Küresel Piyasalar ABD Enflasyon Verisine Odaklandı: Fed Kararları, Ticaret Gerilimleri ve Jeopolitik Belirsizliklerin Gölgesinde
Küresel finans piyasaları, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelecek kritik enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Bu veri, küresel ekonominin gidişatı ve para politikalarının geleceği üzerinde belirleyici bir rol oynayacak. Piyasalarda genel bir karışık seyir izlenirken, ABD’deki enflasyonist risklerin devam edeceği yönündeki endişeler ve ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşecek önemli görüşmenin belirsiz sonuçları, yatırımcılar arasında temkinli bir bekleyiş yaratıyor.
ABD yönetiminin korumacılık politikaları kapsamında uyguladığı ek gümrük tarifeleri, küresel ticaret dengelerini bozarak dünya ekonomisi üzerinde önemli bir baskı unsuru oluşturmaya devam ediyor. Bu tarifelerin etkileri, hem tüketici fiyatları hem de şirket karları üzerinde doğrudan hissedilmekte, piyasalardaki risk iştahını olumsuz etkilemektedir.
ABD Enflasyon Verileri ve Fed’in Gelecek Politikaları
Bugün açıklanacak temmuz ayına ilişkin ABD enflasyon verilerinin, bir önceki aya göre hafif bir yükseliş göstermesi bekleniyor. Bu öngörü, ABD ekonomisinde enflasyonist baskıların sürdüğüne dair endişeleri derinleştiriyor. Özellikle korumacı tarifelerin ithal ürün maliyetlerini artırması, nihai tüketici fiyatlarına yansıyarak enflasyonu yukarı çekebilir. Açıklanacak veriyle birlikte, gümrük vergilerinin tüketici fiyatları üzerindeki gerçek etkisinin daha net bir şekilde ortaya çıkması bekleniyor.
Finans analistleri, ABD’den gelecek enflasyon verilerinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek dönemdeki para politikası adımları için önemli ipuçları sunacağını belirtiyor. Piyasalar, Fed’in faiz oranları ve parasal sıkılaşma konusundaki duruşunu belirlemede bu verileri yakından takip ediyor. Ülkede Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) temmuz ayında aylık bazda yüzde 0,2 ve yıllık bazda yüzde 2,8 artması bekleniyor. Ancak analistler, bu verinin beklentilerden sapması durumunda, başta hisse senetleri ve döviz olmak üzere varlık fiyatlarında önemli bir oynaklık yaşanabileceği konusunda uyarıyorlar. Enflasyonun hala Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyretmesi, merkez bankasının temkinli duruşunu sürdürmesine neden olabilirken, Donald Trump’ın uyguladığı ek gümrük vergilerinin enflasyonu daha da yükseltebileceği yönündeki endişeler piyasalarda ağırlık kazanıyor.
Beklenenden önemli ölçüde yüksek bir enflasyon verisi, Fed’in faiz indirim beklentilerini ertelemesine yol açabilir. Böyle bir senaryoda, küresel piyasalarda satış baskısının artabileceğine dair öngörüler güçlü bir şekilde dile getirilmektedir. Yatırımcılar, Fed’in faiz artırım döngüsünü sürdürme olasılığına karşı pozisyonlarını gözden geçirebilirler.
Jeopolitik Gelişmeler ve Ticaret Politikaları
Jeopolitik cephede ise, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 15 Ağustos Cuma günü ABD’nin Alaska eyaletinde bir araya gelmesi bekleniyor. Trump, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, Ukrayna konusundaki çatışmalar için bir ateşkesin sağlanmasını umduğunu belirtti. Ancak, “Putin’le görüşmemin iyi geçeceğini düşünüyorum, ama kötü de geçebilir” şeklindeki belirsiz açıklaması, görüşmenin sonucuna dair soru işaretlerini artırdı. Bu açıklama, Trump ile Putin zirvesinden çıkacak sonuca yönelik devam eden belirsizliklerin, hisse senedi piyasalarında satış baskısının artmasına neden olan bir başka önemli unsur olarak öne çıkmasına yol açtı.
