanır:

  • Enflasyonla Mücadele: Enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde tek hanelere indirilmesi, not artışı için kritik öneme sahiptir.
  • Mali Disiplin: Kamu maliyesinde güçlü bir duruşun korunması, bütçe açığının kontrol altında tutulması ve kamu borcunun yönetilmesi gereklidir.
  • Para Politikası Bağımsızlığı ve Güvenilirliği: Merkez Bankası’nın araç bağımsızlığını kullanarak enflasyon hedeflemesi çerçevesinde tutarlı ve öngörülebilir politikalar uygulaması önemlidir.
  • Yapısal Reformlar: Ekonomik büyüme potansiyelini artıracak, rekabet gücünü yükseltecek ve iş ortamını iyileştirecek yapısal reformlar, uzun vadeli kredi notu artışları için zemin hazırlar.
  • Dış Denge: Cari açığın sürdürülebilir seviyelere çekilmesi ve döviz rezervlerinin güçlendirilmesi, dış şoklara karşı dayanıklılığı artırır.

Son dönemde atılan adımlar ve not görünümlerindeki iyileşmeler, Türkiye’nin doğru yolda olduğuna dair umut verici işaretler sunmaktadır. Ancak, küresel ekonomik görünümdeki belirsizlikler, jeopolitik riskler ve içerideki yapısal sorunların tam olarak çözülememesi gibi faktörler, hala potansiyel riskler barındırmaktadır. Politikaların tutarlılığı ve kararlılığı, Türkiye’nin kredi notunun gelecekteki seyrini belirleyecek anahtar faktör olacaktır.

Sonuç

Türkiye’nin uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları S&P, Moody’s ve Fitch nezdindeki uzun vadeli döviz cinsi kredi notları, 2018’den günümüze kadar inişli çıkışlı bir grafik sergilemiştir. Bir dönem not indirimleri ve negatif görünümlerle karşı karşıya kalan Türkiye, 2023 ortalarından itibaren yeni ekonomi yönetiminin ortodoks politikalara dönüş sinyalleriyle birlikte daha olumlu bir algı yaratmayı başarmıştır. S&P ve Moody’s’in not görünümlerini “Pozitif”e yükseltmesi, Fitch’in ise “Durağan” görünümü koruması, uygulanan ekonomik programın uluslararası camiada karşılık bulduğunu göstermektedir.

Bu gelişmeler, Türkiye’nin finansal piyasalardaki güvenilirliğini artırma, borçlanma maliyetlerini düşürme ve yabancı yatırımcı çekme potansiyelini güçlendirme yolunda önemli adımlar olarak değerlendirilmelidir. Ancak, kalıcı bir iyileşme ve “yatırım yapılabilir” not seviyesine dönüş için, enflasyonla mücadelenin başarıyla tamamlanması, mali disiplinin sürdürülmesi ve yapısal reformların kesintisiz devam etmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye ekonomisi için daha istikrarlı ve güçlü bir gelecek inşa etme hedefinde, kredi notu gelişmeleri kritik bir gösterge olmaya devam edecektir.