ABD Enflasyonu Küresel Piyasaların Gündeminde

Küresel Piyasalar Mercek Altında: Fed, Enflasyon ve Ticaret Politikalarının Ekonomiye Etkileri

Küresel ekonomi, uzun süredir devam eden yüksek enflasyonla mücadelenin son aşamalarına yaklaşırken, merkez bankalarının atacağı adımlar ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler yatırımcıların odağında yer alıyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) gelecek kritik enflasyon verileri, ülkenin merkez bankası Fed’in yılın son faiz kararı öncesinde piyasalar için belirleyici olacak. Aynı zamanda, ABD’de başkanlık koltuğuna yeniden oturan Donald Trump’ın olası ticaret tarifeleriyle ilgili açıklamaları, küresel ticari dengeler üzerinde yeni bir gerilim dalgası yaratma potansiyeli taşıyor.

Küresel Ekonomide Enflasyon ve Resesyon İkilemi: Merkez Bankalarının Rolü

Dünya genelinde merkez bankaları, son yıllarda rekor seviyelere ulaşan enflasyonu kontrol altına almak için agresif faiz artırımlarına gitmişti. Bu sıkı para politikalarının bir sonucu olarak, enflasyon oranlarında gözle görülür bir düşüş yaşanmaya başladı. Ancak bu süreç, ekonomilerde büyüme hızının yavaşlaması ve potansiyel bir resesyon (ekonomik durgunluk) riskini de beraberinde getirdi. Piyasalar, yüksek faiz döneminin sonuna yaklaşılırken, ekonomilerin bu durumdan bir resesyonla mı yoksa yumuşak bir inişle mi çıkacağını merakla bekliyor. Bu belirsizlik, yatırımcı davranışları ve varlık fiyatlamaları üzerinde önemli bir etkiye sahip.

Analistler, merkez bankalarının artık enflasyonla mücadelede sona yaklaştığını ve bundan sonraki adımlarının, ekonomik büyümeyi desteklerken fiyat istikrarını koruma dengesini gözeteceğini belirtiyor. ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) gibi önemli kurumların alacağı kararlar, önümüzdeki dönemin ekonomik gidişatını büyük ölçüde şekillendirecek.

ABD Piyasaları ve Fed’in Faiz Kararı Öncesi Kritik Veriler

ABD ekonomisinden gelen veriler, küresel piyasalar için her zaman en yakından takip edilen göstergeler arasında yer alıyor. Özellikle Fed’in para politikası kararları, doların değeri, tahvil getirileri ve hisse senedi piyasaları üzerinde doğrudan etki yaratıyor.

Enflasyon Verileri ve Fed Beklentileri

Bugün açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, Fed’in yılın son toplantısı öncesindeki en önemli veri seti olarak öne çıkıyor. Geçen hafta açıklanan istihdam raporundaki iyimser sinyaller, risk iştahını bir miktar artırmıştı. Ancak enflasyonun seyri, Fed’in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı ve bu indirimlerin hızının ne olacağı konusunda kilit rol oynayacak. Eğer enflasyon beklenenden yüksek gelirse, Fed’in faiz indirimlerini erteleme veya daha temkinli davranma ihtimali güçlenecek; aksi takdirde piyasalar daha erken ve daha hızlı faiz indirimleri beklentisine girebilir. Para piyasalarında Fed’in yılın son para politikası toplantısında yüzde 86 ihtimalle 25 baz puan faiz indireceği öngörülüyor. Gelecek yıl yapılacak faiz indirimlerinin hızı ve kapsamı, varlık fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olacak.

İş Gücü Piyasasındaki Gelişmeler

ABD’de açıklanan tarım dışı iş gücü verimliliği, 2024’ün üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,2 ile beklentiler dahilinde bir artış gösterdi. Fed’in yakından takip ettiği enflasyon göstergelerinden biri olan birim emek maliyeti de temmuz-eylül döneminde yüzde 0,8 ile beklentilerin altında yükseldi. Analistler, beklentilerin altında artan birim emek maliyetinin, iş gücü piyasasının artık enflasyonist baskı kaynağı olmadığına dair görüşleri desteklediğini belirtiyor. Bu durum, Fed’in faiz indirimi konusunda daha rahat hareket edebileceği yönünde yorumlanabilir.

