Piyasalarda Kritik Hafta: Fed Faiz İndirimi, Büyüme Verileri ve Şirket Bilançoları Ne Yönde Etkileyecek?
Küresel piyasalar, yatırımcıların önemli ekonomik veri akışını beklediği temkinli bir haftaya giriş yaptı. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nden gelecek büyüme ve özel sektör istihdam verileri, Federal Rezerv’in (Fed) para politikası üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle tüm dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Piyasa analistleri, bu verilerin Fed’in olası faiz indirimlerinin zamanlaması ve hızı hakkında kritik ipuçları sunacağını belirtiyor.
Ekonomistler, ABD ekonomisinin bir resesyona girmeden enflasyonla mücadelede başarılı olabileceğine dair güçlü bir inanç taşıyor. Bu senaryonun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, bugünkü büyüme rakamları ve Cuma günü açıklanacak istihdam verileri ile daha netlik kazanacak. Yoğunlaşan bilanço dönemi de hisse ve sektör bazında oynaklığı artırarak yatırımcıların radarında yer alıyor.
Amerika Birleşik Devletleri Piyasalarında Beklentiler ve Veriler
Fed ve Faiz İndirimi Beklentileri
ABD ekonomisinin “yumuşak iniş” senaryosu, yani enflasyonun kontrol altına alınırken güçlü büyümenin devam etmesi ihtimali, piyasalarda iyimserliği koruyor. Ancak bu iyimserliğin sürdürülebilirliği, açıklanacak makroekonomik verilerle test edilecek. Özellikle büyüme ve istihdam verileri, Fed’in gelecek adımlarına yönelik sinyal oluşturacak. Para piyasalarında, Fed’in gelecek ay politika faizini 25 baz puan düşürmesine neredeyse kesin gözüyle bakılırken, Aralık ayında ek bir faiz indirimi daha yapılmasına ilişkin beklentiler yüzde 74 seviyesinde seyrediyor. Bu durum, Fed’in enflasyonla mücadelede sona yaklaştığına ve ekonomik aktiviteyi desteklemeye yönelebileceğine dair güçlü bir algıyı yansıtıyor.
Makroekonomik Göstergeler
- JOLTS Açık İş Sayısı: Geçtiğimiz günlerde açıklanan verilere göre, JOLTS açık iş sayısı Eylül ayında 7 milyon 443 bine düşerek piyasa beklentilerinin altında kaldı ve Ocak 2021’den bu yana en düşük seviyesini kaydetti. Bu düşüş, iş gücü piyasasında soğumaya işaret ederek Fed’in enflasyonla mücadelesini destekleyici bir gelişme olarak yorumlanıyor. Daha az açık iş, ücret baskılarının azalabileceği ve dolayısıyla enflasyonun yumuşayabileceği anlamına geliyor.
- Büyüme (GSYH) ve ADP Özel Sektör İstihdamı: Bugün açıklanacak üçüncü çeyrek büyüme verileri, ABD ekonomisinin genel sağlığına dair önemli bir gösterge olacak. Beklentilerin üzerinde bir büyüme, “yumuşak iniş” senaryosunu güçlendirirken, düşük büyüme resesyon endişelerini artırabilir. Ayrıca, ADP özel sektör istihdam verileri de, Cuma günü açıklanacak resmi istihdam raporu öncesinde işgücü piyasasının nabzını tutmak açısından büyük önem taşıyor. Bu veriler, Fed’in faiz politikasına yön verirken dikkatle incelenecek temel unsurlar arasında yer alıyor.
Şirket Bilançoları ve Piyasa Tepkileri
ABD’nin büyük şirketleri finansal sonuçlarını açıklamaya devam ederken, bu bilançolar piyasalarda önemli hareketliliklere neden oluyor. Hızlı servis restoran zinciri McDonald’s’ın hisseleri, şirketin kâr ve gelirinin beklentilerin üzerinde gelmesine rağmen, küresel satışlarının üçüncü çeyrekte yüzde 1,5 ile son 4 yılın en büyük düşüşünü kaydetmesi sonrası yüzde 0,6 geriledi. Bu durum, güçlü finansal sonuçların bile büyüme ivmesindeki yavaşlama endişelerini tamamen gideremediğini gösteriyor. ABD’li otomobil üreticisi Ford’un hisseleri de, şirketin kâr tahminini düşürmesiyle yüzde 8,4 değer kaybetti. Otomotiv sektöründeki maliyet artışları ve elektrikli araçlara geçişin zorlukları, bu tür revizyonlarda etkili oluyor.
