Küresel ve Yerel Piyasaları Şekillendiren Önemli Gelişmeler: Ekonomi, Politika ve Teknoloji Gündemi
Yeni günde, hem yurt içinde hem de uluslararası arenada piyasaların yönünü belirleyecek önemli gelişmeler yaşanıyor. Türkiye’de dış ticaret rakamları ve haftalık para ile banka istatistikleri yakından takip edilirken, küresel ekonomide ise ABD’den gelecek Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verileri ve bekleyen konut satışları ön plana çıkıyor. Diplomatik çabalardan teknoloji devlerinin stratejik hamlelerine, merkez bankası kararlarından jeopolitik risklere kadar geniş bir yelpazede ele alacağımız bu gündem maddeleri, yatırımcılar ve karar alıcılar için kritik ipuçları sunuyor. Küresel ekonominin dinamiklerini anlamak ve bölgesel gelişmelerin etkilerini kavramak adına bu başlıklar büyük önem taşımaktadır.
Öne Çıkan Başlıklar ve Küresel Etkileri
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu, Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılacak köklü değişiklikleri içeren önemli bir teklifi kabul etti. Bu teklif, trafik güvenliğinin artırılması, sürücü ve yayaların haklarının korunması ile ulaşım sistemlerinin modernize edilmesi hedeflerini taşıyor. Kanun taslağının Meclis Genel Kurulu’nda görüşülerek yasalaşması halinde, trafikteki kurallar, cezalar ve denetim mekanizmalarında önemli yenilikler bekleniyor. Özellikle sürüş güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı daha caydırıcı önlemlerin getirilmesi ve trafik akışını kolaylaştıracak düzenlemelerin yapılması, kamuoyunun dikkatini çeken başlıklar arasında yer alıyor. Bu yasal düzenleme, ülkenin genel ulaşım politikaları ve vatandaşların günlük yaşam pratikleri üzerinde doğrudan bir etki yaratacak potansiyele sahip olup, uzun vadede trafik kazalarının azaltılmasına katkıda bulunabilir.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), ülkenin enerji bağımsızlığı hedefleri doğrultusunda stratejik bir adım atarak yeni bir petrol işletme ruhsatı almak üzere resmi başvuruda bulundu. Bu başvuru, TPAO’nun mevcut arama ve üretim faaliyetlerini genişletme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yeni ruhsatın alınması, Türkiye’nin petrol ve doğalgaz rezervlerini artırma potansiyelini güçlendirirken, enerji ithalatına olan bağımlılığını azaltma vizyonuna da hizmet ediyor. Şirketin bu tür adımları, hem ulusal enerji güvenliği hem de bölgesel enerji piyasalarındaki konumunu pekiştirmesi açısından büyük önem taşıyor. Enerji sektöründeki bu tür yatırım ve genişleme haberleri, uzun vadede ülkenin ekonomik gelişimine ve cari denge performansına katkı sağlaması bekleniyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna ile diplomatik çözüm arayışları kapsamında ikinci tur görüşmelerin 2 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilmesi yönünde bir teklif sunduklarını açıkladı. Bu açıklama, iki ülke arasındaki gerilimi azaltmaya yönelik uluslararası arabuluculuk çabalarının devam ettiğini gösteriyor. Lavrov, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile de bir araya gelerek Ukrayna ile yeni bir doğrudan görüşme turu için “somut teklifler” hazırlanması konusunda istişarelerde bulunduklarını belirtti. Bu gelişmeler, Ukrayna’daki çatışmanın barışçıl yollarla sona erdirilmesine yönelik umutları yeniden canlandırırken, uluslararası toplumun da dikkatini bu diplomatik sürece çekiyor. İstanbul’un bir kez daha arabuluculuk rolünde öne çıkması, Türkiye’nin barış diplomasisindeki etkin konumunu vurguluyor. Ancak, taraflar arasındaki güven eksikliği ve farklı pozisyonlar, bu görüşmelerin sonucuna dair belirsizlikleri koruyor ve küresel piyasalar için önemli bir belirsizlik unsuru olmaya devam ediyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde federal ticaret mahkemesi, eski Başkan Donald Trump’ın hemen her ülkeye kapsamlı gümrük vergileri uygulama yetkisinin bulunmadığına hükmederek, Trump’ın 2 Nisan’da duyurduğu gümrük vergilerini geçersiz ilan etti. Bu karar, ABD ticaret politikasının geleceği ve Başkanlık yetkilerinin sınırları konusunda önemli bir emsal teşkil ediyor. Mahkemenin bu hamlesi, uluslararası ticaret ilişkilerinde istikrar arayışında olan piyasalar tarafından dikkatle izleniyor. Trump’ın ticaret savaşları döneminde uyguladığı korumacı politikaların yasal dayanağını sorgulayan bu hüküm, gelecekteki olası ticaret kısıtlamalarına karşı bir engel oluşturabilir ve küresel ticaret akışları üzerinde pozitif bir etki yaratma potansiyeli taşıyor. Bu karar, küresel tedarik zincirlerinin daha öngörülebilir hale gelmesine katkıda bulunabilir.
