Türkiye’de Finansal Okuryazarlık Seferberliği: “Benim Param Değerli” Projesi 70 Bin Kamu Çalışanına Ulaştı
Finansal okuryazarlık, modern toplumların ekonomik refahı ve bireylerin güçlü bir gelecek inşa etmesi için temel bir unsurdur. Türkiye’de bu bilincin yaygınlaşması adına önemli adımlar atan Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Öztürk, kamu personelinin finansal farkındalığını artırmayı hedefleyen “Benim Param Değerli” projesinin etkileyici sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Öztürk’ün açıklamalarına göre, proje kapsamında verilen eğitimlerden bugüne dek toplam 70 bin kişi faydalandı ve bu sayı her geçen gün artmaya devam ediyor.
Öztürk, yaptığı kapsamlı değerlendirmede, FODER’in temel amacının Türkiye’nin finansal okuryazarlık ekosistemine değerli katkılar sunmak olduğunu vurguladı. Bu stratejik hedef doğrultusunda, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi ve Borsa İstanbul Grubu gibi güçlü paydaşların işbirliğiyle “Benim Param Değerli” projesi, Ağustos 2023’te başarıyla hayata geçirildi. Projenin ana odağını, kamu çalışanlarının finansal bilinç düzeyini yükseltmeye yönelik tasarlanmış kapsamlı finansal okuryazarlık eğitimleri oluşturdu. Bu eğitimler, bireylerin kendi finansal geleceklerini daha bilinçli bir şekilde şekillendirmelerine olanak tanırken, aynı zamanda ulusal ekonominin genel sağlığına da olumlu yönde katkıda bulunmayı amaçladı.
Bireylerin mali kaynaklarını en verimli şekilde yönetebilmeleri için gerekli olan finansal farkındalığın artırılması, hem kişisel finansal sağlıkları hem de bir bütün olarak toplumun ekonomik refahı için vazgeçilmez bir koşul olarak öne çıkıyor. Zekeriya Öztürk, bu konunun önemini bilimsel araştırmalarla destekleyerek şu ifadeleri kullandı: “Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bireylerin gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık gibi önemli yaşam döngülerinde aldığı finansal kararların gelecekteki refahları üzerinde kritik bir etkisi var. Finansal okuryazarlık konusuna yeterince eğilmemiş veya bu alanda dikkatli olmayan bireyler, doğru ve stratejik finansal kararlar almakta ciddi güçlükler çekebiliyor.” Bu durum, bireylerin hatalı yatırım kararları almasına, borç sarmalına girmesine veya tasarruf potansiyellerini değerlendirememesine yol açabiliyor.
Öztürk, para yönetimi, tasarruf alışkanlıkları ve birikim yapma gibi temel finansal kavramların tam olarak yerleşmemiş olduğu durumlarda, kişilerin finansal durumlarını etkin bir şekilde yönetmekte zorlanabileceğine dikkat çekti. Bu temel eksiklikler, beklenmedik ekonomik dalgalanmalarda veya acil durumlarda bireyleri savunmasız bırakabiliyor. Bu zorlukların üstesinden gelmek ve finansal dayanıklılığı artırmak amacıyla hayata geçirilen “Benim Param Değerli” finansal okuryazarlık eğitimleri sayesinde, bireylerin para yönetimi konusundaki farkındalıklarını kapsamlı bir şekilde artırmayı hedeflediklerini belirtti. Proje, sadece teorik bilgi aktarımı yapmakla kalmayıp, katılımcılara pratik uygulamalar ve yaşamdan örneklerle finansal okuryazarlık becerileri kazandırmayı amaçladı.
