Küresel Piyasalar ABD İstihdam Verileri ve Faiz İndirimi Beklentileriyle Dalgalanıyor
Küresel finans piyasaları, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen ekonomik verilerin yarattığı belirsizlikle hareketli günler yaşamaya devam ediyor. Özellikle ABD ekonomisinin öngörülenden daha hızlı bir yavaşlama eğilimine girmesi endişeleri artırırken, yatırımcıların gözü kulağı istihdam raporu ve Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek dönemdeki faiz politikalarına ilişkin sinyallerde. Piyasalar, mevcut ekonomik görünüm ve enflasyonla mücadele arasındaki denge arayışında önemli sinyaller bekliyor.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyonu kontrol altına almak için attığı adımların ardından, şimdi gözler faiz indirimlerinin ne zaman ve ne büyüklükte başlayacağına çevrilmiş durumda. Ancak bu konuda devam eden belirsizlikler, küresel piyasalarda oynaklığı körüklüyor. Bugün açıklanacak kritik istihdam verilerinin, piyasaların yönünü belirlemede kilit rol oynayacağı öngörülüyor. Enflasyonun istenilen seviyelere düşeceğine dair güven kademeli olarak artarken, resesyon (ekonomik durgunluk) endişelerinin gündemde kalmaya devam etmesi, fiyatlamaları oldukça karmaşık hale getiriyor.
ABD Ekonomisi ve İstihdam Piyasasındaki Son Gelişmeler
Geçtiğimiz günlerde açıklanan makroekonomik veriler, ABD ekonomisinin genel sağlığına dair karışık sinyaller verdi. ADP Araştırma Enstitüsü ve Stanford Digital Economy Lab iş birliğiyle hazırlanan ağustos ayına ilişkin özel sektör istihdam verileri, beklenenden daha zayıf bir tablo çizdi. Ağustos ayında özel sektörde yalnızca 99 bin kişilik bir artış kaydedilmesi, Ocak 2021’den bu yana görülen en düşük seviye olarak dikkat çekti. Bu durum, iş gücü piyasasında soğuma belirtileri olarak yorumlanırken, piyasalardaki yavaşlama endişelerini tazeledi.
Diğer yandan, ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 31 Ağustos ile biten haftada 227 bine inerek piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Bu veri, işsizlik başvurularında görülen düşüşle birlikte, iş gücü piyasasının hala belirli bir direnç gösterdiğini ve bazı sektörlerde talebin devam ettiğini işaret ediyor. Her iki veri de ekonominin farklı yönlerini yansıtırken, genel görünüm hakkında net bir yargıya varmayı zorlaştırıyor.
Hizmet sektörü de mercek altına alındı. Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri, ağustos ayında bir önceki aya kıyasla 0,7 puan artışla 55,7 seviyesine yükseldi. Ayrıca, ABD Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) hizmet sektörü PMI da ağustos ayında piyasa beklentilerini aşarak aylık bazda 0,1 puan artışla 51,5’e çıktı. Bu veriler, hizmet sektöründeki genişlemenin devam ettiğini gösteriyor. Analistler, bu hizmet sektörü verilerinin, özel sektör istihdamındaki zayıflık sonrası artan durgunluk endişelerini sınırlı da olsa dengelediğini belirtiyor. Ancak asıl belirleyici faktörün bugün açıklanacak tarım dışı istihdam ve işsizlik verileri olacağı vurgulanıyor.
Ekonomi Yetkililerinden Gelen Mesajlar
ABD’li ekonomi yetkililerinin açıklamaları da piyasaların yönünü etkileyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, iş gücü piyasasının yavaşlayan işe alım temposuna rağmen sağlıklı olduğunu ifade etti. Yellen, tüketici ve yatırım harcamalarına ilişkin güçlü verilerle büyümenin ikinci çeyrekte yüzde 3 oranında hızla devam ettiğini vurgulayarak, ekonomiye dair olumlu bir bakış açısı sundu.
Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise ekonomik verilerin trendinin, yakında başlayacak birden fazla faiz indirimini doğruladığını kaydetti. Goolsbee, ağustos ayı istihdam raporunun, öngörülen faiz indirimlerinin boyutunu ve hızını belirlemede yardımcı olabileceğini belirterek, Fed’in gelecek adımlarına yönelik ipuçları verdi. Bu açıklamalar, Fed’in para politikası duruşuna ilişkin farklı yorumları beraberinde getiriyor.
