Bakan Bolat: İngiltere ile STA Güncelleme Müzakereleri 10 Haziran’da Başlıyor

Türkiye-Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması Güncelleme Müzakereleri Başlıyor: Ekonomi ve Ticarette Yeni Ufuklar

Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ekonomik ilişkilerde önemli bir dönüm noktasına gelindi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iki ülke arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması (STA) güncelleme müzakerelerinin teknik düzeyde 10 Haziran’da Londra’da resmen başlayacağını duyurdu. Bu gelişme, mevcut ticari ilişkileri çok daha geniş bir zemine taşıyarak yeni iş birliklerine kapı aralayacak ve iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırma hedefi doğrultusunda stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Bakan Bolat, İngiltere’nin başkenti Londra’da, mevkidaşı İngiliz İş ve Ticaret Bakanı Kemi Badenoch ile gerçekleştirdiği verimli görüşmelerin yanı sıra, İngiliz ve Türk iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle bir araya gelerek ekonomik potansiyeli ele aldı. Bu temaslar sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda, Türkiye ve Birleşik Krallık’ın sadece askeri ve siyasi alanda değil, ekonomi ve ticaret cephesinde de güçlü ve köklü ortaklıkları bulunduğunun altını çizdi. İki ülke arasındaki mevcut STA’nın, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması sonrasında ticari ilişkileri yasal ve düzenli bir zemine oturtmak amacıyla 2021 başında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bolat, bu anlaşmanın o dönemdeki küresel Kovid-19 salgını gibi zorlu koşullara rağmen oldukça başarılı bir performans sergilediğini belirtti.

Mevcut STA’nın Başarısı ve Güncelleme İhtiyacı

Mevcut STA’nın sağladığı ivme sayesinde Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki karşılıklı ticaret hacmi kayda değer bir seviyeye ulaşarak 19 milyar dolara yükseldi. Bu ticari ilişkide Türkiye, geçen yıl itibarıyla 6 milyar dolarlık önemli bir dış ticaret fazlası elde etti. Bakan Bolat, bu başarının devamlılığının kritik olduğunu vurgulayarak, dünya ticaretinin dinamik yapısına dikkat çekti. Ticaretin yıllar içinde değişebileceğini ve önemli olanın karşılıklı ticaretteki ivmeyi sürdürmek olduğunu ifade etti. Ancak mevcut anlaşma, kapsamı itibarıyla sadece sanayi ürünlerine odaklanmaktaydı. Günümüz küresel ekonomisinde hizmetler sektörünün ve yatırım akışlarının giderek artan önemi göz önüne alındığında, anlaşmanın genişletilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geldi.

İşte bu noktada, her iki ülke de STA’nın kapsamını genişletme ve güncelleyerek daha kapsayıcı bir yapıya kavuşturma teklifini birbirlerine iletti. Bu güncelleme süreciyle hedeflenen, sadece mal ticaretinin ötesine geçerek hizmetler sektörünü, yatırımları ve tarım ürünlerini de dahil etmek. Bakan Bolat, Londra’daki mevkidaşı ile bu süreci resmi olarak başlattıklarını ve ilk teknik müzakerelerin 10 Haziran’da Londra’da yapılacağını ifade etti. Müzakere sürecinin, Birleşik Krallık’ın yoğun bir seçim dönemine girmesi nedeniyle bir miktar zaman alabileceği öngörülse de, teknik düzeydeki çalışmaların hızla başlayacak olması, iki ülkenin bu konudaki kararlılığını açıkça ortaya koyuyor.

Yeni Anlaşmanın Kapsamı: Hizmetler, Yatırımlar ve Tarım

Güncellenmiş Serbest Ticaret Anlaşması’nın en önemli bileşenlerinden biri, hizmetler sektörünün geniş bir yelpazesini içerecek olmasıdır. Bakan Bolat’ın vurguladığı gibi, eğitimden sağlığa, fuarcılıktan bankacılığa, telekomünikasyondan ulaştırmaya kadar birçok farklı hizmet alanı yeni anlaşmanın kapsamına girecek. Kara, hava, deniz ve demir yolu taşımacılığı gibi kritik lojistik hizmetler ile turizm sektörü de bu genişlemenin önemli parçaları olacak. Hizmetler sektörünün dahil edilmesi, modern ekonomilerin itici gücü olması nedeniyle iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonu derinleştirecek ve yeni iş alanları yaratacaktır.

Ayrıca, ortak yatırımların teşvik edilmesi, geliştirilmesi ve kurala bağlanması da güncelleme müzakerelerinin temel hedeflerinden biridir. Karşılıklı yatırım akışlarını kolaylaştıracak ve yasal güvenceler sağlayacak bir çerçeve oluşturmak, hem Türk hem de İngiliz yatırımcılar için daha öngörülebilir ve güvenli bir ortam sunacaktır. Bu da uzun vadede ekonomik büyümeyi destekleyecek ve istihdam yaratacaktır. Tarımsal ürünlerde de karşılıklı bazı tavizlerin elde edilmesi zemini konuşulacak olup, bu alan da her iki ülkenin üreticileri ve tüketicileri için önemli fırsatlar sunabilir.