Eğitimlerin Etkileyici Başarı Oranı: Yüzde 76
Proje, kamu çalışanlarına özel olarak hazırlanmış zengin ve interaktif bir eğitim serisi sundu. Zekeriya Öztürk, proje kapsamında kamuda görev yapan çalışanların faydalanması için her biri kendi alanında uzmanlaşmış dernek yönetim kurulu üyelerinin katkılarıyla 16 videodan oluşan temel düzeyde bir finansal okuryazarlık eğitim serisi oluşturulduğunu kaydetti. Bu videolar, karmaşık finansal konuları anlaşılır ve erişilebilir bir dille sunarak katılımcıların bilgi düzeyini yükseltmeyi amaçladı.
Eğitimlerin tüm kamu çalışanlarına kolayca ulaşabilmesi amacıyla dijital eğitim platformu olan Uzaktan Eğitim Kapısı üzerinden erişime açıldığını ifade eden Öztürk, bu erişim kolaylığının projenin başarısında kilit rol oynadığını vurguladı. Öztürk, projenin somut faydalarını şu sözlerle aktardı: “Bu eğitimleri izleyen kamu çalışanları, tasarruf, birikim, yatırım, kredi yönetimi, finansal hedef belirleme, planlama yapma ve bütçe hazırlama gibi çok çeşitli finansal okuryazarlık konu başlıklarında alanında uzman kişilerden değerli bilgiler edindiler. Hazırladığımız eğitimler ile kamu çalışanlarının finansal okuryazarlık konusunda bilinçlendirilmesini, tasarruf, birikim ve yatırım konularında doğru bilgilere erişmesini, sigorta, bireysel emeklilik sistemi (BES) ve kartlı ödeme sistemleri gibi finansal ürünler hakkında kapsamlı bilgi sahibi olmasını ve hayatın içinden verilen pratik önerilerle finansal davranışlarında kalıcı bir farkındalık kazanmasını hedefledik.”
Eğitimlerin ulaştığı kişi sayısı ve başarı oranları, projenin ne kadar başarılı olduğunu açıkça gösteriyor. Öztürk, bugüne kadar eğitimlerden toplam 70 bin kişinin faydalandığını ve daha da önemlisi, eğitimi başarıyla tamamlayanların oranının yüzde 76 gibi oldukça yüksek bir seviyede gerçekleştiğini belirtti. Bu etkileyici rakamlar karşısında duyduğu memnuniyeti dile getiren Öztürk, “Bu sayı gerçekten mutluluk verici. Bu başarıya bakarak rahatlıkla söyleyebiliriz ki proje, belirlenen amacına eksiksiz bir şekilde hizmet etti. Eğitimlerimizden faydalanan kişi sayısının artmaya devam etmesini temenni ediyoruz. Çünkü ne kadar çok kişi bu eğitimlerden faydalanırsa, o kadar çok kişinin finansal okuryazarlık bilgisine ve genel finansal farkındalığına doğrudan katkı sunmuş olacağız. Bu da Türkiye’nin finansal anlamda daha güçlü ve dirençli bir toplum olmasına zemin hazırlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Proje, sadece mevcut kamu çalışanlarını değil, aynı zamanda kariyer yolculuğunun başında olan gençleri de hedefleyerek gelecek nesillerin finansal bilincini şekillendirmeyi amaçladı. Öztürk, bu kapsamda Yetenek Kapısı’nın dijital eğitim platformu olan “YTNK TV”ye de “Benim Param Değerli” eğitim içeriklerinin yüklendiğini ifade etti. Bu önemli adım sayesinde, bu platforma kayıtlı olan her gencin söz konusu eğitimlere ücretsiz ve kolayca erişebileceğini, böylece daha genç yaşta finansal kararlarını daha bilinçli alabilmeleri için gerekli bilgi ve donanıma sahip olabileceklerini vurguladı.