Almanya ve Ukrayna arasında uzun menzilli silah üretimine ilişkin kritik bir anlaşma imzalanırken, Almanya’nın Ukrayna’ya 5 milyar avroluk ek yardım yapacağı da açıklandı. Bu anlaşma, Ukrayna’nın savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik uluslararası destek çabalarının önemli bir parçasını oluşturuyor. Uzun menzilli silahların üretimi, Ukrayna’nın askeri stratejisinde önemli bir değişim yaratabilir ve savaşın seyrini etkileme potansiyeline sahip. Almanya’nın bu büyük ölçekli mali yardımı ise, Ukrayna ekonomisinin ve altyapısının toparlanması için hayati önem taşıyor. Bu gelişmeler, Avrupa’daki güvenlik mimarisi ve ittifak ilişkileri açısından da derinlemesine sonuçlar doğurabilirken, savunma sanayii hisseleri üzerinde de etkili olabilir.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulama konusunda bazı tereddütlerini dile getirdi. Trump, cezaların ateşkes sağlanmasına engel olmasını istemediğini belirterek, diplomatik çözüme odaklanılması gerektiği mesajını verdi. Bu açıklama, yaptırımların etkinliği ve diplomatik süreçle ilişkisi üzerine süregelen tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bazı çevreler, yaptırımların Rusya’yı müzakere masasına oturmaya zorladığını savunurken, diğerleri ise bu tür kısıtlamaların çatışmayı daha da uzattığı görüşünde. Trump’ın bu duruşu, uluslararası ilişkilerdeki karmaşık dinamikleri ve farklı liderlerin bu konudaki bakış açılarını gözler önüne seriyor. Bu tür açıklamalar, enerji piyasaları ve küresel ticaret rotaları üzerinde belirsizlik yaratmaya devam ediyor.
Donald Trump, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya, İran’a yönelik bir askeri saldırının Tahran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşma sağlama çabalarını sekteye uğratma riski taşıdığını ifade ettiğini belirtti. Bu açıklama, Orta Doğu’daki gerilimli durumu ve bölgesel güvenlik dinamiklerini bir kez daha gündeme getirdi. İran’ın nükleer programı, uzun süredir uluslararası camianın endişe kaynağı olmayı sürdürüyor ve bu konuda diplomatik yollarla çözüm arayışları devam ediyor. Trump’ın bu uyarısı, bölgedeki aktörler arasında hassas bir denge bulunduğunu ve herhangi bir askeri adımın geniş çaplı ve öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Bu tür yorumlar, küresel siyasetin kırılganlığını ve liderlerin stratejik kararlarının bölgedeki istikrar üzerindeki etkisini hatırlatıyor, aynı zamanda petrol fiyatları üzerinde de potansiyel baskı yaratıyor.
Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Gazze Şeridi’ndeki çatışmalar konusunda geçici bir ateşkese varılması konusunda “son derece umutlu” olduğunu dile getirdi. Bu umutlu açıklama, bölgedeki insani krizin derinleştiği bir dönemde diplomatik çabaların yoğunlaştığını ve taraflar arasında bir uzlaşı zemini bulunabileceği beklentisini artırdı. Gazze’deki çatışmalar, hem bölgesel hem de küresel ölçekte büyük yankı uyandırmaya devam ederken, uluslararası arabulucuların barış görüşmelerindeki rolü giderek daha kritik hale geliyor. Witkoff’un bu pozitif mesajı, Orta Doğu’da uzun süredir devam eden gerilimi dindirme ve kalıcı bir çözüm bulma arayışlarına dair bir ışık olarak yorumlanabilir ve piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama sağlayabilir.
Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının yayınlanan tutanakları, ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin tarifeler sonrası önümüzdeki aylarda artan işsizlikle birlikte yükselen enflasyon şeklinde “zor ödünleşimlerle” karşı karşıya kalabileceklerini kabul ettiklerini gösterdi. Bu ifade, Fed’in para politikası belirlemedeki ikilemini net bir şekilde ortaya koyuyor: hem fiyat istikrarını sağlama hem de maksimum istihdamı koruma hedefleri arasındaki dengeyi bulma zorluğu. Tutanaklar, enflasyonun beklenenden daha kalıcı olabileceği endişelerini yansıtırken, olası faiz artırımlarının işgücü piyasası üzerindeki etkileri konusunda da tartışmaların sürdüğünü belirtiyor. Bu durum, piyasaların Fed’in gelecekteki adımlarına ilişkin belirsizliğini artırıyor ve yatırımcıların ekonomik göstergeleri daha yakından takip etmesine neden oluyor. Fed’in bu ikilemi, küresel finans piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Çin’in bitcoin konusundaki ihtiyatlı tutumunun, ABD’yi dünyanın en büyük kripto para birimini daha fazla benimsemeye ve dijital varlıktaki stratejik avantajını geliştirmeye teşvik etmesi gerektiğini savundu. Vance’in bu açıklaması, ABD’nin kripto para politikalarına yönelik daha proaktif bir yaklaşım benimsemesi gerektiği yönündeki çağrıları yansıtıyor. Çin’in kripto paralara yönelik kısıtlayıcı politikaları, bu alandaki küresel liderlik boşluğunu ortaya çıkarırken, ABD’nin bu boşluğu doldurarak inovasyonu ve finansal teknolojileri yönlendirme potansiyeli vurgulanıyor. Bu tür söylemler, kripto para piyasalarının geleceği ve dijital varlıkların ulusal ekonomi ve güvenlik üzerindeki etkileri konusunda süregelen tartışmaları daha da yoğunlaştırıyor ve kripto para birimlerinin ana akım finans sistemine entegrasyonu konusunda önemli sinyaller veriyor.
BlackRock ve BNP Paribas gibi finans devleri, son yedi ayda oluşturulan en az dokuz yeni fonla birlikte, Avrupa’nın savunma sanayisine odaklanan borsa yatırım fonlarını (ETF) piyasaya süren en son varlık yöneticileri oldu. Bu trend, jeopolitik risklerin artması ve Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını yükseltme kararlarıyla doğrudan ilişkili. Yatırımcılar, savunma sektöründeki büyüme potansiyelini değerlendirmek ve bu alana erişim sağlamak için bu tür tematik ETF’lere yöneliyor. Bu durum, finans sektörünün küresel güvenlik endişelerine nasıl tepki verdiğini ve savunma sanayiinin artık sadece devletlerin değil, aynı zamanda özel sektör ve yatırımcıların da önemli bir ilgi alanı haline geldiğini gösteriyor. Bu fonlar, sektördeki büyüme beklentileriyle birlikte yeni yatırım fırsatları sunuyor.
Advanced Micro Devices (AMD), fotonik entegre devre üreticisi Enosemi’yi satın alarak yapay zeka sistemlerinde birlikte paketlenmiş optik tekliflerini genişlettiğini duyurdu. Bu stratejik satın alma, AMD’nin yapay zeka (YZ) çiplerindeki lider konumunu pekiştirme ve veri merkezi çözümlerindeki rekabet gücünü artırma hedefine hizmet ediyor. Fotonik entegre devreler, veri iletim hızını ve enerji verimliliğini artırarak YZ uygulamaları için kritik öneme sahip. Bu hamle, yarı iletken sektöründeki yoğun rekabetin ve yapay zeka teknolojilerine yapılan devasa yatırımların bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. AMD’nin bu entegrasyonu, gelecekteki YZ altyapılarının gelişimine önemli katkılar sağlayabilir ve şirketin pazar payını genişletme potansiyeli taşıyor.
