Orta Doğu Ateşkes Umutları Küresel Piyasaları Canlandırdı: Fed ve Merkez Bankaları Gündemde
Küresel finans piyasaları, Orta Doğu’da yaşanan gerilimin ardından gelen ateşkes beklentileriyle umut vadeden pozitif bir seyir izliyor. Özellikle İran ve İsrail arasındaki tansiyonun düşüşe geçeceğine dair işaretler, yatırımcıların risk iştahını artırırken, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın kritik konuşması ve diğer merkez bankası yetkililerinin açıklamaları da piyasaların yönünü belirlemede kilit rol oynuyor. Bu iki ana gündem maddesi, emtia piyasalarından hisse senetlerine, döviz kurlarından tahvillere kadar geniş bir yelpazede belirgin hareketliliklere yol açtı.
Son dönemde İsrail’in İran’ı hedef almasıyla tırmanan ve küresel ölçekte endişe yaratan gerilimler, piyasaların ana gündemi olmaya devam ediyordu. Bu olaylar zinciri, bölgesel istikrarsızlığın yanı sıra enerji tedarik zincirleri ve küresel ticaret üzerindeki olası etkileriyle yatırımcıları teyakkuza geçirmişti. Ancak son gelen haberler, tansiyonun düşme potansiyeline işaret ederek piyasalarda bir rahatlama dalgası yarattı. İran’ın nükleer tesislere yönelik olası bir hava saldırısına karşılık olarak Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’ne füze saldırısı düzenlemesi, başlangıçta endişeleri artırsa da, saldırılarda can kaybı ve yaralanma olmaması, gerilimin kontrolden çıkmadığına dair bir umut ışığı yaktı.
Özellikle İran’ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı kapatmaması, küresel petrol arzı için hayati bir riskin bertaraf edildiği algısını güçlendirdi. Bu durum, hisse senedi piyasalarında pozitif bir yansıma bulurken, petrol fiyatlarında kayda değer bir düşüşe neden oldu. Boğazın açık kalması, küresel enerji piyasalarının istikrarsız bir döneme girmesinin önüne geçerek, enflasyonist baskıların hafiflemesi potansiyelini de beraberinde getirdi.
ABD ve İran’dan Gelen Açıklamalar Ateşkes İyimserliğini Güçlendirdi
Piyasalardaki ateşkes iyimserliğinin en önemli tetikleyicilerinden biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın sabah saatlerinde yaptığı çarpıcı açıklamalar oldu. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, İsrail ile İran arasında “tam ve eksiksiz bir ateşkes” sağlandığını ve böylelikle savaşın sona erdiğini müjdeledi. Bu açıklama, yıllarca sürebilecek ve tüm Orta Doğu’yu yok edebilecek potansiyel bir felaketin önlendiği vurgusuyla birlikte, “Ama olmadı ve asla olmayacak! Tanrı İsrail’i korusun, Tanrı İran’ı korusun, Tanrı Orta Doğu’yu korusun, Tanrı ABD’yi korusun ve Tanrı dünyayı korusun” ifadeleriyle küresel bir rahatlama mesajı verdi. Bu türden üst düzey bir açıklama, piyasalarda anında olumlu bir reaksiyona neden oldu ve risk algısını önemli ölçüde düşürdü.
Ancak İran cephesinden gelen açıklamalar, tam bir mutabakatın henüz sağlanmadığına işaret etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, herhangi bir ateşkes ya da askeri operasyonların durdurulmasına dair bir anlaşmanın söz konusu olmadığını belirterek, İran’ın askeri operasyonlarını durdurmasına ilişkin nihai kararın daha sonra verileceğini ifade etti. Bu çelişkili açıklamalar, piyasalardaki iyimserliğe rağmen, durumun hala kırılgan olduğunu ve haber akışının yakından takip edilmesi gerektiğini gösterdi. Buna rağmen analistler, piyasaların Trump’ın açıklamalarına daha fazla ağırlık verdiğini ve tam ateşkese olan inancın fiyatlamalara yansıdığını belirtti. Gün içinde taraflardan gelebilecek yeni haberlerin piyasalarda sert hareketlere yol açabileceği uyarısı yapıldı, özellikle emtia piyasalarının bu gelişmelere karşı hassas olduğu vurgulandı.
Gözler Fed Başkanı Powell ve Küresel Merkez Bankalarında
Küresel piyasaların diğer önemli odak noktası ise merkez bankalarının para politikaları ve küresel ekonomiye dair değerlendirmeleri oldu. ABD’nin korumacı ticaret tutumu kapsamında attığı tarife adımlarının ABD ekonomisine olası etkileri yakından izlenirken, bu durumun enflasyonist baskıları canlandırabileceği endişesi ekonomi aktörleri tarafından titizlikle takip ediliyor. Bu bağlamda, bugün ABD Kongresi’nde konuşma yapacak olan Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamaları, yatırımcılar için büyük önem taşıyor. Powell’ın konuşmasından, enflasyonla mücadele stratejileri ve beklenen faiz indirim sürecine yönelik net sinyaller aranacak. Piyasa beklentileri, Fed’in enflasyonu kontrol altına alırken ekonomik büyümeyi destekleme dengesini nasıl kuracağına dair ipuçları edinmeyi hedefliyor.
Fed yetkililerinin sözlü yönlendirmeleri de yatırımcıların odağında yer alıyor. Dün Fed’in Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman, enflasyon baskılarının sınırlı kalması halinde Fed’in temmuz ayı toplantısından itibaren politika faizinin düşürülmesini desteklediğini bildirerek, olası bir faiz indirimi takvimine dair ilk somut ipuçlarından birini verdi. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise gümrük vergilerindeki artışın şu ana kadar ekonomi üzerinde beklenene kıyasla daha mütevazı bir etki yarattığını ifade ederek, tarifelerin enflasyon üzerindeki etkisine dair endişeleri bir nebze olsun yatıştırdı. Bu açıklamalar, Fed’in genel olarak daha güvercin bir duruş sergileyebileceği beklentilerini pekiştirdi.
Avrupa’da ise gözler Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamalarına çevrildi. Lagarde, dün Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Ekonomik ve Mali İşler Komitesi toplantısında yaptığı konuşmada, büyüme görünümüne yönelik risklerin aşağı yönlü olduğunu belirtti. Enflasyonun halihazırda orta vadeli hedefleri olan yüzde 2 civarında seyrettiğini hatırlatan Lagarde, enflasyonun bu seviyede sürdürülebilir biçimde kalmasını beklediklerini anlattı. Bu ifadeler, ECB’nin faiz indirim döngüsüne devam etme potansiyeline dair sinyaller olarak yorumlandı. Öte yandan, bölgenin savunma yatırımlarına ilişkin gelişmeler de takip edilirken, Kanada’nın AB’nin ortak savunma tedarik girişimi SAFE’ye katılmak için görüşmelere başlayacağı haberi de Avrupa’nın jeopolitik dinamiklerini yansıttı. Bugün ayrıca İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey’in yapacağı konuşma da İngiltere’deki para politikası beklentileri açısından önemle izlenecek.
Petrol Sert Düşerken, Küresel Endeksler Yükselişte
Orta Doğu’daki ateşkes iyimserlikleri ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmaması haberlerinin etkisiyle petrol piyasalarında sert bir geri çekilme yaşandı. Dün Brent petrolün varil fiyatı yüzde 8,5 gibi dikkat çekici bir düşüşle 69,5 dolara geriledi. Yeni işlem gününde de düşüşünü sürdüren Brent petrol, yüzde 1 azalışla 68,7 dolardan alıcı buldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili de yüzde 1,4 değer kaybıyla 66,3 dolardan satıldı. Petrol fiyatlarındaki bu düşüş, küresel ekonomiler için enflasyonist baskıların hafiflemesi ve enerji maliyetlerinin azalması anlamına geliyor ki bu da genel olarak ekonomik aktivite üzerinde olumlu bir etki yaratabilir.
Tahvil piyasalarında ise alıcılı bir seyir öne çıktı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, risk algısının azalmasıyla birlikte dün 4 baz puan azalışla yüzde 4,34 seviyesine inmesinin ardından yeni günde yatay bir seyir izledi. Azalan risk algısının etkisiyle güvenli liman varlıklarından olan altının ons fiyatı da satış ağırlıklı bir seyir izlerken, şu sıralarda yüzde 0,6 düşüşle 3 bin 349 dolardan işlem gördü. Dolar endeksi ise yüzde 0,2 düşüşle 98,1 seviyesinde bulunuyor. Bu gelişmeler, piyasaların riskli varlıklara yöneldiğini ve güvenli limanlara olan talebin azaldığını gösteriyor.
Hisse senedi piyasalarında ise Orta Doğu’daki iyimserlik ve merkez bankası beklentileriyle küresel çapta pozitif bir hava esti. Dün New York Borsası’nda teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 0,94, S&P 500 endeksi yüzde 0,96 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,89 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif bir seyirle başladı. Avrupa borsalarında ise dün Orta Doğu’daki gerilimin etkisiyle negatif bir seyir öne çıkarken, yeni günde Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamaları ve Orta Doğu’daki ateşkes ihtimallerine yönelik haber akışı takip edilerek endeksler pozitife döndü. Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,19, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,69, Almanya’da DAX 40 yüzde 0,35 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1 değer kaybetmişken, Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne pozitif başladı ve piyasalarda genel bir toparlanma eğilimi gözlendi.
Asya Borsalarında Ateşkes Rallisi ve Yurt İçi Gündem
Asya borsaları, Orta Doğu’daki gelişmelerin ardından adeta bir “ateşkes rallisi” yaşadı. Enerji arz endişelerinin azalması ve düşen petrol fiyatları, bölge endekslerine oldukça olumlu yansıdı. Başta Çin olmak üzere, Orta Doğu’dan enerji ithalatı yapan Asya ülkelerinde maliyetlerin yükselmeyeceği iyimserliği, imalat sanayi aktivitesine yönelik riskleri azalttı ve ekonomik büyümeyi destekleyici bir unsur olarak görüldü. Bu olumlu gelişmelerle, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2,8, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,1 gibi kayda değer yükselişler sergiledi.
Yurt içinde ise, küresel gelişmelerin yanı sıra yoğun bir veri gündemi takip edilecek. Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,67 değer kaybederek 9.141,31 puandan tamamladı. Ancak Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat, dün akşam seansında normal seans kapanışının yüzde 1,2 üzerinde 10.329,00 puanda işlem görerek bir miktar pozitif ayrışma sinyali verdi. Dolar/TL ise, dün yüzde 0,1 düşüşle 39,6150’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının hemen altında 39,6140’tan işlem görerek sakin bir seyir izledi.
Analistler, bugün yurt içinde ve yurt dışında yoğun veri gündeminin yanı sıra Fed Başkanı Powell ve ECB Başkanı Lagarde’ın konuşmasının piyasalar üzerinde belirleyici olacağını belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.100 ve 9.000 puanın önemli destek seviyeleri olduğunu, yukarı yönlü hareketlerde ise 9.200 ve 9.300 seviyelerinin direnç konumunda bulunduğunu kaydettiler. Yatırımcıların, açıklanacak ekonomik verileri ve merkez bankası yetkililerinin yönlendirmelerini yakından takip ederek pozisyonlarını gözden geçirmeleri gerektiği vurgulandı.
Piyasalarda Bugün Takip Edilecek Önemli Veriler ve Gelişmeler:
- 10.00 Türkiye: Haziran ayı Reel Kesim Güven Endeksi – Ekonomik aktivite ve iş dünyasının geleceğe yönelik beklentileri hakkında önemli ipuçları sunar.
- 10.00 Türkiye: Haziran ayı İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı – Sanayi üretiminin mevcut potansiyeline ne kadar yakın olduğunu gösterir.
- 11.00 Almanya: Haziran ayı Ifo İş Dünyası Güven Endeksi – Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’daki iş dünyası moralini yansıtır.
- 14.30 Türkiye: Nisan ayı Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlıkları ve Yükümlülükleri – Özel sektörün döviz pozisyonunu ve kur riskini ortaya koyar.
- 15.30 ABD: 1. Çeyrek Cari İşlemler Dengesi – Ülkenin dış ticaret sağlığını ve sermaye akışlarını gösteren kritik bir veridir.
- 16.00 ABD: Nisan ayı Konut Fiyat Endeksi – Konut piyasasının sağlığı ve genel enflasyonist baskılar hakkında bilgi verir.
- 16.00 Avro Bölgesi: ECB Başkanı Christine Lagarde’ın konuşması – Para politikası ve ekonomik görünüme dair yeni yönlendirmeler bekleniyor.
- 17.00 ABD: Fed Başkanı Jerome Powell, Senato’da para politikası yarıyıl raporunu sunacak – Faiz oranları ve gelecekteki para politikası adımlarına dair en önemli sinyaller bu konuşmadan alınacak.
- 17.00 İngiltere: BoE Başkanı Andrew Bailey’in konuşması – İngiltere’nin para politikası ve enflasyon hedeflerine dair beklentiler şekillenecek.
- 17.00 ABD: Haziran ayı New York Fed Tüketici Güven Endeksi – Tüketici harcamaları ve ekonomik gidişat açısından önemli bir gösterge.
- 17.00 ABD: Haziran ayı Richmond Fed İmalat Sanayi Endeksi – Bölgesel imalat aktivitesinin nabzını tutar.