Demir ve Demir Dışı Metaller Sektörü İhracatı: İlk Yarı Değerlendirmesi ve Gelecek Perspektifleri
Türk ekonomisinin temel lokomotiflerinden biri olan sanayi sektörü, üretim, istihdam ve ihracat performansıyla ülkenin kalkınmasında kritik bir rol oynamaya devam etmektedir. Bu geniş ve dinamik yapının önemli bileşenlerinden biri de demir ve demir dışı metaller sektörüdür. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından açıklanan son veriler, sektörün haziran ayı ve yılın ilk yarısına ilişkin ihracat performansını gözler önüne seriyor. Bu rakamlar, hem mevcut ekonomik iklimin sektör üzerindeki etkilerini anlamak hem de geleceğe yönelik stratejiler geliştirmek adına değerli ipuçları sunmaktadır.
Haziran ayında Türkiye genel ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %10,6’lık bir düşüşle 18,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu genel düşüş eğilimi, demir ve demir dışı metaller sektörüne de yansıdı. Sektör, haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %13,9 oranında bir azalışla 937,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk yarısını kapsayan Ocak-Haziran döneminde ise, sektörün ihracatı geçtiğimiz yılın aynı aylarına göre %6,6 oranında düşüşle 6,18 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Bu düşüşlere rağmen, demir ve demir dışı metaller sektörü, genel ihracattan %5 pay alarak Türkiye’nin sanayi sektörleri arasında en çok ihracat gerçekleştiren 5. kolu olmayı başardı. Bu konum, sektörün ülke ekonomisi için vazgeçilmez önemini ve dış ticaret dinamiklerindeki güçlü yerini bir kez daha teyit etmektedir.
Alt Sektörlerde İhracat Performansı: Alüminyum Liderliğini Sürdürüyor
İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu’nun paylaştığı verilere göre, demir ve demir dışı metaller sektörünün alt grupları içinde en fazla ihracat performansı gösteren ürün grubu alüminyum oldu. Haziran ayında alüminyum ürün grubu, 376,6 milyon dolarlık ihracatla listenin başında yer aldı. Bu başarı, alüminyumun hafifliği, dayanıklılığı ve geri dönüştürülebilirliği sayesinde başta otomotiv, inşaat ve ambalaj gibi sektörlerde artan talebinden kaynaklanmaktadır. Alüminyumun bu güçlü performansı, küresel piyasalardaki değişen dinamiklere rağmen sektörün inovasyon ve adaptasyon kabiliyetini de gözler önüne sermektedir.
Alüminyum sektörünü takip eden diğer önemli alt sektörler ise bakır, metallerden eşyalar ve demir çelik mamulleri oldu. Bakır sektörü, haziran ayında 182,1 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken, metallerden eşyalar 176,7 milyon dolar ve demir çelik mamulleri ise 167,2 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Bu çeşitlilik, demir ve demir dışı metaller sektörünün geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu ve farklı endüstrilere hitap ettiğini göstermektedir. Her bir alt sektörün kendine özgü pazar koşulları ve rekabet avantajları bulunmakla birlikte, genel resimde bir bütün olarak sektörün sağlam bir yapıya sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Yılın ilk yarısı olan Ocak-Haziran dönemine bakıldığında kümülatif veriler de benzer bir tablo çizmektedir. Bu dönemde sektörün toplam 6,06 milyar dolarlık ihracatıyla genel ihracattan %4,8 pay aldığı ve sanayi sektörleri arasında yine en çok ihracat yapan 5. sektör konumunu koruduğu görülmektedir. Alt sektör bazında ise, alüminyum ürün grubu 2,34 milyar dolarla değer bazında liderliğini pekiştirdi. Alüminyumun ardından, 1,23 milyar dolarla metallerden eşyalar, 1,2 milyar dolarla demir çelik mamulleri ve 1,1 milyar dolarla bakır ürün grupları geldi. Bu kümülatif rakamlar, alüminyumun uzun vadede de sektörün en güçlü ihracat kalemlerinden biri olmaya devam ettiğini kanıtlamaktadır.