Elon Musk, eski Başkan Donald Trump’ın resmi danışmanı olarak geçirdiği sürenin sona erdiğini bildirdi. Bu açıklama, teknoloji dünyasının önde gelen figürlerinden birinin siyasi arenadaki etkileşimlerinin bir bölümünün sonuna gelindiğini gösteriyor. Musk’ın bu tür görevleri, teknoloji ve siyasetin kesişim noktasında yer alan tartışmaları her zaman canlı tutmuştur. Bu gelişme, hem Trump’ın gelecekteki siyasi hamleleri hem de Musk’ın iş ve siyaset arasındaki dengeyi nasıl yöneteceğine dair merak uyandırıyor. Musk’ın bundan sonraki süreçte hangi alanlara odaklanacağı, kamuoyu tarafından yakından izlenecek.
Dünyanın önde gelen yapay zeka (YZ) çipleri üreticisi Nvidia, Wall Street beklentilerini aşarak rekor gelir ve veri merkezi satışları bildirdi. Bu çarpıcı performans, yapay zeka teknolojilerine olan küresel talebin hızla artmaya devam ettiğini ve Nvidia’nın bu devasa büyümenin ana motorlarından biri olduğunu bir kez daha kanıtladı. Veri merkezi segmentindeki güçlü satışlar, bulut bilişim, büyük veri analizi ve YZ iş yükleri için yüksek performanslı işlemcilere duyulan ihtiyacı yansıtıyor. Nvidia’nın bu başarısı, yarı iletken sektörünün ve genel olarak teknoloji piyasasının yükselen trendlerini gözler önüne seriyor ve şirketin pazardaki lider konumunu daha da sağlamlaştırıyor. Bu başarı, teknoloji sektöründeki inovasyonun ve büyümenin lokomotifi olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Amerikan Petrol Enstitüsü (API) tarafından açıklanan verilere göre, petrol stoklarında üst üste iki haftalık yükselişin ardından piyasa beklentilerinin aksine önemli bir düşüş yaşandı. Bu düşüş, küresel petrol piyasalarında arz-talep dengesine ilişkin yeni sinyaller veriyor. Petrol stoklarındaki azalış, genellikle güçlü talebin veya arz kesintilerinin bir göstergesi olarak yorumlanır ve petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturabilir. Piyasa katılımcıları, bu verileri enerji fiyatlarının gelecekteki seyrini tahmin etmek için yakından takip ediyor. Bu gelişme, enerji emtialarına yatırım yapanlar ve enerji bağımlısı ekonomiler için dikkat çekici bir veri olarak öne çıkıyor ve küresel enerji piyasasının dinamiklerini etkiliyor.
ABD’nin, yarı iletkenlerin tasarımında kullanılan yazılımları sunan şirketlere, ihracat lisansı almadan Çin’e satış yapmamalarını emrettiği iddia edildi. Bu hamle, ABD’nin Çin’in teknolojik yükselişini yavaşlatma ve stratejik öneme sahip sektörlerdeki bağımlılığını azaltma çabalarının devamı niteliğinde. Yarı iletken teknolojileri, modern ekonominin ve ulusal güvenliğin temel direklerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu tür kısıtlamalar, küresel teknoloji tedarik zincirleri üzerinde ciddi etkiler yaratabilir ve Çin’in yerel yarı iletken üretimini hızlandırmasına neden olabilir. Teknoloji savaşlarının derinleştiğini gösteren bu gelişme, uluslararası ticaretteki gerilimin artarak devam ettiğini de gözler önüne seriyor ve gelecekteki teknoloji gelişimini şekillendirecek önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Güney Kore Merkez Bankası (BoK), ülkenin gerileyen ekonomisini desteklemek amacıyla yaygın olarak beklenen bir hamleyle politika faizini düşürdü. Banka ayrıca, büyüme görünümünü de aşağı yönlü revize etti. Bu karar, küresel ekonomideki yavaşlama endişelerinin ve enflasyonist baskılarla mücadele eden merkez bankalarının karşılaştığı zorluğun bir yansıması. Faiz indirimi, ekonomik aktiviteyi canlandırmayı ve iş dünyasına destek sağlamayı hedeflerken, Güney Kore’nin ihracat odaklı ekonomisi üzerindeki olumsuz dış etkileri hafifletmeye yönelik bir adım olarak da görülebilir. Bu hamle, Asya ekonomilerindeki genel eğilimin bir göstergesi olarak dikkat çekiyor ve diğer merkez bankalarının alabileceği kararlar için bir emsal teşkil edebilir.
