40 Ülkenin Seması Türk İHA’larına Emanet

Türkiye İHA Liderliğini Pekiştiriyor: Dünya Arenasında Sanayi ve Teknoloji Gücü

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin insansız hava araçları (İHA) teknolojisinde dünya lideri konumunda olduğunu vurguladı. Bakan Kacır, “Türkiye, insansız hava araçlarında dünyada bir numaradır, 40’a yakın ülkenin semaları Türk insansız hava araçlarınca muhafaza edilmektedir,” ifadeleriyle ülkenin bu alandaki eşsiz başarısını gözler önüne serdi. Bu liderlik, sadece savunma alanında değil, aynı zamanda arama-kurtarma ve afet yönetimi gibi sivil operasyonlarda da kendini kanıtlamaktadır.

Bakan Kacır, son olarak İran’da düşen helikopterin tespiti sürecinde Türk İHA’larının üstlendiği kritik göreve dikkat çekti. İran makamlarının talebi üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yer alan Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) Bayraktar AKINCI’nın bölgeye intikal ettiğini belirten Bakan, “Gerçekten 1,5 saat gibi kısa bir zaman içerisinde, çok zorlu, sarp bir coğrafyada, kötü, sisli ve bulutlu hava koşullarına rağmen helikopteri tespit etmesi mümkün oldu,” şeklinde konuştu. Bu olay, Türkiye’nin geliştirdiği insansız hava aracı teknolojilerinin sadece savunma kabiliyetlerini değil, aynı zamanda uluslararası arenada sergilediği insani yardım ve işbirliği kapasitesini de gözler önüne serdi. Kazanılan bu başarı, Türk mühendisliğinin ve teknolojik altyapısının zorlu şartlarda dahi ne denli güvenilir ve etkili olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da düzenlenen 13. Saraybosna İş Forumu’nun (SBF) açılışında konuşan Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji alanındaki bu önemli başarılarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Milli Teknoloji Hamlesi’ne borçlu olduğunu dile getirdi. Bu hamle, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını kazanma ve küresel rekabette öncü bir rol üstlenme vizyonunun temelini oluşturmaktadır. Milli Teknoloji Hamlesi, sadece savunma sanayisini değil, enerji, sağlık, tarım ve ulaşım gibi birçok stratejik sektörü de kapsayan geniş bir yenilikçilik ve üretim seferberliğini ifade etmektedir.

Bayraktar AKINCI’nın, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ı taşıyan helikopterin enkazını bulma görevindeki başarısı, Türk savunma sanayisinin ulaştığı seviyenin somut bir örneğidir. Bakan Kacır, kazada hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek, bu tür zorlu durumlarda uluslararası iş birliğinin ve ileri teknolojinin önemini vurguladı. Türk savunma sanayisi, yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda geliştirdiği yerli ve milli sistem ürünleriyle dünya genelinde dikkatle takip edilen bir aktör haline geliyor. Bu başarılar, Türkiye’yi savunma teknolojilerinde dünyanın en iyilerini geliştiren ülkeler arasına taşımıştır.

Türkiye: Avrupa’nın Sanayi ve Teknoloji Lideri

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin sadece İHA’larda değil, genel anlamda sanayide ve teknolojide Avrupa’nın öncü ülkesi olduğunu belirtti. Bu iddialı ifade, ülkenin son yıllarda kaydettiği devasa ilerlemeyi ve üretim kapasitesindeki artışı yansıtmaktadır. Bakan, Türk savunma sanayisini ve Selçuk Bayraktar ile ekibini tebrik ederken, İHA’ların afetle mücadeledeki rolüne de değindi. Özellikle orman yangınlarının hızlı bir şekilde tespit edilmesinde insansız hava araçlarının etkin kullanımı, bu teknolojilerin çok yönlülüğünü ve toplumsal faydasını ortaya koymaktadır.

Zaman zaman insansız hava araçlarının haksız karalamalara maruz kaldığını da dile getiren Bakan Kacır, bu tür eleştirilere en iyi cevabın milli teknolojik ürünlerin ortaya koyduğu somut başarılar olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu alandaki deneyimlerini Balkan ülkeleriyle paylaşma arzusunu dile getiren Kacır, ülkenin geniş sanayi yelpazesindeki liderliğini şu sözlerle özetledi:

Türkiye bugün hem sanayide hem de teknolojide Avrupa’nın öncü ülkesidir. Ticari araçlardan düz cam üretimine, güneş panellerinden, demir-çelik sektörüne, çimentoya, beyaz eşyaya kadar Türkiye, Avrupa’nın en büyük üretici gücüdür. Güneş paneli üretiminde ve ticari araç üretiminde Avrupa birincisiyiz. Beyaz eşya üretiminde ise Avrupa birincisi, dünya ikincisiyiz. Bütün bu sanayi kabiliyetini Balkan coğrafyasına çok daha güçlü şekilde taşımayı arzu ederiz. Bütün bunları yapmamıza imkan tanıyan derin tecrübelerimiz var. Özellikle organize sanayi bölgelerimiz, son 22 yılda büyük bir dönüşüm geçirdi. Sayılarını 192’den 361’e çıkardık. Organize sanayi bölgelerindeki istihdam 415 binden, 2 milyon 600 bine yükseldi. Aktif tesis sayısı ise 11 binden 58 bine tırmandı. Bütün bu veriler, son 22 yılda ortaya koyduğumuz üretim hamlesinin ve Türkiye ekonomisinin dinamizminin somut sonuçlarıdır.