Projenin Geleceği: 2. ve 3. Fazlarla Daha Derinlemesine Bir Etki
Zekeriya Öztürk, “Benim Param Değerli” projesinin uzun vadeli vizyonunu ve gelecek fazlarını da paylaştı. İlerleyen süreçte, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi ile olan güçlü işbirlikleri kapsamında projenin 2’nci ve 3’üncü fazlarını da hayata geçirmeyi planladıklarını belirtti. Bu fazlar, projenin etkisini daha da derinleştirmeyi ve finansal okuryazarlık eğitimlerini daha özelleşmiş ve bilimsel temellere dayandırmayı amaçlıyor.
Öztürk, ikinci fazın ölçme ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak daha özelleştirilmiş finansal farkındalık eğitimlerine odaklanacağını açıkladı. Bu sayede, katılımcıların ihtiyaçlarına göre daha hedeflenmiş içerikler sunulacak ve eğitimlerin etkinliği artırılacak. Üçüncü fazda ise, davranışsal finans bilimi çerçevesinde finansal okuryazarlığın artırılmasına katkıda bulunmayı hedeflediklerini belirtti. Davranışsal finans, insanların ekonomik kararlarını etkileyen psikolojik faktörleri inceleyen bir alandır. Bu faz, bireylerin para ile olan ilişkilerindeki bilişsel yanılgıları ve önyargıları anlamalarına yardımcı olarak, daha rasyonel ve sürdürülebilir finansal kararlar almalarını sağlamayı amaçlayacak. Bu bilimsel yaklaşım, finansal okuryazarlık eğitimlerine yeni bir boyut kazandıracak ve kalıcı davranış değişikliklerini destekleyecektir.
Eğitimlerin dijital yollarla ulaştırılmasının sürdürülebilir, erişilebilir ve kapsayıcı bir seçenek olduğunu bir kez daha vurgulayan Öztürk, bu yaklaşımın sadece “Benim Param Değerli” projesiyle sınırlı kalmadığını, FODER’in genel stratejisinin bir parçası olduğunu ifade etti. Bu strateji doğrultusunda hayata geçirilen bir diğer önemli platformu ise şu sözlerle tanıttı:
Herkesin ücretsiz erişimine açık FinKurs’u (www.finkurs.org) kurduk. FinKurs’ta şu an itibarıyla iki ana eğitim modülümüz yer alıyor. Ancak FinKurs, sürekli yaşayan ve gelişen bir çevrim içi finansal okuryazarlık eğitim platformu olarak tasarlandı. Ülkemizde son yıllarda özellikle yatırım konusuna olan ilgi büyük bir yoğunluk kazanmış durumda. 2020 yılından itibaren yatırımcı sayısı istikrarlı bir şekilde artış gösteriyor ve halka arzlar çoğalıyor. Sadece 2023 yılının ilk 11 ayında 4,7 milyon yeni pay senedi yatırımcısının sisteme katılmasıyla, toplam pay senedi yatırımcısı sayısı 8,6 milyona ulaştı. Hal böyle olunca, bireylerin bu yoğun ilgiye karşılık bilinçli adımlar atabilmesi için yatırım konusunda kapsamlı finansal okuryazarlık eğitim içeriklerimizi hazırlamaya başladık. Bu özel eğitimleri çok yakında FinKurs platformunda herkesin ücretsiz erişimine açmayı hedefliyoruz. Bu sayede, artan yatırımcı kitlesinin daha bilinçli kararlar almasına ve finansal piyasalardaki riskleri daha iyi yönetmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.
FODER’in “Benim Param Değerli” projesi ve FinKurs gibi girişimleri, Türkiye’de finansal okuryazarlık seviyesini yükseltme misyonuna kararlılıkla devam ettiğini gösteriyor. Bu projeler, bireylerin finansal geleceklerini güvence altına almalarına yardımcı olurken, aynı zamanda ülke ekonomisinin genel dayanıklılığını ve refahını artırma yolunda önemli birer köşe taşı niteliği taşıyor. Finansal bilincin yaygınlaşması, daha güçlü bir ekonomik yapı ve daha müreffeh bir toplum inşası için atılan en değerli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.