“Muhteşem 7’li” olarak adlandırılan büyük teknoloji şirketlerinden Google’ın ana kuruluşu Alphabet ise beklentilerin aksine güçlü bir performans sergiledi. Şirket, 30 Eylül’de sona eren çeyrekte 88,27 milyar dolarlık gelir ve hisse başına 2,12 dolarlık kazanç bildirdi. Bu olumlu bilanço sonrası vadeli piyasalarda şirketin hisseleri yaklaşık yüzde 5,9 değer kazandı. Bu gelişme, teknoloji devlerinin reklam gelirlerindeki toparlanma ve yapay zeka yatırımlarındaki ilerlemenin piyasalar üzerindeki olumlu etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Bugün ise Microsoft, Meta Platforms ve Eli Lilly’nin finansal sonuçları yatırımcıların odağında yer alıyor. Bu şirketlerin bilançoları, teknoloji ve ilaç sektörlerinin genel sağlığı hakkında önemli bilgiler sunacak ve piyasaların genel seyrini etkileyecek.
Tahvil Piyasası ve Doların Seyri
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, küresel piyasalardaki risk algısı ve Fed’in faiz politikası beklentileriyle doğrudan ilişkili olarak şu sıralarda yüzde 4,25 seviyesinde bulunuyor. Tahvil faizlerindeki hareketlilik, kredi maliyetlerini ve dolayısıyla şirket yatırımlarını etkileyen önemli bir faktör. Dolar endeksi ise yeni güne 104,3 seviyesinden başladı. Doların küresel piyasalardaki seyrini, Fed’in para politikası, ABD ekonomisinin performansı ve jeopolitik gelişmeler belirliyor. Güçlü dolar, diğer para birimleri karşısında alım gücünü artırırken, ihracatçı şirketler üzerinde baskı yaratabilir.
Emtia Piyasalarında Son Durum: Altın ve Petrol
Altın Fiyatlarında Rekor Artış
Altının ons fiyatı, Orta Doğu’da devam eden İsrail saldırıları ve 5 Kasım’da ABD’de yapılacak başkanlık seçimlerine ilişkin belirsizlikler nedeniyle güçlü bir değer kazancı yaşadı. Güvenli liman arayışı, altının dün yüzde 1,1 değer kazanarak 2 bin 773,50 dolarla kapanış rekoru kırmasına neden oldu. Bugün de yükseliş eğilimini sürdüren ons altın, 2 bin 783,54 dolar seviyesini test ederek tüm zamanların en yüksek seviyesini görmesinin ardından, şu sıralarda önceki kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 2 bin 782 dolardan alıcı buluyor. Jeopolitik gerilimler ve küresel ekonomiye dair belirsizlikler devam ettiği sürece, altının bu yükseliş trendini koruması bekleniyor.
Brent Petrol Fiyatları
Brent petrolün varil fiyatı ise dünkü kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 71,1 dolardan işlem görüyor. Petrol fiyatları, küresel talep beklentileri, arz kısıtlamaları ve Orta Doğu’daki gelişmeler gibi birçok faktörden etkilenmeye devam ediyor. Küresel büyüme beklentilerindeki değişiklikler, petrol fiyatları üzerinde belirleyici rol oynuyor.
Kripto Para Piyasaları: Bitcoin Yükselişini Sürdürüyor
Kripto para piyasaları da son dönemde dikkat çekici bir performans sergiledi. Bitcoin’in fiyatı dün Mart 2024’ten sonra ilk defa 73 bin 620 dolar seviyelerini test etmesinin ardından yüzde 3,9 artışla 72.333 dolardan kapandı. Şu sıralarda ise yüzde 0,2 yükselişle 72 bin 456 dolardan işlem görüyor. Bu yükseliş, genel piyasa iyimserliği, potansiyel düzenleyici gelişmeler ve kurumsal yatırımcı ilgisinin artması gibi faktörlerle destekleniyor. Bitcoin’in bu seviyeleri koruyup koruyamayacağı, piyasanın genel yönü açısından yakından takip ediliyor.
