Küresel Piyasalar Fed Faiz İndirimi Beklentileri ve Kritik Ekonomik Verilerle Yön Belirliyor
Küresel finans piyasaları, ABD’den gelen karmaşık ekonomik sinyaller ve merkez bankalarının gelecekteki para politikalarına ilişkin devam eden belirsizliklerle hareketli bir seyir izliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde açıklanan büyüme verileri beklentilerin altında kalırken, bireysel tüketim harcamalarının güçlü seyretmesi ekonominin dayanıklılığına işaret ediyor. Bu durum, piyasalarda hem temkinli iyimserliği hem de Fed’in faiz indirimlerinin zamanlamasına yönelik soru işaretlerini canlı tutuyor.
Yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) ne zaman faiz indirimlerine başlayacağına dair net bir yol haritası arayışındayken, açıklanacak her yeni makroekonomik veri, bu kritik kararın zamanlamasına yönelik önemli ipuçları sunuyor. Bu süreçte, küresel çapta açıklanan ekonomik göstergeler ve merkez bankası yetkililerinin yönlendirmeleri, piyasa dinamiklerini derinden etkilemeye devam ediyor.
ABD Ekonomisi ve Fed’in Faiz Stratejisi: Beklentiler ve Gerçekler
Büyüme Verileri ve Tüketim Gücünün Dinamikleri
ABD ekonomisi, 2023 yılının dördüncü çeyreğinde yüzde 3,2’lik bir büyüme oranıyla beklentilerin bir miktar altında kalarak dikkatleri üzerine çekti. Ocak ayında yayımlanan öncü Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerinde ise bu oranın yüzde 3,3 olduğu kaydedilmişti. Analistler, bu ufak revizyona rağmen ABD ekonomisinin, özellikle güçlü tüketim harcamalarının desteğiyle geçen yılın son çeyreğinde sağlam bir performans sergilediğini belirtiyor. Ancak bu veriler, büyüme ivmesinde hafif bir yavaşlama olabileceği yorumlarını da beraberinde getirdi.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P) da ABD ekonomisinin, emsallerine kıyasla daha dirençli olduğunu ve politika faizlerindeki keskin artışlara rağmen 2023 yılında büyümesini artıran tek büyük gelişmiş ekonomi olma özelliğini koruduğunu vurguluyor. Bu tespit, ABD ekonomisinin küresel çapta sergilediği farklılaşan performansı gözler önüne seriyor.
Enflasyon ve Fed’in Yakından Takip Ettiği Göstergeler
Yatırımcıların odağında yer alan bir diğer önemli veri ise Fed’in enflasyon göstergesi olarak dikkatle takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) verileri. Bugün açıklanacak olan bu verinin, Fed’in faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin piyasa beklentilerini önemli ölçüde etkilemesi ve piyasalarda oynaklığı artırması bekleniyor. PCE, hizmet sektöründeki fiyat gelişmelerini daha iyi yansıttığı için, Fed’in enflasyonla mücadeledeki ilerlemesini anlamak adına kritik bir gösterge niteliğinde.
Fed Yetkililerinden Gelen Faiz İndirimi Sinyalleri ve Piyasa Beklentileri
Fed yetkililerinin sözlü yönlendirmeleri, piyasaların geleceğe yönelik beklentilerini şekillendirmede büyük rol oynuyor. New York Fed Başkanı John Williams, bankanın muhtemelen bu yılın sonlarında faiz indirimine gideceğini ve 2024’te üç faiz indirimini “makul bir başlangıç” olarak değerlendirdiğini belirtti. Williams ayrıca, Fed’in yüzde 2’lik sürdürülebilir enflasyon hedefine ulaşma yolunda hala kat etmesi gereken bir mesafe olduğunu ifade etti. Benzer şekilde, Boston Fed Başkanı Susan Collins de bu yılın sonlarında para politikasını gevşetmenin uygun olacağına inandığını dile getirirken, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic ise sabırlı bir yaklaşımdan yana olduğunu bildirdi.
Bu gelişmeler ışığında, para piyasalarında Fed’in Mart ayında politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılıyor. Ancak ilk faiz indirimine ilişkin beklentiler, Mayıs ayında yüzde 20 ve Haziran ayında yüzde 64 gibi oranlarla fiyatlanıyor. Bu durum, piyasaların faiz indirimlerinin başlangıç zamanına ilişkin belirsizliği hala tam olarak aşamadığını gösteriyor.
Küresel Piyasaların Nabzı: Tahviller, Emtialar ve Kripto Para
Tahvil ve Döviz Piyasalarında Dalgalanmalar
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, dün 4 baz puanlık bir düşüşle yüzde 4,26 seviyesine gerilemesinin ardından bugün yüzde 4,28 seviyesinde denge buldu. Tahvil faizlerindeki hareketlilik, küresel sermaye akışlarını ve doların seyrini doğrudan etkiliyor. Dolar endeksi ise dün yüzde 0,1 artışla 104 seviyesinden kapanış yapmasına rağmen, bugün önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 103,9’da işlem görüyor. Doların küresel çapta değer kazanması veya kaybetmesi, emtialardan gelişmekte olan piyasa para birimlerine kadar geniş bir yelpazeyi etkiliyor.