Hedef Pazarlar ve Ülke Bazında İhracat Performansı: Avrupa Birliği ve Almanya Öne Çıkıyor
Demir ve demir dışı metaller sektörü ihracatında en önemli pazar Avrupa Birliği ülkeleri olmaya devam ediyor. Haziran ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,9 azalışla 520,5 milyon dolarlık ihracatın Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığı açıklandı. Bu durum, AB’nin Türkiye için coğrafi yakınlık, mevcut ticari anlaşmalar ve köklü ekonomik ilişkiler nedeniyle stratejik önemini koruduğunu gösteriyor. Ancak AB ekonomilerindeki yavaşlama ve enerji krizinin etkileri, ihracat rakamlarındaki düşüşte etkili olan faktörler arasında gösterilebilir.
Ülke bazında en fazla ihracat gerçekleştirilen destinasyonlar incelendiğinde, Almanya açık ara ilk sırada yer alıyor. Haziran ayında Almanya’ya 106,7 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Bu güçlü ticari bağ, Almanya’nın Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri olmasından ve sanayi ürünlerine yönelik yüksek talebinden kaynaklanmaktadır. Almanya’yı 71,9 milyon dolar ile İtalya ve 46,9 milyon dolar ile Bulgaristan takip etti. Bu ülkelerle olan güçlü ticaret hacmi, sektörün Avrupa pazarındaki derin köklerini ve rekabetçi yapısını ortaya koymaktadır.
Ocak-Haziran döneminin kümülatif verileri de Almanya’nın ihracattaki zirve konumunu teyit etti. Bu dönemde Almanya’ya yapılan toplam ihracat 734 milyon dolara ulaştı. İkinci sırada yer alan İtalya’ya 418 milyon dolar, üçüncü sıradaki Bulgaristan’a ise 307 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Avrupa dışındaki önemli pazarlar arasında ise 286 milyon dolar ile ABD ve 269 milyon dolar ile Irak dikkat çekti. ABD’ye olan ihracatın artışı, sektörün Kuzey Amerika pazarında da kendine yer edinmeye başladığını ve ürünlerinin küresel çapta talep gördüğünü göstermektedir. Irak ise Ortadoğu pazarındaki istikrarlı varlığını sürdürmektedir.
Birim İhraç Fiyatları ve Miktar Bazında Değerlendirme: Karlılık Baskısı Altında Bir Sektör
İhracat rakamlarının dolar bazında düşüş göstermesinin yanı sıra, sektörün birim ihraç fiyatlarında da bir gerileme yaşandı. İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu’nun değerlendirmesine göre, demir ve demir dışı metaller sektörünün 2024 Ocak-Haziran döneminde birim ihraç fiyatı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %4 düşüşle kilogram başına 4,41 dolara geriledi. Aynı dönemde, sektörün ihracatının miktar olarak da %2,82 azalışla 1,4 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi, hem fiyat hem de hacim bazında bir daralma yaşandığını ortaya koymaktadır. Bu durum, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, artan rekabet ve uluslararası pazarlardaki talep koşullarındaki değişimler gibi faktörlerden etkilenmektedir. Birim fiyatlardaki düşüş, sektördeki firmaların kârlılık marjları üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.
Miktar bazındaki düşüş, küresel piyasalardaki genel yavaşlama ve talep daralmasıyla ilişkilendirilebilir. Özellikle büyük ekonomilerdeki imalat sektörlerindeki durgunluk, demir ve demir dışı metaller gibi temel ara mallara olan talebi doğrudan etkilemektedir. Bu durum, Türk ihracatçılarının hem daha az ürün satması hem de sattığı ürünlerden daha düşük gelir elde etmesi anlamına gelmektedir ki bu da sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli bir risk faktörüdür.