Borsa Endeksleri: Amerika ve Avrupa
New York Borsası
New York Borsası’nda dün karışık bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,36 değer kaybederken, S&P 500 endeksi yüzde 0,16 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,78 değer kazandı. Özellikle Nasdaq endeksi, dün 18.753,19 puanla tüm zamanların en yüksek seviyesini görerek teknoloji hisselerinin piyasayı sürükleyici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Yapay zeka teknolojilerindeki ilerlemeler ve güçlü bilanço beklentileri, teknoloji devlerinin hisse değerlerini yukarı taşıyor. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne pozitif bir seyirle başladı ve piyasalarda bir miktar iyimserlik işaretleri veriyor.
Avrupa Piyasaları ve Resesyon Endişeleri
Avrupa borsalarında dün negatif bir seyir hakim olurken, yatırımcıların odağında Avro Bölgesi ve Almanya’da bugün açıklanacak büyüme verileri bulunuyor. Bölge genelinde enflasyon korkuları yerini resesyon endişelerine bırakmış durumda. Büyüme verilerinden alınacak sinyallerin, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) gelecek dönemde atacağı adımlara yönelik daha çok ipucu vermesi bekleniyor. ECB üyelerinin sözlü yönlendirmelerinde bankanın faiz indirim hızına ilişkin sinyaller aranırken, dün açıklamalarda bulunan ECB Başkan Yardımcısı Luis de Guindos, bankanın enflasyonu düşürmede önemli ilerleme kaydettiğini ancak henüz zafer ilan edemediğini söyledi. Bu durum, ECB’nin temkinli bir yaklaşımla hareket etmeye devam edeceğini gösteriyor.
Dün açıklanan verilere göre Almanya’da bu ay için eksi 21 puan olarak ölçülen Tüketici Güven Endeksi, hane halkının gelir beklentileri konusunda daha iyimser olması nedeniyle Kasım ayı için 2,7 puan artışla eksi 18,3 puana yükseldi. Bu iyileşme, tüketici harcamaları üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Kurumsal tarafta ise Lufthansa Grubu’nun üçüncü çeyrek bilançosunda şirket karının yıllık bazda yüzde 9 gerilediği bildirildi ve Alman hava yolu firmasının hisselerinde yüzde 5’e yakın gerileme yaşandı. Bu gelişmelerle, dün Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,27, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,61, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,80 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,26 değer kaybetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne de negatif seyirle başladı ve piyasalardaki belirsizliğin devam ettiğini gösterdi.
Asya Piyasaları ve Ticaret Gerilimleri
Çin’e Yönelik Yaptırımlar: Ticaret Savaşları Yeniden Mi?
Asya piyasalarında yeni işlem gününde Japonya hariç negatif bir seyir öne çıkarken, batılı ekonomilerin Çin ürünlerine uyguladığı yeni yaptırımlar dikkatleri çekiyor. Geçtiğimiz günlerde ABD yönetimi, Çin’e belirli yarı iletkenler, kuantum ve yapay zeka sistemleri yatırımlarını sınırlayacak nihai kuralları ilan ettiğini duyurmuştu. Bu adımlar, küresel teknoloji tedarik zincirleri üzerinde önemli etkilere sahip olabilir ve Çin’in teknolojik gelişimini yavaşlatmayı hedefliyor.
