Küresel Piyasalar İki Yönlü Rüzgarla Savruluyor

Küresel ve Türkiye Piyasalarında Kritik Hafta: Fed, ECB Faiz Kararları, Enflasyon ve İstihdam Verileri Bekleniyor

Küresel piyasalar, yatırımcıların ABD’den gelecek kritik istihdam verileri öncesinde oldukça temkinli bir duruş sergilediği yeni bir haftaya giriş yaptı. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası’nın (Fed) sıkı para politikasındaki duruşunun bu aydan itibaren gevşemeye başlayacağına dair beklentiler güçlenirken, yıl sonuna kadar atılacak olası faiz indirimi adımlarının büyüklüğü ise hala belirsizliğini koruyor. Bu durum, piyasalardaki oynaklığı artırarak yatırımcıların dikkatini makroekonomik göstergeler ve merkez bankası açıklamaları üzerine yoğunlaştırmasına neden oluyor.

Piyasa analistleri, özellikle cuma günü açıklanacak olan ABD istihdam raporundaki verilerin ülke ekonomisinin genel gidişatına dair çok daha net bilgiler sunabileceğini belirtiyor. Bu verilerin, Fed’in gelecek dönemdeki para politikası yol haritasını somutlaştırması ve faiz indirimlerinin zamanlaması ile miktarı hakkında ipuçları vermesi bekleniyor. Para piyasalarındaki güncel fiyatlamalara bakıldığında, Fed’in yıl sonuna kadar toplamda 100 baz puanlık bir faiz indirimine gideceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Ayrıca, 50 baz puanlık bir faiz indiriminin kasım ya da aralık ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantılarında gerçekleştirileceğine ilişkin öngörüler güçlü kalmaya devam ediyor. Bu beklentiler, özellikle hisse senedi piyasalarında pozitif bir hava yaratma potansiyeli taşırken, döviz ve tahvil piyasalarında da hareketliliğe neden oluyor.

ABD pay piyasalarında dün tatil nedeniyle herhangi bir işlem gerçekleşmezken, yeni güne başlarken göstergeler dikkatle takip ediliyor. Bugün itibarıyla ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,92 seviyesinde işlem görürken, bu oran küresel faiz oranları ve doların değeri üzerinde önemli bir etkiye sahip. Dolar endeksi ise 101,8 seviyesinde bulunarak doların diğer majör para birimleri karşısındaki gücünü yansıtıyor. Emtia piyasalarında ise altın, önceki kapanışın yüzde 0,2 altında 2.494 dolardan ons başına işlem görüyor. Altın, özellikle jeopolitik risklerin ve enflasyon beklentilerinin arttığı dönemlerde güvenli liman olarak öne çıkıyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,1 azalışla 77,1 dolardan alıcı bulurken, küresel ekonomik aktiviteye dair endişeleri yansıtmaya devam ediyor. ABD’de endeks vadeli kontratları ise yeni güne negatif bir seyirle başladı; bu durum, açılış sonrasında pay piyasalarında aşağı yönlü bir eğilimin olabileceğine işaret ediyor.

Avrupa Piyasalarında Ekonomik Endişeler ve ECB’nin Yol Haritası

Avrupa borsaları dün karışık bir seyir izlerken, bölge genelinde ekonomik aktiviteye yönelik endişeler varlığını güçlü bir şekilde koruyor. Özellikle enerji krizi, yüksek enflasyon ve jeopolitik gerilimler, Avrupa ekonomilerinin büyüme potansiyeli üzerinde baskı oluşturuyor. Analistler, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu yıl içinde iki faiz indirimi daha yapacağına kesin gözüyle bakıldığını ifade ediyor. Ancak, makroekonomik verilerden alınacak sinyallerin üçüncü bir faiz indirimi ihtimalini de masaya getirebileceği vurgulanıyor. Bu durum, ECB’nin para politikası esnekliğini ve ekonomik verilerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

