SPK Başkanı Gönül, GYODER Gayrimenkul Zirvesinde değerlendirmelerde bulundu

Sermaye Piyasası Kurulu’ndan GYO ve GYF’lere Rekor Destek: Gayrimenkul Yatırımlarında Yeni Ufuklar

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan gayrimenkul piyasası, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) liderliğinde önemli bir dönüşüm ve büyüme süreci yaşıyor. Özellikle Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) ve Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF) gibi sermaye piyasası araçları, hem yatırımcılara yeni kapılar aralıyor hem de sektörün şeffaflığını ve kurumsallığını artırıyor. SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, sektörün önde gelen buluşma noktalarından 19. Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Gayrimenkul Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarda, GYO ve GYF’lere olan ilginin rekor seviyelere ulaştığını ve bu enstrümanların gelecekteki potansiyeline dikkat çekti.

Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarında (GYO) Dev Büyüme ve Yeni Rekorlar

SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün vurguladığı gibi, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları, sermaye piyasaları ve borsa için stratejik bir öneme sahip yapılar olarak öne çıkıyor. Yatırımcıların borsa aracılığıyla gayrimenkul projelerine ortak olmasını sağlayan GYO’lar, son dönemde büyük bir ilgiyle karşılaşıyor. Gönül, bu teveccühü somut verilerle destekleyerek şunları kaydetti:

Borsamızda şu anda 48 adet gayrimenkul yatırım ortaklığı bulunuyor. Bu ortaklıkların toplam değeri 2023 yılında 350 milyar lira iken, bu yılı 550-600 milyar lira civarında bir değerle kapatacağımızı tahmin ediyoruz. Bu, GYO pazarında yaşanan ciddi bir büyümenin ve yatırımcı güveninin açık bir göstergesidir.

Bu rakamlar, GYO piyasasının yalnızca bir yıl içinde yaklaşık %60’lık bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Bu ivme, hem yerli hem de yabancı yatırımcıların Türk gayrimenkul sektörüne olan inancını pekiştiriyor.

Vergisel Avantajlar ve Temettü Dağıtım Zorunluluğu: Yatırımcı Güveni Peşinde

GYO’lara yönelik yapılan düzenlemeler, sektördeki büyümeyi tetikleyen en önemli faktörlerden biri olarak kabul ediliyor. SPK, gayrimenkul yatırım ortaklıklarının vergisel avantajlarında kritik değişikliklere giderek, kurumlar vergisi oranını %10 olarak belirledi. Bu düzenlemeyle birlikte, GYO’lara temettü dağıtım zorunluluğu getirildi. Başkan Gönül, bu kararın yatırımcılardan olumlu geri dönüşler aldığını belirtti. Temettü dağıtımının, yatırımcıların sadece şirket değerlenmesinden değil, aynı zamanda düzenli kar payı getirilerinden de faydalanmasını sağlayarak, şirketlere olan bağlılığı ve uzun vadeli yatırım eğilimini artırdığı gözlemleniyor. Bu stratejik adım, GYO’ları daha cazip ve istikrarlı yatırım araçları haline getiriyor.

Halka Arz Taleplerinde Yoğun Artış

SPK Başkanı Gönül, GYO modeline olan ilginin sadece finansman bulma açısından değil, aynı zamanda inşaat şirketlerinin marka bilinirliklerini ve kurumsallıklarını artırma hedefiyle de yoğunlaştığını ifade etti. Şu anda birçok şirketin GYO’ya dönüşmek veya halka arz olmak için SPK’da bekleyen talepleri bulunduğunu belirten Gönül, bu halka arz süreçlerinin önümüzdeki yıl boyunca devam edeceğini ve sektördeki çeşitliliğin artacağını müjdeledi. Halka arz olan şirketlerin tam anlamıyla kayıt altına alınması ve SPK denetimine tabi olması, sektörde şeffaflık ve güven ortamının sağlanmasında kritik bir rol oynuyor.

Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF) ile Yeni Projelere Yatırım Fırsatları

Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF) da, GYO’lar gibi son dönemde sermaye piyasalarının yükselen yıldızları arasında yer alıyor. SPK Başkanı Gönül, GYF’lerin de ciddi bir ilgi gördüğünü ve sayılarının hızla arttığını belirtti. Özellikle yapılan yeni düzenlemelerle GYF’lerin sadece bitmiş projelere değil, başlangıç veya devam aşamasındaki projelere de yatırım yapabilmesinin önünün açılması, fonların esnekliğini ve pazar etkinliğini artırdı.

Bu yıl GYF’lerin projelere yatırım yapmasının önünü açtık. Böylece sadece bitmiş değil, devam eden veya başlangıç aşamasındaki projelere de yatırım yapabiliyorlar. Mevcut GYF’lerden Proje GYF dediğimiz bu fonlara dönüşüm ve yeni Proje GYF kurulumu için çok sayıda başvurumuz var. GYF’lerin güncel değeri 104 milyar lira seviyesinde. 2024 sonunda yaklaşık 115 milyar lira gibi bir rakamla karşımıza çıkacaklarını tahmin ediyorum. Bunun da 2025 yılında yaklaşık 150 milyar liranın üzerinde bir fon büyüklüğüne ulaşacağını öngörüyoruz.

