Küresel Piyasaların Tek Gündemi: ABD Enflasyonu

Küresel Piyasalar ve Ekonomik Beklentiler: Fed, Enflasyon ve Borsa Dinamikleri

Küresel ekonominin ve finansal piyasaların nabzı, önde gelen merkez bankalarının politikaları ve açıklanan makroekonomik verilerle şekillenmeye devam ediyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) güçlü seyreden ekonomik aktivite, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair beklentileri sürekli olarak yeniden şekillendiriyor. Bu durum, yatırımcılar ve analistler için önemli bir belirsizlik kaynağı oluştururken, açıklanan son veriler ve merkez bankası yetkililerinden gelen açıklamalar, piyasaların yönünü belirlemede kilit rol oynuyor. Bu makalede, ABD ekonomisinden küresel borsalara, değerli metallerden kripto paralara ve yurt içi piyasalara kadar geniş bir perspektifle güncel ekonomik gelişmeleri ve geleceğe yönelik beklentileri ele alacağız.

ABD Ekonomisi ve FED’in Faiz Politikaları: Enflasyon Beklentileri ve Gelecek Adımlar

ABD ekonomisi, pandeminin ardından gösterdiği toparlanma ve dirençle dikkat çekiyor. Güçlü istihdam verileri ve tüketici harcamaları, ekonomik büyümenin devam ettiğini işaret ediyor. Ancak bu güçlü seyir, aynı zamanda Fed’in enflasyonla mücadelesini zorlaştırıyor ve faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin spekülasyonları artırıyor.

New York Fed tarafından açıklanan Tüketici Beklentileri Anketi’nin sonuçları, Amerikalı tüketicilerin enflasyon algısını ortaya koyuyor. Ocak ayında kısa vadeli (bir yıl sonrası için) medyan enflasyon beklentisi, son üç yılın en düşük seviyesi olan yüzde 3’te sabit kalmayı sürdürdü. Bu durum, tüketicilerin yakın gelecekteki fiyat artışlarına ilişkin endişelerinin bir miktar azaldığını gösterse de, hala Fed’in hedefi olan yüzde 2’nin üzerinde seyrediyor. Gelecek üç yıllık dönemi kapsayan medyan enflasyon beklentisi ise yüzde 2,6’dan yüzde 2,4’e gerileyerek Mart 2020’den bu yana en düşük seviyesine ulaştı. Bu düşüş, uzun vadede enflasyon beklentilerinin daha istikrarlı bir zemine oturduğuna dair olumlu sinyaller verse de, Fed’in kesin adımlar atması için daha güçlü kanıtlara ihtiyacı var.

Piyasalar bugün, ABD’de açıklanacak olan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerine odaklanmış durumda. Analistler, Ocak ayı TÜFE’sinin aylık bazda yüzde 0,2 ve yıllık bazda yüzde 2,9 olarak gerçekleşmesini bekliyor. Eğer beklentilerin üzerinde bir enflasyon oranı açıklanırsa, Fed’in faiz indirimlerine başlama zamanı daha da ötelenebilir ve piyasalarda oynaklık artabilir. Aksine, beklentilerin altında bir veri, Fed’in gevşeme politikalarına daha erken başlayabileceği yönündeki umutları canlandırabilir.

Para piyasalarındaki mevcut fiyatlamalar, Fed’in Mart ayında politika faizini sabit tutma ihtimalinin yüzde 87 gibi oldukça yüksek bir seviyede olduğunu gösteriyor. Bu durum, yakın vadede bir faiz indirimi beklemediğini açıkça ortaya koyuyor. Mayıs ayına gelindiğinde ise belirsizlikler devam ediyor; fiyatlamalar, yüzde 44 ihtimalle politika faizinin sabit bırakılacağını, yüzde 56 ihtimalle ise 25 baz puanlık bir faiz indirimi yapılacağını öngörüyor. Bu yakın oranlar, yatırımcıların karar alma süreçlerinde ne kadar zorlandığını ve veri bağımlılığının ne denli kritik olduğunu gözler önüne seriyor.

FED Yetkililerinden Gelen Mesajlar: Şahin Tonlar Devam Ediyor

Fed’in ilk faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin daha fazla ipucu elde etmek amacıyla, banka yetkililerinin sözlü yönlendirmeleri büyük bir dikkatle takip ediliyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, bankanın ne zaman ve ne kadar faiz indirimi yapacağını tahmin etmenin henüz çok erken olduğunu belirterek, temkinli bir duruş sergiledi. Bowman, enflasyonla mücadelede pek çok riskin devam ettiğine işaret ederek, mevcut politika faizinin doğru yerde olduğunu ve “yakın gelecekte” faiz indirimini uygun görmediğini ifade etti. Bu açıklama, Fed’in enflasyonun kalıcı olarak hedefe dönme konusunda henüz tam ikna olmadığını gösteriyor.

Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin de benzer endişeleri dile getirdi. Barkin, son birkaç yılda fiyatları yükselterek kar marjlarını ve satışlarını artıran ABD’li işletmelerin, ciddi fiyat artışları uygulamalarından vazgeçme konusunda yavaş olabileceği riskine dikkati çekti. Barkin, “Enflasyonist baskının devam edeceği yönünde gerçek bir risk olduğunu düşünüyorum,” değerlendirmesinde bulunarak, şirketlerin fiyatlama davranışlarının enflasyonun seyrinde önemli bir faktör olmaya devam edeceğini vurguladı. Bu tür açıklamalar, piyasaların faiz indirimi beklentilerini ötelemesine neden olan temel faktörler arasında yer alıyor.

Küresel Piyasaların Nabzı: Tahvil, Dolar, Kıymetli Madenler ve Kripto Paralar

ABD ekonomisindeki gelişmeler, küresel piyasaların tüm segmentlerinde yankı buluyor.

Tahvil Piyasaları ve Dolar Endeksi

Tahvil piyasaları dar bir bantta seyrini sürdürürken, ABD’nin gösterge 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,18 seviyesinde işlem görüyor. Bu yüksek faiz oranları, küresel sermaye akışlarını etkileyerek doların cazibesini artırıyor. Nitekim, dolar endeksi (DXY) 104,2 seviyesinde bulunuyor. Güçlü dolar, özellikle emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor ve gelişmekte olan ülkelerin borç yükünü artırma potansiyeli taşıyor.

Altın Fiyatları

Güçlü dolar ve son iki ayın zirvesine yakın seyreden tahvil faizleri, altının ons fiyatını baskılamayı sürdürüyor. Faiz getirmeyen bir varlık olan altının, yüksek faiz ortamında yatırımcılara cazip gelmemesi, fiyatlar üzerindeki ana baskı unsurlarından biri. Düşüş eğilimini üst üste dördüncü iş gününe taşıyan altının ons fiyatı, yeni günde yatay bir seyirle 2.020 dolardan alıcı buldu. Ancak jeopolitik riskler ve enflasyon endişeleri, altının uzun vadeli güvenli liman özelliğini korumasına yardımcı oluyor.

Kripto Para Piyasaları: Bitcoin’de Rekor Yükseliş

Kripto para piyasaları, son dönemde özellikle spot Bitcoin borsa yatırım fonlarına (ETF) gösterilen yoğun ilgiyle hareketlendi. Bu ilginin devam etmesiyle birlikte, Bitcoin’in fiyatı Aralık 2021’den bu yana ilk kez 50 bin dolar seviyesinin üzerine çıktı. Spot Bitcoin ETF’leri, kurumsal yatırımcıların Bitcoin’e doğrudan yatırım yapmadan erişim sağlamasına olanak tanıyarak, kripto para piyasasına önemli bir sermaye akışı sağladı. Bu durum, Bitcoin’in ana akım finans sistemine entegrasyonu yolunda atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Hisse Senedi Piyasalarında Son Durum: Teknoloji ve Bölgesel Dinamikler

Hisse senedi piyasalarında ise sektör ve hisse bazlı oynaklık güçlü kalmaya devam ediyor. Özellikle teknoloji hisseleri, yapay zeka ve çip üretimi alanındaki gelişmelerle ön plana çıkıyor.

ABD Borsaları

ABD’li çip üreticisi Nvidia, yapay zeka çip talebindeki patlamanın etkisiyle dün piyasa değeriyle kısa süreliğine Amazon’u geride bırakarak büyük bir başarıya imza attı. Benzer şekilde, çip tasarımcısı Arm Holdings’in hisseleri de dün yüzde 30’a yakın değer kazanarak teknoloji sektöründeki hareketliliğin altını çizdi. Ancak genel endekslerde farklı bir tablo gözlendi: dün New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,3 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,09 gerilerken, Dow Jones endeksi yüzde 0,33 artışla kapanış rekoru kırdı. Bu karışık seyir, piyasalarda belirli sektörlere yönelme ve risk iştahının seçici olduğunu gösteriyor. ABD’de endeks vadeli kontratlar ise yeni güne satış ağırlıklı bir başlangıç yaptı.