ECB Yönetim Kurulu üyesi Claudia Buch’un yaptığı konuşmada, Avro Bölgesi bankalarının ne kadar sermaye tutacaklarına ve nerede iş yapacaklarına karar verirken jeopolitik riskleri muhakkak hesaba katmaları gerektiğini belirtmesi, bölgedeki bankacılık sektörünün risk yönetimi stratejileri açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Avrupa ekonomisine dair açıklanan son veriler de endişeleri pekiştiriyor. Almanya’da temmuz ayında 43,2 puan olan imalat sanayi PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi), ağustosta 42,4 puana inerek son beş ayın en düşük seviyesine geriledi. PMI’ın 50 puan altı değerler göstermesi, imalat sektöründeki daralmayı ve ekonomik aktivitedeki yavaşlamayı işaret eder. Benzer şekilde, Avro Bölgesi’nde de temmuzda 45,8 seviyesinde olan imalat sanayi PMI, ağustosta değişmeyerek 50 puan seviyesinin altında kalmaya devam etti. Bu durum, bölge genelinde imalat sektörünün halen toparlanma sürecine girmediğini ve ekonomik büyümeyi desteklemede yetersiz kaldığını gösteriyor.

Kurumsal tarafta ise Alman otomobil üreticisi Volkswagen’den gelen haberler dikkat çekici. Şirket, tasarruf ve maliyet azaltma önlemlerinin bir parçası olarak ilk defa Almanya’da fabrika kapatabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Yönetim kurulunun gerçekleştirdiği son toplantı sonrası yapılan açıklamada, Volkswagen AG bünyesindeki markaların kapsamlı şekilde yeniden yapılandırılmasının gerekli olduğu bildirildi. Bu gelişme, Alman sanayisi ve istihdam piyasası açısından önemli sonuçlar doğurabilir ve otomotiv sektöründeki küresel rekabetin ve dönüşümün getirdiği zorlukları gözler önüne seriyor. Öte yandan, İspanya’dan gelen turizm verileri ise bölge için olumlu bir tablo çiziyor. Ocak-temmuz döneminde ülkeye gelen turist sayısı 53 milyon 370 bine ulaşırken, turizm geliri de 71 milyar avroyu aşarak rekor kırdı. Turizm, özellikle Güney Avrupa ekonomileri için hayati bir gelir kaynağı olduğundan, bu veriler İspanya ekonomisi adına güçlü bir toparlanmaya işaret ediyor.

Avrupa borsalarının dünkü kapanışlarına bakıldığında, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,13 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,20 değer kazanırken, İtalya’da FTSE MIB endeksi ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,15 geriledi. Bu karışık seyir, Avrupa ekonomilerinin farklı sektörler ve ülkeler bazında farklı performanslar sergilediğini ortaya koyuyor. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar ise yeni güne de karışık bir seyirle başladı ve piyasalardaki belirsizliğin devam ettiğini gösterdi.

Asya Piyasalarında Negatif Seyir ve Teknoloji Hamleleri

Asya piyasalarında ise yeni güne negatif bir seyirle başlanırken, bölge genelinde ekonomik büyüme ve enflasyon beklentileri yakından takip ediliyor. Güney Kore’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda Mart 2021’den bu yana en yavaş artışı kaydetti. Bugün açıklanan verilere göre Güney Kore’de TÜFE aylık bazda yüzde 0,4 ile beklentilerin hemen üzerinde artarken, yıllık bazda yüzde 2 artarak öngörülere paralel gerçekleşti. Bu düşük enflasyon oranı, Güney Kore Merkez Bankası’nın (BoK) para politikası duruşunu gözden geçirmesine ve potansiyel olarak daha güvercin bir yaklaşım sergilemesine olanak tanıyabilir.

Kurumsal tarafta ise dünyanın en büyük çip üreticilerinden ABD’li Intel’in Japonya’da yarı iletken alanında bir araştırma ve geliştirme merkezi kuracağı bilgisi yer aldı. Bu stratejik hamle, küresel çip tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve Japonya’nın yarı iletken sektöründeki rolünün güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Intel’in bu yatırımı, aynı zamanda Asya’daki teknoloji rekabetini de artıracak ve bölgedeki inovasyon ekosistemine katkıda bulunacaktır.