Trump Dönemi ve Ticaret Politikaları Belirsizliği

ABD’de yeniden başkan seçilen Donald Trump’ın 20 Ocak’ta görevi devralması sonrasında ülkenin ekonomi politikasının nasıl şekilleneceğine yönelik belirsizlikler, küresel piyasalarda endişe yaratıyor. Trump’ın geçmiş dönemde uyguladığı ve yeni dönemde de atacağını belirttiği tarife adımları, ticari dengeler üzerinde önemli etkiler doğurabilir. Bu durum, özellikle ABD’nin önemli ticaret ortakları başta olmak üzere tüm dünya ekonomilerini yakından ilgilendiriyor.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, Trump’ın uygulamayı planladığı tarifelere ilişkin olarak önemli uyarılarda bulundu. Yellen, neredeyse tüm ekonomistlerin, geniş tabanlı tarifelerin uygulanmasının ABD’li tüketiciler için fiyatları önemli ölçüde artıracağı ve girdileri ithalata dayalı firmalar için maliyet baskısı yaratacağı konusunda hemfikir olduğunu belirtti. Bu, tarifelerin sadece ithalatçıları değil, aynı zamanda yerel işletmeleri ve son tüketicileri de olumsuz etkileyeceği anlamına geliyor.

Öte yandan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yaptığı açıklamalarda ülkesinin ABD ile diyaloğu sürdürmeyi, işbirliğini genişletmeyi ve farklılıklarını yönetmeyi istediğini vurguladı. Şi, “Tarife savaşları, ticaret ve bilim teknik savaşları, tarihin eğilimine ve ekonomiye ters, bunların kazananı olmaz” ifadelerini kullanarak, korumacı politikaların uzun vadede kimseye fayda sağlamayacağına dikkat çekti. Bu açıklamalar, ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimlerinin geleceği açısından önemli mesajlar içeriyor.

ABD Şirketleri ve Önemli Endeks Hareketleri

Kurumsal tarafta yaşanan gelişmeler de piyasaların yönünü belirlemede etkili oluyor. Son dönemde birçok büyük şirketin hisseleri, kendi iç dinamikleri ve küresel gelişmeler ışığında önemli hareketler kaydetti.

Teknoloji ve Havacılık Devlerinde Son Durum

  • Nvidia: Çin tarafından tekelleşme soruşturması açılması sonrası hisseleri yüzde 2,7 geriledi. Yüksek performanslı çip pazarında lider konumda olan Nvidia için Çin pazarı büyük önem taşıyor.
  • Oracle: Şirketinin ikinci çeyrek finansal sonuçlarının beklentileri karşılayamamasının ardından hisseleri yüzde 6,7 değer kaybetti. Bulut bilişim pazarındaki rekabet ve şirket beklentilerinin altında kalan performans, yatırımcıları endişelendirdi.
  • Boeing: ABD’li havacılık şirketinin hisseleri, 737 MAX üretimini yeniden başlatacağına dair haberlerin ardından yüzde 4,5 yükseldi. Bu gelişme, şirketin üretim kapasitesini artırma ve pazar payını geri kazanma potansiyeline işaret ediyor.
  • Alphabet (Google): Google’ın “çok hızlı” olduğunu iddia ettiği yeni kuantum çipi “Willow”u tanıtması sonrası Alphabet hisseleri yüzde 5,3 değer kazandı. Kuantum bilişim, geleceğin teknolojileri arasında gösteriliyor ve bu alandaki ilerlemeler teknoloji devlerinin değerini artırıyor.

Makroekonomik Göstergeler ve Piyasa Reaksiyonları

Söz konusu gelişmelerle birlikte, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi şu sıralarda yüzde 4,24 seviyesinde bulunurken, dolar endeksi 106,4’ten güne başladı. Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin etkisiyle dün yüzde 1,3 artışla 2 bin 692 dolardan kapanan ons altın, şu sıralarda önceki kapanışın yüzde 0,4 altında 2 bin 680 dolardan işlem görüyor. Güvenli liman varlığı olarak altın, jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların tercihi oluyor. Brent petrolün varil fiyatı da Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) aylık raporu öncesinde yüzde 0,8 artışla 72,4 dolardan işlem görüyor. Petrol fiyatları, küresel ekonomik aktivite ve arz-talep dengesi ile yakından ilişkili.

New York Borsası’nda dün S&P 500 endeksi yüzde 0,30, Nasdaq endeksi yüzde 0,25 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,35 düştü. ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne karışık seyirle başladı. Bu durum, piyasaların genel olarak temkinli ve yön arayışı içinde olduğunu gösteriyor.

Avrupa Piyasaları ve ECB’nin Kararı Öncesi Beklentiler

Avrupa piyasalarında dün negatif bir seyir öne çıkarken, gözler yarın açıklanacak Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yılın son para politikası kararına çevrildi. Bölge genelinde resesyon endişesi varlığını korurken, ECB’nin bu yılın son faiz kararında 25 baz puan bir indirime giderek para politikasını kademeli şekilde gevşetmesi bekleniyor. Bu adım, ekonomik aktiviteyi desteklemeyi ve büyüme potansiyelini canlandırmayı hedefliyor.