Avrupa Borsaları

Avrupa borsaları dün pozitif bir seyir izlerken, yoğun bilanço döneminin etkisiyle hisse ve sektör bazlı oynaklığın arttığı görüldü. Şirket bilançoları, yatırımcıların ekonomik görünüm ve şirket karlılıkları hakkında daha net bir resim elde etmesini sağlıyor. Bölgede bugün açıklanacak ZEW beklenti endekslerinden alınacak sinyaller önem taşırken, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz indirimlerine haziran ayında başlayabileceğine yönelik fiyatlamalar güçlü kalmayı sürdürüyor. İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,01, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,65, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,55 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,96 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık seyirle başladı.

Asya Piyasaları

Asya tarafında, Çin ve Hong Kong’da Yeni Yıl Tatili nedeniyle piyasalar kapalı kalmaya devam etti. Japonya’da ise Nikkei 225 endeksi, ülkenin en büyük şirketlerinden Softbank’taki yüzde 10’u aşan yükselişle son 35 yılın zirvesine çıktı. Analistler, Softbank’taki bu dikkat çekici yükselişte, şirketin çip tasarımcısı Arm Holdings’te büyük pay sahibi olmasının önemli rol oynadığını belirtiyorlar. Japonya Merkez Bankası (BoJ) yetkililerinin de faiz artırımı için acelelerinin olmadığı yönündeki açıklamaları, bölgede risk iştahını destekleyen bir diğer faktör olarak öne çıktı.

Yurt İçi Piyasalar: Borsa İstanbul ve Makroekonomik Göstergeler

Yurt içinde ise Borsa İstanbul, küresel dalgalanmalara rağmen kendi dinamikleriyle hareket etmeyi sürdürüyor.

BIST 100 endeksi, dün alış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü yüzde 1,42 değer kazancıyla 9.174,58 puandan tamamladı ve rekor kapanış gerçekleştirdi. Endeks, gün içinde gördüğü en yüksek seviyeyi de 9.175,82 puana taşıdı. Bu yükselişte, özellikle bankacılık ve sanayi hisselerindeki güçlü performans etkili oldu. Yatırımcıların yurt içi piyasalara olan güveni ve artan risk iştahı, Borsa İstanbul’daki bu pozitif seyrin ana nedenleri arasında yer alıyor.

Döviz piyasalarında ise Dolar/TL kuru, dün yüzde 0,1 artışla 30,7150’den günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,72000 seviyesinden işlem görüyor. Kurda görece istikrarlı ancak yukarı yönlü bir hareketlilik gözleniyor.

Türkiye’nin makroekonomik göstergeleri açısından düşüş eğilimini sürdüren 5 yıllık kredi risk primi (CDS) ise 299 baz puanda bulunuyor. CDS, bir ülkenin borçlarını ödeme riskini gösteren bir finansal enstrümandır. CDS priminin düşmesi, Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki borçlanma maliyetlerinin azalması ve risk algısının iyileşmesi açısından olumlu bir gelişme olarak kabul ediliyor.

Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi, perakende satışlar ve dış ticaret endeksi verilerinin takip edileceğini ifade ettiler. Yurt dışında ise Almanya ve Avro Bölgesi’nde açıklanacak ZEW beklenti endeksleri ile ABD’de merakla beklenen enflasyon verileri piyasaların odağında olacak. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.300 ve 9.450 seviyelerinin direnç, 9.100 ve 9.000 puanın ise destek konumunda olduğu belirtiliyor. AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının Aralık 2023’te 3 milyar 83 milyon dolar açık verdiğini tahmin ediyorlar. Bu açık, beklentiler dahilinde olup, yurt içi piyasalar için önemli bir gösterge olacak.

Bugünün Ekonomik Takvimi: Hangi Veriler Takip Edilecek?

Piyasalar için kritik öneme sahip olan bugün açıklanacak veriler şu şekildedir:

  • 10.00 Türkiye: Aralık ayı ödemeler dengesi, perakende satışlar ve dış ticaret endeksi
  • 10.00 İngiltere: Aralık ayı işsizlik oranı
  • 13.00 Almanya: Şubat ayı ZEW beklenti endeksleri
  • 13.00 Avro Bölgesi: Şubat ayı ZEW beklenti endeksleri
  • 16.30 ABD: Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

Özetle, küresel piyasalar; ABD’deki güçlü ekonomik aktivite ve Fed’in faiz indirimi zamanlamasına ilişkin belirsizlikler, teknoloji sektöründeki hızlı yükselişler ve kripto para piyasalarındaki kurumsal ilgi ile şekilleniyor. Yurt içi piyasalar ise rekor kapanışlar ve makroekonomik göstergelerdeki iyileşme sinyalleriyle pozitif bir tablo çiziyor. Önümüzdeki dönemde, açıklanacak ekonomik veriler ve merkez bankası yetkililerinin yönlendirmeleri, piyasaların gelecekteki seyrini belirlemede anahtar rol oynamaya devam edecektir.