Küresel Piyasalar Yüzleri Güldürüyor

Küresel Ekonomide Yükselen Trendler: Enflasyon, Faiz Kararları ve Piyasaların Nabzı

Küresel piyasalar, son dönemde gelen olumlu haberlerle canlandı. Özellikle ABD’de açıklanan enflasyon verilerinden alınan pozitif sinyaller ve önde gelen bankaların beklentilerin üzerinde kâr açıklaması, dünya genelinde yatırımcıların yüzünü güldürdü. Enflasyon ve resesyon arasındaki hassas denge arayışının sürdüğü bu dönemde, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası kararlarını yakından etkileyen çekirdek enflasyondaki yavaşlama, bankanın faiz indirimleri konusunda beklenildiği kadar katı olmayabileceği yönündeki umutları yeniden yeşertti.

Piyasalarda oluşan yeni fiyatlamalar, Fed’in bu yılın ilk yarısında faiz indirimine gidebileceği beklentilerini güçlendirirken, analistler ilk faiz indiriminin mayıs ayında gerçekleşme ihtimalini yüzde 52 olarak değerlendiriyor. Bu durum, küresel risk iştahını artırarak birçok varlık sınıfında yukarı yönlü hareketlenmelere zemin hazırlıyor.

ABD Ekonomisi ve Fed’in Para Politikaları: Belirsizlikler ve Umutlar

ABD ekonomisi, küresel piyasaların odağında yer almaya devam ediyor. Özellikle Fed’in kararları ve bu kararları şekillendiren ekonomik göstergeler, yatırımcılar tarafından büyük bir dikkatle izleniyor. Son açıklanan enflasyon verileri, beklentilerin altında kalarak Fed’in sıkılaştırma politikasında daha esnek davranabileceği sinyalini verdi. Çekirdek enflasyon, gıda ve enerji gibi volatil kalemler dışarıda bırakıldığında, enflasyonun daha kalıcı yönünü gösterir ve Fed’in uzun vadeli hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynar. Bu düşüş, Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefine ulaşma yolunda önemli bir adım olarak görülüyor.

Önümüzdeki dönemde ABD başkanlık koltuğuna oturacak Donald Trump’ın ekonomi politikalarına ilişkin belirsizlikler ise tam anlamıyla ortadan kalkmış değil. Ancak son makroekonomik verilerden alınan olumlu sinyaller, yeni dönemde Trump yönetimi ile Fed arasında yaşanabilecek potansiyel politika uyuşmazlığı endişelerini bir nebze olsun hafifletmiş durumda. Geçmişte de benzer gerilimler yaşanmış olsa da, piyasalar şimdilik bu konuda daha temkinli bir iyimserlik taşıyor.

Fed’in “Bej Kitap” Raporu ve Yetkililerin Açıklamaları

Fed’in ABD ekonomisinin mevcut durumu hakkında değerlendirmelerini içeren “Bej Kitap” raporunun ocak sayısı, ekonomik faaliyetin geçen yıl kasım sonu ve aralık aylarında “hafif ila ılımlı” düzeyde arttığını belirtti. Rapor, 2025 yılına yönelik ekonomik görünüm konusunda iyimserlerin kötümserlerden fazla olduğunu gösterse de, bazı bölgelerde göç ve tarife politikalarındaki değişikliklerin ekonomiyi olumsuz etkileyebileceğine dair endişeler dile getirildi. Fiyatların ise genel olarak mütevazı bir şekilde arttığı kaydedildi, bu da enflasyon baskılarının azaldığına işaret eden önemli bir detay.

Fed yetkililerinin açıklamaları da piyasaların yönünü belirlemede etkili oluyor. Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, yeni verilerin enflasyonu yüzde 2 hedefine doğru düşürmede ilerlemenin sürdüğünü gösterdiğini, ancak faiz oranlarının kısıtlayıcı kalması gerektiğini vurguladı. Bu ifade, Fed’in “veriye dayalı” yaklaşımının devam ettiğini ve hedefe ulaşılana kadar temkinli olunacağını ortaya koyuyor.

New York Fed Başkanı John Williams ise ekonomik görünümün olası finansal, ticaret, göç ve düzenleyici politika değişiklikleri nedeniyle belirsizliğini koruduğuna dikkat çekerek, gelecekteki para politikası eylemlerinin ekonomik veriler tarafından yönlendirileceğinin altını çizdi. Williams, enflasyonda düşüş sürecinin devam etmesinin muhtemel olduğunu ancak bunun biraz zaman alabileceğini belirtti. Gelecek yıllarda yüzde 2 hedefine dönüş öngördüğünü ifade eden Williams, işsizlik oranının yüzde 4 ila yüzde 4,25 aralığında, ABD’nin ekonomik büyümesinin ise yüzde 2’ye düşmesini beklediğini aktardı. Bu açıklamalar, Fed’in “yumuşak iniş” senaryosuna olan inancını pekiştiriyor.

Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee de enflasyonda iyileşmenin sürdüğünü ve Merkez Bankası’nın ekonomik gerilemeye yol açmadan fiyat artışlarını kontrol altına alabileceği konusunda iyimser olduğunu dile getirdi. Bu iyimserlik, piyasaların faiz indirimi beklentilerini destekleyen önemli bir faktör.

ABD Piyasalarında Son Durum: Tahviller, Değerli Metaller ve Enerji

ABD’nin 10 yıl vadeli hazine tahvili faizi, enflasyon verilerinin ardından yaklaşık 15 baz puanlık kayda değer bir gerilemeyle yüzde 4,65’e kadar çekildi ve şu sıralarda yüzde 4,66 seviyesinde dengeleniyor. Tahvil faizlerindeki bu düşüş, genellikle faiz indirimi beklentilerini yansıtır ve borçlanma maliyetlerini düşürerek ekonomik aktiviteyi destekleyebilir.

Altının ons fiyatı, yeni işlem gününde yatay bir seyir izleyerek 2 bin 697 dolardan işlem görürken, küresel ekonomik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin etkisiyle cazibesini koruyor. Kasım 2022’den bu yana ilk defa 110 seviyesini aşan dolar endeksi ise son iki işlem gününde bu seviyeden gerileyerek yeni günde 109 seviyesinde dengelendi. Doların değer kaybetmesi, genellikle diğer para birimlerinin ve emtiaların değer kazanmasına yol açabilir. Brent petrolün varil fiyatı ise şu sıralarda yüzde 0,4 azalarak 81,3 dolar seviyesinde bulunuyor; bu düşüş küresel talep beklentileri ve arz dinamikleri ile ilişkilidir.

Kurumsal Bilançolar ve Borsa Performansları

Kurumsal tarafta, bankacılık sektöründen gelen güçlü bilançolar piyasaları pozitif etkiledi. JPMorgan Chase’in hisseleri yüzde 2, Goldman Sachs’ın hisseleri yüzde 6, Citigroup’un hisseleri yüzde 6,5, Wells Fargo’nun hisseleri yüzde 6,7 ve BlackRock’ın hisseleri yüzde 3,3 yükseldi. Bu performans, bankacılık sektörünün ekonomik zorluklara karşı dirençli olduğunu ve kârlılığını sürdürdüğünü gösteriyor. Teknoloji hisselerindeki yükseliş de dikkati çekerken, Tesla’nın hisseleri yüzde 8, Meta’nın hisseleri yaklaşık yüzde 4 değer kazandı. Bu durum, büyüme odaklı teknoloji şirketlerine olan yatırımcı ilgisinin devam ettiğini gösteriyor.

New York Borsası’nda dün, S&P 500 endeksi yüzde 1,83, Dow Jones endeksi yüzde 1,65 ve Nasdaq endeksi yüzde 2,45 değer kazandı. Bu güçlü yükseliş, genel piyasa iyimserliğini yansıtırken, ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne karışık bir seyirle başladı. Bu karışık başlangıç, yatırımcıların piyasadaki bazı belirsizliklere karşı temkinli duruşunu sürdürdüğünü gösteriyor.

Avrupa Piyasaları ve Enflasyon Dinamikleri

Avrupa borsaları da dün pozitif bir seyir izledi. Ancak gözler, bugün Almanya’da açıklanacak enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Almanya ekonomisi, Avrupa’nın lokomotifi konumunda olduğu için buradaki enflasyon ve büyüme rakamları tüm Avro Bölgesi için önemli sinyaller taşıyor.

Almanya Ekonomisi ve Avro Bölgesi’nin Durumu

Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis) tarafından açıklanan öncü büyüme verileri, Alman ekonomisinde yaşanan daralmayı gözler önüne serdi. Buna göre, Almanya’da mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), geçen yılın son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 daralırken, 2024 yılının tamamında ise bir önceki yıla göre yüzde 0,2 geriledi. Böylece dünyanın 3. ekonomisi olan Almanya ekonomisi, 2023’teki yüzde 0,3’lük düşüşün ardından 2024’te de daralma yaşadı. Bu durum, Avro Bölgesi’nin genel ekonomik sağlığı için endişe verici sinyaller taşıyor ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) üzerindeki faiz indirimi baskısını artırabilir.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyesi Mario Centeno, Avro Bölgesi’nde enflasyonun kontrol altına alınmasıyla faizin yüzde 2’ye düşebileceğini söyledi. Bu açıklama, ECB’nin gelecekteki para politikasına dair ipuçları verirken, enflasyon hedefine ulaşılması halinde faiz indirimlerinin mümkün olabileceği beklentisini doğuruyor. Öte yandan, dün açıklanan verilere göre, Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi, kasımda bir önceki aya göre yüzde 0,2 arttı. Bu hafif artış, bölgedeki sanayi sektöründe bir miktar toparlanma olduğunu ancak güçlü bir ivmenin henüz yakalanamadığını gösteriyor.