New York Fed, önümüzdeki ayın sonlarına doğru likidite sağlayan Daimi Repo Kolaylığı (Standing Repo Facility – SRF) için sabah teklifleri ekleyeceğini duyurdu. Bu düzenleme, finansal piyasalardaki likidite yönetimini daha esnek ve etkili hale getirmeyi amaçlıyor. SRF, piyasalarda beklenmedik likidite sıkışıklıkları yaşandığında bankalara teminat karşılığında para sağlayarak finansal istikrarı koruma amacı taşıyan önemli bir araç. Sabah tekliflerinin eklenmesi, bankaların likidite ihtiyaçlarını günün erken saatlerinde gidermelerine olanak tanıyarak piyasaların daha sorunsuz işlemesine katkı sağlayacak. Bu tür operasyonel iyileştirmeler, merkez bankalarının piyasa düzenleyici rolünü pekiştiriyor ve finansal sistemin dayanıklılığını artırıyor.
Guatemala Merkez Bankası (Banguat), üst üste dördüncü toplantısında da politika faiz oranında herhangi bir değişikliğe gitmeme kararı aldı. Bu karar, ülke ekonomisindeki mevcut koşulların faiz oranlarında bir değişiklik gerektirmediğini veya bankanın mevcut para politikası duruşunun yeterli olduğuna inandığını gösteriyor. Genellikle merkez bankaları, enflasyon, ekonomik büyüme ve istihdam gibi makroekonomik göstergeleri değerlendirerek faiz kararlarını alır. Banguat’ın bu istikrarlı duruşu, iç ekonomik dengelerin korunduğu veya gelecekteki ekonomik gidişata ilişkin daha net sinyallerin beklendiği şeklinde yorumlanabilir. Bu durum, bölgedeki diğer ülkelerin para politikaları için de bir referans noktası olabilir.
New York Times’ın haberine göre ABD, Çin devletine ait havacılık ve uzay üreticisi COMAC’a, jet motorlarıyla ilgili olanlar da dahil olmak üzere bazı kritik ABD teknolojilerinin satışını durdurdu. Bu adım, ABD’nin Çin’in askeri ve teknolojik gelişimini kontrol altında tutma stratejisinin bir başka yansımasıdır. Havacılık ve uzay sanayii, hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük önem taşıyor. ABD teknolojilerinin Çin’e satışının durdurulması, COMAC’ın kendi sivil havacılık programlarını geliştirme yeteneğini potansiyel olarak olumsuz etkileyebilir ve Çin’in bu alanda yerli üretim kapasitesini hızlandırma çabalarını tetikleyebilir. Bu gelişme, iki ülke arasındaki teknoloji savaşının yeni bir boyutunu ortaya koyuyor ve küresel havacılık sektörünü de etkileyebilir.
Yurt İçi Gündem: Türkiye’de Bugün Takip Edilecekler
Bugün yurt içinde, ekonomik göstergelerden bakanlık programlarına kadar geniş bir yelpazede yoğun bir gündem takip ediliyor. Türkiye’nin ekonomik seyrini anlamak ve siyasi aktörlerin faaliyetlerini gözlemlemek adına aşağıdaki maddeler önem arz ediyor:
- Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Değişen Dünya Düzeninde Fırsatlar” konulu önemli bir panele katılacak (09.00). Bu panelde, küresel ticaret dinamikleri ve Türkiye’nin bu dinamikler içindeki konumu değerlendirilecek.
- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DİSK ve TİSK’i ziyaret ederek sendikaların görüşlerini alacak (09.30, 11.00). Bu ziyaretler, işçi ve işveren kesimlerinin beklentileri hakkında önemli ipuçları sunabilir.
- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15. Uluslararası Elektronik Haberleşme ve Posta Düzenleyicileri Konferansı’na katılacak (10.00). Konferansta, dijitalleşme ve haberleşme teknolojileri alanındaki gelişmeler masaya yatırılacak.
- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı için dış ticaret rakamlarını yayımlayacak (10.00). Bu veriler, ülkenin ithalat ve ihracat performansını göstererek ekonomik aktivite hakkında önemli bilgiler verecek.
- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), haftalık sektör verilerini açıklayacak (14.00). Bu veriler, bankacılık sektörünün genel sağlığı ve likidite durumu hakkında bilgi sağlayacak.
