Orman Yangınlarıyla Mücadelede İleri Teknoloji: Çin’in Örnek Modeli ve Türkiye İçin Acil Çözümler
Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında etkisini gösteren orman yangınları, her birimizi derinden sarsan, yürek burkan görüntülerle karşımıza çıkıyor. Ekranda izlediğimiz alevlerin ardındaki gerçeklik, mücadelenin ne denli çetin olduğunu gözler önüne seriyor. Yangın bölgelerinde sıcaklığın çoğu zaman bin dereceye ulaştığı düşünüldüğünde, bu cehennemî koşullarda görev yapan kahramanların yaşadığı zorlukları ve fedakârlıkları anlamak daha da güçleşiyor.
Yangınlarla mücadelede binlerce derece sıcaklığa yaklaşmak zorunda kalan ekiplerin durumu, maalesef ülkemizdeki eksikliklerin acı bir göstergesi haline geliyor. Televizyonlarda ya da sosyal medyada gördüğümüz karelerde, kimi zaman kısa kollu tişörtlerle yangın söndürmeye çalışan vatandaşlarımızın görüntüleri hafızalarımıza kazınıyor. Yeterli sayıda ve kalitede itfaiyeci kıyafetinin, koruyucu ekipmanın bulunmaması, bu zorlu görevin riskini katlayarak artırıyor. Yıllardır süregelen bu eksiklik, ne yazık ki sadece kıyafetlerle sınırlı kalmıyor; yangın söndürme uçağı sayısındaki yetersizlik, özellikle gece görüş kabiliyetine sahip uçakların eksikliği, mücadelenin etkinliğini ciddi şekilde baltalıyor. Bu durum, acil ihtiyaçların dahi bir lüks olarak görüldüğü algısını güçlendiriyor.
Dünyalar kadar ormanımız kül olup giderken, yanan yalnızca ağaçlar olmuyor. Yangınlar, köyleri, evleri, yani insanların hayatlarını da yok ediyor. Hayvanlar alemi için de korkunç bir tablo ortaya çıkıyor; yüz binlerce canlının alevler içinde yok olması, doğanın ve yaşamın derin yaralar almasına sebep oluyor. Bu felaketler karşısında duyulan çaresizlik, çözüm arayışlarını her zamankinden daha önemli kılıyor.
Yangınlarla Mücadelede Yenilikçi Fikirler ve Dünya Örnekleri
Bu yıkıcı yangınlar karşısında herkes, nasıl bir çare bulunabileceği üzerine kafa yoruyor, farklı çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılıyor. Ben de bu ayın başında sosyal medya hesabımdan şöyle bir paylaşım yaparak, belki de komik bulunabilecek ama üzerinde düşünmeye değer bir fikri gündeme getirmiştim:
“Teknik anlamda olabilirliği konusunda hiçbir fikrim yok ama tartışılması için gündeme getirmek istiyorum. Türkiye’nin elinde çok sayıda drone var, kısa sürede yenilerini de yapabilir. Bu drone’lardan havayla temas ettiğinde birden büyük bir alanı kapsayıp yangını söndürebilecek kimyasal bir malzeme bırakılamaz mı? Yangın söndürme tüplerinden esinlenerek söylüyorum. Ama çok daha geniş alanları kapsayacak şekilde. Bu önerim komik bile bulunulabilir. Ama üstünde düşünmeye değmez mi?”
Bu paylaşımı yaptığımda yangınlar bugünkü boyutlarına henüz ulaşmamıştı. Şimdilerde ise çok daha fazla noktada çıkan yangınlar, klasik yöntemlerle başa çıkmanın ne kadar zor olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Yangın söndürme uçağı sayısında kayda değer bir artış olmadığı gibi, gece görüş sistemine sahip uçaklar hala envanterimizde yer almıyor ve insan gücü de yetersiz kalıyor. Çaresizlikten, traktörleriyle su taşıyan köylüler, beton mikserleriyle yangınlara müdahale etmeye çalışan vatandaşlar, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Bir yandan haberleri takip ederken, bir yandan da diğer ülkelerin bu tür felaketlerle nasıl mücadele ettiğini araştırıyorum. Bu araştırmalar sırasında, Çin’in yangınlar ve özellikle orman yangınlarıyla mücadelesinde sergilediği örnek performansı anlatan uzun bir sosyal medya paylaşımına rastladım. Bu değerli bilgileri paylaşan kişi, on üç yıldır Şanghay’da yaşayan Evrim Kanbur’du.