Emtia Piyasaları: Altın ve Petrolün Güncel Konumu
Altın fiyatları, Fed’in gelecekteki adımlarına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yüzde 0,1 yükselişle 2 bin 35 dolardan alıcı buldu. Güvenli liman özelliği taşıyan altın, piyasalardaki oynaklık dönemlerinde yatırımcılar için cazip bir seçenek olmaya devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yatay bir seyirle 82 dolardan işlem görüyor. Küresel ekonomik büyüme beklentileri ve arz-talep dengesi, petrol fiyatlarının ana belirleyicileri arasında yer alıyor.
Kripto Para Piyasasında Rekorlar ve Yükseliş İvmesi
Kripto para piyasası tarafında ise Bitcoin, 64 bin doları test ederek Kasım 2021’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu rekor seviyenin ardından 62 bin 500 dolar civarında dengelenen Bitcoin, yatırımcıların ilgisini bir kez daha üzerine çekti. Analiz şirketi Coinmarketcap’in verilerine göre, Bitcoin dahil küresel kripto para piyasasının toplam değeri son 24 saatte yüzde 3,3 artarak 2 trilyon 230 milyar doları aştı. Spot Bitcoin ETF onayları ve Nisan ayında gerçekleşmesi beklenen “halving” (yarılanma) etkinliği, kripto para piyasasındaki bu yükselişin arkasındaki temel faktörler olarak gösteriliyor.
Küresel Borsalarda Karışık Seyir
Dün New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,55, S&P 500 endeksi yüzde 0,17 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,06 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar ise yeni güne karışık bir seyirle başladı. Avrupa borsaları da dün karışık bir tablo çizerken, bugün gözler Almanya’da açıklanacak öncü enflasyon verilerine çevrildi. Geçen hafta küresel pay piyasalarında yaşanan ralli ile Almanya ve Fransa borsaları zirvelerini yenilemişti. Almanya’da DAX 40 endeksinin bu hafta da yeni zirveler görmeye devam etmesi dikkat çekiyor.
Avrupa Piyasalarında Enflasyon ve Merkez Bankası Beklentileri
ECB ve BoE Faiz Politikaları: Belirsizlik ve Veri Odaklılık
Analistler, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE) faizleri ne zaman indirmeye başlayacağına ilişkin belirsizliğin devam ettiğini belirtiyor. Bölge genelinde açıklanacak makroekonomik verilerin bu belirsizliği azaltmada kilit rol oynayacağı düşünülüyor. ECB üyelerinin sözlü yönlendirmeleri de yakından takip ediliyor. ECB Başkan Yardımcısı Luis de Guindos, dün yaptığı açıklamada, faiz kararlarının belirli tarihlere değil, verilere bağlı olduğunu yineleyerek, bankanın enflasyonun hedefine doğru gideceğine ikna olduğunda faizleri düşüreceğinin altını çizdi. Bu yaklaşım, merkez bankalarının “veri odaklı” politika duruşlarını bir kez daha teyit ediyor.
Hukuki Gelişmeler ve Euro/Dolar Paritesi
Öte yandan, Avrupa’da 30’dan fazla medya kuruluşu, reklam teknolojisinde hakim konumunu kötüye kullandığı iddiasıyla Google aleyhine dava açarak şirketten 2,1 milyar avro tutarında tazminat talebinde bulundu. Bu hukuki gelişme, teknoloji devlerinin Avrupa’daki düzenleyici baskılarla karşı karşıya kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi ise şu sıralarda önceki kapanışının hemen altında 1,0830 seviyesinde bulunuyor.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,76 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,27 azalırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,08 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,25 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı ve bölgenin ekonomik görünümündeki çeşitliliği yansıttı.
Asya Piyasalarında Karışık Seyir ve Japonya Odak Noktası
Çin’in Ekonomik Destekleri ve Japonya’daki Gelişmeler
Asya pay piyasalarında da karışık bir seyir öne çıktı. Çin hükümetinin ekonomiyi destekleyici yeni paketler duyuracağına yönelik beklentiler güçlü kalmaya devam ederken, bu durum yatırımcıların Çin ekonomisine olan güvenini artırıyor. Ancak Japonya’da açıklanan sanayi üretimi verilerinin beklentilerin altında kalması dikkat çekti. Japonya’da öncü sanayi üretimi Ocak ayında yüzde 7,5 gerileyerek, beklenen yüzde 6,7’lik düşüşten daha fazla bir daralma gösterdi. Bu veri, Japon ekonomisinin toparlanma sürecindeki zorluklara işaret ediyor.
