Küresel piyasalar yönünü arıyor

Küresel Piyasalar Kritik Kavşakta: Fed, ECB, Nvidia ve Veri Akışı Beklentileri

Küresel piyasalar, yoğun bir veri gündemi ve önemli şirket bilançoları öncesinde temkinli bir bekleyiş içerisinde. Yatırımcılar, ekonomik göstergelerden ve merkez bankalarının para politikası sinyallerinden gelecek işaretleri dikkatle takip ederek varlık fiyatlarının yeni yönünü belirlemeye çalışıyor. Bu hassas dönemde, özellikle ABD’den gelecek makroekonomik veriler ve önde gelen çip üreticisi Nvidia’nın bilançosu, piyasaların seyrinde belirleyici rol oynayacak.

ABD Ekonomisi Mercek Altında: Büyüme, Enflasyon ve Güven Endeksleri

Amerika Birleşik Devletleri ekonomisine dair peş peşe açıklanan veriler, piyasaların odağında yer alıyor. Analistler, teknoloji devlerinin başını çeken ve yapay zeka furyasının en önemli oyuncularından biri olan Nvidia’nın bugün açıklanacak bilançosunun, sadece çip sektörünü değil, genel olarak teknoloji hisselerini ve dolayısıyla küresel borsa endekslerini de derinden etkileyeceğini belirtiyor. Şirketin güçlü performansı, geniş çaplı bir piyasa rallisini tetikleyebilecekken, olası bir hayal kırıklığı ise satış baskısı yaratabilir.

Yakın zamanda açıklanacak kritik verilerden ilki yarınki büyüme rakamları olacak. Bu veriler, ABD ekonomisinin genel sağlığı hakkında önemli ipuçları sunarken, cuma günü açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) ise Federal Rezerv’in (Fed) tercih ettiği enflasyon göstergesi olması nedeniyle büyük önem taşıyor. PCE verisi, Fed’in gelecekteki faiz politikalarına yönelik ipuçları barındırarak piyasa beklentilerini şekillendirebilir.

ABD ekonomisinden gelen diğer veriler de tabloyu netleştirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan S&P CoreLogic Case-Shiller Ulusal Konut Fiyat Endeksi, haziran ayında yıllık bazda yüzde 5,4’lük bir artış kaydetti. Endeksin 325,23 değeriyle rekor tazelediği görülse de, konut fiyatlarındaki artış hızında bir yavaşlama olduğuna dair sinyaller de alındı. Bu durum, yükselen mortgage faizleri ve genel ekonomik belirsizlikler nedeniyle konut piyasasında bir soğuma dönemine girildiğini düşündürebilir.

Tüketici tarafında ise Conference Board Tüketici Güven Endeksi, ağustos ayında aylık bazda 1,4 puanlık bir artışla 103,3 seviyesine yükselerek piyasa beklentilerinin üzerinde bir performans sergiledi. Bu, son altı ayın en yüksek tüketici güveni seviyesi olarak kaydedilirken, tüketicilerin iş gücü piyasası koşullarına dair endişelerinin arttığı da gözlendi. Güvenin artması harcamaları destekleyebilecekken, iş gücü endişeleri uzun vadede tüketim alışkanlıklarını etkileyebilir.

Enflasyon beklentileri cephesinde ise olumlu bir gelişme yaşandı. ABD’de tüketicilerin 12 aylık ortalama enflasyon beklentileri ağustos ayında yüzde 4,9’a geriledi. Bu oran, Mart 2020’den bu yana kaydedilen en düşük seviye olup, Fed’in enflasyonla mücadelesinde katedilen mesafeyi göstermesi açısından kritik bir veri olarak değerlendiriliyor. Enflasyon beklentilerinin düşmesi, Fed’in para politikasında daha esnek adımlar atmasına zemin hazırlayabilir.

