Piyasalar yoğun veri haftasına dikkatli giriyor

Küresel Piyasalar Haftaya Enflasyon, Fed ve Yoğun Veri Takvimi Odaklı Temkinli Başladı

Yeni hafta, küresel piyasalar için kritik makroekonomik veriler ve merkez bankası açıklamalarıyla dolu bir başlangıca sahne oldu. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) gelecek enflasyon verileri ve Federal Rezerv (Fed) yetkililerinin mesajları, yatırımcıların dikkatini çekerken, piyasalar haftaya genel bir temkinli seyirle merhaba dedi. Geride bıraktığımız haftanın güçlü şirket kârlılıkları ve ABD ekonomisindeki olumlu sinyallerle desteklenen “yumuşak iniş” senaryoları, risk iştahını bir miktar artırmış olsa da, önümüzdeki döneme dair belirsizlikler ve piyasa oynaklığı beklentisi devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta ABD’de açıklanan veriler, ülke ekonomisinin beklentilerin üzerinde bir dayanıklılık gösterdiğine işaret etti. Bu durum, piyasaların uzun süredir endişeyle beklediği bir resesyon senaryosundan uzaklaşarak, enflasyonun kontrol altına alınırken ekonomik büyümenin sürdüğü bir “yumuşak iniş” olasılığını güçlendirdi. Özellikle teknoloji devlerinin öncülüğünde açıklanan dördüncü çeyrek bilançolarında gelir ve kâr rakamlarının tahminleri aşması, New York borsalarında yeni rekor seviyelerin görülmesine zemin hazırladı. Analistler, bu olumlu tablonun devamlılığı için bu hafta açıklanacak enflasyon verilerinin ve Fed’in söylemlerinin belirleyici olacağını vurguluyor.

ABD Enflasyon Verileri ve Fed’in Faiz Politikası Beklentileri

Küresel piyasaların en çok takip ettiği göstergelerden biri olan ABD enflasyon verileri, geçen hafta Cuma günü önemli bir revizyona uğradı. ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Aralık ayına ait Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) artışı, başlangıçta açıklanan yüzde 0,3’ten yüzde 0,2’ye çekildi. Gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek enflasyon rakamında ise herhangi bir değişiklik gözlenmedi. Bu aşağı yönlü revizyon, Fed’in para politikası kararları açısından kritik bir öneme sahip. Analistler, bu gelişmenin, faiz oranlarını düşürmeye başlamak için enflasyon baskılarının sürdürülebilir bir şekilde azaldığına dair daha fazla kanıt arayan ABD Merkez Bankası (Fed) için olumlu bir sinyal olduğunu belirtiyor. Bu durum, Fed’in olası faiz indirimi takvimi üzerindeki baskıyı bir nebze hafifletebilir.

Fed’in önümüzdeki dönemdeki para politikası adımları, yatırımcıların odağındaki en önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Piyasa katılımcıları, bu hafta açıklanacak yoğun veri takvimi ve Fed yetkililerinin yapacağı sözlü yönlendirmeleri büyük bir dikkatle takip edecekler. Para piyasalarında yapılan fiyatlamalara göre, Fed’in Mart ayındaki toplantıda politika faizini sabit bırakma ihtimali yüzde 83 gibi yüksek bir oranda işlem görürken, Mayıs ayında ilk faiz indirimine başlama ihtimali ise yüzde 63 olarak öngörülüyor. Bu beklentiler, küresel tahvil piyasalarında ve döviz kurlarında dalgalanmalara neden oluyor. Nitekim, bu beklentilerin etkisiyle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftaya yüzde 4,17 seviyesinden başlarken, ABD dolar endeksi de 104 seviyesinde yatay bir seyir izleyerek haftaya giriş yaptı. Dolar endeksindeki bu yatay başlangıç, piyasalardaki temkinli duruşu ve yeni veriler öncesi bekle-gör yaklaşımını yansıtıyor. Güçlü doların emtia fiyatları üzerindeki baskısı da yakından izleniyor.

Emtia ve Kripto Piyasalarındaki Son Durum: Altın, Petrol ve Bitcoin

Küresel piyasalardaki bu gelişmelerin yanı sıra, emtia ve kripto para piyasalarında da dikkat çekici hareketlilikler yaşanıyor. Altının ons fiyatı, Fed’in olası faiz indirimi beklentilerinin baskısıyla üst üste dördüncü işlem gününde düşüş eğilimini sürdürdü. An itibarıyla yüzde 0,1’lik bir azalışla 2.024 dolardan alıcı bulan altın, yatırımcıların risk iştahındaki artış ve doların görece gücünden etkilendi. Faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması veya ertelenmesi, risksiz getiri sağlayan tahvillere yönelimi artırırken, altının cazibesini azaltabiliyor. Diğer taraftan, Brent petrolün varil fiyatı ise son beş işlem gününde sergilediği yükselişin ardından haftaya yüzde 0,1’lik hafif bir düşüşle 81,5 dolardan başladı. Küresel enerji talebindeki toparlanma beklentileri, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimler ve OPEC+ üretim politikaları, petrol fiyatlarını desteklemeye devam ediyor. Ancak global ekonomik yavaşlama endişeleri, yukarı yönlü potansiyeli sınırlıyor.

