ABD Enflasyonu Küresel Piyasaları Arafta Bıraktı

Küresel Piyasalar: Enflasyon Verileri, Fed Faiz İndirimi Beklentileri ve Şirket Bilançolarının Etkileri

Küresel piyasalar, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen son tüketici enflasyonu verilerinin yavaşlamaya işaret etmesiyle dalgalı bir seyir izlerken, yatırımcıların gözü şimdi üretici enflasyonu verilerine çevrildi. Rekor seviyelerden gelen kar satışları da piyasalardaki bu karışık görünümü pekiştirdi. Piyasa aktörleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikalarına yönelik ipuçlarını yakından takip ediyor.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan verilere göre, ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Haziran ayında aylık bazda yüzde 0,1 oranında bir gerileme kaydetti. Bu düşüş, Mayıs 2020’den bu yana kaydedilen ilk aylık düşüş olması açısından dikkat çekiciydi. Yıllık bazda ise TÜFE, yüzde 3 artışla piyasa beklentilerinin altında kalarak son bir yılın en düşük seviyesine geriledi. Bu gelişmeler, dezenflasyon sürecinin beklentilerin üzerinde bir hızla ilerlediğine dair güçlü sinyaller verdi.

Enflasyonun temel göstergelerinden biri olan çekirdek enflasyon da benzer bir tablo sergiledi. Yıllık bazda yüzde 3,3 ile Nisan 2021’den bu yana en düşük seviyesini gören çekirdek enflasyon, ekonomik aktivite ve fiyat istikrarı açısından olumlu bir gelişme olarak yorumlandı. Aynı dönemde, ülkede ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı da 6 Temmuz ile biten haftada 222 bin ile piyasa tahminlerinin altında kaldı. İşgücü piyasasının hala güçlü ancak yavaşlama belirtileri göstermesi, Fed’in ‘yumuşak iniş’ senaryosunu destekleyen unsurlardan biri olarak öne çıktı.

Analistler, bu önemli verilerin ABD ekonomisinde dezenflasyon trendinin yeniden rayına oturduğuna dair görüşleri güçlendirdiğini ve Fed’in yakın zamanda faiz indirimlerine başlayacağına dair beklentileri önemli ölçüde artırdığını belirtti. Piyasa fiyatlamalarında, Fed’in ilk faiz indirimini Eylül ayında yapma ihtimaline artık kesin gözüyle bakılıyor. Ayrıca, yıl sonuna kadar toplamda üç faiz indirimi yapılabileceği beklentisi de piyasa senaryolarına dahil olmuş durumda. Bu durum, hisse senedi piyasaları ve diğer riskli varlıklar için destekleyici bir ortam yaratırken, dolar üzerinde baskı oluşturuyor.

Fed yetkililerinin açıklamaları da piyasaların odağında yer almaya devam ediyor. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, ekonominin bu yıl içerisinde 1 veya 2 faiz indiriminin uygun olabileceği bir yolda ilerlediğini ifade etti. Daly, para politikası adımları atmadan önce daha fazla ekonomik veriye ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem ise enflasyonda düşüş sürecinin devam ettiğini ancak enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru ilerlediğine dair daha fazla kanıt görmek istediğini dile getirdi. Bu açıklamalar, Fed’in kademeli ve veri odaklı bir yaklaşım benimseyeceğine işaret ediyor.

Bugün piyasalar için kritik öneme sahip yeni veriler bekleniyor. ABD’de açıklanacak olan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Michigan Tüketici Güven Endeksi verileri, piyasalarda oynaklığı artırabilir ve Fed’in gelecekteki politika adımlarına dair yeni ipuçları sunabilir. Üretici enflasyonu, tüketici enflasyonunun öncü göstergelerinden biri olarak kabul edilirken, tüketici güveni de harcama eğilimleri açısından önemli bir gösterge niteliğinde.

Makroekonomik gelişmelerin yanı sıra, şirket cephesinden gelen haberler de piyasaları şekillendirdi. Delta Air Lines, yayınladığı finansal sonuçlarda üçüncü çeyreğe dair düşük gelir beklentisi duyurunca hisseleri yüzde 4 değer kaybetti. Elektrikli otomobil devi Tesla’nın hisseleri ise, Robotaxi tanıtımının iki ay ertelendiğine ilişkin ABD medyasında çıkan haberler sonrasında yüzde 8’in üzerinde sert bir düşüş yaşadı. Bu gelişmeler, şirket özelindeki haberlerin ve gelecek beklentilerinin hisse performansı üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha gösterdi.

Özellikle teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlerde kar satışlarının yoğunlaştığı görüldü. Geçtiğimiz dönemde rekor seviyelere ulaşan teknoloji hisselerinde düzeltmeler yaşandı. Nvidia’nın hisse fiyatı yüzde 5,6, Meta’nın yüzde 4,1, Microsoft’un yüzde 2,5, Amazon’un yüzde 2,4 ve Apple’ın yüzde 2,3 oranında geriledi. Bu kar satışları, özellikle yapay zeka ve büyük teknoloji şirketlerinin değerlemelerinin bir miktar aşırı şiştiği yönündeki endişeleri yansıttı.

Bu gelişmelerin ışığında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, Fed’in faiz indirimlerine yönelik artan beklentilerle yaklaşık 7 baz puan düşüşle günü yüzde 4,21’den tamamladı. Tahvil faizlerindeki düşüş, genellikle gelecekteki ekonomik büyüme ve enflasyon beklentilerinin azaldığını gösterir. Dolar endeksi de dün yüzde 0,5 azalarak 104,4 seviyesinden kapanırken, faiz indirimi beklentileri doları zayıflatmaya devam etti. Dolar endeksinin bu seyri, küresel çapta diğer para birimlerinin dolar karşısında değer kazanmasına yol açtı.

Altının ons fiyatı, Fed’in eylülde faiz indirimine başlayacağına yönelik beklentilerin güçlenmesiyle önemli bir yükseliş kaydetti. Dün yüzde 1,9 artışla günü 2 bin 415 dolardan tamamlayan altın, yaklaşık son iki ayın en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirdi. Altın, düşük faiz ortamında daha cazip hale gelen bir güvenli liman varlığı olma özelliğini korudu. Brent petrolün varil fiyatı ise dalgalı bir seyir izleyerek günü yüzde 0,2 artışla 85,1 dolardan tamamladı. Petrol fiyatları, küresel ekonomik aktivite beklentileri ve arz-talep dengesi arasındaki hassas dengeyi yansıttı.

ABD’de bilanço sezonu bugün büyük bankaların finansal sonuçlarıyla hız kazanacak. JP Morgan, Citibank ve Wells Fargo gibi sektörün önde gelen oyuncularının açıklamaları, piyasalara ekonominin genel sağlığı ve kurumsal karlılık hakkında önemli bilgiler sunacak. Bankacılık sektörü, ekonomik büyüme ve tüketici harcamaları hakkında değerli göstergeler sağlar.

New York borsasında dün karışık bir tablo hakimdi. Teknoloji hisselerindeki kar satışları nedeniyle Nasdaq endeksi yüzde 1,95 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,88 geriledi. Bu düşüşler, her iki endeksin de 7 günlük yükseliş serisine son vermesine neden oldu. Buna karşılık, Dow Jones endeksi ise yüzde 0,08 artış kaydederek günü pozitif tamamladı. Endeks vadeli kontratları ise yeni güne de karışık bir seyirle başladı ve yatırımcıların temkinli duruşunu sürdürdüğünü gösterdi.

Avrupa borsaları ise dün genel olarak pozitif bir seyir izledi. ABD’de enflasyonun yavaşlamasının ardından, İngiliz sterlininin dolar karşısında son bir yılın en yüksek seviyesine çıkması dikkat çekti. Fed’in eylülde faiz indirimine gideceğine kesin gözüyle bakılmasının ardından sterlin/dolar paritesi, yüzde 0,5 artışla günü 1,2915 seviyesinden tamamladı. Avro/dolar paritesi de gün yüzde 0,4 yükselişle 1,0870’ten tamamlayarak son bir ayın en yüksek günlük kapanışını kaydetti.