Bu büyüme projeksiyonları, GYF’lerin önümüzdeki dönemde gayrimenkul sektörüne önemli bir finansman kaynağı sağlayacağını ve pazarın derinliğini artıracağını gösteriyor.

Proje GYF’ler: Kentsel Dönüşüm ve Konut Arzına Destek

Proje GYF’ler, SPK’nın stratejik hedeflerinden biri olan kentsel dönüşüm ve konut arzının artırılmasına doğrudan katkı sağlamak üzere tasarlanmış yenilikçi bir model. Başkan Gönül, Proje GYF’lerin henüz kuruluş aşamasında olduğunu ve bu fonların kuruluşu için %50 konut olması zorunluluğu getirdiklerini açıkladı. Bu zorunluluk, özellikle kentsel dönüşüm projelerinde kullanılabilmesi amacıyla öne çıkarıldı.

Gönül’ün değerlendirmelerine göre, Proje GYF’ler, konut arzının yükselmesine önemli ölçüde yardımcı olacak ve sağlıklı şehirleşme süreçlerine katkıda bulunacaktır. Yatırımcılar tarafından da her geçen gün daha fazla tanınan Proje GYF’ler, hem güvenli bir yatırım kapısı hem de toplumsal fayda sağlayan bir finansman aracı olarak gelecek vaat ediyor.

Temettü Dağıtımının Stratejik Önemi ve Piyasa Dinamiği

Sermaye Piyasası Kurulu’nun GYO’lara getirdiği temettü dağıtım zorunluluğu, piyasa dinamiklerini kökten değiştirecek stratejik bir karar olarak değerlendiriliyor. SPK Başkanı Gönül, bu konuya özellikle vurgu yaparak, temettü dağıtan şirketlerin borsa yatırımcıları nezdinde daha olumlu karşılandığını belirtti. Yatırımcıların sadece hisse değer artışından değil, aynı zamanda düzenli temettü gelirinden de faydalanmasının, şirkete olan bağlılığı ve uzun vadeli yatırım kararlarını güçlendirdiğini ifade etti.

Temettü aldığınız şirketi yıllarca taşımak yatırımcının hoşuna gider. O yüzden temettü dağıtıldığı sürece GYO’ların da bu şekilde daha çok teveccühe sebep olacağını görüyoruz. GYO’lar daha önce bütün gelirlerini yatırıma çevirerek büyümeye devam ediyorlardı, bu da yatırımcının teveccühünü kesiyordu. Baktığınız zaman Borsa’da temettü dağıtan şirketlerin yatırımcısının daha sabit olduğunu görüyoruz. Eğer bunu GYO’lara da yansıtırsak GYO pazarının daha çok büyümesine sebep olacak. Önümüzdeki dönemde bu alanın daha çok büyüyeceğini ve sektör haline geleceğini tahmin ediyoruz.

Bu yaklaşım, GYO’ların daha şeffaf, daha cazip ve daha istikrarlı yatırım araçları haline gelmesini sağlayacak. Uzun vadeli ve sadık bir yatırımcı tabanı oluşturarak GYO piyasasının derinleşmesine ve büyümesine önemli katkılar sunacak.

Gayrimenkul Sertifikaları ve Geleceğin Enstrümanları

SPK Başkanı Gönül, gayrimenkul sertifikaları konusunda geçmişteki denemeleri de hatırlattı. 2017’deki denemelerde yeterli ölçeğin sağlanamamasının bir şikayet konusu olduğunu belirtse de, bunun bir başarısızlık olarak yorumlanmaması gerektiğini vurguladı. Gönül, daha büyük projelerle bu tür enstrümanlarda likiditenin sağlanabileceğine inandığını ifade etti. Sermaye piyasalarının gelişimi için yeni enstrümanlara olan ihtiyacın farkında olduklarını ve Proje GYF’lerin bu alandaki son örneklerden biri olduğunu dile getirdi. Gelecekte farklı enstrümanlara ihtiyaç duyulması halinde, SPK’nın bu konudaki çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini de sözlerine ekledi. Bu, sermaye piyasalarının dinamik yapısına ve yenilikçi yaklaşımlara açık olduğuna işaret ediyor.

Sonuç: Türkiye Gayrimenkul Piyasasında Parlak Bir Dönem

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün açıklamaları, Türkiye gayrimenkul piyasasının, GYO ve GYF’ler aracılığıyla rekor bir büyüme ve dönüşüm sürecine girdiğini açıkça gösteriyor. Şeffaflığı artıran, yatırımcı güvenini pekiştiren ve sektöre daha fazla sermaye akışı sağlayan düzenlemeler, bu yükselişin temelini oluşturuyor. GYO’lara getirilen temettü dağıtım zorunluluğu ve Proje GYF’lerin kentsel dönüşüm ile konut arzına katkı sağlama potansiyeli, sadece finansal getiriler açısından değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik faydalar açısından da büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde hem GYO hem de GYF pazarının daha da büyüyeceği, gayrimenkul sektörünün sermaye piyasalarıyla daha entegre hale geleceği ve Türkiye ekonomisine daha güçlü katkılar sunacağı öngörülüyor. Bu gelişmeler, yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratırken, gayrimenkul sektörünün de daha sağlam ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlayacaktır.