Küresel Piyasalar ABD İstihdamına Kilitlendi

Küresel Piyasalar Kritik Kavşakta: ABD İstihdam Verileri, Ticaret Gerilimleri ve Geleceğe Yönelik Beklentiler

Küresel piyasalar, yeni bir haftaya oldukça yoğun bir gündemle girerken, yatırımcıların odağında Amerika Birleşik Devletleri’nden gelecek kritik tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı verileri yer alıyor. ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimlerine dair olumlu sinyaller piyasalarda bir miktar iyimserlik yaratmış olsa da, açıklanacak ekonomik verilerin ve süregelen jeopolitik risklerin genel piyasa seyri üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin arasındaki ticaret anlaşmazlıkları, küresel ekonomiye yönelik belirsizlikleri artırarak piyasalarda endişe yaratmaya devam ediyor. Ancak son dönemde Çin Ticaret Bakanlığı’ndan gelen, iki ülkenin yakın zamanda görüşmeler gerçekleştirebileceğine dair açıklamalar, mevcut sorunların müzakere yoluyla çözülebileceği umudunu yeşertti. Bu durum, piyasalardaki risk iştahını bir miktar artırsa da, gümrük tarifelerinin küresel ticareti yavaşlatarak ekonomik büyümeyi baskılama potansiyeli endişeleri canlı tutuyor. Özellikle yılın ilk çeyreğinde ABD ekonomisinin beklentilerin üzerinde bir daralma kaydetmesi, bu endişelerin ne kadar gerçekçi olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

ABD Ekonomisi ve Fed’in Yol Haritası: İstihdam Verileri Neden Önemli?

ABD ekonomisinin 2022’den bu yana ilk kez daralma yaşaması, finans dünyasında şaşkınlık yaratırken, Amerikan Merkez Bankası (Fed)’in gelecekteki para politikası adımlarına yönelik spekülasyonları da beraberinde getirdi. Fed’in enflasyonla mücadeledeki kararlılığı ve ekonomik büyümeyi dengeleme çabaları, yatırımcıların yakından takip ettiği konuların başında geliyor. Bu bağlamda, bugün açıklanacak olan tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı verileri, Fed’in bir sonraki hamlesine ilişkin önemli ipuçları sunması açısından büyük bir önem taşıyor.

Analistler, bu verilerin sadece iş gücü piyasasının mevcut durumu hakkında bilgi vermekle kalmayıp, aynı zamanda Fed’in faiz artırımı veya indirimine yönelik projeksiyonlarını da etkileyeceğini belirtiyor. Güçlü istihdam verileri, Fed’in enflasyonla mücadelede daha şahin bir duruş sergileyebileceği sinyallerini verirken, zayıf veriler ise daha güvercin bir yaklaşımın önünü açabilir. ABD eski Başkanı Donald Trump’ın büyüme verilerine ilişkin yaptığı açıklamalar ve ülkenin ekonomik gidişatına dair yorumları da piyasaların dikkatini çekmeye devam ediyor.

Küresel Ticaret Savaşları ve Jeopolitik Riskler Gündemde

ABD ile Çin arasındaki ticaret görüşmelerine dair iyimserlikler sürse de, Donald Trump’ın dün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalar, küresel risklerin hala devam ettiğine işaret etti. Trump, İran’dan petrol veya petrokimya ürünü satın alan ülkelere “ikincil yaptırımlar” uygulanacağını ve ABD ile iş yapmalarına izin verilmeyeceğini duyurdu. Bu tür açıklamalar, enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açma potansiyeli taşırken, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimleri de yeniden gündeme getiriyor. Ticaret politikaları ve uluslararası yaptırımlar, küresel tedarik zincirleri ve emtia fiyatları üzerinde doğrudan etkiler yaratarak piyasalardaki oynaklığı artırabiliyor.

Şirket Bilançoları ve Tarife Etkileri: Apple ve Amazon Örneği

Kurumsal tarafta ise teknoloji devleri Apple ve Amazon’un açıkladığı bilançolar dikkatle izlendi. 29 Mart’ta sona eren mali takvim çeyreğini 2025 mali yılının ikinci çeyreği olarak kabul eden Apple, güçlü bir performans sergiledi. Şirketin geliri bu dönemde yıllık bazda yüzde 5 artışla 95,4 milyar dolara yükseldi. Geçen yılın aynı döneminde 90,8 milyar dolar gelir elde eden Apple, bu büyüme ile yatırımcıların beklentilerini karşıladı.

Ancak Apple Üst Yöneticisi (CEO) Tim Cook, bilançonun açıklanmasının ardından düzenlenen konferans görüşmesinde, tarifelerin şirketin maliyetleri üzerindeki potansiyel etkilerine değindi. Cook, mevcut tarifelerin ek yeni tarifeler olmaması durumunda bile şirketin maliyetlerini 900 milyon dolar artıracağını tahmin ettiklerini belirtti. Bu açıklama, küresel ticaret politikalarının dev şirketlerin karlılıkları üzerindeki somut etkilerini bir kez daha ortaya koydu. Tedarik zincirlerinin küreselleşmesi, şirketleri gümrük vergileri ve ticari engellere karşı daha savunmasız hale getiriyor.