İhracatçıların Zor Durumu: Karlılıksız İş Yapma ve Acil Destek Çağrısı
İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, sektördeki firmaların karşı karşıya olduğu en büyük sorunu cesurca dile getirdi: “İhracatçı işletmesini kapatmamak için kârsız iş yapıyor.” Bu kritik açıklama, Türk ihracatçılarının içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşulları çarpıcı bir şekilde özetlemektedir. Tecdelioğlu, Türk lirası bazlı enflasyonun yüksek seyretmesi, döviz kurunun stabil olması ve yüksek faiz oranlarının kârlılık oranlarında ciddi düşüşlere yol açtığını vurguladı. Bu faktörlerin birleşimi, ihracatçıların mevcut pazar koşullarında ayakta kalmakta zorlandığını göstermektedir.
Yüksek enflasyon, üretim maliyetlerini artırırken, stabil döviz kuru, ihracatçıların ürünlerini uluslararası pazarda daha pahalı hale getirmekte ve rekabet güçlerini zayıflatmaktadır. Aynı zamanda, yüksek faiz oranları işletmelerin yatırım yapma, işletme sermayesi temin etme ve borçlanma maliyetlerini artırarak finansal yüklerini ağırlaştırmaktadır. Bu kısır döngüde, ihracatçılar siparişleri kaybetmemek ve üretim bantlarını durdurmamak adına zararına satış yapma noktasına gelmişlerdir. Bu durum, kısa vadede istihdamı korumak adına atılan bir adım gibi görünse de, uzun vadede firmaların finansal sağlığını ve sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir.
Tecdelioğlu, ekonomi yönetiminden üretici ihracatçı için acil destek ve teşvikler beklediklerinin altını çizdi. “Mevcut pazarlardan iş geliyor fakat yapılan satışlar tamamen kârsız. Kârsız iş yapmak çok fazla sürdürülebilir değil. İhracatçı bu durumu 6 ay, 1 yıl taşıyamaz,” diyerek durumun vahametini ortaya koydu. Bu çağrı, sektörün kritik bir eşikte olduğunu ve devlet desteği olmaksızın mevcut durumu daha fazla sürdüremeyeceğini net bir şekilde ifade etmektedir. Teşviklerin ve desteklerin, özellikle yüksek enflasyon, kur istikrarı ve faiz oranları üçgeninde sıkışan ihracatçıların nefes almasını sağlayacak mekanizmalar içermesi gerektiği açıktır. Aksi takdirde, sektörde kapasite daralmaları, istihdam kayıpları ve hatta işletme kapanmaları gibi istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilir.
Sonuç ve Gelecek Perspektifi
Demir ve demir dışı metaller sektörü, Türkiye ekonomisi için stratejik önemini korumaya devam etmektedir. İhracat rakamlarındaki düşüşlere ve karşılaşılan kârlılık sorunlarına rağmen, sektörün sanayi ihracatındaki 5. sırası, güçlü temel dinamiklere sahip olduğunu göstermektedir. Özellikle alüminyum gibi alt sektörlerin performansı ve Avrupa pazarlarındaki güçlü varlığı, geleceğe yönelik potansiyeli işaret etmektedir. Ancak küresel ekonomik koşullar, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iç ekonomik baskılar, sektör için önemli sınamalar yaratmaktadır.
İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu’nun dile getirdiği acil destek ve teşvik çağrıları, sektörün sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşımaktadır. Türk ihracatçısının, mevcut koşullar altında kârsız iş yapma döngüsünden çıkarılması, rekabet gücünün artırılması ve küresel pazarlardaki konumunun korunması için somut adımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu adımlar, ihracatın sadece miktar bazında değil, aynı zamanda değer ve kârlılık bazında da artmasını sağlayacak uzun vadeli stratejilerin bir parçası olmalıdır. Sektörün potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyabilmesi ve Türkiye ekonomisine katkısını sürdürebilmesi için devlet, sektör temsilcileri ve diğer paydaşlar arasında güçlü bir iş birliği ve uyumlu politikalar büyük önem taşımaktadır.
Kaynak: Foreks