Küresel Piyasalar Yeni Yıla Fed ve İstihdam Raporu Odaklı Başlıyor: Beklentiler ve Etkiler
Küresel finans piyasaları, yeni yıla girerken önemli beklentiler ve belirleyici ekonomik verilerle dolu bir haftaya hazırlanıyor. Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından gelecek sinyaller ve Amerika’dan açıklanacak kritik istihdam raporu, yatırımcıların ve ekonomistlerin gündemini meşgul ediyor. Fed’in 2024 yılının ilk çeyreğinde faiz indirimlerine başlayacağına dair güçlü beklentiler, piyasalardaki risk iştahını desteklemeye devam ederken, bu beklentilerin varlık fiyatları üzerindeki etkileri de yakından izleniyor. Yılın son haftasını pozitif bir seyirle tamamlayan piyasalar, yeni yılın ilk işlem günlerinde ABD Merkez Bankası Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanakları ve ABD istihdam raporunun açıklanmasını sabırsızlıkla bekliyor.
Yaklaşık iki yıldır devam eden enflasyonla mücadele sürecinde atılan “şahin” adımların, 2024 yılında yerini daha “güvercin” bir para politikasına, yani faiz indirimlerine bırakacağına dair genel bir kanı oluşmuş durumda. Bu durum, küresel ekonominin yönünü belirleyecek en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Fed Faiz İndirimleri Beklentisi ve Piyasalara Etkileri
Geçtiğimiz hafta Noel tatili nedeniyle işlem hacimlerinin düşük seyrettiği küresel piyasalarda, Fed’in mart ayında faiz indirimlerine başlayabileceği yönündeki beklentiler, varlık fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynadı. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in mart ayında politika faizini düşürmeye başlama ihtimalini %73 gibi yüksek bir oranla öngörüyor. Bu güçlü beklenti, yatırımcılar arasında risk iştahını artırırken, farklı varlık sınıfları üzerinde de belirgin etkiler yaratıyor.
Tahvil Piyasasındaki Hareketlilik ve Altın Talebi
Enflasyon endişelerinin azalmasıyla birlikte tahvil piyasalarında alım yönlü bir seyir gözlendi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, haftayı yaklaşık 2 baz puanlık bir düşüşle 3,8810 seviyesinden tamamladı. 2022 yılını da benzer bir seviyeden kapatan 10 yıllık tahvil faizlerinin bu denli düşük kalması, yatırımcılar için güvenli liman arayışını tetikliyor. Analistler, gerileyen tahvil faizlerinin, faiz getirmeyen bir varlık olan altının alternatif maliyetini düşürdüğünü ve bu durumun altın talebini desteklediğini belirtiyor.
Nitekim, altının ons fiyatı geçen hafta %0,45 artışla 2062,74 dolara yükseldi ve güçlü seyrini korudu. Dolar endeksi de (%0,35 azalışla 101,3 seviyesi) gerileyen faiz beklentileriyle birlikte zayıflama eğilimi gösterdi. Bu korelasyon, Fed’in para politikası kararlarının küresel çapta ne denli geniş bir etki yarattığının en somut göstergelerinden biri.
Petrol Piyasasında Kızıldeniz Etkisi
Brent petrolün varil fiyatı ise Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırıların yol açtığı güvenlik kaygıları ve tedarik zinciri aksamalarına ilişkin endişelerin hafiflemesiyle geçen hafta %2,6 azalışla 76,86 dolara geriledi. Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle zaman zaman yükseliş gösteren petrol fiyatları, risk algısındaki görece yumuşamayla birlikte yeniden denge arayışına girdi. Ancak bölgedeki gelişmeler, petrol piyasalarında ana risk faktörlerinden biri olmayı sürdürüyor.
New York Borsasında Yılsonu Rallisi ve ABD Verileri
Fed’in enflasyonla mücadelesinde sona gelindiğine yönelik algı, geçen hafta New York borsasında pozitif bir seyre yol açtı. Yılsonu rallisinin etkisiyle endeksler yükseliş kaydetti:
- Nasdaq endeksi: %0,12 yükseliş
- S&P 500 endeksi: %0,43 yükseliş
- Dow Jones endeksi: %0,81 yükseliş
Ülkede açıklanan bazı makroekonomik veriler de söz konusu fiyatlamaları destekledi. ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 23 Aralık ile biten haftada 218 bine yükselerek piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. İşsizlik maaşı başvurularındaki bu artış, iş gücü piyasasında gözlemlenen yumuşamaya işaret ediyor ve analistler tarafından Fed’in 2024’ün ilk çeyreğinde faiz indirimlerine başlama beklentileriyle uyumlu olarak değerlendiriliyor.