Evrim Kanbur, teknoloji, danışmanlık ve eğitim alanlarında faaliyet gösteren bir firma sahibi olmasının yanı sıra, üniversitede yardımcı profesör olarak da dersler veriyor. Ancak onun asıl dikkat çeken yönü, yangın kontrolüyle ilgili bir sosyal örgütlenmede AR-GE üyesi olarak görev yapması. Kendisinden biraz daha detaylı bilgi istediğimde, gazetelerin sayfalarını dolduracak kapsamda, Çin’in yangınla mücadeledeki teknolojik yaklaşımlarını anlatan detaylı bir bilgi seti gönderdi. Bu bilgiler ışığında, Çin’in orman yangınlarıyla mücadelede teknolojiyi nasıl etkin bir şekilde kullandığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu yıl yaşananları geri döndüremeyiz, ancak gelecek yıllarda aynı acıları yaşamamak adına bu tecrübelerden ders çıkarmamız büyük önem taşıyor.
Çin’in Örnek Alınası Teknoloji Odaklı Yangın Mücadelesi
Evrim Kanbur, Çin’de yangınlarla mücadelenin yalnızca insan gücüne dayalı geleneksel yöntemlerle değil, ileri düzeyde teknolojik altyapı ve yapay zeka destekli sistemlerle yürütüldüğünü özellikle vurguluyor. Bu yaklaşım, yangınların önlenmesinden, erken tespitine, hızlı müdahalesinden, yayılmasının kontrol altına alınmasına kadar her aşamada büyük bir fark yaratıyor.
Yapay Zeka Destekli Erken Uyarı Sistemleri
Çin, ormanlık alanlara stratejik olarak yerleştirilmiş yüksek çözünürlüklü, gece görüşlü kameralar ve ileri teknoloji insansız hava araçları (İHA) ile 7/24 gerçek zamanlı görüntüleme yapıyor. Bu sistemler, yapay zeka destekli görüntü tanıma teknolojileri sayesinde dumanı, sıcaklık değişimlerini ve olağan dışı parlamaları anında analiz edebiliyor. Bu sayede yangın, henüz başlangıç aşamasındayken, büyümeden ve kontrol dışına çıkmadan önce tespit edilebiliyor. Özellikle Sichuan ve Yunnan gibi yangın riski yüksek bölgelerde bu tür proaktif erken uyarı sistemleri yaygın olarak kullanılıyor ve etkinliği kanıtlanmış durumda. Bu sistemler, yangının potansiyel tehlikesini çok erken bir aşamada belirleyerek, müdahale ekiplerine kritik zaman kazandırıyor.
Uydu Destekli İzleme ve Haritalama
Yangın bölgeleri, uydu ve gelişmiş navigasyon sistemleri kullanılarak kesintisiz ve anlık olarak izleniyor. Uydu verileri sayesinde yangının yayılma yönü, rüzgar hızı, sıcaklık gibi hayati değişkenler detaylı bir şekilde analiz ediliyor. Bu anlık veriler, yangın söndürme stratejilerinin dinamik olarak güncellenmesine olanak tanıyor. Ekipler, sahadaki duruma en uygun ve en etkili müdahale planlarını oluşturabiliyorlar. Bu sayede hem kaynak israfının önüne geçiliyor hem de müdahalenin isabet oranı artırılıyor.