20 Milyar Dolar Hedefi ve İngiltere’nin Ticari İlişkilere Bakışı

Küresel ekonominin genel bir durgunluk içinde olduğu ve dünya ticaretinin küçüldüğü bir dönemde, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki 19 milyar dolarlık ticaret hacmi, mevcut STA’nın başarısının ve iki ülke arasındaki güçlü ekonomik bağların bir göstergesidir. Ticaret Bakanı Bolat, bu başarının üzerine inşa edilerek, ilk etapta bu yılki hedeflerinin 19 milyar doları aşarak karşılıklı ticarette 20 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmak olduğunu açıkladı. Bu hedef, sadece bir rakamdan öte, iki ülkenin ekonomik potansiyeline olan güveni ve daha büyük iş birlikleri kurma arzusunu yansıtmaktadır.

Birleşik Krallık da Türkiye ile ekonomik ilişkilerin artmasına büyük önem vermektedir. Bakan Bolat, Türk Hava Yolları’nın Airbus’a verdiği uçak siparişini anımsatarak, bazı modellerin ağırlıklı olarak İngiltere’de yapılacağını ve bazı uçaklarda İngiliz motor şirketlerinin motorlarının kullanılacağını belirtti. Bu tür büyük ölçekli projeler ve tedarik zincirindeki iş birlikleri, İngiltere’nin Türkiye’yi sadece bir ticaret ortağı olarak değil, aynı zamanda stratejik bir üretim ve tedarik merkezi olarak gördüğünün işaretidir. Bu karşılıklı çıkar ve güven, STA güncelleme müzakerelerinin başarısı için sağlam bir zemin oluşturmaktadır.

Türkiye’nin Savunma Sanayii Potansiyeli ve Ekonomiye Katkısı

Ticaret Bakanı Bolat, açıklamasında Türkiye’nin savunma sanayisi alanındaki yükselişine de dikkat çekti. Türkiye’nin, Avrasya coğrafyasında önemli bir savunma sanayisi üretim ve tedarik ülkesi haline geldiğini vurguladı. Bu yükselişin arkasında, Türkiye’nin dostane ve güvenilir bir tedarikçi politikası yattığını belirtti. Bakan Bolat, Türkiye’nin dostlarına veya ürün almak isteyen ülkelere hiçbir zaman “sana şunu dayatırım ya da ambargo uygularım” gibi dostane olmayan yaklaşımlar sergilemediğinin altını çizdi. Bu ilkesel duruş, Türkiye’yi uluslararası arenada güvenilir bir tedarikçi ve satıcı ülke konumuna getiriyor.

Türkiye dostlarına ya da kendisinden ürün almak isteyenlere ‘sana şunu dayatırım ya da ambargo uygularım’ gibi dostane olmayan yaklaşımlar hiçbir zaman uygulamıyor. Bu anlamda da Türkiye güvenilir bir tedarikçi ve satıcı ülke konumunda. Savunma sanayimizin önünde daha çok güzel günler var. İnşallah daha büyük hedeflere ulaşacağız. Önümüzdeki 5 yıllık süreçte Türk savunma sanayisi üretimi ve ihracatı adeta geometrik bir hızla büyüyecek, gelişecek ve ülkemize de teknoloji ve katma değer katacak. Aynı zamanda savunma sanayisinde, ihracat pazarlarında ürün ortaya koyduğunuz ve bu da alıcı bulduğu zaman, ülkenizin genel sanayisine çok büyük değer veriliyor.

Bakan Bolat, Türk savunma sanayisinin önümüzdeki 5 yıllık süreçte adeta geometrik bir hızla büyüyeceğini, gelişeceğini ve ülkeye önemli ölçüde teknoloji ve katma değer katacağını öngördü. Savunma sanayisindeki bu ivme, sadece askeri kapasiteyi değil, aynı zamanda ülkenin genel sanayi imajını ve teknolojik gelişimini de olumlu yönde etkiliyor. Uluslararası pazarlarda savunma sanayisi ürünlerinin kabul görmesi ve alıcı bulması, bir ülkenin sanayi yeteneklerine ve mühendislik kalitesine duyulan güveni artırmaktadır. Bu durum, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretimi ve ihracatındaki genel potansiyelini güçlendirerek, diğer sektörlerdeki uluslararası iş birliklerini de teşvik edecektir.

Sonuç: Stratejik Bir Ortaklık, Parlak Bir Gelecek

Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın güncellenmesi, sadece ticari hacmi artırmakla kalmayacak, aynı zamanda iki ülkenin stratejik ortaklığını pekiştirecek ve ekonomik entegrasyonu daha da ileriye taşıyacaktır. Hizmetler sektörü, yatırımlar ve tarım alanlarının da anlaşmaya dahil edilmesi, her iki ülkenin ekonomik yapılarına karşılıklı olarak büyük faydalar sağlayacaktır. Özellikle küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde, bu tür köklü anlaşmalar, ekonomik istikrar ve büyüme için sağlam bir zemin sunmaktadır. Teknik müzakerelerin 10 Haziran’da başlamasıyla birlikte, Türkiye ve Birleşik Krallık, karşılıklı çıkar ve güvene dayalı yeni bir ekonomik iş birliği dönemine resmi olarak adım atacaktır. Bu sürecin sonunda imzalanacak kapsamlı bir anlaşma, iki dost ülke için yeni ticaret ve yatırım ufukları açacak, ortak refahı artıracaktır.