Merkez Bankaları ve Para Politikası: Fed ve ECB’nin Faiz İndirimi Yol Haritası

Küresel piyasalarda en çok merak edilen konulardan biri de büyük merkez bankalarının faiz politikaları. Para piyasalarındaki güncel fiyatlamalara göre, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıl sonuna kadar toplamda 100 baz puanlık bir faiz indirimine gideceğine kesin gözüyle bakılıyor. Hatta, 50 baz puanlık ilk faiz indiriminin kasım ayındaki toplantıda gerçekleştirilebileceği yönündeki beklentiler güçlenmiş durumda. Bu beklentiler, Fed’in enflasyonla mücadelede önemli bir yol kat ettiğine ve ekonomik soğumanın faiz indirimlerini zorunlu hale getirebileceğine işaret ediyor. Ancak analistler, bu hafta açıklanacak büyüme ve PCE gibi makroekonomik verilerin, söz konusu fiyatlamalar üzerinde belirleyici bir etki yaratabileceğini, dolayısıyla yatırımcıların bu verilere odaklanmaya devam etmesi gerektiğini vurguluyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafında da benzer bir senaryo hakim. Fed’in eylülden itibaren faiz indirimlerine yeşil ışık yakma ihtimali, ECB’nin de bu yönde adımlar atmasını tetikleyebilir. Piyasalarda, ECB’nin sene sonuna kadar en az iki faiz indirimine gideceği kesin gözüyle bakılırken, toplamda üç faiz indirimi ihtimalinin de masada olduğu belirtiliyor. Avrupa ekonomisinin genel görünümü, özellikle Almanya’da yılın ikinci çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,1’lik bir daralma yaşanmasıyla birlikte, ECB’yi parasal gevşemeye yöneltebilecek bir zemin oluşturuyor. Enflasyonun kontrol altına alınması ve ekonomik aktivitenin desteklenmesi, ECB’nin öncelikleri arasında yer alıyor.

Emtia Piyasaları: Altın ve Petrolün Güncel Durumu

Merkez bankalarının para politikası beklentileri ve küresel ekonomik görünüm, emtia piyasalarında da önemli hareketliliklere yol açıyor. Altının ons fiyatı, geçtiğimiz gün 2.525 dolarla rekor bir kapanış gerçekleştirdikten sonra yeni güne yüzde 0,7’lik bir azalışla 2.509 dolardan başladı. Altının bu seyri, bir yandan küresel belirsizlikler ve enflasyonist baskılar nedeniyle güvenli liman talebi görmesiyle açıklanırken, diğer yandan ABD tahvil faizlerindeki değişimler ve doların seyri de fiyatlar üzerinde etkili oluyor. Dolar endeksi, dün yüzde 0,2’lik bir artışla 100,9 seviyesinde dengelenirken, bu durum altının değerini dolar bazında bir miktar baskıladı.

Brent petrolün varil fiyatı ise önceki kapanışın yüzde 0,4 altında 78,6 dolardan alıcı buluyor. Petrol fiyatları üzerinde küresel büyüme beklentileri ve arz-talep dengesi belirleyici rol oynuyor. Özellikle Çin ekonomisine yönelik endişeler, küresel petrol talebi üzerinde baskı yaratırken, büyük üreticilerin üretim politikaları da fiyatları şekillendirmeye devam ediyor. Ekonomik aktivitedeki yavaşlama işaretleri, petrol talebinin geleceği hakkında soru işaretleri yaratıyor ve bu da fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturuyor.

Küresel Borsa Endeksleri: ABD, Avrupa, Asya ve Borsa İstanbul

Borsa endeksleri de merkez bankalarının para politikaları ve ekonomik verilerin ışığında farklı performanslar sergiliyor. ABD’de Dow Jones endeksi dün rekor bir kapanış gerçekleştirirken, S&P 500 endeksi ve Nasdaq endeksi yüzde 0,16 yükseldi. Bu durum, ABD piyasalarında genel olarak pozitif bir havanın devam ettiğini gösteriyor. Ancak ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne karışık bir seyirle başladı, bu da yatırımcıların gelecek verilere karşı temkinli duruşunu yansıtıyor.