Fed Faiz İndirimi Beklentileri ve Piyasa Fiyatlamaları
ABD’den gelen bu karmaşık veriler ve yetkililerin açıklamaları ışığında, para piyasalarındaki fiyatlamalar Fed’in yıl sonuna kadar atacağı adımlar konusunda belirgin bir tablo çiziyor. Piyasa katılımcıları, Fed’in yıl sonuna kadar toplamda 100 baz puanlık bir faiz indirimine gideceğine neredeyse kesin gözüyle bakıyor. Özellikle bu ay içinde 50 baz puanlık bir faiz indirimi yapabileceğine ilişkin tahminler ise yüzde 43 seviyesine ulaşmış durumda. Bu güçlü beklentiler, küresel piyasalarda risk iştahını ve varlık fiyatlarını doğrudan etkiliyor.
Faiz indirimi beklentileri, doların değerinde düşüşe yol açarken, altın gibi güvenli liman varlıklarının cazibesini artırıyor. Aynı zamanda, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi de bu beklentilerle birlikte dalgalanmalar gösteriyor. Dolar endeksi 101 seviyesinde dengelenirken, altının ons fiyatı önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 2.519 dolardan işlem gördü. Brent petrolün varil fiyatı ise OPEC+ üyelerinin üretimi artırma planlarını iki ay erteleme kararıyla dün yüzde 0,1 artışla 72,7 dolardan kapanırken, yeni güne hafif kayıpla 72,6 dolardan başladı. Petrol fiyatlarındaki bu hareketlilik, küresel enerji piyasasının dinamiklerini ve enflasyon beklentilerini etkiliyor.
Küresel Borsalarda Durum ve Kurumsal Gelişmeler
ABD borsalarında dün karışık bir seyir izlendi. Nasdaq endeksi yüzde 0,25 yükselişle pozitif ayrışırken, S&P 500 endeksi yüzde 0,30 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,54 düşüş yaşadı. ABD’de endeks vadeli kontratlar ise yeni güne düşüşle başlayarak, yatırımcıların temkinli duruşunu sürdürdüğünü gösterdi. Kurumsal tarafta, elektrikli araç devi Tesla’nın hisseleri yüzde 5’e yakın değer kazandı. Şirket, gelecek yıl Avrupa ve Çin’de otonom araçlarını piyasaya sürmeyi planladığını duyurdu. Bu gelişme, teknoloji ve otomotiv sektöründeki yenilikçi adımların yatırımcılar üzerindeki olumlu etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Avrupa ve Asya Piyasalarında Beklentiler
Avrupa borsalarında dün satıcılı bir seyir öne çıkarken, yatırımcıların odağında bugün açıklanacak Avro Bölgesi büyüme verileri yer alıyor. Almanya’dan gelen veriler bölge ekonomisine dair farklı sinyaller verdi. Almanya’da fabrika siparişleri, uçak, gemi, askeri araç ve tren gibi büyük siparişlerin etkisiyle temmuzda yüzde 2,9 yükselerek, art arda aylık bazda artışını ikinci aya taşıdı. Bu, sanayi sektöründe bir miktar toparlanma işareti olarak yorumlandı.
Ancak Almanya’nın önde gelen ekonomik düşünce kuruluşlarından Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), zayıf yatırım ve sipariş durumu nedeniyle ülkenin 2024 ve gelecek yıla ilişkin büyüme tahminini yüzde 0,4’ten yüzde 0’a, 2025 büyüme beklentisini de yüzde 1,5’ten 0,9’a düşürdü. Bu aşağı yönlü revizyonlar, Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya için ciddi yavaşlama risklerine işaret ediyor ve tüm Avro Bölgesi’ni etkileyebilecek potansiyele sahip. Kurumsal tarafta ise Alman otomobil üreticisi BMW Group, Japon Toyota Motor ile işbirliği yaparak hidrojenle çalışan ilk aracının seri üretimine 2028’de geçmeyi hedeflediğini bildirdi. Bu tür teknolojik işbirlikleri, sektörlerin gelecekteki gelişim yönünü gösteriyor.