Döviz piyasalarında dolar/yen paritesi ise dört günlük yükseliş serisinin ardından önceki kapanışın yüzde 0,3 altında 146,5 seviyesinde bulunuyor. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) bir sonraki faiz artırımını Ocak ayında yapacağına ilişkin fiyatlamalar ise güçlenmeye başladı. Bu beklenti, Japonya’da enflasyon baskılarının arttığına ve BoJ’un ultra gevşek para politikasından çıkış sinyallerinin güçlendiğine işaret ediyor. Bu durum, yen’in değer kazanma potansiyelini artırırken, küresel döviz piyasalarındaki dengeleri de etkileyebilir.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,4, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 geriledi. Bu düşüşler, bölgedeki ekonomik endişelerin ve küresel yavaşlama beklentilerinin bir yansıması olarak okunabilir. Öte yandan, Hindistan’da Sensex endeksi dün günü yüzde 0,31 artışla 82.559,84 puan ile rekor seviyeden kapatarak, Asya piyasalarındaki negatif ayrışmayı sürdürdü. Hindistan ekonomisinin güçlü iç talebi ve büyüme potansiyeli, Sensex endeksini desteklemeye devam ediyor.

Türkiye Piyasalarında Gözler Enflasyon Verilerinde

Türkiye piyasalarında ise dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 2,82 gibi önemli bir artışla 10.110,18 puandan tamamladı. Bu güçlü yükseliş, yerel yatırımcı ilgisinin ve olumlu beklentilerin etkisiyle gerçekleşirken, bugün gözler ağustos ayı enflasyon verilerine çevrildi. Enflasyon rakamları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) gelecekteki para politikası adımları ve genel ekonomik görünüm açısından kritik bir öneme sahip.

AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, ağustos ayında Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yüzde 2,64 oranında arttığını tahmin ediyor. Ekonomistlerin ağustos enflasyon beklentilerinin ortalamasına göre, bir önceki ay yüzde 61,78 olan yıllık enflasyonun, ağustos ayında yüzde 52,20’ye ineceği öngörülüyor. Bu düşüş beklentisi, TCMB’nin enflasyonla mücadele stratejisinin ilk meyvelerini vermeye başladığına dair bir işaret olarak yorumlanabilir. Öte yandan, ekonomistlerin 2024 sonu enflasyon beklentisi ağustos ayında yüzde 42,84 olarak belirlendi. Bu beklentiler, önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadelenin devam edeceğini ve para politikasının sıkı duruşunu koruyacağını gösteriyor.

Döviz piyasalarında ise dolar/TL, dün yüzde 0,6 değer kaybederek 33,882’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında bir önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 33,9390 seviyesinden işlem görüyor. Dolar/TL kurundaki hareketlilik, küresel dolar endeksinin yanı sıra, yurt içi enflasyon beklentileri, faiz politikaları ve sermaye akışları gibi faktörlerden etkilenmeye devam ediyor. Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak enflasyon verilerinin yanı sıra, finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları verilerinin de piyasalar tarafından yakından takip edileceğini belirtiyor. Yurt dışında ise ABD’de imalat sanayi PMI verileri, küresel ekonomik aktiviteye dair önemli ipuçları sunacaktır.

Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.200 ve 10.300 seviyelerinin direnç, 10.000 ve 9.900 puan seviyelerinin ise destek konumunda olduğunu kaydeden analistler, endeksin bu seviyeler arasında dalgalanabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle enflasyon verileri sonrası piyasalardaki oynaklık artabilir ve endeks bu teknik seviyelere göre hareket edebilir.

Piyasalarda Bugün Takip Edilecek Kritik Veriler

Piyasaların yönünü belirlemede etkili olacak başlıca makroekonomik veriler bugün şu şekilde sıralanıyor:

  • 10.00 Türkiye: Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)
  • 10.00 Türkiye: Ağustos ayı Yurt içi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE)
  • 14.30 Türkiye: Haziran ayı finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları
  • 16.45 ABD: Ağustos ayı imalat sanayi PMI
  • 17.00 ABD: Ağustos ayı ISM imalat sanayi PMI

Bu veriler, hem yerel hem de küresel piyasalarda yatırım kararlarını doğrudan etkileyecek ve haftanın geri kalanındaki seyre yön verecektir. Yatırımcıların, özellikle enflasyon verilerini ve ABD istihdam piyasasına dair göstergeleri dikkatle incelemesi gerekmektedir.