İnsansız Hava Araçları (Drone) ile Söndürme ve Gözetleme
Yangın bölgesine ulaşılması zor veya tehlikeli olan durumlarda, yangın söndürme drone’ları devreye giriyor. Bu drone’lar, hem yangın alanlarını gözetleme ve termal kameralarla yangının merkezini tespit etme görevini üstleniyor hem de yangın söndürücü kapsüller veya kimyasal maddeler bırakarak aktif söndürme faaliyetlerine katılıyor. Benim daha önce dillendirdiğim drone ile kimyasal bırakma fikri, Çin’de çoktan hayata geçirilmiş ve başarıyla uygulanıyor. Termal kameralar aracılığıyla toplanan veriler, insanlı ekiplere anlık olarak aktarılıyor ve müdahalenin daha isabetli yapılmasını sağlıyor. Ayrıca, 2024’ten itibaren devasa boyutlardaki drone’lar ile yangınların tam ortasına su bombası atma yöntemi uygulanmaya başlanmış ve bu yöntemden oldukça olumlu sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Bu insansız sistemler, insan hayatını riske atmadan zorlu bölgelere müdahale etme yeteneği sunuyor.
Amfibik Yangın Uçakları ve Helikopterler
Çin, yangınla mücadelede kapasitesi yüksek amfibik uçaklardan da faydalanıyor. Tek seferde on iki tona kadar su taşıyabilen ve hem karaya hem de suya iniş kalkış yapabilen bu devasa uçaklar, Çin’in geniş ormanlık bölgelerinde aktif olarak görev yapıyor. Bu uçakların en kritik özelliklerinden biri de gece görüş sistemleriyle donatılmış olmaları. Bu sayede karanlıkta da operasyon yapabilme yetenekleri, yangınla mücadelede zaman kavramının en kritik olduğu saatlerde bile kesintisiz müdahale imkanı sunarak onları vazgeçilmez kılıyor. Ayrıca, helikopterler de yangın bölgelerine hızlı personel ve ekipman taşımak, keşif yapmak ve doğrudan su veya köpük bırakmak üzere donatılmış durumda.
5G Tabanlı Yangın Komuta Merkezleri
Bazı şehirlerde kurulan 5G destekli yangın kontrol merkezleri, yangınla mücadelede yeni bir dönemi başlatıyor. Bu merkezler, yüzlerce sensörden, drone’lardan ve kameralardan gelen veriyi anlık olarak yüksek hızda analiz edebiliyor. Bu sayede gerçek zamanlı ve dinamik dijital yangın haritaları oluşturuluyor. Komuta merkezleri, bu kapsamlı haritalar sayesinde sahadaki ekipleri en etkin şekilde yönlendirebiliyor, kaynak tahsisini optimize edebiliyor ve yangının seyrine göre anlık taktik değişiklikleri yapabiliyor. 5G teknolojisinin sağladığı düşük gecikme ve yüksek bant genişliği, bu sistemlerin sorunsuz çalışması için temel bir unsur.
Robotik Sistemler ile Müdahale
Özellikle endüstriyel yangınlar, kimyasal madde içeren yangınlar veya insan için son derece tehlikeli olabilecek durumlarda, ısıya dayanıklı robotlar kullanılıyor. Bu robotlar, yüksek sıcaklık ve yoğun duman altında bile alevin kaynağını tespit edebiliyor ve özel söndürücü kimyasallar püskürterek yangına doğrudan müdahale edebiliyor. Robotik sistemler, insanlı müdahalenin riskli olduğu durumlarda can kaybını önleyerek ve hızlı hareket kabiliyetiyle yangını kontrol altına almada hayati bir rol oynuyor.