Avrupa borsalarında ise Fransa hariç genel olarak alış ağırlıklı bir seyir öne çıktı. Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,35, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,21 ve İtalya’da FTSE MIB yüzde 0,52 yükselirken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,32 geriledi. Almanya ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,1 daralması, Avrupa ekonomisinin kırılganlığını gözler önüne serdi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne yükselişle başlaması, yatırımcıların geleceğe yönelik beklentilerinin kısmen olumlu olduğunu gösteriyor.

Asya piyasalarında ise teknoloji hisseleri üzerindeki satış baskısı piyasanın yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Özellikle Çin ekonomisine yönelik endişeler, başta emlak sektörü olmak üzere tüketim ve sanayi üretimindeki yavaşlama işaretleriyle birlikte bölge genelinde risk algısını artırıyor. Japonya’da faiz artırımlarının devam edeceği yönündeki tahminler de, diğer merkez bankalarından farklılaşan bir para politikası sinyali vererek yatırımcıların dikkatini çekiyor. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,03, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,95, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,21 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,43 geriledi. Bu düşüşler, bölgedeki ekonomik belirsizliklerin ve teknoloji sektöründeki baskının bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Türkiye Piyasaları: Borsa İstanbul ve Dolar/TL’deki Gelişmeler

Türkiye piyasalarında ise Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki temkinli seyre rağmen güçlü bir kapanış gerçekleştirdi. BIST 100 endeksi, dün alış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışa göre yüzde 1,91 artışla 9.748,75 puandan tamamladı. Bu yükseliş, yerli yatırımcıların enflasyondan korunma arayışları ve hisse senetlerine olan ilgisiyle açıklanabilir. Analistler, BIST 100 endeksinde teknik açıdan 9.900 ve 10.000 seviyelerinin direnç, 9.650 ve 9.500 puanın ise destek konumunda olduğunu belirtiyor. Bu seviyeler, yatırımcılar için kısa vadeli alım-satım kararlarında rehber niteliği taşıyor.

Döviz piyasasında ise Dolar/TL, dün yüzde 0,07 artışla 34,0200’den kapanış yapmasının ardından, bugün bankalararası piyasanın açılışında 34,0530 seviyesinden işlem görüyor. Dolar/TL’deki bu istikrarlı seyir, genel olarak piyasa beklentileri ve uygulanan para politikalarının etkisiyle şekillenmeye devam ediyor. Uluslararası piyasalardaki dolar endeksinin ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin seyri de Dolar/TL kuru üzerinde dolaylı yollardan etki yaratıyor.

Günün Gündemi: Takip Edilecek Önemli Veriler

Piyasaların bugünkü seyrinde etkili olacak başlıca makroekonomik veriler ise şunlardır:

  • 10.00 Türkiye, temmuz ayı dış ticaret dengesi: Türkiye’nin ihracat ve ithalat performansı hakkında bilgi vererek, cari denge üzerindeki etkileri açısından önem taşıyor. Ekonomik aktivite ve dış talep hakkında ipuçları sunabilir.
  • 14.00 ABD, haftalık mortgage başvuruları: ABD konut piyasasının ve dolaylı olarak tüketici harcamalarının gidişatına dair öncü bir gösterge niteliğinde. Mortgage faiz oranlarının değişimine tepkileri yansıtarak Fed’in para politikası kararları üzerinde de dolaylı bir etki yaratabilir.

Özetle, küresel piyasalar hem merkez bankalarının gelecekteki hamleleri hem de kritik ekonomik veriler ve şirket bilançoları nedeniyle yüksek bir belirsizlik ve dikkat atmosferinde bulunuyor. Yatırımcıların, gelen her yeni veriyi titizlikle analiz ederek pozisyonlarını buna göre ayarlaması, önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyecek en önemli faktör olacak.