Analistler, resesyon endişelerinin ve düşen imalat aktivitesinin canlandırılması için 50 baz puanlık faiz indiriminin masada olabileceğini belirtse de, Avro Bölgesi’nde açıklanan kasım ayına ilişkin öncü enflasyon verisinin yıllık bazda ECB’nin hedeflediği yüzde 2 seviyesinin üzerinde gelmesi 50 baz puanlık indirime yönelik beklentileri sınırladı. Almanya gibi Avrupa’nın en büyük ekonomilerinden gelen enflasyon verileri de ECB’nin hedefine ulaşmakta zorlandığını gösteriyor. Dün bölgede açıklanan verilere göre, Almanya’da ekimde yüzde 2 olan yıllık enflasyon yüzde 2,2 gelerek ECB’nin hedeflediği seviyenin üzerinde gerçekleşti. Bu durum, merkez bankasının hem enflasyonla mücadeleyi sürdürme hem de ekonomiyi destekleme arasındaki dengeyi bulmasını zorlaştırıyor.

Söz konusu gelişmelerle dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,86, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,14, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,08 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,10 değer kaybetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne de negatif seyirle başladı, bu da kısa vadede piyasalardaki karamsar havayı yansıtıyor.

Asya Piyasalarında Ticaret Diplomasi ve Enflasyon Sinyalleri

Asya borsalarında Japonya hariç pozitif bir seyir izlenirken, dün açıklamalarda bulunan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping “ticaret ve bilim teknik savaşlarının kazananı olmaz” mesajı verdi. Bu açıklama, küresel ticari ilişkilerdeki gerilimleri azaltmaya yönelik bir çağrı olarak yorumlandı. Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Devlet Başkanı Şi, “1+10 Diyaloğu” toplantısı için Pekin’de bulunan uluslararası ekonomik örgütlerin başkanları ve direktörleriyle bir araya geldi.

Şi Cinping, burada dışa açılma ve kalkınma kazançlarını dünya ile paylaşma iradesini sürdüreceğini ifade ederek, Çin’in kendi işlerine odaklanacağını ve egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını kararlılıkla koruyacağını vurguladı. Bu mesajlar, Çin’in uluslararası işbirliğini sürdürme ve küresel ekonomide yapıcı bir rol oynama arzusunu yansıtıyor, ancak aynı zamanda kendi ulusal çıkarlarından taviz vermeyeceği sinyalini de veriyor.

Makroekonomik veri tarafında ise Japonya’da kasım ayına yönelik Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık yüzde 0,3, yıllık bazda da 3,7 artarak beklentileri geride bıraktı. Enflasyon göstergelerinin tahminlerin üzerinde seyretmesi, ülke ekonomisindeki riskleri artırdı. Analistler, gelecek hafta toplanacak Japonya Merkez Bankası (BoJ) para politikası kurulu öncesinde yüksek gelen ÜFE’nin parasal sıkılaşma ihtimallerini güçlendirebileceğini söyledi. Japonya, uzun süredir ultra gevşek para politikası izlemesiyle biliniyor ve enflasyonun yükselişi, BoJ’un bu politikasında değişikliğe gidebileceği sinyallerini taşıyor.

Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3 düşerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,8, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 yükseldi. Hong Kong’da Hang Seng endeksi ise yatay seyretti. Asya piyasalarındaki bu karışık seyir, bölgesel dinamiklerin ve küresel ekonomik gelişmelerin farklı etkilerini yansıtıyor.

Yurt İçi Piyasalar: BIST 100 ve Dolar/TL Analizi

Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,54 değer kaybederek 10.099,03 puandan tamamladı. Küresel piyasalardaki belirsizlikler ve bölgesel riskler, yerel borsada da kar satışlarına neden oldu. Dolar/TL, dün yüzde 0,1 yükselişle 34,8403’ten kapanırken, bugün bankalararası piyasada önceki kapanışa göre yüzde 0,1 artışla 34,8660’tan işlem görüyor. Kurda yukarı yönlü baskı devam ediyor.

Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak perakende satışlar verisinin, tüketici harcamaları ve genel ekonomik aktiviteye dair önemli ipuçları sunacağını belirtiyor. Yurt dışında ise ABD’de açıklanacak enflasyon verileri, mortgage başvuruları ve federal bütçe dengesi yakından takip edilecek. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.000 ve 9.950 seviyelerinin destek, 10.200 ve 10.300 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydeden analistler, bu seviyelerin üzerinde veya altında oluşacak hareketlerin endeksin kısa vadeli yönünü belirleyeceğini ifade ediyor.

Gündemdeki Kritik Ekonomik Veriler

Piyasaların bugün yakından takip edeceği önemli ekonomik veriler şöyle sıralanıyor:

  • 10.00 Türkiye, ekim ayı perakende satışlar: Tüketici güveni ve harcamaları hakkında bilgi verecek.
  • 15.00 ABD, haftalık mortgage başvuruları: Konut piyasasının sağlığına dair bir gösterge.
  • 16.30 ABD, kasım ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE): Fed’in faiz kararı için en kritik veri.
  • 22.00 ABD, kasım ayı federal bütçe dengesi: Kamu maliyesi hakkında fikir verecek.