Öte yandan, ticaret cephesinde de önemli gelişmeler yaşanıyor. Başkan Trump, Çin mallarına yönelik yükseltilen gümrük vergilerinin uygulanmasının 90 gün daha ertelenmesini öngören bir kararnameyi imzaladı. Bu erteleme kararı, ABD ile Çin arasındaki ticaret müzakerelerine yeni bir pencere açarak, küresel ticaret gerilimlerinin hafiflemesi yönünde bir umut ışığı yaktı. Bu gelişme, özellikle Asya piyasalarında olumlu yankı buldu. Ayrıca, geçen hafta altın ithalatının tarifeler kapsamında olduğuna dair çıkan haberlerin ardından Trump, altın ithalatına gümrük vergisi uygulanmayacağını açıklayarak piyasalara rahat bir nefes aldırdı.
ABD’nin teknoloji sektöründe de önemli gelişmeler kaydedildi. Trump, istifa çağrısında bulunduğu Intel Üst Yöneticisi (CEO) Lip-Bu Tan ile bir araya geldi. Bu görüşme, ABD yönetiminin teknoloji şirketleriyle olan ilişkilerindeki gerilimi ve endişeleri yansıtması açısından dikkat çekiciydi. Ayrıca, ABD’li çip üreticilerinden Nvidia ve AMD’nin, yarı iletkenler için ihracat lisansı almak amacıyla Çin’e yapılan çip satışlarından elde edilen gelirin yüzde 15’ini ABD hükümetine vermeyi kabul ettiğine dair haberler gündeme geldi. Bu haberler sonrası söz konusu şirketlerin hisseleri sırasıyla yüzde 0,3 ve yüzde 0,28 oranında değer kaybetti. Başkan Trump, Nvidia ile Çin’e satılan “H20” çiplerinden elde edilen gelirin yüzde 15’inin ABD hükümetine ödenmesine yönelik bir anlaşma yapıldığını doğrularken, şirketin en yeni çipinin daha az gelişmiş şekilde tasarlanması halinde Çin’e satışına izin vermeye açık olabileceğine işaret etti. Bu durum, ABD’nin teknoloji transferi ve ulusal güvenlik çıkarlarını dengeleme çabasını gösteriyor.
Küresel Endekslerin Seyri ve Temel Ekonomik Göstergeler
Bu gelişmelerin etkisiyle ABD borsalarında Dow Jones endeksi yüzde 0,45, S&P 500 endeksi yüzde 0,25 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,30 değer kaybetti. Ancak ABD’de endeks vadeli kontratlar güne karışık bir seyirle başladı, bu da piyasaların hala belirli bir yönelim arayışında olduğunu gösteriyor. Ekonomik göstergeler cephesinde ise, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,28 seviyesinde seyrederken, dolar endeksi yüzde 0,1 azalışla 98,5 seviyesinde işlem görüyor. Altının ons fiyatı yüzde 0,4 artışla 3 bin 354 dolardan işlem görürken, küresel belirsizliklerin arttığı dönemlerde güvenli liman arayışının bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Brent petrolün varil fiyatı da ABD’nin Çin’e yönelik gümrük vergilerinin uygulanmasını ertelemesi sonrasında yüzde 0,4 artışla 66,6 dolarda seyrediyor, bu da ticaret gerilimlerinin hafiflemesinin enerji talebi beklentilerini olumlu etkilediğini düşündürüyor.
Avrupa Piyasalarında Risk Algısı Artıyor
Avrupa borsaları, İngiltere hariç genel olarak satış ağırlıklı bir seyir izledi. ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yapılacak zirvenin Ukrayna’daki savaşı çözüme yaklaştıracağı yönündeki iyimser havanın azalması, Avrupa piyasalarında risk algısının artmasına neden oldu. Bölgedeki yatırımcılar, jeopolitik risklerin artmasıyla daha temkinli bir duruş sergiledi. Bu gelişmelerle, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,1, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,57 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,34 değer kaybederken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,37 değer kazanarak diğer Avrupa piyasalarından ayrıştı. İngiltere’nin bu pozitif ayrışmasında, küresel ticaret gerilimlerindeki kısmi yumuşamanın ve ülkeye özgü bazı ekonomik gelişmelerin etkili olduğu düşünülüyor. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne pozitif bir başlangıç yaparak, seans içinde toparlanma işaretleri gösterdi.