Avrupa bölgesinden gelen ekonomik veriler de takip edildi. Almanya’da enflasyon, Haziran ayında aylık yüzde 0,1 ve yıllık yüzde 2,2 ile beklentiler doğrultusunda gelirken, İngiltere’nin Mayıs ayında aylık bazda yüzde 0,4 büyüme ile beklentileri aşması dikkat çekiciydi. Ancak, İngiltere’de sanayi üretimi aynı dönemde aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 0,4 artışla öngörülerin altında kaldı. Avrupa borsalarında İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,36, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,71, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,69 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,03 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne karışık bir başlangıç yaptı.

Asya pay piyasalarında ise Hong Kong hariç genel olarak negatif bir seyir öne çıktı. Japon yeninin dolar karşısında yaklaşık son iki buçuk ayın en güçlü yükselişini kaydetmesi, ülke pay piyasalarındaki sert düşüşe neden oldu. Son dönemlerde son 38 yılın rekor seviyelerinde seyreden dolar/yen paritesi, dün yüzde 1,75’lik düşüşle günü 158,82 seviyesinden tamamlayarak, 1 Mayıs 2024’ten bu yana en sert düşüşünü kaydetmişti. Bugün ise parite hafif bir toparlanma ile 159,11 seviyesinden işlem görüyor.

Asya bölgesinden gelen diğer verilere göre, Çin’de ticaret fazlası Haziran ayında 99,05 milyar dolarla beklentileri aşarken, Japonya’da sanayi üretimi Mayıs ayında yüzde 3,6 ile tahminlerin üzerinde bir artış kaydetti. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,4, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,6 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 gerilerken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2 yükselerek pozitif ayrıştı.

Yurt içinde ise Borsa İstanbul, dün alıcılı bir seyir izleyerek BIST 100 endeksi için rekor bir kapanışa imza attı. Endeks, önceki kapanışa göre yüzde 2,62 artışla 11.024,33 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirdi. Bu yükseliş, hem küresel risk iştahındaki artıştan hem de yurt içi piyasalara yönelik olumlu beklentilerden destek buldu. Dolar/TL kuru ise dün satıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 32,8328’den tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,9740 seviyesinden işlem görüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yetkililerinden gelen açıklamalar da piyasaların dikkatini çekti. JP Morgan’ın yatırımcı toplantısında sunum yapan TCMB Başkanı Fatih Karahan, yurt içi swaplardaki düşüşün parasal aktarım mekanizmasını güçlendirdiğini vurguladı. Karahan, “Enflasyonun yılın ikinci yarısında düşeceğine dair artan bir konsensüs var” değerlendirmesinde bulunarak, enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı verdi. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay da yaptığı sunumda, “Sıkı para politikası duruşumuz, TL tasarrufları artırdı ve enflasyon bekleyişlerinin çıpalanmasına yardım etti” dedi. Başkan Yardımcısı Hatice Karahan ise çıktı açığının yılın ikinci çeyreğinde halen pozitif alanda seyretmekle birlikte bir düşüş sergilediğini ve yılın ikinci yarısında açığın negatif bölgeye geçeceğini öngördüklerini ifade etti. Bu açıklamalar, TCMB’nin enflasyonu düşürme ve makroekonomik istikrarı sağlama hedefine yönelik güçlü iletişimini pekiştirdi.

Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi, yurt dışında ise ABD’de ÜFE ve Michigan tüketici güven endeksi verilerinin yakından takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.100 ve 11.200 puanın direnç, 11.000 ve 10.900 seviyelerinin ise destek konumunda olduğunu kaydetti. AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının Mayıs ayında 1 milyar 347,5 milyon dolar açık verdiğini tahmin etti. Bu rakamlar, Türkiye ekonomisinin dış dengelerindeki durumu ve finansal piyasalardaki risk algısını etkileyebilir.

Piyasalarda bugün takip edilecek önemli veriler şu şekilde sıralanmaktadır:

  • 10.00 Türkiye, mayıs ayı ödemeler dengesi
  • 15.30 ABD, haziran ayı Üretici Fiyat Endeksi
  • 17.00 ABD, temmuz ayı Michigan tüketici güven endeksi