Öte yandan, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Yönetim Kurulu Üyesi Hajime Takata’nın, bankanın negatif faiz oranı politikasından vazgeçme konusunun ivme kazandığına ilişkin sinyal vermesinin ardından Japon yeni dolar karşısında değer kazandı. Bu açıklama, BoJ’un yıllardır uyguladığı ultra gevşek para politikasında bir değişikliğe gidebileceği sinyali olarak algılandı. Dün yüzde 0,1 artışla günü 150,7 seviyesinden tamamlayan dolar/yen paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,4 altında 150 seviyesinde bulunuyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,4 gerilerken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 değer kazandı. Asya piyasalarındaki bu farklılaşma, bölgesel ekonomilerin kendine özgü dinamiklerini yansıtıyor.
Türkiye Piyasaları: Yoğun Veri Gündemi ve Beklentiler
Borsa İstanbul’da Hareketlilik ve GSYH Verisi
Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,28 değer kaybıyla 9.062,36 puandan tamamlarken, bugün gözler GSYH başta olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi. AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) geçen yılın 4. çeyreğinde yüzde 3,97 arttığını tahmin etti. Ekonomistlerin 2023 yılının tamamına ilişkin büyüme beklentilerinin ortalaması yüzde 4,40, 2024 sonuna ilişkin büyüme tahminlerinin ortalaması ise yüzde 3,44 oldu. Bu büyüme rakamları, Türkiye ekonomisinin dirençliliğini ve gelecek dönem potansiyelini değerlendirmede kritik öneme sahip.
Döviz Kuru ve Merkez Bankası Gündemi
Dolar/TL kuru, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 31,2015’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,2190 seviyesinden işlem görüyor. Kurdaki hareketlilik, küresel dolar endeksi ve yurt içi ekonomik gelişmelerin birleşimiyle şekilleniyor. Öte yandan, Brezilya’da düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’na katılan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın gerçekleştirecekleri görüşmelere ilişkin haber akışı da yatırımcıların odağında bulunuyor. Bu görüşmelerden çıkacak mesajlar, Türkiye’nin ekonomik politikalarına yönelik sinyaller sunabilir.
BIST 100 Teknik Analizi ve Önemli Seviyeler
Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.000 ve 8.900 seviyelerinin destek konumunda olduğunu belirtiyor. Bu seviyeler, olası düşüşlerde endeksin tutunabileceği noktalar olarak öne çıkıyor. Diğer yandan, 9.100 ve 9.200 puanın ise direnç olarak takip edilmesi gereken seviyeler olduğunu kaydediyorlar. Direnç seviyelerinin aşılması, endekste yeni bir yükseliş trendinin habercisi olabilirken, destek seviyelerinin kırılması düşüşleri tetikleyebilir.
Bugün Takip Edilecek Önemli Ekonomik Veriler ve Piyasa Etkileri
Bugün piyasalar, hem yurt içinde hem de yurt dışında açıklanacak yoğun veri gündemine odaklanacak. Bu veriler, yatırımcı kararlarını ve piyasa fiyatlamalarını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor:
- 10.00 Türkiye, 4. Çeyrek GSYH: Türkiye ekonomisinin 2023 yılı son çeyreğindeki büyüme performansını gösterecek. Bu veri, genel ekonomik sağlığın ve gelecek döneme ilişkin beklentilerin ana göstergelerinden biri.
- 10.00 Türkiye, Ocak Ayı Hizmet ÜFE: Hizmet sektöründeki üretici fiyat değişimlerini yansıtarak, yurt içi enflasyonist baskılar hakkında bilgi verecek.
- 11.55, Almanya, Şubat Ayı İşsizlik Oranı: Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’daki istihdam piyasasının durumunu ortaya koyacak. Düşük işsizlik, ekonomik aktivitenin güçlü olduğuna işaret ederken, yüksek işsizlik tam tersi bir etki yaratabilir.
- 14.30 Türkiye, Haftalık Para ve Banka İstatistikleri: Türkiye’deki finansal sistemin güncel durumunu, kredi büyümesini ve para arzı dinamiklerini yansıtan önemli bir gösterge.
- 16.00 Almanya, Şubat Ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE): Almanya’daki öncü enflasyon verileri, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz politikasına dair güçlü sinyaller verecek ve Euro Bölgesi genelindeki enflasyon beklentilerini etkileyecek.
- 16.30 ABD, Ocak Ayı Kişisel Gelirler ve Harcamalar: ABD ekonomisinin tüketim gücünü ve hane halkı gelir dinamiklerini gösteren kritik veriler. Özellikle kişisel tüketim harcamaları (PCE) verisi, Fed’in enflasyon hedefine ulaşmadaki ilerlemesini anlamak açısından büyük önem taşıyor.
- 16.30 ABD, Haftalık İşsizlik Maaşı Başvuruları: ABD işgücü piyasasının anlık sağlığını yansıtan bu veri, ekonomik aktivitenin gücüne dair ipuçları sunacak ve Fed’in para politikası kararları üzerinde etkili olabilir.
Bu veri akışı ve merkez bankası söylemleri, küresel finans piyasalarının yönünü belirlemeye devam edecek. Yatırımcıların, piyasalardaki volatiliteye karşı dikkatli olmaları ve gelişmeleri yakından takip etmeleri büyük önem taşıyor.