Dün ise Avrupa Birliği (AB), Çin yapımı elektrikli otomobillere yüzde 35,3’e varan oranda ilave gümrük vergisi getireceğini ilan etti. AB Komisyonu, Çin’de üretilen elektrikli otomobillere yönelik sübvansiyon karşıtı soruşturmanın tamamlandığını ve Çin’den AB’ye elektrikli otomobil ithalatına 5 yıl için kesin karşıt vergiler getirildiğini açıkladı. Toplamda yüzde 45,3’ü bulan bu vergilerin 30 Ekim’de AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanması ve 31 Ekim’den itibaren tahsil edilmesi bekleniyor. Bu adımlar, Çin’in AB pazarına erişimini zorlaştıracak ve küresel elektrikli araç pazarında rekabet koşullarını yeniden şekillendirebilir. Bu ticaret gerilimlerinin, küresel ekonomik büyümeyi olumsuz etkileme potansiyeli bulunuyor.
Japonya Merkez Bankası ve Tüketici Güveni
Bugün bölgede açıklanan verilere göre Japonya’da Ekim ayı tüketici güveni 36,2 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Bu durum, Japon tüketicilerin geleceğe dair beklentilerinde temkinli olduğunu gösteriyor. Öte yandan, bölgede gözler yarın açıklanacak olan Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararına çevrildi. Analistler, BoJ’un yarın politika faizini sabit bırakmasının beklendiğini kaydederek, politika metni ve BoJ Başkanı Kazuo Ueda’nın yapacağı açıklamalardan alınacak sinyallerin yatırımcıların odağında olduğunu bildirdi. Özellikle enflasyon ve parasal gevşeme politikalarının geleceği hakkında ipuçları aranacak. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,1 yükselirken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2 düştü. Asya piyasalarındaki bu karışık seyir, bölgesel dinamiklerin ve küresel ticaret gerilimlerinin etkileşimini yansıtıyor.
Yurt İçi Piyasalar: Cumhuriyet Bayramı Sonrası Bakış
Yurt içi piyasalarda dün, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı sebebiyle işlem gerçekleşmezken, Pazartesi günü alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,42 değer kazanarak 8.945,80 puandan tamamladı. Türk hisse senetleri piyasası, küresel piyasalardaki gelişmeleri yakından takip ederken, yerel ekonomik veriler ve beklentiler de yönünü belirliyor.
Dolar/TL, dün yüzde 0,1 azalışla 34,2730’dan kapanırken, bugün bankalararası piyasada önceki kapanışın hemen üzerinde 34,2890’dan işlem görüyor. Türk Lirası’nın performansı, enflasyon beklentileri, TCMB’nin para politikası ve küresel dolar talebi gibi faktörlere bağlı olarak değişmeye devam ediyor. Analistler, bugün yurt içinde sektörel enflasyon beklentileri ve ekonomik güven endeksi, yurt dışında ise Almanya’da işsizlik oranı, büyüme ve enflasyon, Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi ve büyüme, ABD’de büyüme ve ADP özel sektör istihdamı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini dile getiriyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.000 ve 9.100 seviyelerinin direnç, 8.800 ve 8.700 puanın ise destek konumunda olduğu belirtiliyor. Bu teknik seviyeler, yatırımcılar için kısa vadeli alım ve satım kararlarında rehber niteliği taşıyor.
Günün Önemli Veri Takvimi
Piyasalar için bugün takip edilecek kritik veriler şöyle sıralanıyor:
- 10.00 Türkiye: Ekim ayı sektörel enflasyon beklentileri
- 10.00 Türkiye: Ekim ayı ekonomik güven endeksi
- 11.55 Almanya: Ekim ayı işsizlik oranı
- 12.00 Almanya: 3. çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH)
- 13.00 Avro Bölgesi: Ekim ayı tüketici güven endeksi
- 13.00 Avro Bölgesi: 3. çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH)
- 15.15 ABD: Ekim ayı ADP özel sektör istihdamı
- 15.30 ABD: 3. çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH)
- 15.30 ABD: 3. çeyrek çekirdek kişisel tüketim harcamaları
- 16.00 Almanya: Ekim ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)
- 17.00 ABD: Eylül ayı bekleyen konut satışları
Bu yoğun veri akışı, hem yerel hem de küresel piyasalarda oynaklığı artırabilir ve yatırımcıların yeni pozisyonlar almasında belirleyici rol oynayabilir. Küresel ekonomik gelişmelerin ve merkez bankası politikalarının izlenmesi, bu hafta piyasaların yönünü anlamak adına büyük önem taşıyor.