Bekleyen konut satışları endeksi ise kasımda artış beklentilerine rağmen değişim göstermedi. Buna karşılık, Federal Konut Kredisi Mortgage Şirketi (Freddie Mac) verilerine göre, 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı 28 Aralık itibarıyla %6,61’e geriledi. Bu düşüş, art arda 9’uncu haftayı bulurken, mayıs ayından bu yana en düşük seviyeyi kaydetti. Mortgage oranlarındaki gerileme, konut piyasasında hareketliliği tetikleyebilecek önemli bir gelişme olarak izleniyor.
Yeni Yılın İlk Haftasında ABD’de Takip Edilecek Önemli Veriler:
- Salı: İmalat Sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), İnşaat Harcamaları
- Çarşamba: ISM İmalat Sanayi PMI, FOMC Toplantı Tutanakları (Fed’in gelecekteki politika adımlarına ışık tutacak)
- Perşembe: ADP İstihdam Raporu (Tarım dışı istihdam verisinin öncü göstergesi), Haftalık İşsizlik Başvuruları, Hizmet Sektörü PMI
- Cuma: İstihdam Raporu (Tarım dışı istihdam, işsizlik oranı, ortalama saatlik kazançlar – Fed için kilit veriler), Fabrika Siparişleri, Dayanıklı Mal Siparişleri, ISM Hizmet Sektörü PMI
Avrupa ve Asya Piyasalarında Yılsonu Değerlendirmesi
Avrupa Borsalarında Tatil Havası ve Küresel Etkileşim
Avrupa borsalarında geçen hafta bölge genelinde tatil havası hakimdi. Makroekonomik veri takviminin boş olması ve işlem hacimlerinin düşük kalması nedeniyle piyasalar sakin bir seyir izledi. Ancak ABD tahvil piyasalarındaki alış ağırlıklı seyir, Avrupa’da da etkisini gösterdi. Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi, %1,9 ile 14 Aralık 2022’den bu yana en düşük seviyeye indi. Bu durum, Avrupa’da da faiz indirim beklentilerinin güçlendiğine dair sinyaller veriyor.
Bu gelişmelerle:
- Almanya (DAX endeksi): %0,27 değer kazandı
- İngiltere (FTSE 100 endeksi): %0,46 değer kazandı
- Fransa (CAC 40 endeksi): %0,34 değer kaybetti
- İtalya (MIB 30 endeksi): Yatay seyretti
Yeni Yılın İlk Haftasında Avro Bölgesi’nde Takip Edilecek Veriler:
- Salı: Avro Bölgesi ve Almanya’da İmalat Sanayi PMI
- Çarşamba: Almanya’da İşsizlik Oranı
- Perşembe: Almanya’da Enflasyon
- Cuma: Avro Bölgesi’nde Enflasyon (Avrupa Merkez Bankası politikaları için kritik)
Asya Borsalarında Pozitif Seyir ve Çin’in Etkisi
Asya pay piyasaları da yeni yıla alış ağırlıklı bir seyirle girdi. Fed’in martta faiz indirimlerine başlayacağına yönelik güçlü fiyatlamalar, Asya’da teknoloji hisseleri öncülüğünde endeksleri yukarı taşıdı. Çin’den gelen haber akışı da risk iştahını destekledi. Çin hükümetinin oyun sektörüne yönelik kısıtlamaları gevşetebileceği haberi, teknoloji sektörü hisselerinde olumlu bir etki yarattı. Ayrıca, ülkede açıklanan sanayi karlılığının yıllık olarak baz etkisiyle birlikte %29,5 artması, Çin ekonomisinde aktivitenin yeniden güçlenmeye başlamış olabileceği beklentilerini beraberinde getirdi.
Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararı toplantısına ilişkin yayımladığı tutanaklar ise dikkat çekti. Bazı üyelerin negatif politika faizinden dönüş konusunda acele etmeye gerek olmadığını vurgulaması, BoJ’un sıkılaştırma adımları konusunda temkinli yaklaşacağını gösteriyor. Bu durum, dolar/yen paritesinin haftayı %0,97 azalışla 141 seviyesinden tamamlamasına neden oldu. Japonya’da perakende satışlar kasımda yıllık %5,3 artarak beklentileri aşarken, sanayi üretimi de kasımda %0,9 ile öngörülerden daha az yavaşladı.
Bu gelişmelerle haftalık bazda:
- Çin (Şanghay bileşik endeksi): %2,06 değer kazandı
- Hong Kong (Hang Seng endeksi): %4,33 değer kazandı
- Japonya (Nikkei 225 endeksi): %0,89 değer kazandı
- Güney Kore (Kospi endeksi): %2,14 değer kazandı
Yeni Yılın İlk Haftasında Asya’da Takip Edilecek Veriler:
- Salı: Çin’de İmalat Sanayi PMI
Yurt İçi Piyasalar: Enflasyon, Asgari Ücret ve Yeni Politikalar
Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, geçtiğimiz hafta %1,16 azalışla 7.470,18 puandan tamamladı. Dolar/TL ise haftayı bir önceki kapanışın %0,92 üstünde 29,4981’den tamamlayarak yükseliş eğilimini sürdürdü. Türkiye piyasaları, küresel gelişmelerin yanı sıra iç dinamiklerden de etkilenmeye devam ediyor.
Asgari Ücret ve Enflasyon Muhasebesi Kararı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2024 yılı için net asgari ücretin 17 bin 2 lira olarak belirlendiğini açıkladı. Bu artış, çalışanların alım gücünü etkileyecek ve aynı zamanda genel enflasyon üzerinde de bir miktar baskı yaratabilecek önemli bir karar olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yapılan duyuruya göre, Kurulun finansal raporlama düzenlemelerine tabi ihraççılar ile sermaye piyasası kurumları, 31 Aralık itibarıyla sona eren hesap dönemlerine ait yıllık finansal raporlarından başlamak üzere Türkiye Muhasebe Standardı 29 hükümlerini uygulamak suretiyle enflasyon muhasebesi uygulamasına karar verildi. Bu karar, yüksek enflasyon ortamında şirketlerin gerçek finansal durumunu daha doğru yansıtmayı amaçlıyor ve özellikle bilanço ve kar-zarar tablolarının enflasyondan arındırılmasıyla yatırımcılar için daha şeffaf bir görünüm sunmayı hedefliyor.
TCMB’den Sıkı Para Politikası Sinyalleri ve KKM Hamlesi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı “2024 Yılı Para Politikası” raporunda ise sıkılaşan finansal koşulların dar gelirli kesime etkisini azaltmaya yönelik tedbirler alınabileceği kaydedildi. Bu açıklama, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının sosyal etkilerinin de göz önünde bulundurulacağını gösteriyor. Ayrıca, TCMB’nin Türk lirası (TL) dönüşümlü Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasında yeni hesap açılışlarını sona erdirmesi, bankanın sadeleşme ve liralaşma stratejisi kapsamında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu hamle, KKM’nin piyasalar üzerindeki etkisini azaltarak, Türk Lirası mevduatlarına olan ilgiyi artırmayı hedefliyor.
Yurt İçinde Yakından Takip Edilecek Veriler: Enflasyon Odak Noktası
Yeni yılın ilk haftasında yurt içinde özellikle enflasyon verileri piyasaların odak noktasında olacak. Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, aralık ayında Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) %3,19 artacağını tahmin ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 3 Ocak Çarşamba günü açıklanacak aralık enflasyon verileri, TCMB’nin gelecekteki faiz kararları ve genel ekonomik görünüm açısından büyük önem taşıyor. Ekonomistlerin 2024 sonu enflasyon beklentisi de aralıkta %42,39 olarak belirlenirken, bu beklenti TCMB’nin %36’lık yılsonu enflasyon hedefiyle kıyaslandığında enflasyonla mücadelenin ne denli zorlu olacağını bir kez daha ortaya koyuyor.
Önümüzdeki hafta yurt içinde takip edilecek önemli veriler:
- Salı: İmalat Sanayi PMI
- Çarşamba: Enflasyon Verileri (Aralık ayı TÜFE ve ÜFE)
Küresel piyasalar, yeni yılın ilk haftasına ABD’den gelecek kritik veriler ve Fed’in gelecekteki adımlarına dair sinyallerle yön bulmaya çalışırken, Türkiye piyasaları da hem küresel rüzgarları hem de iç dinamikleri yakından takip etmeye devam edecek. Enflasyonla mücadele, para politikası kararları ve ekonomik büyüme beklentileri, 2024 yılının ilk çeyreğinde hem yerel hem de küresel ölçekte piyasaların ana gündem maddeleri olmaya devam edecek.