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haftalık para ve banka istatistikleri bültenini yayımlayacak (14.30). Piyasa aktörleri, bu bültenle birlikte döviz rezervleri ve para arzı gibi kritik verilere ulaşacak.
- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un Fethinin 572. Yıl Dönümünde Millet Bahçeleri Açılış Töreni programına katılacak (15.00). Bu etkinlik, İstanbul’un kültürel ve tarihi önemini vurgulayacak.
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu Toplantısı”na başkanlık edecek (15.00). Toplantı, Türkiye’deki yatırım iklimini güçlendirmeye yönelik atılacak adımları değerlendirecek.
- Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-İspanya JETCO Toplantısı ve İş Forumu’na katılacak (15.00). İkili ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni işbirliği fırsatlarının araştırılması bekleniyor.
Yurt Dışı Gündem: Küresel Piyasaları Etkileyecek Önemli Veriler ve Konuşmalar
Küresel piyasalar da bugün önemli ekonomik veri akışları ve merkez bankası kararlarıyla hareketli bir gün geçirecek. Özellikle ABD’den gelecek kritik veriler ve çeşitli merkez bankalarının açıklamaları, yatırımcıların dikkatini çekiyor:
- İspanya’dan Nisan ayına ilişkin perakende satışlar rakamları gelecek (11.00). Bu veriler, Euro Bölgesi’ndeki tüketici harcamaları eğilimleri hakkında ipuçları sunabilir.
- Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Aachen’de 2024 Charlemagne Ödülü’nü (Karlspreis) alacak (12.15). Konuşması, AB’nin geleceğine dair mesajlar içerebilir.
- İtalya’da önce tüketici ve iş dünyası güven endeksleri (11.00), ardından Mart ayı sanayi ciroları yayımlanacak (13.00). Euro Bölgesi’nin üçüncü büyük ekonomisinin genel sağlığı hakkında bilgi verecek.
- Brezilya’da Nisan ayına ilişkin banka kredileri (14.30) ve işsizlik oranı (15.00) açıklanacak. Latin Amerika’nın en büyük ekonomisinin durumu yakından izlenecek.
- ABD Çalışma Bakanlığı, haftalık “İşsizlik Sigortası Talepleri” bültenini yayımlayacak (15.30). İşgücü piyasasının mevcut durumu hakkında önemli bir gösterge.
- ABD’de ilk çeyrek döneme ilişkin GSYH ikinci tahmini açıklanacak (15.30). Bu kritik veri, ABD ekonomisinin büyüme hızını ve genel performansını gözler önüne serecek.
- Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin, konuşma yapacak (15.30). Konuşması, Fed’in para politikası duruşu hakkında yeni ipuçları içerebilir.
- Güney Afrika Merkez Bankası (SARB), faiz kararını yayımlayacak (16.15). Gelişmekte olan ülke ekonomileri için önemli bir karar.
- ABD’den sözleşme altına alınan, ancak henüz satışı tamamlanmayan bekleyen konut satışları takip edilecek (17.00). Konut piyasasının momentumunu gösteren önemli bir indikatör.
- Meksika Merkez Bankası (Banxico), 15 Mayıs tarihli faiz toplantısı tutanaklarını açıklayacak (17.00). Tutanaklar, para politikası kararının ardındaki düşünceleri aydınlatacak.
- ABD Enerji Bilgi Yönetimi (EIA), haftalık doğal gaz stokları verilerini yayımlayacak (17.30). Enerji piyasaları için önemli bir arz göstergesi.
- Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, Detroit Bölge Odası tarafından düzenlenen 2025 Mackinac Politika Konferansında konuşacak (17.40). Ekonomik görünüm ve Fed politikaları hakkında değerlendirmeler yapabilir.
- ABD Enerji Departmanı (DoE), haftalık petrol ve petrol ürünleri stokları verilerini açıklayacak (19.00). Küresel petrol fiyatları üzerinde doğrudan etkisi olan kritik bir veri.
- ABD Hazinesi, 7 yıl vadeli tahvil ihalesinin sonucunu duyuracak (20.00). Tahvil piyasasının durumu ve yatırımcı iştahı hakkında bilgi verecek.
- San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, Oakland Rotary Kulübü’nde ekonomi üzerine sohbete katılacak (23.00). Fed’in güncel ekonomik değerlendirmeleri hakkında bilgi edinebiliriz.