Kripto para piyasaları ise oldukça hareketli bir döneme girmiş durumda. Lider kripto para birimi Bitcoin, yükseliş trendini üst üste yedinci işlem gününe taşıyarak 49 bin dolar eşiğine yaklaştı. Bu güçlü yükselişle Bitcoin, yaklaşık son bir ayın en yüksek seviyesini test etmiş oldu. Bitcoin’deki bu ivmenin arkasında, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) spot Bitcoin borsa yatırım fonlarına (ETF) onay vermesiyle artan kurumsal ilgi, halving etkinliği beklentileri ve genel piyasa iyimserliği gibi faktörler yatıyor. Kripto piyasalarındaki bu hareketlilik, küresel yatırımcıların riskli varlıklara olan ilgisinin arttığının ve dijital varlıkların ana akım finans sistemine entegrasyonunun hızlandığının önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Piyasaları ve Yeni Mali Kurallar: Enflasyon ve Büyüme Odaklı Gündem

Avrupa borsaları, geçen haftanın son işlem gününde İtalya hariç negatif bir seyir izlerken, yeni haftaya yoğun veri gündemiyle giriş yaptı. Avrupa bölgesi, uzun süredir yüksek enflasyon ve olası resesyon ikilemiyle mücadele ediyor ve bu hafta açıklanacak makroekonomik veriler, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) gelecekteki para politikası adımları için önemli ipuçları sunacak. Analistler, Almanya ve Avro Bölgesi’nde açıklanacak ZEW ekonomik güven endeksi ile İngiltere’deki enflasyon ve büyüme verilerinin yakından takip edileceğini belirtiyor. ZEW endeksi, yatırımcıların ve analistlerin Almanya ve Avro Bölgesi ekonomisine dair beklentilerini yansıttığı için bölgesel ekonomik görünüm hakkında kritik bilgiler sunuyor. Ayrıca, merkez bankası yetkililerinin yapacağı açıklamalar da yatırımcıların gündeminde olacak ve faiz indirimi beklentileri üzerinde etkili olabilecektir.

Önemli bir diğer gelişme ise Avrupa Birliği (AB) Konseyi, üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu (AP) arasında yeni mali kurallar konusunda uzlaşı sağlanması oldu. Bu yeni mali kurallar, üye ülkelerin kamu borçlarını ve bütçe açıklarını kademeli ve sürdürülebilir bir biçimde azaltmayı hedefliyor. Bu düzenlemeler, AB ekonomisinin uzun vadeli istikrarı açısından büyük önem taşıyor ve özellikle yüksek borçlu ülkeler üzerinde daha fazla mali disiplin baskısı yaratabilir. Geçen hafta Avrupa borsalarında İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,30, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,22 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,24 değer kaybederken, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,28 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar ise yeni haftaya karışık bir seyirle başladı. Avro/dolar paritesi ise yükseliş eğilimini beşinci işlem gününe taşıyarak yüzde 0,1 artışla 1,0800 seviyesinde işlem görüyor, bu da dolar karşısında avronun dirençli duruşunu gösteriyor.

Asya Piyasalarında Tatil Etkisi ve Türkiye Gündemi

Asya piyasaları tarafında ise Çin Yeni Yılı Tatili nedeniyle Çin, Hong Kong, Japonya ve Güney Kore’de işlem gerçekleşmedi. Bu durum, küresel likiditeyi bir miktar azaltırken, yatırımcıların odağının Batı piyasalarına kaymasına neden oldu. Tatilin ardından Asya piyasalarının nasıl bir tepki vereceği ise küresel ticaret ve yatırım akışları açısından merak konusu. Özellikle Çin ekonomisindeki toparlanma sinyalleri, Asya piyasalarının genel seyri üzerinde etkili olacaktır.