İngiltere Enflasyon Raporu: Beklentilerin Altında Bir Düşüş

İngiltere ekonomisi de enflasyonla mücadelede önemli adımlar atıyor. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Aralık 2024’te yıllık bazda yüzde 2,5 ile beklentilerin altında ölçüldü. Piyasa beklentisi, yıllık enflasyonun söz konusu ayda yüzde 2,6 olacağı yönündeydi. Enflasyon kasımda yıllık bazda yüzde 2,6 olarak açıklanmıştı. Enerji ve gıda fiyatları hariç tutulan çekirdek enflasyon da yıllık bazda yüzde 3,2 ile piyasa beklentisi olan yüzde 3,4 seviyesinin altında gerçekleşti. Çekirdek enflasyon kasımda yüzde 3,5 olmuştu. Ülkede enflasyon aylık bazda ise yüzde 0,3 olurken, yüzde 0,4 olan tahminlerin altında gerçekleşti. Bu veriler, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz artırım döngüsünü sonlandırmış olabileceği ve gelecekte faiz indirimlerini düşünebileceği sinyalini veriyor.

Dün Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,69, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,49, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,70 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,21 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar ise yeni güne karışık bir seyirle başladı.

Asya Piyasaları ve Bölgesel Endişeler

Asya tarafında da ABD’deki enflasyon verilerinin ardından Çin hariç genel olarak pozitif bir seyir izleniyor. Ancak Donald Trump’ın ABD başkanlığı görevini devralmasıyla başta Çin olmak üzere bölge genelindeki ülkelerle ticaret ve diplomatik sorunlar yaşayabileceği endişeleri varlığını korumaya devam ediyor. Bu belirsizlik, özellikle Çin piyasaları üzerinde baskı yaratıyor.

Japonya ve BOJ Politikaları: Yen’in Yükselişi

Bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya’da aralık ayında Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) yıllık bazda yüzde 3,8 ile beklentilere paralel artarken, aylık bazda yüzde 0,3 ile tahminlerin altında yükseldi. Bu durum, Japonya’da enflasyonist baskıların devam ettiğini ancak beklentileri aşmadığını gösteriyor.

Öte yandan, Japonya Merkez Bankası (BOJ) Başkan Yardımcısı Ryozo Himino’nun, önümüzdeki hafta bankanın faizleri artırmayı değerlendireceğini belirtmesi, ülkenin para birimi yen’in dolara karşı 15 başlıca para birimi arasında en iyi performansı göstermesini sağladı. BOJ’un ultra gevşek para politikasından çıkış sinyalleri, küresel finans piyasalarında büyük yankı uyandırıyor ve carry trade işlemlerini etkileyebilir. Dolar/yen paritesi dün yüzde 1’e yakın gerileme kaydederken, yeni günde de düşüşünü sürdürerek 156,1 seviyesinden işlem görüyor. Yen’in değer kazanması, Japonya’nın ihracatını olumsuz etkileyebilir ancak ithalat maliyetlerini düşürebilir.

Bu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 değer kazanırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yatay seyrediyor. Çin piyasalarındaki sakin seyir, hem iç ekonomik sorunlar hem de dış ticaret gerilimleri ile ilişkilendirilebilir.

Türkiye Piyasalarında Son Durum

Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,25 değer kazanarak 9.739,72 puandan tamamladı. BIST 100, küresel piyasalardaki olumlu havadan ve yerel ekonomik gelişmelerden destek bulmaya devam ediyor. Dolar/TL ise dün yüzde 0,1 düşüşle 35,4620’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında yüzde 0,1 artışla 35,4830 seviyesinden işlem görüyor. Türk lirasının seyrinde küresel dolar dinamikleri ve yurt içi faiz politikaları etkili olmaya devam ediyor.

Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de perakende satışlar, Almanya’da enflasyon, İngiltere’de sanayi üretimi başta olmak üzere yoğun bir veri gündeminin takip edileceğini ifade ediyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.900 ve 10.000 puanın direnç, 9.650 ve 9.600 seviyelerinin ise destek konumunda olduğunu belirtiyorlar. Bu teknik seviyeler, yatırımcılar için kısa vadeli stratejilerde yol gösterici olabilir.

Gelecek Haftanın Gündemi: Takip Edilecek Önemli Veriler

Piyasaların nabzını tutan yatırımcılar ve analistler için bugün takip edilecek başlıca ekonomik veriler şunlar:

  • 10.00 Türkiye: Kasım ayı özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu
  • 10.00 Almanya: Aralık ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)
  • 10.00 İngiltere: Kasım ayı sanayi üretimi
  • 10.00 İngiltere: Kasım ayı dış ticaret dengesi
  • 13.00 Avro Bölgesi: Kasım ayı dış ticaret dengesi
  • 14.30 Türkiye: Haftalık para ve banka istatistikleri
  • 16.30 ABD: Aralık ayı perakende satışlar
  • 16.30 ABD: Haftalık işsizlik maaşı başvuruları

Bu veriler, küresel ve yerel ekonomilere dair önemli ipuçları sunarak, Merkez Bankalarının gelecek dönemdeki para politikası kararlarını ve piyasaların genel eğilimini şekillendirmede kritik rol oynayacaktır. Yatırımcıların ve ekonomi takipçilerinin bu verilere odaklanarak stratejilerini belirlemesi bekleniyor.