E-ticaret devi Amazon da yılın ilk çeyreğinde güçlü bir büyüme kaydetti. Şirketin net satışları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9 artarak 155,7 milyar dolara ulaştı. Geçen yılın ilk çeyreğinde 143,3 milyar dolar olan satışlar, bu yıl önemli bir ivme kazandı. Amazon’un net karı da aynı dönemde 10,4 milyar dolardan 17,1 milyar dolara çıkarak güçlü bir finansal tablo sundu. Bu performans, dijitalleşmenin ve online ticaretin küresel ekonomideki yükselişini bir kez daha teyit ediyor.

Küresel Varlık Piyasalarında Son Durum

Altın, Petrol ve Tahvillerdeki Değişimler

Küresel piyasalardaki bu gelişmeler, varlık fiyatları üzerinde de önemli etkilere yol açtı. ABD tahvillerinde satış ağırlıklı seyir iki iş gününe taşınırken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,23 seviyesine yükseldi. Tahvil faizlerindeki artış, genellikle risk iştahının yükseldiğine veya enflasyon beklentilerinin arttığına işaret eder.

Altının ons fiyatı, ABD tarifelerine ilişkin müzakere iyimserlikleri, yatırımcıların kar realizasyonu güdüleri ve dolar endeksindeki artışın etkisiyle son üç iş gününde gerilemişti. Ancak yeni günde toparlanma emareleri göstererek yüzde 0,6 artışla 3 bin 257 dolardan işlem görüyor. Dolar endeksi ise hafif bir azalışla 100 seviyesinde bulunuyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yeni günde yüzde 1 artışla 62,4 dolar seviyesinden alıcı buldu. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel ekonomik aktiviteye dair beklentilerin iyileşmesi veya arz kısıtlamalarına yönelik endişelerle açıklanabilir.

ABD Borsalarında Pozitif Seyir

New York Borsası’nda dün kapanışta S&P 500 endeksi yüzde 0,63 artışla, Trump’ın mütekabiliyet esasına dayalı tarifeleri açıkladığı 2 Nisan’daki seviyelerine geri döndü. Nasdaq endeksi yüzde 1,52, Dow Jones endeksi ise yüzde 0,21 değer kazandı. ABD’de endeks vadeli kontratlar da yeni güne pozitif bir seyirle başladı. Borsalardaki bu yükseliş, yatırımcıların ticaret görüşmelerine dair iyimserliğini ve şirket bilançolarındaki olumlu görünümü fiyatladığını gösteriyor.

Avro Bölgesi Gündemi: Enflasyon ve Enerji Sorunu

Avrupa borsalarının geneli dün 1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle kapalıyken, işlem gören İngiltere’de FTSE 100 endeksi yatay bir seyirle günü tamamladı. Gözler bugün Avro Bölgesi’nde açıklanacak enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Avrupa Merkez Bankası (ECB)’nin para politikası kararları üzerinde doğrudan etkili olacak olan bu veriler, bölgenin ekonomik sağlığı hakkında önemli bilgiler sunacak. Yüksek enflasyon, ECB’yi daha sıkı para politikası uygulamaya itebilirken, düşük enflasyon ise genişletici politikalar için alan yaratabilir.

Öte yandan, İspanya ve Portekiz’de yaşanan elektrik kesintilerine ilişkin haber akışı da yakından takip ediliyor. İspanya haber ajansı EFE’nin aktardığına göre, kesintinin nedenini araştıran komisyon, elektrik şirketlerinden gerekli bilgilerin çoğunu temin etti. Bazı verilere erişimde teknik zorluklar yaşansa da, şirketler bu bilgileri de komisyona iletmek üzere hazırlıklarını sürdürüyor. Enerji arz güvenliği, özellikle Avrupa gibi enerji bağımlılığı yüksek bölgeler için kritik bir öneme sahip.

