Sabancı Holding, Sürdürülebilirlik Liderliğini MSCI AA Derecesiyle Taçlandırdı: Türkiye’de Bir İlk
Türkiye ekonomisinin önde gelen ve küresel ölçekte faaliyet gösteren gruplarından Sabancı Holding, sürdürülebilirlik alanındaki kararlı ve uzun vadeli taahhütlerinin somut bir karşılığını alarak önemli bir başarıya imza attı. Grup, 2050 yılına kadar “Net Sıfır” emisyon hedefi açıklayan ilk Türk topluluğu olma unvanının ardından, dünyanın en saygın ve etkili sürdürülebilirlik değerlendirme platformlarından biri olan MSCI (Morgan Stanley Capital International) tarafından gerçekleştirilen ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) derecelendirmesinde notunu “AA” seviyesine yükseltmeyi başardı. Bu prestijli başarı, Sabancı Holding’in sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da sürdürülebilirlik performansında öncü bir konumda olduğunu gözler önüne seriyor.
MSCI ESG derecelendirmesi, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim faktörlerine ilişkin riskleri ne kadar iyi yönettiklerini ve fırsatları nasıl değerlendirdiklerini analiz eden kapsamlı bir değerlendirme sürecidir. Sabancı Holding’in notunun AA seviyesine çıkarılması, çevresel etkileri azaltma, sosyal sorumlulukları yerine getirme ve kurumsal yönetişim standartlarını yükseltme konularında sergilediği üstün performansı tescillemektedir. Özellikle son dört yılda dört kademe birden yükselerek bu seviyeye ulaşması, Holding’in sürdürülebilirlik yolculuğundaki ivmeyi ve kararlılığı açıkça göstermektedir. Bu not artışı ile Sabancı Holding, Türkiye’de MSCI ESG Derecelendirmesinde “AA” notu alan ilk ve tek Holding unvanını da kazanarak sektördeki liderliğini perçinlemiştir.
Döngüsel Ekonomi İş Modelinin Merkezinde
Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmelerde, topluluk olarak sürdürülebilirliğe bakış açılarının yalnızca doğayı ve çevreyi korumakla sınırlı olmadığını vurguladı. Alper, sürdürülebilirliğin, ESG’nin üç ana unsurunu (Çevresel, Sosyal, Yönetişimsel) kapsayan detaylı bir yol haritasıyla ele alındığını belirtti. Bu kapsamlı yaklaşım doğrultusunda, döngüsel ekonominin mevcut iş süreçlerinin ve yatırım stratejilerinin merkezine yerleştirildiğini ifade etti. Döngüsel ekonomi, kaynakların kullanımını optimize etmeyi, atık oluşumunu minimize etmeyi ve ürünlerin ömrünü uzatmayı hedefleyen bir modeldir. Bu yaklaşım, sadece çevresel faydalar sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda Sabancı Holding’in uzun vadeli rekabet gücünü ve finansal performansını da desteklemektedir.
Cenk Alper, Holding’in her yıl uluslararası standartlara ve iyi uygulama örneklerine göre boşluk analizi yaparak sürekli iyileşme adımları attığını, bu sayede sürdürülebilirlik performanslarını düzenli olarak gözden geçirdiklerini ve geliştirdiklerini dile getirdi. MSCI gibi finans dünyasında yakından takip edilen platformlar tarafından bu titiz çalışmaların takdir edilmesinin, kendilerini daha da cesaretlendirdiğini belirten Alper, son dört yılda elde edilen bu dört kademelik not artışında emeği geçen tüm Sabancı çalışanlarına yürekten teşekkür etti. Bu başarı, Sabancı Holding’in tüm kademelerindeki çalışanların ortak vizyon ve çabalarının bir sonucu olarak öne çıkmaktadır.
Bilime Dayalı Hedefler ve İddialı Emisyon Azaltma Taahhütleri
Sabancı Holding’in 2050 net sıfır hedefine doğru ilerlerken, kendilerine oldukça iddialı ve bilime dayalı hedefler koyduğunun altını çizen Cenk Alper, “Bunun için de en öncelikli konumuz sözden aksiyona geçmek. İşlerimizi dönüştürmenin yanında çevremizi ve paydaşlarımızı aktive etmeyi bir iş kültürü olarak kodlamak. Ayrıca tüm bunları, bilimin, teknolojinin izinde ilerleyerek yapmak” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, sadece beyanlarda kalmayıp somut adımlarla ilerleme kararlılığını göstermektedir.