Asya Piyasalarında Ticaret Optimizmi ve Rekor Seviyeler
Asya borsaları ise, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin mallarına yönelik yükseltilen gümrük vergilerinin uygulanmasının 90 gün daha ertelenmesini öngören kararnameyi imzalaması sonrasında genel olarak pozitif bir seyir izledi. Bu erteleme kararı, ABD ve Çin arasında ticaret görüşmeleri konusunda daha fazla müzakere yapılabileceğine dair umutları artırarak, Asya piyasalarında risk iştahının yükselmesine neden oldu. Bu olumlu hava, özellikle Japonya’da Nikkei 225 endeksinin tarihi bir rekor kırmasına yol açtı. Analistler, ticaret anlaşmasına dair artan iyimserliğin, bölgedeki ekonomik büyüme beklentilerini güçlendirdiğini ve bunun da hisse senedi piyasalarına olumlu yansıdığını belirtiyor.
Bu gelişmelerle, kapanışa yakın 42.999,71 puanla rekor seviyeyi gören Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,3 oranında güçlü bir değer kazandı. Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,5, Hong Kong’da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,1 değer kazanırken, Güney Kore’de Kospi endeksinde yatay bir seyir izleniyor. Avustralya Merkez Bankası da ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla politika faizini 25 baz puan düşürerek yüzde 3,60’a çekti. Bu karar, bölgedeki diğer merkez bankalarının da benzer gevşeme politikalarına yönelebileceği sinyalini veriyor.
Yurt İçi Piyasalar: Ödemeler Dengesi Verisi ve Beklentiler
Yurt içi piyasalarda ise gözler, bugün açıklanacak ödemeler dengesi verisine çevrildi. Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,60 değer kazanarak 11.038,32 puandan tamamladı. Bu yükseliş, küresel piyasalardaki karışık seyre rağmen yurt içinde belirli bir direncin olduğunu gösteriyor. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,05 yükselerek 12.461,00 puanda işlem gördü. Dolar/TL kuru ise dün yüzde 0,18 artışla 40,7275’ten kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında yatay seyirle 40,7160’tan alıcı buluyor. Kurdaki stabil seyir, piyasaların yeni verilere odaklandığını gösteriyor.
Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de enflasyon başta olmak üzere yoğun bir veri gündeminin takip edileceğini belirtiyor. Cari işlemler dengesi, bir ülkenin dış ticaretindeki dengeyi gösteren kritik bir makroekonomik veridir ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde dış finansman ihtiyacının belirlenmesi açısından büyük önem taşır. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.100 ve 11.200 seviyelerinin direnç, 10.900 ve 10.800 puanın ise destek konumunda olduğu kaydedildi. AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının haziran ayında 1 milyar 546 milyon dolar açık verdiğini tahmin etti. Ekonomistler, cari işlemler açığının 2025 yılında ise 19 milyar 520 milyon dolar olarak gerçekleşeceğini tahmin ederek, orta vadede dış denge konusunda dikkatli olunması gerektiğine işaret ediyorlar.
Gündemdeki Önemli Ekonomik Veriler
Piyasaların yakından takip edeceği önemli ekonomik veriler ve beklenti takvimi ise şu şekildedir:
- 10.00 Türkiye: Haziran ayı cari işlemler dengesi (Ülke ekonomisinin dış ticaret performansını ve finansman ihtiyacını gösteren kritik bir veri.)
- 10.00 Türkiye: Haziran ayı perakende satış hacmi (Tüketici harcamaları ve iç talep dinamikleri hakkında bilgi verir.)
- 12.00 Almanya: Ağustos ayı Zew ekonomik güven endeksi (Almanya ve Euro Bölgesi’nin ekonomik beklentilerine ilişkin öncü bir göstergedir.)
- 12.00 Avro Bölgesi: Ağustos ayı Zew ekonomik güven endeksi (Yatırımcı ve analistlerin ekonomik görünüme dair güven düzeyini ölçer.)
- 15.00 Almanya: Haziran ayı cari işlemler dengesi (Avrupa’nın en büyük ekonomisinin dış ticaret performansını yansıtır.)
- 15.30 ABD: Temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) (Fed’in para politikası kararları için en önemli belirleyicilerden biridir.)
- 21.00 ABD: Temmuz ayı federal bütçe dengesi (Hükümetin mali durumunu ve bütçe açıklığını gösterir.)
Küresel piyasalar, açıklanacak bu veriler ve süregelen jeopolitik gelişmeler ışığında yönünü bulmaya çalışacak. Özellikle ABD enflasyon verileri ve Fed’in gelecekteki olası adımları, yatırımcı kararları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.