Asya Piyasalarında Ticaret İyimserliği ve Merkez Bankası Kararları

Asya borsaları da ticaret tarifelerinde müzakere yolunun açılabileceğine yönelik beklentilerle pozitif bir seyir izliyor. Ancak Çin’de bugün İşçi Bayramı nedeniyle piyasalarda işlem yapılmıyor. Japonya Merkez Bankası (BoJ) ise önceki gün yaptığı toplantıda, politika faizini oy birliğiyle yüzde 0,5 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Bankanın yayımladığı “Ekonomik Faaliyet ve Fiyat Görünümü” raporunda, Japonya’nın ılımlı bir ekonomik büyüme kaydetmesinin beklendiği belirtildi. Raporda, temel enflasyonun ekonomideki yavaşlama nedeniyle hız kaybedeceğine işaret edilerek, ekonomik büyümenin artmasıyla birlikte orta ve uzun vadeli enflasyon beklentilerinin yükseleceği ve buna bağlı olarak temel Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) artışının kademeli şekilde hızlanabileceğinin öngörüldüğü aktarıldı. BoJ’un bu güvercin duruşu, küresel para politikalarının farklı yönlerde ilerlediğini gösteriyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings ise Çin’in 2025 ve 2026 yılları GSYH büyümesine ilişkin tahminini, gümrük tarifelerinin yaratabileceği olumsuzluklarla düşürdü. Kuruluş, mart ayında sırasıyla yüzde 4,1 ve yüzde 3,8 olarak öngördüğü büyümenin, 2025 yılında yüzde 3,5 ve 2026 yılında yüzde 3 olarak gerçekleşeceğini tahmin etti. Bu revizyon, ticaret savaşlarının Çin ekonomisi üzerindeki potansiyel uzun vadeli etkilerini gözler önüne seriyor. Bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya’da mart ayı işsizlik oranı yüzde 2,5 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Bu gelişmelerle, kapanışa yakın saatlerde Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,7 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,3 yükseldi. Asya piyasaları, küresel ticarete dair iyimserlikle birlikte toparlanma eğiliminde.

Türkiye Piyasalarında Hafta Ortası Görünümü

Yurt içinde ise Borsa İstanbul, çarşamba günü satış ağırlıklı bir seyir izleyerek BIST 100 endeksinin günü yüzde 1,59 değer kaybederek 9.078,43 puandan tamamlamasına neden oldu. Küresel piyasalardaki belirsizlikler ve iç dinamikler, Borsa İstanbul üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Dolar/TL kuru ise dün yüzde 0,1 azalışla 38,4480’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 38,5620 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, İspanya ve Portekiz’deki elektrik kesintileri gündemdeyken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin elektrik iletim ve dağıtım hatlarında genel bir kesintiye neden olacak önemli bir sorun bulunmadığını bildirdi. Bu açıklama, enerji arz güvenliği konusunda yurt içinde olumlu bir mesaj verdi.

Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD’de tarım dışı istihdam, işsizlik oranı, Avro Bölgesi’nde enflasyon ve işsizlik oranı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.000 ve 8.900 puanın destek, 9.200 ve 9.300 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu ifade eden analistler, yatırımcıların bu seviyeleri dikkatle izlemesi gerektiğini vurguladı.

Yakından Takip Edilecek Önemli Ekonomik Veriler

Piyasaların seyrini etkileyecek olan ve bugün takip edilecek başlıca ekonomik veriler şunlardır:

  • 10.55 Almanya, Nisan ayı İmalat Sanayi PMI: Almanya’nın sanayi sektörü sağlığına dair önemli bir gösterge.
  • 11.00 Avro Bölgesi, Nisan ayı İmalat Sanayi PMI: Avro Bölgesi’nin genel ekonomik aktivitesi için kritik bir veri.
  • 12.00 Avro Bölgesi, Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE): Avrupa Merkez Bankası’nın faiz politikalarını doğrudan etkileyecek ana enflasyon göstergesi.
  • 12.00 Avro Bölgesi, Mart ayı İşsizlik Oranı: Bölgedeki iş gücü piyasasının durumu hakkında bilgi verecek.
  • 14.30 Türkiye, Haftalık Para ve Banka İstatistikleri: Türkiye ekonomisinin para ve bankacılık sektöründeki son durumunu yansıtacak.
  • 15.30 ABD, Nisan ayı Tarım Dışı İstihdam: Fed’in para politikası kararları için en önemli verilerden biri.
  • 15.30 ABD, Nisan ayı İşsizlik Oranı: ABD iş gücü piyasasının genel sağlığını gösteren kritik bir gösterge.
  • 15.30 ABD, Nisan ayı Ortalama Saatlik Kazançlar: Enflasyonist baskılar ve iş gücü piyasasının gücü hakkında ipuçları sunacak.
  • 17.00 ABD, Mart ayı Fabrika Siparişleri: Sanayi üretimi ve gelecekteki ekonomik aktivite beklentileri için önemli bir veri.
  • 17.00 ABD, Mart ayı Dayanıklı Mal Siparişleri: Büyük ölçekli yatırımlar ve tüketici harcamaları hakkında bilgi verecek.

Genel Değerlendirme ve Gelecek Beklentileri

Küresel piyasalar, ABD’den gelecek istihdam verilerinin, Fed’in para politikası üzerindeki potansiyel etkileri ve ABD-Çin ticaret görüşmelerine dair belirsizliklerle dolu bir dönemden geçiyor. Şirket bilançolarındaki güçlü performanslar bir yandan iyimserlik yaratırken, diğer yandan tarifelerin maliyetler üzerindeki baskısı ve jeopolitik riskler gündemdeki yerini koruyor. Avro Bölgesi’ndeki enflasyon verileri ve Asya’daki ekonomik gelişmeler de genel piyasa algısını şekillendirecek. Yatırımcıların, açıklanacak verilere ve küresel gelişmelerdeki yeni dinamiklere karşı dikkatli bir duruş sergilemesi, önümüzdeki dönemin volatilitesi göz önüne alındığında büyük önem taşıyor.