Bu doğrultuda, Sabancı Holding, global çapta kabul görmüş Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (SBTi) ile koordinasyon halinde, sera gazı emisyonlarını azaltma konusunda net hedefler belirledi. Buna göre, Holding, en geç 2030 yılına kadar doğrudan karbon emisyonlarını (Kapsam 1 ve Kapsam 2) 2021 yılına göre en az yüzde 42 oranında azaltmayı taahhüt ediyor. Bu, küresel ısınmayı Sanayi Devrimi öncesi seviyelerin 1.5°C altında tutma hedefine ulaşmak için gereken azaltım seviyeleriyle uyumlu, bilimsel olarak belirlenmiş bir hedeftir. Kısa vadeli bir hedef olarak ise, 2025 sonunda Holding olarak yüzde 15’lik bir azaltımı yakalamış olmayı amaçlıyorlar. Bu hedefler, Sabancı Holding’in sadece kendi operasyonlarının çevresel etkilerini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda global iklim değişikliğiyle mücadeleye de önemli katkılar sunma kararlılığını ortaya koymaktadır.
Sürdürülebilir Gelecek İçin 5 Milyar Dolarlık Yatırım
Sabancı Holding, sürdürülebilir bir gelecek inşa etme vizyonunu sadece hedeflerle sınırlı bırakmıyor, aynı zamanda bu hedeflere ulaşmak için önemli finansal kaynaklar ayırıyor. Cenk Alper, 2022-2027 dönemini kapsayan altı yıllık süreçte, sürdürülebilirlik bağlantılı alanlara gerçekleştirecekleri yatırımları 5 milyar dolara tamamlayacaklarını açıkladı. Bu devasa yatırım paketi, Holding’in sürdürülebilirlik stratejisinin ne kadar merkezi bir konumda olduğunu ve uzun vadeli büyüme planlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini göstermektedir.
Bu 5 milyar dolarlık yatırımın, çeşitli sürdürülebilirlik projelerine yönlendirilmesi bekleniyor. Bunlar arasında yenilenebilir enerji kaynaklarına (güneş, rüzgar vb.) yatırım, enerji verimliliği projeleri, karbon yakalama ve depolama teknolojileri, döngüsel ekonomi prensiplerini destekleyen üretim süreçleri, yeşil inovasyon ve Ar-Ge çalışmaları, su yönetimi ve atık azaltma girişimleri gibi alanlar yer alabilir. Bu yatırımlar, Sabancı Holding’in operasyonel verimliliğini artırmasının yanı sıra, yeni sürdürülebilir iş modelleri geliştirerek ve yeşil ekonomiye katkıda bulunarak topluma ve çevreye fayda sağlamayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda, bu yatırımlar, grubun rekabet gücünü artıracak ve geleceğin düşük karbonlu ekonomisinde lider bir rol oynamasına olanak tanıyacaktır.
Sürdürülebilir Büyüme ve Toplumsal Fayda
Sabancı Holding’in MSCI ESG derecelendirmesindeki “AA” notu, sadece finansal piyasalardaki itibarını güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda tüm paydaşları için değer yaratma kapasitesini de artırıyor. Sürdürülebilirlik odaklı yönetim anlayışı, şirketin uzun vadeli risklere karşı dayanıklılığını artırırken, yeni iş fırsatları yaratma potansiyelini de beraberinde getiriyor. Çevresel etkilerin azaltılması, toplumsal refahın artırılması ve şeffaf bir yönetişim anlayışının benimsenmesi, Sabancı Holding’in sadece bir sanayi devi değil, aynı zamanda sorumlu bir kurumsal vatandaş olarak konumunu pekiştirmektedir.
Bu başarı, Türkiye’deki diğer şirketler için de bir ilham kaynağı olma potansiyeli taşımaktadır. Sabancı Holding’in sürdürülebilirlik yolculuğundaki liderliği, Türk iş dünyasının küresel sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlama ve bu alanda rekabetçi olma potansiyelini göstermektedir. Net sıfır hedefleri, döngüsel ekonomi yaklaşımları ve bilime dayalı emisyon azaltma taahhütleri, Sabancı Holding’in gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma konusundaki kararlılığının bir göstergesidir. Bu sayede Holding, hem kendi sürdürülebilir büyümesini garanti altına almakta hem de daha yeşil, adil ve müreffeh bir geleceğin inşasına aktif olarak katkıda bulunmaktadır.