Dün Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,08, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,92 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,34 geriledi. İtalya’da FTSE MIB endeksi ise yüzde 0,01 ile yatay seyretti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne de negatif bir seyirle başladı ve bölgedeki ekonomik belirsizliğin devam ettiğini teyit etti.
Asya piyasalarında ise satış baskısının yeni günde de etkili olduğu görüldü. Dolar/yen paritesindeki düşüş devam ederken, bölgeden gelen ekonomik veriler karışık bir tablo çizdi. Japonya’da temmuz ayı hanehalkı harcamaları, bir önceki yıla göre yüzde 0,1 artış gösterirken, temmuz ayına ilişkin öncü endeks 117,1 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Analistler, 142,7 seviyesine inen dolar/yen paritesindeki düşüşün dördüncü işlem gününe taşındığını belirterek, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) sıkılaşma adımlarına yönelik piyasa beklentilerinin güçlü kalmaya devam ettiğini ifade etti. Bu beklentiler, Japonya’nın ultra gevşek para politikasından çıkışına yönelik adımların hızlanabileceği yönündeki sinyalleri artırıyor. Hong Kong’da ise Süper Tayfun Yagi nedeniyle piyasalar bugün kapalı kaldı. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,47, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,05, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,23 geriledi.
Türkiye Piyasaları ve Önemli Gündem Maddeleri
Türkiye piyasalarında da küresel gelişmelerin ve yerel dinamiklerin etkisi hissediliyor. Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,48 azalışla 9.936,76 puandan tamamladı. Bugün ise yatırımcıların odağında uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in piyasalar kapandıktan sonra açıklaması beklenen Türkiye değerlendirme raporu yer alıyor. Bu rapor, Türkiye’nin kredi notu ve görünümüne ilişkin olası değişikliklerle piyasalarda önemli bir etki yaratabilir.
Ekonomi yönetiminin açıkladığı 2025-2027 dönemini içeren Orta Vadeli Program (OVP), Türkiye ekonomisinin geleceğine dair önemli hedefler belirledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, büyüme oranının 2024’te yüzde 3,5 olmasının beklendiğini belirterek, “2025 yılına geldiğimizde, büyüme oranının toparlanarak yüzde 4 seviyesine ulaşmasını bekliyoruz.” dedi. OVP’ye göre enflasyonun bu yıl sonunda yüzde 41,5 olacağı tahmin edilirken, enflasyon hedefi gelecek yıl için yüzde 17,5, 2026 için yüzde 9,7 ve 2027 için yüzde 7 olarak belirlendi. Bu hedefler, enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı verirken, piyasalar tarafından yakından takip edilecek.
Döviz piyasasında ise dolar/TL, dün yüzde 0,1 değer kaybederek 33,9580’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında bir önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 33,9940 seviyesinden işlem görüyor. Analistler, yurt içinde hazine nakit dengesi ve Fitch Ratings’in Türkiye değerlendirme raporu, yurt dışında ise Almanya’da sanayi üretimi ve dış ticaret dengesi, Avro Bölgesi’nde büyüme, ABD’de tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazançların takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.800 ve 9.700 puan seviyelerinin destek, 10.100 ve 10.200 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu kaydettiler.
Bugün Takip Edilecek Önemli Ekonomik Veriler
- 09.00 Almanya, temmuz ayı sanayi üretimi
- 09.00 Almanya, temmuz ayı dış ticaret dengesi
- 12.00 Avro Bölgesi, 2. çeyrek Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH)
- 15.30 ABD, ağustos ayı istihdam raporu
- 17.30 Türkiye, ağustos ayı hazine nakit dengesi
Genel olarak, küresel piyasalar merkez bankalarının faiz politikaları, ekonomik veriler ve jeopolitik gelişmelerin kesişim noktasında, yüksek bir belirsizlikle yol alıyor. Yatırımcıların odak noktası, bu kritik verilerin ve açıklamaların piyasaların uzun vadeli yönünü nasıl etkileyeceği üzerinde yoğunlaşmış durumda. Özellikle ABD istihdam raporu, Fed’in gelecek adımlarına ışık tutarak küresel finansal tabloda belirleyici bir rol oynayacak.