Yurt içinde ise Borsa İstanbul, geçtiğimiz haftayı oldukça güçlü bir kapanışla tamamladı. BIST 100 endeksi, Cuma günü yüzde 1,07 değer kazanarak günü 9.045,97 puandan tamamladı ve tüm zamanların en yüksek günlük ve haftalık kapanış rekorunu kırdı. Bu rekor seviyeler, yerel piyasaların dayanıklılığını, şirket kârlılıklarındaki artışı ve yatırımcı güvenini yansıtıyor. Özellikle enflasyonist ortamda hisse senetlerinin reel getiri potansiyeli, yerli yatırımcıların Borsa İstanbul’a olan ilgisini artırıyor. Türk lirasının dolar karşısındaki seyrine baktığımızda ise dolar/TL, geçtiğimiz haftanın son işlem gününde yükseliş eğilimini sürdürerek yüzde 0,3 artışla 30,6753’ten günü tamamladı. Bugün bankalararası piyasanın açılışında ise 30,6980 seviyesinden işlem görmeye devam ediyor. Kurdaki bu sınırlı yükseliş, genel piyasa beklentileri ve enflasyonist baskılarla birlikte değerlendiriliyor.

Türkiye ekonomisi açısından önemli bir gösterge olan 5 yıllık kredi risk primi (CDS) ise düşüş eğilimini sürdürüyor. Geçtiğimiz hafta Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Varlık Fonu ve Eximbank tarafından gerçekleştirilen borçlanma ihalelerine gelen güçlü talep, getirilerin beklentilerin oldukça altında gerçekleşmesini sağladı. Bu durum, Türkiye’nin risk priminin düşüşünde önemli bir rol oynadı ve CDS haftaya 311 baz puandan başladı. CDS’teki bu düşüş, uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güveninin arttığına, uygulanan ekonomi politikalarının olumlu karşılandığına ve ülkenin borçlanma maliyetlerinin azalabileceğine işaret ediyor. Bu durum, Türkiye’nin dış finansmana erişimini kolaylaştırabilir ve genel ekonomik görünüm üzerinde olumlu bir etki yaratabilir.

Haftanın Önemli Veri Takvimi ve Piyasa Beklentileri

Analistler, bu hafta yurt içinde açıklanacak işsizlik oranı verisinin, Türkiye ekonomisindeki istihdam piyasasının mevcut durumunu yansıtması ve tüketim harcamaları üzerindeki potansiyel etkileri açısından önemli olduğunu belirtiyor. Yurt dışında ise ABD’de açıklanacak hazine bütçe dengesi verileri, ülkenin mali disiplini ve kamu borçlanma ihtiyacı hakkında ipuçları sunacak, bu da tahvil piyasalarını etkileyebilir. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde ise 9.100 ve 9.200 seviyelerinin direnç, 9.000 ve 8.900 puanın ise destek konumunda olduğu kaydediliyor. Bu seviyeler, endeksin kısa vadeli hareketlerinde belirleyici olabilir ve yatırımcıların alım-satım kararlarında referans noktası olarak kullanılabilir.

Piyasalar, özellikle Fed’in faiz politikasına yönelik sinyalleri yakından izlemeye devam edecek. Enflasyonun seyrine dair yeni veriler, para politikası beklentilerini doğrudan etkileyecek ve küresel piyasalarda oynaklığa neden olabilecektir. Haftanın geri kalanında açıklanacak makroekonomik veriler ve merkez bankası yetkililerinin açıklamaları, yatırımcılara yeni yönelimler sunacaktır. Küresel ekonominin seyrini belirleyecek bu veriler, yatırım kararları ve portföy stratejileri açısından kritik öneme sahiptir.

Bugün Takip Edilecek Önemli Veriler:

  • 10.00 Türkiye, Aralık Ayı İşsizlik Oranı: İşsizlik verileri, tüketim harcamaları ve genel ekonomik aktivite üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma kapasitesini göstermesi açısından kritik bir göstergedir.
  • 22.00 ABD, Ocak Ayı Hazine Bütçe Dengesi: ABD’nin mali durumu ve borçlanma ihtiyacı hakkında bilgi verir. Bu veri, ülkenin tahvil piyasalarını ve uzun vadeli faiz oranlarını etkileyebilir.
  • Çin ve Japonya piyasaları, Yeni Yıl Tatili nedeniyle kapalı kalmaya devam edecek.

Kısacası, küresel piyasalar, enflasyon baskılarının azaldığına dair sinyaller, güçlü şirket kârlılıkları ve Fed’in para politikasına yönelik artan beklentiler arasında, önümüzdeki günlerde açıklanacak kritik verilerle yön bulacak bir haftaya giriş yaptı. Yatırımcıların odak noktası, risk iştahını şekillendirecek olan enflasyon verileri ve merkez bankalarının gelecekteki adımlarına dair ipuçları olmaya devam edecek. Bu dinamik ortamda, hızlı ve doğru bilgi akışı, yatırımcılar için her zamankinden daha değerli hale gelmiştir.