Yapay Zeka ile Kaynak Tahsisi ve Risk Analizi
Çin’de yapay zeka destekli yazılımlar, sadece mevcut yangınlara müdahalede değil, aynı zamanda yangınların önlenmesinde de kilit bir rol oynuyor. Bu sistemler, hava durumu verilerini, bitki örtüsünün yoğunluğunu, insan faaliyetlerini ve geçmiş yangın verilerini detaylı bir şekilde analiz ederek kapsamlı risk haritaları oluşturuyor. Bu haritalar sayesinde yangın çıkma ihtimali yüksek bölgeler önceden belirleniyor. İtfaiye birimleri ve diğer müdahale ekipleri, potansiyel risk bölgelerine göre önceden konumlandırılarak, olası bir yangına karşı maksimum hazırlık seviyesine ulaşıyor. Bu proaktif yaklaşım, yangınların başlangıcını engelleme veya en azından etkisini azaltma potansiyelini önemli ölçüde artırıyor.
Yunnan’da Uygulanan Entegre Yangın Sistemi
Çin’in en ormanlık eyaletlerinden biri olan Yunnan, yapay zeka, drone teknolojisi, 5G ve uydu izleme kombinasyonunu bir arada kullanan entegre yangın sistemi pilot uygulamalarının ilk adreslerinden biri olmuştur. Bu entegre yaklaşım sayesinde, Yunnan bölgesinde çıkan yangınlara müdahale süresi, geleneksel yöntemlere göre tam yüzde 70 oranında hızlanmıştır. Bu başarı, ileri teknolojilerin bir araya gelerek yangınla mücadelede nasıl devrim yaratabileceğinin somut bir kanıtıdır.
Diğer Ülkelerde de Benzer Uygulamalar ve Türkiye’nin Durumu
Bu tür ileri teknoloji odaklı yangınla mücadele uygulamaları elbette yalnızca Çin’e özgü değil. ABD, Avustralya, Kanada gibi gelişmiş ülkelerde de Çin’dekine benzer, hatta bazı yönleriyle daha da geliştirilmiş sistemler kullanılmaktadır. Bu ülkelerdeki öncelik, yangını önlemek, en azından ortaya çıkışını ve yayılmasını minimuma indirmektir. Bu amaçla doğayla uyumlu bir koruma yöntemi olarak kontrollü yakma teknikleri uygulanır. Bu yöntemle orman altındaki kuru örtü ve yanıcı maddeler kontrollü bir şekilde yakılarak yangın riskini azaltma hedeflenir. Ayrıca, bu ülkeler vatandaşın yangın bilinci eğitimine de büyük önem vererek toplumun her kesimini bu mücadeleye dahil ederler.
Ancak ne kadar önlem alınırsa alınsın, yangınların tamamen önüne geçmek çoğu zaman mümkün olmuyor. Önemli olan, yangın kaçınılmaz olarak çıktığında, hızlı karar alarak doğru ekipman, iyi organize olmuş bir sistem ve koordineli bir yapıyla anında harekete geçmektir. İşte Türkiye’nin en büyük eksiği de tam olarak bu noktada ortaya çıkıyor. Çin’in detaylı mücadelesini aktardıktan sonra, şunu bir kez daha vurgulamak gerekiyor: Yangınlar yalnızca Çin’de değil, ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde de erken aşamada uydu görüntüleri, termal kamera sensörleri, drone’lar ve yapay zeka destekli analizlerle tespit ediliyor ve anında müdahale ediliyor.
Kanada ve Güney Afrika’da ise kriz anında kimin ne yapacağı çok kesin çizgilerle belirlenmiş, detaylı bir eylem planına dayalı sistemler uygulanıyor. Bu sayede ordu, itfaiye, gönüllüler ve yerel yönetimler tam bir uyum içinde, tek bir merkezden koordine edilerek görev yapıyor. Bu tür örnekleri inceledikçe, insan acı bir şekilde şunları düşünmeden edemiyor:
“Türkiye’de ormanların yanması gayet normal!”
Ülkemiz, sahip olduğu doğal güzellikleri ve orman zenginliğini korumak adına, bu örnek modellerden ders çıkarmalı, teknolojik yatırımlarını hızlandırmalı, eğitim ve koordinasyon eksikliklerini gidermelidir. Gelecek nesillere nefes alabilecek bir miras bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Kaynak: ekonomim.com