Bu başarılar, Türkiye’nin sadece bölgesel değil, küresel çapta da önemli bir üretim ve teknoloji üssü haline geldiğini göstermektedir. Özellikle organize sanayi bölgelerinin (OSB) sayısındaki ve kapasitesindeki artış, ülkenin yatırım ortamının iyileştiğini, üretim altyapısının güçlendiğini ve istihdam olanaklarının genişlediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu stratejik bölgeler, birçok farklı sektörde yerli ve yabancı yatırımcılara cazip fırsatlar sunarak, Türkiye’nin sanayi ekosistemine önemli katkılar sağlamaktadır. Yenilikçi üretim modelleri ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, OSB’ler Türkiye’nin gelecekteki ekonomik büyümesinde kritik bir rol oynamaya devam edecektir.

AR-GE ve İnsan Kaynağına Yapılan Yatırım

Bakan Kacır, teknoloji alanında AR-GE ekosisteminin sürekli geliştirildiğini ve bu alanda yapılan yatırımların meyvelerini vermeye başladığını kaydetti. Türkiye genelindeki 102 teknoparkta 10 bin 500’e yakın inovasyon ve AR-GE faaliyeti sürdüren şirketin varlığı, ülkenin yenilikçilik potansiyelini gözler önüne sermektedir. Bu teknoparklar, üniversite-sanayi işbirliğini güçlendirerek, girişimciliği teşvik ederek ve yeni teknolojilerin geliştirilmesine olanak sağlayarak ülkenin teknolojik dönüşümüne öncülük etmektedir.

Türkiye’nin AR-GE alanındaki insan kaynağını son 22 yılda tam 10 katına çıkararak 272 bini aşan çalışana ulaştığını ifade eden Bakan Kacır, nitelikli insan gücünün teknolojik gelişimin anahtarı olduğunu vurguladı. Bu büyüme, ülkenin Ar-Ge’ye verdiği önemin ve genç yeteneklere yapılan yatırımın bir göstergesidir. Bakan, SBF vesilesiyle Bosna Hersek’in bakanlarıyla yapılan görüşmelerde, Türkiye’nin bu coğrafyada desteklediği önemli üniversitelerin bulunduğunu belirtti. “Biz, bu coğrafyanın genç ve çalışkan insan kaynağının ülkesine hizmet etmesini arzu ederiz,” diyerek Balkan ülkeleriyle olan kültürel ve bilimsel bağların güçlendirilmesinin önemine işaret etti. Bu yaklaşımla, Türkiye sadece kendi sınırları içinde değil, aynı zamanda dost ve kardeş ülkelerde de teknolojik kapasitenin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir.

TEKNOFEST: Girişim Fabrikası ve Balkanlarla İşbirliği Köprüsü

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in, sadece bir festivalden öte bir “girişim fabrikasına” dönüştüğünü vurguladı. Bu devasa organizasyonun, gençlerin teknolojiye olan ilgisini artırarak, onlara yenilikçi projeler geliştirme ve girişimci ruhlarını ortaya çıkarma fırsatı sunduğunu belirtti. TEKNOFEST’in artık uluslararası bir marka haline geldiğini ve bu etkinliği Balkanlar’daki kardeş ülkelerle birlikte gerçekleştirme potansiyelinin bulunduğunu dile getirdi.

Bakan Kacır, Türkiye’deki TEKNOFEST’e Balkanlar’dan gelecek gençlerin katılımını büyük ölçüde önemsediklerini ifade ederek, festivalin geldiği noktayı şu değerlendirmelerle açıkladı:

TEKNOFEST, Türkiye’nin adeta bir girişim fabrikasına dönüştü. Geçen yıl 1 milyon yarışmacı katıldı, bu sayı 337 bin takımdan oluşuyordu. Bu yıl ise takım sayısı 700 bini aştı, yarışmacı sayısı ise 1 milyon 600 bine erişti. Roket tasarımından, model uydu geliştirmeye, su altı robotlarından sağlıkta yapay zeka uygulamalarına, yenilikçi enerji çözümlerinden otonom araçlara kadar yüz binlerce takım, yüz binlerce proje üretiyor ve artık binlerce yeni girişimin de doğmasına vesile oluyor. Biz bu teknoloji ve inovasyon dip dalgasına Balkan coğrafyasındaki genç kardeşlerimizin katılımının daha da artmasını arzu ediyoruz. Şu an 100’e yakın ülkeden katılım var TEKNOFEST’e ama istiyoruz ki bu coğrafyadan katılım çok daha fazla artsın. Ayrıca buralarda da benzer etkinlikler yapabiliriz. Buradaki paydaşlarımız bu konuda istekli olurlarsa ki o isteği de tüm görüşmelerde müşahede etmiş oldum. İnşallah bu coğrafyada, özellikle Bosna Hersek gibi dost ve kardeş ülkelerin teknoloji geliştirme sürecine daha etkin şekilde katılmalarını sağlamaya yönelik işlerde birlikte çalışmak isteriz. Bu iş birliği, bölgesel kalkınma ve ortak bir gelecek inşa etme yolunda önemli adımlar atmamızı sağlayacaktır.

TEKNOFEST, gençlerin teknolojiye erişimini kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda onlara geleceğin mesleklerine ve inovasyon ekosistemine entegre olma şansı tanıyor. Festivalin uluslararası boyutu, Türkiye’nin teknolojik bilgi birikimini küresel arenada paylaşma ve farklı coğrafyalardan genç yetenekleri bir araya getirme vizyonunun bir parçasıdır. Balkan ülkeleriyle kurulacak bu teknoloji köprüleri, karşılıklı kalkınmayı destekleyecek ve genç nesiller arasında güçlü bağlar kuracaktır. Türkiye, bu tür iş birlikleriyle hem kendi teknolojik bağımsızlığını pekiştirmekte hem de bölgesel dostluk ve kalkınmaya öncülük etmektedir.